Yayınlar
Mevzuat › 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Uygulamaları
İşyerinde Psikolojik Taciz (Yayınlayan/SGK Başkanlığı
- Tarih
T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
İŞYERİNDE
PSİKOLOJİK
TACİZ(MOBBING)
www.sgk.gov.tr
T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
İŞYERİNDE
PSİKOLOJİK
TACİZ
(MOBBING)
www.sgk.gov.tr
Bu yayına elekronik ortamda Sosyal Güvenlik Kurumu intranet sayfasından ulaşabilirsiniz.
Her türlü hakkı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
Bu yayın basım tarihinde yürürlükte olan mevzuat dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Yayını Hazırlatan Birim
Sosyal Güvenlik Kurumu
Mobbing ile Mücadele Komisyonu
e-posta: mobbing@sgk.gov.tr
Yayın No : 169
ISBN
: 978-605-4844-14-2
Hazırlayan
Dr. Hicran ATATANIR
Tasarım ve Baskı
arti5medya.com
Kurumsal İletişim Koordinatörü
Muhammed Furkan SUNGUR
Görsel Yönetmen
Gürkan AKBAŞ
Grafik Tasarım
Merve Nur SUNGUR
Güncellenmiş II. Baskı, 5000 Adet
Ankara, 2016
Ücretsizdir
ÖNSÖZ
Dr. Mehmet Selim BAĞLI
Kurum Başkanı
Modern çalışma yaşamında mobbing olarak adlandırılan; Türk Dil Kurumu
tarafından ise “bezdiri” olarak Türkçeleştirilen işyerinde psikolojik taciz
davranışları; olgusal olarak çok eskilere dayanan ancak kavramsal bilinirlilik
açısından son 30-35 yıldır üzerinde konuşulan bir konudur.
Esasen çalışma barışına ve huzuruna ket vuran mobbing hem bireysel hem
toplumsal ölçekte çalışma yaşamını psikolojik, sosyolojik ve ekonomik açılardan
etkileyen çok boyutlu bir sorun. Kuşkusuz bu sorun insan kaynaklarının yönetimi
açısından önemli bir maliyet barındırdığı gibi verdiği maddi ve manevi zararlar
itibariyle çalışma yaşamında sürekliliğin sağlanması temelinde de önemli riskler
taşımaktadır.
Milyonlarca insana hizmet sunan ve sunduğu hizmetin kalitesini her şeyin üstünde
tutan SGK ailesi olarak biz, 19 Mart 2011 tarihinde yayınlanan “İşyerinde Psikolojik
Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesi doğrultusunda
mobbing ile mücadeleyi kurumsallaştıran ilk kamu kurumu olmanın haklı
gururunu taşıyoruz. Çünkü biz Kurumumuzun her çalışanını bu büyük ailenin
bir ferdi olarak kabul ediyoruz. Bu nedenle hiçbir çalışanın mobbinge maruz
kalmaması; maruz kalması halinde ise sessiz kalmaması için çalışıyoruz. Elinizdeki
kitapçık, bu amaçla siz değerli çalışanlarımızı mobbing konusunda bilgilendirmek
ve farkındalık sağlamak üzere verilen bir emeğin ürünüdür.
Çalışmanın tüm okuyuculara faydalı olması dileği ile…
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
İÇİNDEKİLER
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ NEDİR?.............................................................................. 6
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ NE DEĞİLDİR?.................................................................10
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZİN NEDENLERİ.................................................................12
BİREYSEL VE TOPLUMSAL NEDENLER.............................................................................14
ÖRGÜTSEL VE YÖNETSEL NEDENLER..............................................................................16
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ SÜRECİ.............................................................................18
SÜRECİN AŞAMALARI.........................................................................................................22
SÜRECİN BOYUTLARI..........................................................................................................24
SÜREÇTEKİ ROLLER........................................................................................................... 26
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ TÜRLERİ......................................................................... 30
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZİN ETKİLERİ......................................................................32
BİREYSEL ETKİLERİ............................................................................................................ 34
ÖRGÜTSEL ETKİLERİ.......................................................................................................... 36
TOPLUMSAL ETKİLERİ....................................................................................................... 38
İŞYERİNDE PSİKOLOJİ TACİZLE MÜCADELE................................................................... 40
HUKUKİ MÜCADELE........................................................................................................... 42
KURUMSAL MÜCADELE..................................................................................................... 50
BİREYSEL MÜCADELE........................................................................................................ 54
SGK MOBBING İLE MÜCADELE KOMİSYONU ................................................................ 58
KAYNAKÇA........................................................................................................................... 62
EKLER................................................................................................................................... 63
4-5
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
İŞYERİNDE
PSİKOLOJİK
TACİZ NEDİR?
İşyerinde psikolojik taciz
ya da kamuoyunda yaygın
bilinen adıyla mobbing,
bir işyerinde bir veya daha
fazla kişinin, genellikle bir
diğer kişiye sistematik ve
uzun süreli olarak saldırgan
ve düşmanca davranışlar
yönelttiği, zarar verici ve
yıkıcı bir süreç olarak kabul
edilmektedir.
İşyerinde psikolojik taciz, sadece
yöneticilerin kendi astlarına karşı
uyguladıkları bir davranış biçimi
olmayıp ast-üst ayrımı olmaksızın
her kademede çalışanın birbirine
uygulayabileceği bir davranış biçimi
olarak değerlendirilmelidir.
Mobbing kavramı Latince “mobile
vulgus” sözcüğünden gelmektedir ve
İngilizce’de şiddetle ilişkili kalabalık
anlamına gelen “mob” fiilinden
türetilmiştir. Mobbing kavramı ilk
olarak 1960’lı yıllarda Kondrad
Lorenz tarafından hayvanların
kendi aralarında veya sürü dışı
bir yabancıya karşı uyguladıkları
taciz davranışını tanımlamak için
kullanılmıştır. Sonraki yıllarda
6-7
Mobbing başkalarını
yıpratmak, eziyet etmek,
engellemek amacıyla tekrarlanan
ve süreklilik gösteren, yöneldiği
birey üzerinde baskı yaratan,
korkutan ve yıldıran
davranışlardır.
Carroll M. Broadsky
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
ise Dr. Peter Paul Heinmann
okul dönemindeki öğrenciler
arasında gözlenen zorbalık ve
şiddet hareketlerini bu kavramla
açıklamıştır. 1980’li yıllarda ise
Dr. Heinz Leymann, bu kavramı iş
hayatındaki baskı, şiddet ve yıldırma
hareketlerini tanımlamak için
kullanmıştır. Leymann tarafından
yapılan tanım şu şekildedir:
“Mobbing duygusal bir saldırıdır. Bir
kasıt unsuru taşıyıp taşımadığı
veya birkaç kişi tarafından diğer bir
hususlarında farklı görüşlere yer
kişiye yönelik olarak düşmanca ve
verildiği de ifade edilmelidir.
ahlak dışı yöntemlerle sistematik
bir biçimde uygulanan psikolojik bir
Mobbing, dünyanın her yerinde
terördür.”
aynı kavramla adlandırılmamıştır.
Kavrama ilişkin geliştirilen çeşitli
farklı adlandırılan mobbing,
tanımlar; işyerinde psikolojik taciz
İskandinav ülkelerinde “mobbing”
olgusunun duygusal bir saldırı
olarak kullanılırken, İngiltere, Kanada
olduğu, sistematik bir biçimde
ve Amerika Birleşik Devletleri’nde
uygulandığı, çaresiz ve savunmasız
“bullying” olarak karşılık bulmaktadır.
bırakmaya yönelik düşmanca ve etik
Mobbing kavramına yakın bir anlamı
dışı davranışlarla mağduru dayanma
olan “bullying” kavramı, “daha güçlü
gücünü yok ederek kendi iradesi ile
bir kişi ya da grup tarafından, daha
işten ayrılmaya zorlayan bir süreç
zayıf kişi veya kişilere karşı yapılan
olduğu noktalarında birleşmektedir.
ve sürekliliği olan psikolojik veya
Söz konusu tanımlarda sürecin
fiziksel baskıdır.” Terminolojide
uzunluğu ve söz konusu davranışların
işyerlerinde bu çeşit benzeri
8-9
Ülkeden ülkeye, kültürden kültüre
eylemleri ifade etmek için genelde;
“work or employee abuse” (iş ya
da işgören tacizi), “mistreatment”
(kötü muamele), “emotional abuse”
(duygusal taciz), “victimization”
(kurban etme), “intimidation”
(gözdağı verme), “verbal abuse”
(sözlü taciz), “horizontal violence”
(yatay şiddet), “psikolojik terör”,
“psikolojik şiddet” gibi kavramlar
kullanılmaktadır.
Kavram Türk Dil Kurumu tarafından
“bezdiri” kelimesi ile Türkçemize
kazandırılmış ve “işyerlerinde,
okullarda vb. topluluklar içinde
belirli bir kişiyi hedef alıp,
çalışmalarını sistemli bir biçimde
engelleyip huzursuz olmasına yol
açarak yıldırma, dışlama, gözden
düşürme” hali olarak tanımlanmıştır.
Mobbing, kurbanın
kendine olan güven ve
özsaygısına yönelik
sürekli ve acımasız bir
saldırıdır.
Tim Field
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
İŞYERİNDE
PSİKOLOJİK
TACİZ NE
DEĞİLDİR?
İşyerinde karşılaşılan her
türlü olumsuz davranış
psikolojik taciz olarak kabul
edilmemelidir. Bu süreç esas
olarak yavaş yavaş gelişen ve
olumsuz etkileri her aşamada
yoğunlaşan, tekrarlanan,
varlığını uzun süre sürdüren
olumsuz davranışlardan
oluşmaktadır.
Bu anlamda işyerinde günün
iş yoğunluğuna bağlı olarak
iş yükünün artması veya izin
talebinin reddedilmesi gibi anlık
gelişmeler psikolojik taciz niteliği
taşımamaktadır. Tınaz (2013),
mobbing olarak kabul edilemeyecek
davranışları: bir defaya mahsus
yaşanan olaylar veya maruz kalınan
davranışlar; şiddetli fakat aniden
gelişen bir çatışma; otoriter bir
10-11
yönetim anlayışı ile yine yönetimin
psikolojik tacize maruz kalan kişi
yasal yetkisi çerçevesinde
(mağdur), psikolojik tacizi uygulayan
performansı artırmaya yönelik işle
kişi veya kişiler (fail veya tacizci) ile
ilgili tutumlar olarak sıralamıştır.
psikolojik tacize tanık olanlardan
İşyerinde psikolojik taciz sürecinde
oluşmaktadır.
geliştirilen davranış türlerinin ayırt
İşyerinde psikolojik taciz olgusu
edici özellikleri iletişim kurma
sıklıkla örgütsel çatışma hali ile
sürecine saldırı, sosyal ilişkilere
karıştırılmaktadır. Örgütte bireyler
saldırı, itibara saldırı, yaşam ve
ve grupların birlikte çalışma
iş kalitesine saldırı ile doğrudan
sorunlarından kaynaklanan ve
sağlığa saldırı olarak sıralanmaktadır.
normal faaliyetlerin durmasına veya
Bu saldırılara haksız eleştiride
karışmasına yol açan anlaşmazlık
bulunmak, hata aramak, dışlamak,
hali olan örgütsel çatışma, genellikle
yok saymak, toplantılara çağırmamak,
bir veya birkaç kez yaşanan ve
odaya girdiğinde konuyu değiştirmek,
tarafların kendilerini sürekli olarak
alay etmek, kıyafetiyle dalga geçmek
baskı altında hissetmedikleri bir
gibi davranışlar örnek verilebilir.
durumdur. Buna karşılık psikolojik
İşyerinde yaşanan olumsuz
davranışların psikolojik taciz olarak
kabul edilebilmesi için; belirli bir
süredir devam ediyor (en az üç ila
altı ay aralığında); sistematik olarak
yineleniyor (haftada/ayda bir veya
iki kez) ve sonuçları öngörülerek
sergileniyor olması gerekmektedir.
Diğer taraftan bu sürecin belirli
tarafları bulunmaktadır. Bu taraflar
taciz sürecinde mağdurlar bir
örgüt politikası haline de gelebilen
psikolojik taciz altında iken
kendilerini sürekli baskı ve tehdit
altında hissederler.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
İŞYERİNDE
PSİKOLOJİK
TACİZİN
NEDENLERİ
Herhangi bir ayrım
gözetmeden insana saygı ve
güven duymak, değer vermek,
kişilik haklarını korumak
yalnızca iş yaşamında
değil tüm insani ilişkilerde
benimsenmesi gereken
bir anlayıştır. Bu anlayışın
bilhassa günün önemli
bir bölümünü işyerlerinde
geçiren çalışanlar arasında
korunması çalışma barışı
açısından büyük önem arz
etmektedir.
12-13
İşyerinde dürüstlük ilkelerine uygun
bir düzenin kurulamaması yalnızca
çalışanlar arasında dostluğa, sevgiye
ve karşılıklı güvene ket vurmakla
kalmayarak, psikolojik taciz gibi
bireysel, örgütsel ve toplumsal
ölçekte insani ilişkileri derinden
yaralayan sorunların yaşanmasına da
neden olabilmektedir. Bu anlamda
işyeri ortamında ve iş ilişkilerinde
psikolojik taciz davranışlarına yol
açan zeminin farklı boyutlarıyla bir
arada ve hassasiyetle irdelenmesi
gerekmektedir.
Mobbing, nedenleri
öngörülebilir ve
sonuçları önlenebilir
bir işyeri hastalığıdır.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
BİREYSEL VE
TOPLUMSAL
NEDENLER
“
İşyerinde psikolojik
tacize maruz kalan
kişilerin genellikle kariyer
planlamalarında güçlü
bir rakip ve tehdit olarak
algılanacak düzeyde nitelikli,
çalışkan, girişken kişilik
özellikleri sergilemelerine
karşılık psikolojik taciz
davranışı sergileyenlerin
hayal kırıklığına uğramış,
düşmanca tavırlar
takınmaktan zevk alan, kendi
hataları için başkalarını
suçlayan kişilik özelliklerine
sahip olduğu kabul
görmektedir.
14-15
Bu anlamda mağdurların farklı
ve dikkati çeken, grup normları
ile çatışan, savunmasız, kibar,
sosyalleşme konusunda çekingen
olmalarına karşın işlerinde
çalışkan ve başarılı kişilik özellikleri
sergilediği belirtilmektedir. Mobbing
uygulayanlar ise bu özelliklere sahip
kişileri en az direnç sergileyecek
kurbanlar olarak değerlendirerek
kendilerine hedef olarak
seçmektedirler.
Bireysel boyutta psikolojik taciz
sürecinin gerek uzunluğu gerekse
yarattığı tahribat düzeyi üzerinde
etkili bir diğer neden ise sürece
şahit olan ancak seyirci kalmayı
tercih eden tanıkların sessizliği ve
tepkisizliğidir. Bu tercih toplumun
sosyal, ekonomik ve kültürel
yapısıyla yakından ilgili olduğu
kadar işyerindeki şikâyet ve denetim
mekanizmasının işleyişi ile de
doğrudan ilişkilidir. İş yaşamında
haksız eleştiri, hata bulmak ve
hataları kasıt olarak görmek,
zayıflatmak, tecrit etmek, dışlamak,
asıl niyeti gizlemek, iftira etmek,
çarpıtmak, sürekli eleştirmek, haksız
yere cezalandırmak, işten çıkarmak
gibi tutum ve davranışların bulduğu
karşılık toplumsal norm ve değerler
ile birlikte değerlendirilmelidir.
Mobbinge zemin oluşturan
toplumsal norm ve değerlerin
başında güçlü olanın zayıf olanı
yok etme algısı, ortak duyarlılık
alanları ve ortak çalışma
kültürünün yol
sayılması gelmektedir.
TBMM, KEFEK
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
ÖRGÜTSEL
VE YÖNETSEL
NEDENLER
İşyerinde psikolojik taciz
vakalarının yaşanmasında
yanlış personel seçimi
ve işe alımı, dönemsel
işçi istihdamı, rekabet
ortamı, terfi sürecinin
işleyişi, adil değerlendirme
mekanizmalarının yokluğu
gibi faktörlerin etkili olduğu
saptanmıştır. Bunların yanı
sıra;
16-17
•
İş/görev tasarımındaki ve
tanımlarındaki belirsizlikler,
•
İş süreci ve zaman yönetimindeki
yetersizlikler,
•
Verimliliğin artması, disiplinin
sağlanması için mobbingin araç
olarak kullanılması,
•
İletişim kanallarının sağlıklı
işletilememesi,
•
Örgütsel stres yönetiminin
zayıflığı,
•
Şikâyet sürecinin işletilememesi,
•
Örgütsel liderliğin zayıf olması,
•
Birini suçlama ve suçlu bulmaya
dair toplumsal alışkanlıklar,
•
Ekip çalışması anlayışının
yeterince gelişmemiş olması
gibi örgütsel ve yönetsel nedenler de
etkili olabilmektedir.
Yine işyerinde psikolojik tacizin
örgütsel bir sorun olarak
görülmemesi, gerek yöneticilerin
gerekse çalışanların bu soruna ilişkin
bir bilince ve farkındalığa sahip
olmaması işyerini koruyacak örgütsel
iklim ve kültürün oluşmasının
önündeki en önemli engeldir.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
İŞYERİNDE
PSİKOLOJİK TACİZ
SÜRECİ
“
Psikolojik taciz sürecinde
mağduru küçük düşürme,
suçlama, saygınlığına gölge
düşürme, duygusal taciz ve
eziyette bulunarak işyerinden
dışlama amacıyla sergilenen
tutum ve davranışlar aynı
anda değil belirli bir süreç
içerisinde uygulanır.
Bu süreç genellikle üç aşamalı
bir oluşum izler. İlk aşamada
karşı konulması zor ve açıkça
algılanamayan olumsuz davranışlar
yöneltilir. İkinci aşamada bu
davranışlar daha da şiddetlenir
ve gözlemlenebilir bir yoğunluğa
ulaşır. Üçüncü aşamada ise mağdur
doğrudan tehditlerin, fiziksel ve/veya
psikolojik şiddet içeren davranışların
hedefi haline getirilip yıldırılarak
istifaya zorlanır.
Bu davranışları genel olarak şu
şekilde sıralayabiliriz:
18-19
•
Yeterli çabayı göstermemekle
suçlamak,
•
Yaşından dolayı deneyimsizlikle
itham etmek ve aşağılamak,
•
İşyeri imkânlarından
faydalanılmasını engellenmek,
•
Aşırı iş yüklemek, makul olmayan
sürelerde işin bitirilmesini talep
etmek,
•
Görevi ile ilgili olmayan ya da
başarısız olacağı işler vermek,
•
Sürekli hatalarını hatırlatmak,
•
İşle ilgili düşüncesini açıklamasına
izin vermemek,
•
İş arkadaşları ya da müşteriler gibi
üçüncü kişilerin önünde hakaret
etmek ya da küçük düşürmek,
•
Performansı hakkında ağır
ithamlarda bulunmak,
•
İşten atmakla tehdit etmek,
•
Telefon ya da e-postalarına cevap
vermemek,
•
Bulunması gerekli toplantılardan
haberdar etmemek,
•
İş arkadaşlarıyla iletişim
kurmasını engellemek, izole bir iş
ortamı yaratmak,
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
•
Hakkında söylenti yaymak ya da
dedikodu yapmak,
Bu çerçevede mobbing sürecini
Uzmanlık düzeyinin altında basit
ya da az görev vermek,
taşıran davranışların sergilenmesi,
•
Uzmanlık düzeyinin dışında ya da
çok üstünde görev vermek,
ve çevreyi tehdit etmesi, bireysel
•
Kişisel veya fiziksel özellikleri ile
alay etmek,
•
Kontrol dışı tepki göstermeye
kışkırtmak,
•
Ruh sağlığı hakkında imalarda
bulunmak.
•
Mağduru sistematik olarak sergilediği
bu gibi davranışlarla bezdirmeye
ve geri çekilmeye zorlayan kişi,
kendisine karşı çıkılmasını kuruma
karşı çıkmakla; davranışlarının
eleştirilmesini kurumun
menfaatlerini eleştirmekle eş
göstermeye çalışır. Mağdurun kendini
savunmasını ‘kurumla çatışma’ olarak
yansıtarak mağduru haklı iken haksız,
hak ararken geçimsiz, uyumsuz
ve isyankâr olarak damgalatmayı
amaçlar. Bu davranışlarının temel
gayesi kurumsal güç ile mağdurun
üzerine gidilmesini ve savunmasız
bırakılmasını sağlamaktır.
20-21
çatışma ortamının yaratılması, sabır
bu davranışların bireyin sağlığını
tükenme ve işten ayrılma ile
karakterize edebiliriz. Bu süreci,
gerek psikolojik tacize maruz
kalanlar gerekse sürece tanık olanlar
açısından kuruma bağlılığın ve
güvenin sarsıldığı, kurumun, yetişmiş
insan gücünü ve yeteneklerini
kaybetme tehdidi ile karşı karşıya
kaldığı bir işyeri hastalığı olarak da
nitelendirebiliriz.
Mobbing
rahatsız edici davranışlarla
kendini gösteren, zaman
geçtikçe acı vermeye başlayan
ve olayların sarmal biçimde hız
kazandığı; çeşitli aşamalardan
oluşan bir süreçtir.
Pınar Tınaz
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
SÜRECİN
AŞAMALARI
İşyerinde psikolojik taciz
süreci çalışanların itibarına,
dürüstlüğüne, doğruluğuna
ve güvenilirliğine saldırıyla
başlar ve mesleki ahlakının
ve mesleki yeterliliklerinin
sorgulanmasına yönelik
sistematik psikolojik şiddet
davranışlarıyla devam
eder. Mağdurun yaptığı
işin değersizleştirilmesiyle
şahsının da itibarsızlaşmasını
amaçlayan bu saldırı
sürecini Leymann şu şekilde
sıralamıştır:
a. Anlaşmazlık aşaması: Anlaşmazlık
oluşturan bir olayla karakterize
edilir. Taraflardan birinin yaptığı
küçük bir hata veya yaşanan
olumsuz bir olay ile yaşanan
çatışma kişiselleştirilir.
b. Saldırganlık aşaması: Bu aşamada
saldırgan eylemler ve psikolojik
saldırılar, psikolojik taciz
dinamiklerinin harekete geçtiğini
gösterir.
c. Kurumsal güç aşaması: Yönetim,
ikinci aşamada doğrudan yer
almamışsa da, durumu yanlış
yargılayarak söz konusu negatif
döngüde işin içine girer ve kurban,
örgütlü ve kurumsal bir güçle baş
etmek zorunda bırakılır.
d. Tanımlanma aşaması: Bu aşama
önemlidir; çünkü kurban; ‘zor’,
‘asi’, ‘muhalif’, ‘öteki’ veya
psikolojik sorunları olan biri
olarak tanımlanır. Yönetimin
22-23
yanlış yargısı ve taraflı tutumu,
söz konusu negatif döngüyü
hızlandırır. Sürecin sonunda
işten kovulma, yer değiştirmeye
zorlanma veya zorunlu istifa
vardır.
e. İşine son verilme aşaması:
Bu olayın sarsıntısı, travma
sonrası stres bozukluğunu
tetikler. Kovulmadan sonra,
duygusal gerilim ve onu izleyen
psikosomatik hastalıklar devam
eder. Bu aşamada mağdur bu
sürecin etkisini sadece işyerinde
değil, özel yaşamında da
yaşamaya başlar.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
SÜRECİN
BOYUTLARI
Herhangi bir işyerinde
genellikle tek yönlü değil
çok yönlü bir ilişki ağı
söz konusudur. Çalışanlar
üstleri, astları, kendisi ile
aynı konumda bulunan iş
arkadaşları ve işyerinin
ürettiği ürün ya da hizmetle
ilişkili vatandaşlar ya
da müşteriler ile iletişim
halindedir.
İşyerindeki hiyerarşik ilişki ve
iletişim kanallarının yapısı işyerinde
psikolojik taciz sürecinin oluşum
türlerini etkilemektedir. Buna göre
üst konumda yer alanların astlarına
yönelik psikolojik taciz davranışları
yukarıdan aşağıya; benzer görevlerde
ve benzer olanaklara sahip
koşullarda çalışan iş arkadaşlarının
birbirlerine uyguladıkları psikolojik
taciz davranışları eşdeğerler arasında;
çalışanın yöneticiye uyguladığı ve
nadiren görülen psikolojik taciz
davranışları ise aşağıdan yukarıya
doğru psikolojik taciz boyutunu
oluşturmaktadır.
Rekabetin, çatışma ikliminin ve
psikolojik tacizin bir örgüt stratejisi
olarak belirlendiği işyerlerinde,
psikolojik taciz süreci farklı boyutları
24-25
ile bir arada da gözlenebilir. Ancak
özellikle iş stresinin ağır, haksız ve
ayrıcalıklı yaklaşımların yaygın ve
insan kaynakları yönetiminde “kapalı
kapı” politikasının benimsenmiş
olduğu işyerlerinde bu sürecin
daha sık ve daha yoğun yaşandığı
bilinmektedir.
Gelişen
iletişim teknolojisi
hayatın her alanına
yansıdığı gibi iş hayatına da
aksetmektedir. Psikolojik taciz
davranışının sanal ortamda
sergilenmesi siber mobbing
(cybermobbing) olarak da
adlandırılabilmektedir.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
SÜREÇTEKİ
ROLLER
İşyerinde psikolojik taciz
süreci içinde üç tip rol
ayırt edilir: psikolojik
taciz uygulayanlar (tacizci,
saldırgan); psikolojik tacize
maruz kalanlar (kurban,
mağdur) ve psikolojik tacize
şahit olanlar (tanık, izleyici).
Psikolojik taciz uygulayan kişiler
genellikle iki davranış seçeneği
arasında en saldırgan olanı seçen;
ortamın kızışması için her kötülüğü
yapan; mağdurda yaratacağı sonuçları
umursamazca bilen; hiçbir suçluluk
duymayan; suçsuz olduğunu ve iyi
bir şey yaptığını zanneden; suçu
başkalarına yükleyen ve başkalarının
kışkırtmalarına tepki olarak bu
şekilde davrandığını söyleyen
kişilerdir. Diğer taraftan Davenport ve
arkadaşları psikolojik taciz uygulayan
kişilerde görülebilen özelliklerden
bazılarını şu şekilde sıralamaktadır:
26-27
a. Antipatik kişilik özellikleri
sergilerler: Genellikle kendi
itibarlarını yükseltmek ve
ihtirasları uğruna, kötü niyetli ve
hileli eylemlere başvurmaktan
çekinmezler. Aşırı denetleyici,
korkak ve sinirli bir yapıya
sahiptirler. Daima güçlü olma
isteği içindedirler.
b. Ayrıcalıklı ve vazgeçilmez
olduklarına inanırlar: Örgüt
hiyerarşisinde kendilerinin güç
uygulama ayrıcalığına sahip
olduklarını düşünürler. Gerilimden
beslenirler ve stresli bir örgütsel
iklim arzu ederler.
c. Narsist kişiliğe sahiptirler: Narsist
kişilik korktuğu kişileri kontrol
altında tutmak için elindeki gücü
kullanmaya kendini yetkili gören,
gerçekten ziyade gösterişli hayal
ortamında yaşayan, kendini
sürekli diğer insanlardan üstün
gören bir tutum ve davranış
bozukluğudur.
d. Düşmanlık yapmaktan kendilerini
alamazlar: Örgüt hiyerarşisinde
bulundukları her noktada,
başarıya azmetmiş bireylere karşı
yıldırma süreci başlatabilirler.
Benmerkezci oldukları için,
örgütsel değerleri hiçe sayarak
örgütsel çıkarları göz ardı ederler.
Onlara göre, örgütün çıkarı kendi
çıkarlarından bağımsız değildir
ve kendi çıkarları ile aynı anlama
gelir.
e. Kendi normlarını örgüt politikası
haline getirmeye çalışırlar:
Yıldırmayı ve silikleştirmeyi
bir politika olarak benimseyen
tacizcilerin temel amacı
başkalarını baskı altına almak
olduğu için itaatten, disiplinden
ve korkudan yanadırlar. Sürekli
kuralları hatırlatır ve yeni yeni
kurallar koyarlar. Kendi kurallarını
örgütsel norm olarak gördükleri
için bu normlara uymayanları
disiplinsizlikle ve isyankârlıkla
suçlarlar.
Psikolojik tacize maruz kalma
riski, tüm işyerlerinde ve tüm
kültürlerde herkes için geçerlidir.
Leymann yapılan araştırmalara göre
mağdurların kişilik yapıları arasında
ayırt edici özellikler olmadığını, bu
riskin herkesin başına gelebileceğini
belirtmektedir. Bununla birlikte
mağdur adayı olma riski bulunan
gruplar farklı ve dikkati çeken kişiler,
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
savunmasız ve özgüvensiz kişiler ile
iletişim yukarıya doğru akmadığı için
üstün başarılı ve grup normlarına
mağdur yetkililere sesini duyurmakta
aykırı kişiler olarak sıralanmaktadır.
güçlük yaşar. Hiyerarşik yapı, ekip
Psikolojik taciz sürecinde tanık
olarak rol alanlar ise sürece
doğrudan doğruya karışmamakla
birlikte süreci algılayan,
yansımalarını yaşayan ve bazen
de sürece katılan kişilerdir. Tınaz,
sergiledikleri davranışlara göre bu
kişileri ortaklar, ilgisizler ve karşıtlar
olarak sınıflandırmaktadır. Ortaklar
verdikleri destek ve işbirliğiyle
tacizciye yardım ederken ilgisizler
aşağılayıcı ve yıkıcı davranışlar
karşısında sessiz kalmayı ve göz
yummayı tercih ederler. Karşıtlar
ise mağdura yardım etmeye ve en
azından çözüm üretmeye çalışırlar.
Örgütün bu tacize karşı pasif kalması
ise işyerindeki çatışmaların abartılı
bir hal alması, karşıt görüşlerin
güç savaşlarına dönüşmesi ve her
şeyden sorumlu tutulabilecek ‘günah
keçilerinin’ aranması ile karakterize
edilir. Psikolojik tacizin şiddetli
bir şekilde yaşandığı örgütlerde
28-29
çalışmasının yetersizliği, çözüm odaklı
yaklaşım geliştirmedeki kurumsal
yetersizlik, çatışma yönetiminin
etkisizliği, şikâyetlerin rasyonel
şekilde değerlendirilmemesi veya
başvurulardan bir sonuç alınamaması
örgütsel yapıda psikolojik tacize
zemin oluşturan ve kimi durumlarda
destekleyen faktörler olarak öne
çıkar.
Mobbing
iletişimsizliğin,
güvensizliğin ve adil
olmayan çalışma
koşullarının hâkim
olduğu bir iş ortamı
ile karakterizedir.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
İŞYERİNDE
PSİKOLOJİK
TACİZ TÜRLERİ
İşyerinde üst kademelerden,
alt kademelere veya
alt kademelerden, üst
kademelere doğru uygulanan
psikolojik tacize “dikey” veya
“hiyerarşik”; eşit statüde
bulunanlar arasında yaşanan
psikolojik tacize ise “yatay”
veya “fonksiyonel” mobbing
adı verilmektedir.
Psikolojik taciz vakaları sıklıkla
dikey hiyerarşik ilişki çerçevesinde
karşımıza çıkmakta olup; bu ilişkide
taraflardan biri amir konumunda
iken diğeri ona bağlı bir ast
konumundadır. Amir - ast ilişkisi
sürecinde psikolojik taciz davranışı,
yukarıdan aşağıya (amirden asta)
doğru gelişebileceği gibi nadiren de
olsa aşağıdan yukarıya (asttan amire)
doğru gelişebilmektedir.
Fonksiyonel veya yatay mobbing
ise bir işyerindeki eşit pozisyonda
çalışanlar arasında meydana gelir.
Aynı düzeydeki çalışanlar arasında
görülen bu mobbing tipinin
çeşitli nedenleri olabilmektedir.
Çalışanlar arasındaki yetki veya
sorumluluk çatışmasının yanı sıra
kıskançlık duygularıyla daha başarılı
çalışanları cezalandırma isteği de
30-31
psikolojik taciz davranışlarının
sergilenmesini beraberinde
getirebilir. Özellikle katı bürokratik
kurallara sahip işyerlerinde örgütsel
kültür daha kıdemli çalışanların
iş arkadaşları üzerinde psikolojik
taciz davranışı sergilemesine zemin
hazırlayabilmektedir.
İşe yeni başlayan iyi eğitimli, zeki
ve girişken bir çalışan uzun yıllardır
o işyerinde çalışan diğer çalışanlar
açısından bir risk olarak görülerek
dışlanabilmektedir. Gerek iş
güvencesinin görece yüksek olduğu
kamu sektöründe, gerekse daha
sert rekabet dengelerinin hakim
olduğu özel sektörde “yeni gelen
kişi” farklı sebeplerle psikolojik taciz
davranışları ile karşılaşabilmektedir.
Kamu sektöründe kıdemli bir
çalışanın işe dair bilgi, tecrübe ve
hakimiyeti paylaşmamak ya da sınırlı
paylaşımda bulunarak saygınlığını
koruma amacı yeni gelen kişinin
daha çalışma hayatının ilk yıllarında
psikolojik taciz davranışlarıyla
tanışmasına neden olabilmektedir.
Özel sektörde ise terfi beklentisi
içinde olanlar açısından yeni gelenin
tehdit olarak görülebilmesi ya da işi
öğrendikten sonra diğer çalışanları
için işsiz kalma riskinin belirebileceği
gibi nedenlerle psikolojik taciz
davranışlarına başvurabilmektedir.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
İŞYERİNDE
PSİKOLOJİK
TACİZİN ETKİLERİ
“
Gününün büyük bir bölümünü
işyerinde geçiren çalışanların
işyerinde yaşadıkları ve
duygusal durumlarına tesir
eden olayların iş dışındaki
hayatlarına da yansıması
olağandır. Kişide olumsuz bir
ruh haline yol açan psikolojik
tacizin kişinin kendisinin
yanı sıra birlikte yaşadığı
ailesi, iletişim içinde olduğu
sosyal çevresi ve çalıştığı
işyeri üzerinde de etkileri
kaçınılmazdır.
İşyerinde psikolojik taciz bireyi
etkilediği kadar bireyin çevresini de
etkilediği için örgütsel ve toplumsal
boyutları ile birlikte değerlendirilmesi
gereken bir sorundur. Field bu
sorunu mağdurların özgüvenine ve
özsaygısına sürekli ve acımasız bir
saldırı süreci olarak tanımlamaktadır.
Mağduru kendi iradesine bağımlı hale
getirmek için mağdurun özgüvenine
ve özsaygısına sistematik olarak
yüklenen tacizci, bu yolla mağduru
kendine karşı saygılı, terbiyeli ve
itaatkâr biri haline getirmeye çalışır.
Bu süreç içerisinde maruz kalınan
davranışların yarattığı etki psikolojik
tacizin yoğunluğuna, şiddetine ve
mağdurun gerilim tolerans eşiğine
göre değişebilmektedir.
32-33
Mobbingin bireysel,
örgütsel ve toplumsal
ölçekteki etkilerinin yanı
sıra kurumsal maliyetler
barındıran ekonomik
etkileri de
söz konusudur.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
BİREYSEL
ETKİLERİ
Psikolojik tacizin bireysel
düzeyde yarattığı etki
mağdurun dayanma gücüne,
psikolojik tacizin süresine ve
şiddetine bağlı olarak kişiden
kişiye farklılaşabilmektedir.
Bazı mağdurlar olayların
gidişatı karşısında boyun
eğmeye ve depresyona,
bazıları ise örgütün
çıkarlarına aykırı davranışlar
sergilemeye itilebilmektedir.
Yaşadıkları olumsuz etkileri
görmezden gelmeye çalışan kimi
mağdurlar ısrarlı psikolojik saldırılar
sonucunda stres, uyku ve yeme
bozuklukları yaşayabilmekte, bu
saldırı sürecine bağlı olarak çeşitli
fizyolojik (özellikle mide ve cilt)
veya psikosomatik rahatsızlıklara
yakalanabilmektedir.
Örgütsel kural ve süreçlere karşı
yabancılaştıran, örgütsel değerler
ile kişisel değer, amaç ve hedefleri
arasında çatışma yaşayan, örgütsel
normları ve rol dağılımlarını anlamsız
ve amaçsız görmeye başlayan
mağdur sürecin sonunda kendini
güçsüz, yalnız, yalıtılmış ve süreci
bütünlük içinde kavrayamayan biri
olarak hisseder. Artık bir parçası
olmadığını düşündüğü örgüte ilişkin
gelecek beklentisini kaybettiği için
arayışlarını örgüt dışına kaydırır.
34-35
Zamanla fiziksel ve ruhsal sağlığı
bozulmaya başlayan mağdur, işe
gitmek istemeyen veya işe geç
gelmeye başlayan bir çalışana
dönüşür. Yaşadığı baskılar nedeniyle
çalıştığı işyerinde değişikliğe gitse
dahi maruz kaldığı psikolojik tacizle
üzerine yapıştırılan olumsuz etiketleri
peşi sıra sürükleyebilir. Bu ise
yeni girdiği işyerinde de itibarının
zedelenmesinin devam etmesine ve
statü kaybına yol açabilmektedir.
Diğer taraftan; mağdurun ruhsal ve
fiziksel sağlığını iyileştirmek amacıyla
yaptığı tedavi harcamaları ve işten
çıkışlara bağlı olarak yaşadığı gelir
kaybı ekonomik açıdan mağduru
sarsar. Mağdurun kişisel itibarının
ve mesleki kimliğinin önemli bir
tehdit altına olduğu bu süreçte ailevi
ilişkilerinde ve özel hayatında da
olumsuz bir gidişat yaşaması olasıdır.
Yaşanan aile içi çatışma ve gerilim
özellikle eşlerin ve çocukların da
bu süreçten derin yaralar almasına
neden olabilmektedir.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
ÖRGÜTSEL
ETKİLERİ
İşyerinde yaşanan psikolojik
taciz çalışma ortamında
birçok huzursuzluğun,
çatışmanın ve karışıklığın
yaşanmasına yol açarak
verimliliğin düşmesine,
çalışanların örgüte olan
bağlılığının zayıflamasına ve
zamanla kaybolmasına yol
açar.
Bu sürecin etkisi birey düzeyinde
mağdurun dayanma gücüne,
psikolojik tacizin şiddetine ve
süresine bağlı olarak değişebilmekte
iken kurumsal boyutta farklı örgütsel
faktörler devreye girer.
Örgüt düzeyinde psikolojik taciz
davranışlarının yarattığı tahribat
yalnızca bu tacize maruz kalanlar
açısından değil bu sürece tanık olan
diğer çalışanlar açısından da etkisini
hissettirir. Psikolojik taciz davranışları
ile kurumda yaratılan güvensizlik
ortamı, özellikle bu davranışlara
şahit olanlar üzerinde stres ve baskı
yaratarak çalışma atmosferinin
gerilmesine yol açar. Çalışanların
dikkati kurumun amaçlarından ve
öncelikli görevlerinden uzaklaşarak
taciz mağduru olmamak ve örgütten
dışlanmamak adına başvurulabilecek
36-37
etik dışı davranışlara yönelebilir.
İş ortamındaki bu gerilimden uzak
kalmak için kurum içinde farklı
birimlerde veya başka kurumlarda
iş bularak işyerinden ayrılabilirler.
Doğrudan psikolojik tacizin hedefi
olan çalışanların iş doyumunun,
iş performansının ve verimliliğinin
düşmesi ile işe olan ilgisinin azalması
hata yapma olasılıklarını arttırır.
Kurumdaki yöneticilerin kendilerine
ulaşan psikolojik taciz şikâyetlerini,
Aidiyet duyguları azalan çalışanların,
zaman ayırmaya değer bir sorun
daha iyi bir çalışma ortamı
olarak görmemeleri, anlık bir olay
arayışına girmeleri ve deneyimli
gibi düşünüp önemsememeleri
işgücünün işten ayrılmasıyla örgüte
gerek psikolojik taciz mağdurları
kazandırılmış olan tecrübe yitip gider.
gerekse bu mağduriyete tanık olanlar
Yeni personel işe alım süreçleri ve
açısından kuruma duyulan bağlılığı
mağdurların hukuki mücadelesine
ve aidiyet duygusunu sarsabilir. Bu
paralel olarak yapılacak ödemeler,
ise çalışanların performanslarını
örgüte mali bir yük getirir. Tüm
zayıflatan, uzun vadede kurumların
bunlar ise gergin bir örgüt iklimine,
hizmet kalitesini düşüren, ciddi
çalışma kültüründe ve değerlerinde
iş hatalarının görülmesine neden
çöküşe ve güvensizlik ortamına zemin
olabilen ve kurumun toplumsal
oluşturur. Artan hastalık izinleri ve
imajını zedeleyen bir “işyeri kanseri
erken emeklilik talepleri örgütün
vakasına” dönüşebilir.
performansını aşağılara çeker.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
TOPLUMSAL
ETKİLERİ
İşyerinde psikolojik taciz
olgusu bireyleri ve örgütleri
etkilediği gibi mağdurların
ailelerini, sosyal çevrelerini
ve bu sürece tanık olan
çalışanları da etkilemekte,
özellikle mağdurla birlikte
aile fertleri de yaşanan
sürecin psikolojik ve
ekonomik sonuçlarına bir
arada katlanmak zorunda
kalmaktadır.
Kimi zaman bu psikolojik ve
ekonomik sorunlar aile birlikteliği
içinde de tehdit oluşturarak eşleri
şiddetli geçimsizlik ve boşanma
eşiğine getirebilmektedir. Stresli
ve çatışmalara açık işyerlerinden
yükselen gerilim ve beraberinde
getirdiği işsizlik topluma parçalanmış
aileler olarak da yansıyabilmektedir.
Diğer taraftan araştırmalar
özellikle ekonomik kriz
dönemlerinde işyerinde uygulanan
psikolojik şiddetin çalışanlarca
kanıksanmasının, bu şiddete
katlanma eğiliminin artmasının ve
şikâyet konusu dahi edilmemesinin
olağan bir hal aldığına işaret
etmektedir. Kişiler işsiz kalıp yeni
bir iş bulma arayışına girmektense
maruz kaldıkları psikolojik taciz
davranışlarına göz yummayı
38-39
tercih edebilmektedirler. Bilhassa
psikolojik tacizin verimliliği
arttırmak ve disiplini sağlanmak
amacıyla bilinçli olarak uygulandığı
işyerlerinde psikolojik taciz kronik
bir sorun haline gelebilmektedir. İş
güvencesinden ve sosyal güvenceden
mahrum bırakılan çalışanlarla
karakterize olan işyerlerinde
psikolojik taciz, tazminat ödememek
için istifaya zorlamanın bir aracı
olarak da kullanılabilmektedir.
Genel olarak yaşanan sağlık
problemleri nedeniyle yapılan
sağlık harcamalarının artması,
tükenmiş, sağlıksız bireylerin boşta
gezdiği bir yapı ortaya çıkmaktadır.
sigorta masraflarında artış, işsizlik,
Bir toplumda mobbing vakalarının
nitelikler ve yeteneklerin altında
sıklığı karşısında yasal mevzuatta
çalıştırılmadan doğan vergi
caydırıcı ve cezalandırıcı hükümlerin
kayıpları, devletin sağladığı yardım
olmaması bazı mağdurları, bu
programlarına yönelen talebin
konuda yasal düzenlemeler bulunan
çoğalması ve erken emeklilik oranının
başka ülkelerde çalışmaya sevk
artması, tüm toplumun katlanmak
edebilmektedir. Dolayısıyla; nitelikli
zorunda olduğu ekonomik maliyet
işçiler, “beyin göçü”ne katılmakta
olarak belirtilebilir. Ayrıca mutsuz
ve mobbinge karşı yeterli yasal
bireyler ve ailelerin yer aldığı ve
düzenlemelere sahip ülkelerdeki iş
çalışma barışının bulunmadığı bir iş
fırsatlarına yönelmektedirler. Nitelikli
yaşamı sonucunda toplumda mesleki
işgücünün kaybı da toplum için ayrı
yeterliliğini yitirmiş, psikolojik yönden
bir maliyet unsuru teşkil etmektedir.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
İŞYERİNDE
PSİKOLOJİ TACİZLE
MÜCADELE
“
Birey, örgüt ve toplum
düzeyinde pek çok olumsuz
etki oluşturan psikolojik taciz
vakalarının yaşanmaması
ve en aza indirilebilmesi için
çalışma yaşamındaki herkese
önemli görevler düşmektedir.
İşyerlerinde psikolojik taciz
davranışları ile mücadelede insana
değer veren, adil yönetim anlayışına
sahip, öğrenen, çalışanların
kendilerini geliştirebilmelerine ve
sorumlulukları çerçevesinde inisiyatif
alabilmelerine olanak sağlayan ve
her kademedeki çalışanlar arasında
iletişimi koruyan ve destekleyen
bir çalışma kültürüne ve anlayışına
sahip olmak belirleyici olmaktadır. Bu
bölümde mücadele konusuna hukuki,
kurumsal ve bireysel boyutta ayrı ayrı
değinilecektir.
40-41
Mobbing yalnızca mağdurların
bireysel mücadeleleri ile
aşılabilecek bir sorun değildir.
Örgütsel ve kurumsal mücadele
mekanizmalarının varlığı
bireysel mücadelenin ortaya
çıkması üzerinde
etkilidir.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
HUKUKİ
MÜCADELE
Karşılaştırmalı hukukta
işyerinde psikolojik
taciz olgusuna farklı
ülkelerin farklı tanımlar
ve düzenlemeler getirdiği
görülür. Ülkeler arasındaki
kültürel farklılıklar işyerinde
psikolojik tacizin farklı
şekillerde tanımlanmasında
olduğu gibi nedenlerinin
farklı kaynaklarda aranması
üzerinde de etkilidir.
Ancak genel olarak dünyada bu
sorun esas olarak işçinin onuruna
ve haysiyetine yapılan bir saldırı
olarak değerlendirilmekte ve
cezalandırılmaktadır.
Ülkelerin kültürleri ve sosyal
davranış kurallarıyla yakından
ilişkili olan işyerinde psikolojik taciz
olgusu ile mücadelede kullanılan
araçlar ülkeden ülkeye farklılık
gösterebilmektedir. Dolayısıyla,
AB’ye üye bazı ülkeler bu sorunla
mücadelede yeni tematik
yasalar kabul ederken bazıları
ise hâlihazırdaki kanunlarının
kapsamlarını genişleterek veya
onları psikolojik taciz vakalarını da
kapsayacak biçimde yorumlayarak
mevcut yasal düzenlemeler
çerçevesinde hareket etmeyi tercih
etmektedirler.
42-43
İşyerinde psikolojik tacizle
rahatsızlıklara ilişkin önlemler de
mücadelede önemli ölçüde yol
eklenmiştir. İtalya’da bölgesel olarak
almış ülkeler de bulunmaktadır.
mobbing karşıtı yasalar yürürlüğe
Örneğin Amerika ve Japonya’da
girmiş ve psikolojik şiddet dolayısıyla
mobbinge karşı özel olarak getirilen
ortaya çıkan rahatsızlıklar iş kazası
yasal bir düzenleme olmamakla
kapsamına alınmıştır. Almanya
birlikte Amerika’da mobbing ile
mobbing olgusuna karşı en ciddi
ilgili davalarda ayrımcılık hükümleri
yaptırımların yapıldığı ülkelerden
kıyasen uygulanmakta, Japonya’da
biridir. Çünkü çalışan nüfusun %
ise bu davalarda kişilik haklarının
2,7’sinin mobbinge maruz kaldığı
korunmasına dair hükümler
bilinmektedir. Mobbing kurbanları
uygulanmaktadır. Çalışan her beş
Amerikalıdan birinin mobbing
mağduru olduğu bilinmektedir.
Avrupa Birliği üyesi ülkelerde
mobbingle mücadeleye yönelik
çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.
Sendikalar mobbing karşıtı yasaların
yürürlüğe girmesi için çok güçlü lobi
çalışmaları yapmaktadırlar. Mobbing
konusunda en büyük ilerlemenin
kaydedildiği ülke İsveç’tir. İsveç’te
işyerinde taciz, 1994’de yayınlanan
İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı yasasıyla
bir suç olarak tanımlanmaktadır.
Danimarka’da 2004 yılında hazırlanan
yasa tasarısına, psikolojik taciz
sonucunda ortaya çıkan psikolojik
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
erken emekliliğini isteyebilmekte,
Anayasamızın 10uncu ve 17nci
ülkede mobbing kurbanlarının yardım
maddeleri işyerinde psikolojik
ve destek isteyebilecekleri merkezler
tacizle mücadelede devlete önemli
bulunmaktadır.
görevler yüklemektedir. Anayasanın
Hukuki mücadelede temel
sorumluluk devlete düşmektedir. Bu
anlamda işyerinde psikolojik taciz
eylemlerinin suç olarak kanunlarda
tanımlanması, yaptırımların
belirlenmesi ve uygulanması hukuki
mücadelenin özünü oluşturmaktadır.
Mobbing sürecindeki davranışlar
teker teker değerlendirildiğinde
hukuka aykırılık niteliği taşımasa bile,
49uncu maddesinde yer alan
“Devlet, çalışanların hayat seviyesini
yükseltmek, çalışma hayatını
geliştirmek için çalışanları ve işsizleri
korumak, çalışmayı desteklemek,
işsizliği önlemeye elverişli ekonomik
bir ortam yaratmak ve çalışma
barışını sağlamak için gerekli
tedbirleri alır” hükmü, bu görevi
doğrudan vurgular niteliktedir.
süreç bütün olarak ele alındığında
Anayasamızda yer alan bu
mobbing davranışının hukuka aykırı
yükümlülükle ilgili olarak 19.03.2011
olduğu görülmektedir. Ülkemizdeki
tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede
yasal mevzuatta mobbinge, işverene
2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi
işyerindeki psikolojik tacizi engelleme
yayınlanmıştır. “İşyerinde Psikolojik
yükümlülüğü getiren Borçlar
Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” başlıklı
Kanunu dışında açık bir biçimde
bu Genelge ‘de çalışanların psikolojik
yer verilmemiş olsa da; Anayasa,
tacizden korunması amacıyla
İş Kanunu, Medeni Kanun ve Ceza
alınacak tedbirler şöyle sıralanmıştır:
Kanunu mevzuatı incelendiğinde
mobbing mağduru lehine bir
takım düzenlemeler bulunduğu
görülmektedir.
44-45
•
İşyerinde psikolojik tacizle
mücadele öncelikle işverenin
sorumluluğunda olup işverenler
çalışanların tacize maruz
Tüm çalışanlar,
onurlu çalışma
hakkına sahiptir.
Avrupa Sosyal Şartı,
Md. 26
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
kalmamaları için gerekli bütün
önlemleri alacaktır.
•
•
•
•
•
46-47
Bütün çalışanlar psikolojik taciz
olarak değerlendirilebilecek her
türlü eylem ve davranışlardan
uzak duracaklardır.
Toplu iş sözleşmelerine işyerinde
psikolojik taciz vakalarının
yaşanmaması için önleyici
nitelikte hükümler konulmasına
özen gösterilecektir.
Psikolojik tacizle mücadeleyi
güçlendirmek üzere ÇSGB İletişim
Merkezi, ALO 170 üzerinden
psikologlar vasıtasıyla çalışanlara
yardım ve destek sağlanacaktır.
Çalışanların uğradığı psikolojik
taciz olaylarını izlemek,
değerlendirmek ve önleyici
politikalar üretmek üzere ÇSGB
bünyesinde Devlet Personel
Başkanlığı, sivil toplum kuruluşları
ve ilgili tarafların katılımıyla
“Psikolojik Tacizle Mücadele
Kurulu” kurulacaktır.
Denetim elemanları, psikolojik
taciz şikâyetlerini titizlikle
inceleyip en kısa sürede
sonuçlandıracaktır.
•
Psikolojik taciz iddialarıyla ilgili
yürütülen iş ve işlemlerde kişilerin
özel yaşamlarının korunmasına
azami özen gösterilecektir.
•
ÇSGB, DPB ve sosyal taraflar,
işyerlerinde psikolojik tacize
yönelik farkındalık yaratmak
amacıyla eğitim ve bilgilendirme
toplantıları ile seminerler
düzenlenecektir.
Diğer taraftan İş Kanununun çeşitli
maddeleri ile de işçilerin maddi
ve manevi haklarının korunmasını
amaçlayan düzenlemelere gidilmiştir.
İş Kanununun 5 inci maddesi
işverenin eşit davranma borcunu
ve buna aykırı yaptırımları hüküm
altına almakta iken Kanunun 77 inci
maddesi işverenin işçiyi gözetme
borcunu düzenlemektedir. Kanunun
83 üncü maddesi ise işçiye sağlığını
bozacak bir durumla karşılaştığında
gerekli tedbirler alınıncaya kadar
çalışmama hakkı tanımıştır.
Mobbing suçunun unsurlarının
tacizin sistematik, sürekli ve kasıtlı
olması göz önüne alındığında; Türk
Ceza Kanunu’nun 96’ncı maddesi
uyarınca eziyet, 123’üncü maddesi
Mevzuatımızda işyerinde psikolojik
uyarınca kişilerin huzur ve sükûnunu
taciz ile mücadele noktasında fark
bozma, 125’inci maddesi uyarınca
yaratan önemli bir düzenlemeye
hakaret, 134’üncü maddesi uyarınca
ise 4 Şubat 2011’de kabul edilen
özel hayatın gizliliğini ihlal, 106’ncı
27836 sayılı Yeni Borçlar Kanunu ile
maddesi uyarınca tehdit ya da 117’nci
gidilmiştir. Kanunun 6ıncı bölümünde
maddesi uyarınca iş ve çalışma
yer alan 417inci maddede işçinin
özgürlüğünün ihlali suçlarından
kişiliğinin korunması konusu ele
kamu davası açılması ve fail ya
alınmıştır. Bu maddeye göre ‘‘İşveren
da faillerin Türk Ceza Kanunu’nun
hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini
ilgili maddeleri gereğince
korumak, saygı göstermek ve
cezalandırılmaları istenilebilmektedir.
işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun
Türk Medeni Kanunu’na göre ise
bir düzeni sağlamakla, özellikle
işyerinde psikolojik taciz nedeniyle
işçilerin psikolojik ve cinsel tacize
kişilik hakları saldırıya uğrayan
uğramamaları için gerekli önlemleri
kişinin psikolojik taciz eylemi ile
almakla yükümlüdür’’. Maddede
meydana gelen maddi veya manevi
açıkça işçilerin psikolojik tacize
zarar arasında nedensellik bağını
uğramamaları ve işverenin bu konuda
ileri sürerek maddi ve manevi
gerekli önlemleri almadığı takdirde
tazminat davası açma hakkı saklıdır.
sözleşmeye aykırılık hükümlerinden
Bu anlamda mağdur saldırının
sorumlu olacağı ifade edilmektedir.
durdurulması, saldırı tehlikesinin
önlenmesi ve saldırının hukuka
aykırılığının tespiti gibi dava yollarına
başvurabilir. Bu davaların açılması
için zamanaşımı süresi söz konusu
olmamakla birlikte tazminat davası
açma süresinde zamanaşımı on yıldır.
Kamu görevlileri açısından ise 657
sayılı Devlet Memurları Kanunun
10uncu maddesi şu koruyucu
hükme haizdir: “Devlet memurları
amiri oldukları kuruluş ve hizmet
birimlerinde kanun, tüzük ve
yönetmeliklerle belirlenen görevleri
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
zamanında ve eksiksiz olarak
en kısa sürede sonuçlandıracakları”
yapmaktan ve yaptırmaktan,
belirtilmiştir.
maiyetindeki memurlarını
yetiştirmekten, hal ve hareketlerini
takip ve kontrol etmekten görevli
sorumludurlar.” Anılan Kanunun
21inci maddesinde ise “Devlet
memurları kurumlarıyla ilgili resmi
ve şahsi işlerinden dolayı müracaat;
amirleri veya kurumları tarafından
kendilerine uygulanan idari eylem
ve işlemlerden dolayı şikâyet ve
dava açma hakkına sahiptirler.
Müracaat ve şikâyetler söz veya yazı
ile en yakın amirden başlayarak
silsile yolu ile şikâyet edilen
amirler atlanarak yapılır. Müracaat
ve şikâyetler incelenerek en kısa
zamanda ilgiliye bildirilir” denilmiştir.
Konu ile ilgili esas ve usuller ise
Devlet Memurlarının Şikâyet ve
Müracaatları Hakkında Yönetmeliğin
ilgili maddeleri çerçevesinde
düzenlenmiştir. Şikâyet usulü, 2011/2
sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin
6ıncı maddesinde de yer almış ve
“denetim elemanlarının, psikolojik
taciz şikâyetlerini titizlikle inceleyip
48-49
Bununla birlikte kamu görevlilerinin
yaptığı şikâyet başvurusuna
rağmen bir sonuç veya idare
tarafından psikolojik tacizin
önlenmesi yönünde herhangi bir
tedbir alınamadığı durumlarda,
ilgili yasal izlek doğrultusunda
çeşitli kamu kurumlarına başvuru
yolları da bulunmaktadır. Bu
kurumları Türkiye İnsan Hakları
Kurumu, Kamu Denetçiliği Kurumu
ve Kamu Görevlileri Etik Kurulu
olarak sıralamak mümkündür.
Diğer taraftan maruz kalınan
psikolojik taciz davranışlarının
suç teşkil etmesi halinde ilgili
kamu görevlisine karşı Cumhuriyet
Başsavcılığına şikâyette bulunma
hakkı da saklı bulunmaktadır. Bu
durumda psikolojik tacizde bulunan
kamu görevlisinin yargılanabilmesi
için, ilgili kişi hakkında idare
tarafından soruşturma izni verilmesi
gerekmektedir.
Devlet memurlarının
işbirliği içinde
çalışmaları esastır.
657 Sayılı Devlet
Memurları Kanunu,
Md. 8
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
KURUMSAL
MÜCADELE
İşyerlerinde psikolojik
tacizin önlenmesinde
kurumsal mücadele bireysel
mücadeleden daha etkili ve
işlevsel bir öneme sahiptir.
Bu nedenle yalnızca hukuki
değil yönetsel süreçlerle
de işyerinde psikolojik
tacizle mücadele edilmesi
gerekmektedir.
Özellikle idari mücadele,
kurumsal ölçekte psikolojik taciz
sorununun görünür kılınmasında,
yaşanan taciz vakalarının açığa
çıkarılmasında ve çalışanlar arasında
mağdurlar yaratmadan sorunun
çözümlenmesinde işlevsel bir zemine
sahip bulunmaktadır.
Öncelikli olarak işyerinde psikolojik
taciz olgusunun cinsiyet, hiyerarşi,
kıdem gibi farklılıklar gözetmeksizin
her çalışanın başına gelebilecek bir
sorun olduğu bilinmelidir. Bununla
birlikte meselenin çalışma yaşamında
karşılaşılan her türlü olumsuz
durumun, çatışma halinin ve baskı
faktörünün genel adı olmadığı
dikkatlerden kaçmamalıdır. Konunun
doğru anlaşılması için kurumların
işyerinde psikolojik tacizin ne
anlama geldiği, hangi olumsuz
50-51
davranışları kapsadığı ve nasıl bir
işyerinden dışlanmasına tanık olan
süreç izlediği hususlarında çalışanları
çalışanlar ise zayıf olanın yanında yer
bilgilendirmesi önem taşımaktadır.
almamayı kendi menfaatlerine daha
Kurumsal mücadelede en
önemli adımı önleyici tedbirler
oluşturmaktadır. Psikolojik
taciz davranışları ile örgüt ve
çalışanlar zarar görmeden önce
bu davranışların sergilenmesini
engelleyici bir iletişim ağının
oluşturulması, psikolojik taciz
eğiliminin ve bu eğilimleri tetikleyen
ve etkileyen faktörlerin tespit
edilmesi önem arz etmektedir.
Burada altı çizilmesi gereken bir
nokta; işyerinde psikolojik tacizle
kurumsal mücadelede pasif
saldırganla başa çıkmanın aktif
saldırgana göre daha güç olduğudur.
Pasif saldırganlar psikolojik taciz
davranışlarını örtmek ya da farklı
şekilde yansıtmak için uygun
ortamlarda anlayışlı ve samimi bir
tavır takınarak işyerindeki gerilimin
mağdur kaynaklı yaşandığı algısını
oluşturmaya çalışırlar. İmalı, dolaylı
ve sinsi saldırılar ile mağdurun
uygun bularak kurumsal mücadeleye
doğrudan destek vermeyebilirler.
Mağduru yalnızlaştıran ve saldırgana
karşı daha savunmasız bırakan
bu gibi tutumların önüne geçmek
için yürütülecek olan kurumsal
mücadelede açık kapı politikası
uygulamak, çalışanlar arasındaki
birlikteliği ve dayanışmayı
güçlendirecek ağlar örmek ve
doğrudan iletişime dayalı bir
çalışma kültürünü geliştirmek önem
taşımaktadır. Bu kapsamda genel
olarak;
•
Ekip çalışmasını ve ruhunu
özendirmek,
•
İletişim kanallarını açık tutmak,
•
Görev paylaşımında etkin, adil ve
tutarlı kararlar almak,
•
Çalışanlara karşı yansız, objektif ve
insancıl davranmak,
•
Yönetim süreçlerinde özdenetimi
teşvik etmek,
•
Tutum ve davranışlarla çalışanlara
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
örnek olmak,
bulunmaktadır. İşyerinde psikolojik
•
Çalışanlar için sosyal
organizasyonlar düzenlemek,
tacize karşı yürütülecek mücadelede
•
Çalışanların yaşadıkları sorunları
gözlemlemek ve dinlemek,
•
İşin yürütümünde astların görüş
ve önerilerine açık olmak,
•
Demokratik ve katılımcı bir
çalışma kültürü geliştirmek,
İşyerindeki huzuru, birlikteliği,
üretkenliği ve dayanışma ruhunu
güçlendirecek yöntemlerdir. Bu
yöntemlere ilave olarak yöneticilerin,
çalışanlara verilen sorumlulukların
statü ve becerileri ile uyumlu
olup olmadığını takip etmeleri ve
çalışanlar arasında dengeli bir iş
dağılımı sağlamaları işe dayalı olası
stres faktörlerini kontrol altında
tutabilmelerinde etkili olabilecek
önlemler olarak sıralanabilir.
Ancak elbette her kurumun gerek
içinde bulunduğu sektör gerek insan
kaynağı profili gerekse yürütülen işin
nitelikleri çerçevesinde geliştirdiği
bir örgüt kültürü ve bu kültürün
temel karakteristik özellikleri
52-53
kapsam ve öncelikler bu karakteristik
özelliklere göre değişebilir. Kurumsal
mücadeledeki ortak ve temel amaç
tüm çalışanlar için işyerlerinin; insan
onur ve haysiyetine saygı duyulan,
herhangi bir dışlama ve ayrımcılığa
zemin oluşturmayan ve “ben” değil
“biz” dilinin hâkim olduğu çalışma
alanları olarak kabul edilmesini
sağlayıcı tedbirleri alabilmektir.
Mobbingle kurumsal
mücadelede örgütsel bağlılığın
çözülmesine ve kurum
kültürünün zayıflamasına yol
açan nedenlerin tespiti önem
taşımaktadır.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
“
BİREYSEL
MÜCADELE
Bireysel mücadele, işyerinde
psikolojik taciz sürecinin
nedenleri ve etkileri
hakkında bilgi sahibi olmakla
başlar. Bireyin sahip olduğu
farkındalıkla işyerindeki
psikolojik taciz süreci ile tek
başına mücadele edebilmesi
güçtür.
Psikolojik taciz sürecine kurumun
bu olguya yönelik farkındalık
düzeyi ve yaklaşımı çerçevesinde
bir müdahale yöntemi geliştirmiş
olması çok önemlidir. Nitekim
psikolojik taciz davranışlarına “dur”
denilebilmesinde kurumsal mücadele
bireysel mücadelenin sonuçları
üzerinde de son derece etkilidir.
Bireysel mücadele yöntemleri
akademik yazında aktif ve pasif
stratejiler olarak ikiye ayrılarak
açıklanmaktadır. Aktif stratejiler
doğrudan sorunu çözmeye yönelik
görüşmeler, girişimler ve yasal
başvurular şeklinde örneklenirken
pasif stratejiler, olumsuz duyguları
bastırmak, stresli ortamdan
uzaklaşmak, telkinle ya da duygusal
destekle yetinmek şeklinde
sıralanmaktadır. Mağdurun bu
54-55
stratejilerden hangisine başvurduğu
kişilik özellikleri ve örgütsel iklimle
ilgili olduğu kadar işyerinde psikolojik
tacizle mücadelenin hangi ölçüde
kurumsallaştığı ile de doğrudan
ilişkilidir.
Bireysel mücadelede aşağıdaki
yöntemlerinin izlenmesi de etkili
sonuçlar doğurabilir:
•
Çalışanlar işyerinde psikolojik
tacizin ne olduğu, hangi
davranışları kapsadığı, böyle
bir davranışa maruz kalıp
kalmadığı, kalmışsa bu durumda
neler yapabileceği, haklarının
neler olduğu konularında bilgi
edinerek yaşadıklarının mobbing
olup olmadığı yönünde bir
değerlendirme yapabilmelidir.
Bu değerlendirme çerçevesinde
psikolojik tacizin yönünü, biçimini
ve şiddetini doğru tanımlayan
bir birey süreci yönetebilecek
adımlar atabilir. Bu noktada taciz
davranışlarında bulunan kişi ile
diyaloğu kesmek yerine etkili
bir iletişime geçmek, rahatsız
edici davranışları karşısında
hukuki nezaket sınırları içerisinde
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
uyarılarda bulunmak etkili olabilir.
Yapılacak görüşmelerde taciz
davranışlarında bulunan kişiye
sahip olunan yasal hakların
hatırlatılması, “kurban” dilinin
kullanılmaması, kişinin “işimi
yapamadım”, “öfkelendim”
gibi olumsuz etiketlerle değil
“taciz eden kişi görevlerimi
tamamlamama engel oldu”,
“sağlıklı bir iletişim kurma
girişimlerim karşılıksız kaldı” gibi
sözlerle kendini ifade etmesi
tacizcinin oluşmasını amaçladığı
önyargıların önüne geçebilir.
•
Psikolojik taciz saldırılarının
devam etmesi halinde sendikal
desteğe ve aktif mücadele
yollarına başvurabilir. Bu süreçte
özellikle tacizde bulunan
kişi ya da kişiler tarafından
yöneltilen talep ve soruların,
verilen görevlerin olabildiğince
yazılı olarak alınması önem arz
etmektedir.
•
Hukuki mücadele sürecinde
mağdurun psikolojik desteğe
başvurmuş olması, yaşadığı
olayları ayrıntılı bir şekilde ve
tarihleriyle günlük olarak tutması,
taciz davranışlarına ilişkin
56-57
yazılı kanıtlar sunabilmesi taciz
davranışlarının kanıtlanabilmesi
açısından belirleyici
olabilmektedir.
•
Bu süreçte maruz kalınan
sistematik psikolojik taciz
davranışlarına karşı sinmemek,
mücadeleden vazgeçmemek ve
üçüncü kişilerle yaşanılanları
paylaşarak sosyal destek
sağlamak önem taşımaktadır.
Bireysel mücadelede
psikolojik taciz davranışlarına
kanıt oluşturabilecek
e-posta, not, mesaj vb.
bilgilerin saklanması önem
taşımaktadır.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
SGK MOBBING İLE
MÜCADELE
KOMİSYONU
“
Sosyal Güvenlik Kurumu,
statüsü veya görevi ne
olursa olsun, hangi işyerinde
çalışıyor olursa olsun tüm
çalışanların insana yakışır
işlerde, temel hak ve
sorumluluklara sahip bireyler
olarak çalışma hakkına sahip
olduğu ilkesini benimseyerek,
çalışma yaşamını tehdit
eden mobbing sorununa
karşı bir mücadele politikası
geliştirmiştir.
Benimsenen bu politika
doğrultusunda Kurumumuz
tarafından mobbingin (işyerinde
sistematik psikolojik taciz)
önlenmesine dair usul ve esaslar
belirlenerek “Mobbing ile Mücadele
Komisyonu ve Ön Değerlendirme
Komisyonu” oluşturulmuştur. 2011/2
sayılı Başbakanlık genelgesine
istinaden oluşturulan bu komisyonlar
20.03.2012 tarihli ve 154 sayılı Makam
Oluru ile yürürlüğe giren “Mobbingin
(İşyerlerinde Sistematik Psikolojik
Taciz) Önlenmesine Dair Usul ve
Esaslar” çerçevesinde çalışmalarını
sürdürmüştür.
Söz konusu usul ve esaslarda
18 Şubat 2016 tarihinde yapılan
değişiklik ile mobbing başvurularını
değerlendirmek ve karara bağlamak
üzere Mobbingle Mücadele
58-59
Komisyonu tek başına görevli
Daire Başkanlığınca yürütüldüğü
kılınmıştır.
Komisyonun görevleri; mobbing
Mobbing ile Mücadele Komisyonu
Başkanlık Makamınca belirlenen
Kurum Başkan Yardımcısının
başkanlığında, İnsan Kaynakları
Daire Başkanı ile yine Başkanlık
Makamınca belirlenen; Genel
Müdür, Genel Müdür Yardımcısı
veya Daire Başkanlarından bir üye,
bir başmüfettiş, iki sosyal güvenlik
uzmanı, arabulucu olmak üzere bir
başkan ve altı üyeden oluşmaktadır.
Sekreterya görevinin İnsan Kaynakları
başvurularını değerlendirmek
ve karara bağlamak, mobbing ile
mücadele konusunda farkındalık
yaratacak çalışmalar yapmak,
Kurumda mobbing vakalarının
önüne geçmek için tedbirler
almak ve değerlendirme sonucu
başvuru sahibine bildirmek
olarak sıralanmıştır. Bu görevleri
yerine getirirken tabi olduğu
çalışma esaslarını ise mobbing
başvurularını gizlilik esasına
riayet ederek değerlendirmek,
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
başvuruları ayrıntılarıyla incelemek
Haziran 2013 tarihinde gerçekleştirilen
veya incelenmesini sağlamak ve
‘İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing)
gerek görülmesi halinde, psikolog
ve Mücadele Yöntemleri Paneli’; 11
veya sosyal çalışmacı personelinin
Ağustos 2016 tarihinde Mobbing
bilgisine başvurmak oluşturmaktadır.
Temel Bilgilendirme Paneli
Arabulucu ise mobbinge uğradığını
düşünerek şikâyette bulunan
kişilere yardım, hukuki danışmanlık
ve destek hizmeti verir; gerekli
görürse konuyla ilgili olarak mağdur,
tacizci olarak ifade edilen kişi veya
gerçekleştirilmiştir. Elinizdeki
çalışma, Kurumumuzun ilk olarak
2013 yılında yayımlamış olduğu
bilgilendirme kitabının güncellenmiş
ve içeriği geliştirilmiş ikinci baskısını
oluşturmaktadır.
diğer taraflarla görüşen kişiyi ifade
Çalışma barışı ilkesini benimseyerek
etmektedir. Arabulucuda aranan
Mobbingle Mücadele Komisyonunu
nitelikler; mobbing ile ilgili hukuki
oluşturan Kurumumuz, ülkemizde
yeterliliğe haiz olması, kendisine
yaşayan tüm insanların sosyal
başvuran çalışanlara gerekli ve yeterli
güvenliği için özveriyle çalışan
desteği sağlaması ve konu hakkında
personelinin huzur ve esenliğini,
farkındalık yaratmaya yönelik
başarısının en önemli temellerinden
çalışmalar yapma çabası içinde
biri olarak görmektedir. Köklü bir
olmasıdır. Yaptırım gücü bulunmayan
çalışma geleneğine sahip olan
arabulucu taraflar arasında resmi
Ülkemizde, çalışma hayatında
olmayan müzakereleri yürütmektedir.
birliğin ve beraberliğin korunması
Kurumumuz, mobbing hakkında
farkındalık oluşturmak, bilinç
kazandırmak ve önleyici tedbirler
almak için önemli çalışmalar
gerçekleştirmiştir. Bu anlamda 11
60-61
ve güçlenmesi için Sosyal Güvenlik
Kurumu, mobbingle mücadelesini
kararlılıkla sürdürmeye devam
edecektir.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
KAYNAKÇA
Atatanır Hicran, (2012), Kadın Çalışanlar Açısından İşyerinde Psikolojik Taciz,
Selçuk Üniversitesi, Sosyal Hizmet Sempozyumu: Farklılıkları Anlamak,
Konya.
Baker&McKenzie, (2009), Worldwide Guide to Termination, Employment
Discrimination, and Workplace Harassment Laws: Law Firms Key
Workplace Documents, Cornell University ILR School.
Kırel, Çiğdem, (2007), Örgütlerde Mobbing Yönetiminde Destekleyici ve Risk
Azaltıcı Öneriler, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 7, No:
2, 317-334, Eskişehir.
Leymann, Heinz, (1996), The Content and Development of Bullying at Work,
Europan Jurnal of Work and Organizational Psychology, Volume: 5, No: 2,
165-184.
Davenport, Noa Zanolli, Ruth Distler Schwartz, Gail Pursell
Elliott (1999), Mobbing: Emotional Abuse in the American Workplace,
Ames, Iowa: Civil Society Publishing,
http://www.mobbingportal.com/davenpn.html, Erişim Tarihi: 17 Mart 2015.
Tınaz, Pınar, (2013), Çalışma Psikolojisi Boyutlarıyla Mobbing Tanım ve Tanı, 1.
Çalışma Hayatında Psikolojik Taciz (Mobbing) Panel ve Çalıştayı, 23 Mayıs
2013, (Derleyen: İsmail AKGÜN), Ankara.
Tutar, Hasan, (2004), İşyerinde Psikolojik Şiddet Sarmalı: Nedenleri ve Sonuçları,
Yönetim Bilimleri Dergisi, Çanakkale.
62-63
EKLER
EK 1: Mobbing Başvurusunda Bulunan Personel ve Başvuru Sayıları
EK 2: Mobbing Başvurusunda Bulunan Personelin Unvanlara Göre Dağılımı
EK 3: Mobbing Başvurusunda Bulunan Personelin Yaşa Göre Dağılımı
EK 4: Yıllara Göre Mobbing Ön Değerlendirme Komisyonunca Yapılan Toplantı
ve Alınan Karar Sayısı
EK 5: Yıllara Göre Mobbing ile Mücadele Komisyonunca Yapılan Toplantı ve
Alınan Karar Sayısı
EK 6: Mobbing Ön Değerlendirme Komisyonu Kararları Hakkında Bilgiler
EK 7: Mobbing ile Mücadele Komisyonu Kararları Hakkında Bilgiler
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
EK 1: Mobbing Başvurusunda Bulunan Personel ve Başvuru Sayıları
Mobbing Başvurusunda Bulunan Personel ve Başvuru Sayıları (2012-2016*)
Merkez
Teşkilatı
Taşra
Teşkilatı
Toplam
Mobbing başvurusunda bulunan personel sayısı
8
199
207
Mobbing başvuru sayısı**
8
213
221
İsim belirtilmeden yapılan mobbing başvuru sayısı
0
71
71
Mobbing başvurusunda bulunan kadın personel sayısı
2
46
48
Mobbing başvurusunda bulunan erkek personel sayısı
6
83
89
* Veriler ilk mobbing başvurusunun yapıldığı 10.5.2012 tarihi ile 31.7.2016 tarih aralığını kapsamaktadır.
**Birden fazla başvurusu olan personel nedeniyle mobbing başvuru sayısı, başvuruda bulunan personel
sayısından farklılık arz etmektedir.
64-65
EK 2: Mobbing Başvurusunda Bulunan Personelin Unvanlara Göre Dağılımı
Mobbing Başvurusunda Bulunan Personelin Unvanlara Göre Dağılımı (2012-2016*)
Araştırmacı (Ö)
1
Başmüfettiş
1
Bilişim Uzmanı
1
Hemşire
1
Merkez Müdür Yardımcısı Yrd. V.
1
Mühendis
1
Programcı
1
S.G. Merkezi Müdürü
1
Sağlık Teknikeri
1
Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı
3
Şube Müdürü
1
Uzman
1
Avukat (Sözleşmeli)
2
İcra Memuru
3
İşçi
2
Laborant
2
Sosyal Güvenlik Uzman Yardımcısı
2
Tabip
2
Uzman Tabip
2
Avukat
3
Teknisyen
3
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
Mobbing Başvurusunda Bulunan Personelin Unvanlara Göre Dağılımı (2012-2016*)
Sosyal Güvenlik Denetmeni
8
Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürü
4
Hizmetli
5
Eczacı
8
Memur
27
Şef
22
V.H.K.İ
43
İsim/Unvan Belirtilmeden Yapılan Başvuru Sayısı
69
Toplam
221
* Veriler ilk mobbing başvurusunun yapıldığı 10.5.2012 tarihi ile 31.7.2016 tarih aralığını kapsamaktadır.
Başvuru sayısı esas alınmıştır.
66-67
EK 3: Mobbing Başvurusunda Bulunan Personelin Yaşa Göre Dağılımı
Mobbing Başvurusunda Bulunan Personelin Yaşa Göre Dağılımı (2012-2016*)
YAŞ GRUPLARI
BAŞVURU SAYILARI
24-29
17
30-34
27
35-39
22
40-44
25
45-49
43
50-54
9
55-59
6
60 yaş ve üzeri
1
İsim belirtilmeyen başvuru sayısı
71
Toplam
221
* Veriler ilk mobbing başvurusunun yapıldığı 10.5.2012 tarihi ile 31.7.2016 tarih aralığını kapsamaktadır.
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
EK 4: Yıllara Göre Mobbing Ön Değerlendirme Komisyonunca Yapılan Toplantı ve
Alınan Karar Sayısı
Yıllara Göre Mobbing Ön Değerlendirme Komisyonu Toplantı ve Karar Sayısı
05/2012
2013
2014
2015
Toplam
Mobbing Ön Değerlendirme Komisyonu
Toplantı Sayısı
8
6
7
6
27
Mobbing Ön Değerlendirme
Komisyonunca Alınan Karar Sayısı
35
22
25
54
136
EK 5: Yıllara Göre Mobbing ile Mücadele Komisyonunca Yapılan Toplantı ve Alınan
Karar Sayısı
Yıllara Göre Mobbing ile Mücadele Komisyonu Toplantı ve Karar Sayısı
05/2012
2013
2014
2015
2016
Toplam
Mobbing ile
Mücadele
Komisyonu
Toplantı Sayısı
6
8
6
6
1
27
Mobbing ile
Mücadele
Komisyonunca
Alınan Karar
Sayısı
26
29
29
27
15
126
68-69
EK 6: Mobbing Ön Değerlendirme Komisyonu Kararları Hakkında Bilgiler
Mobbing İle Mücadele Komisyonu Kararları Hakkında Bilgiler (05/2012-07/2016)
KARAR
ADET
Başvurunun Mobbing Kriterlerinde Yer Alan Hususları İçermediğine İlişkin
Kararlar
31
Başvuru Sahibinden/İl Müdürlüğünden Bilgi ve Belge Teminine İlişkin Kararlar
15
Başvurunun Mobbing Kriterlerinde Yer Alan Hususları İçermediğine, Konunun
İncelenmek/Soruşturulmak Üzere İl Müdürlüğüne İletilmesine İlişkin Kararlar
5
Başvurunun, Mobbing Kriterlerinde Yer Alan Hususları İçermediğine, Kadro
Unvanı veya İkametgâhı Göz önüne Alınarak Görev Yeri İle İlgili Konunun İlgili
Birimlerce Değerlendirilmesine İlişkin Kararlar
3
Başvurunun Rehberlik Ve Teftiş Başkanlığına İletilmesine İlişkin Kararlar
8
Başvurunun, Mobbing Kriterlerinde Yer Alan Hususları İçermediğine, Görev Yeri
Değişikliği Talebinin İnsan Kaynakları Daire Başkanlığına İletilmesine İlişkin
Kararlar
1
Başvuruda Bulunan Personel /Mobbing Davranışları Sergilediği İddia Edilen
Personel İle Görüşme Yapılmasına İlişkin Kararlar
5
Başvuruda Bulunan Personel /Mobbing Davranışları Sergilediği İddia Edilen
Personelin Davet Edilerek Ayrı Ayrı Dinlenmesine İlişkin Kararlar
13
Başvurunun Mobbıng Kriterlerinde Yer Alan Hususları İçermediğine, Konunun
İdari Yönden Değerlendirilmek Üzere Başkanlık Makamına Sunulmasına Dair
Verilen Kararlar
3
İl Müdürünün, Aktif Arabuluculuk Görevi İle Görevlendirilmesi Suretiyle Sorunun
Giderilmesine İlişkin Kararlar
2
İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ (MOBBING)
Mobbing İle Mücadele Komisyonu Kararları Hakkında Bilgiler (05/2012-07/2016)
KARAR
ADET
Başvuru Sahibinin Mobbıng İddiasıyla Açtığı Dava /Temyiz Sonucunun
Beklenmesine İlişkin Kararlar
5
Müfettiş Raporu/Mahkeme Kararı/Başvuru Sahibi, Mobbing Davranışı Sergilediği
İddia Edilen Personel Veya İl Müdürü V.B. İle Yapılan Görüşme Sonucuna Göre
Durumun Değerlendirilmesine İlişkin Kararlar
14
Mobbıng İle Mücadelede İzlenecek Stratejinin Belirlenmesine İlişkin Kararlar
21
Toplam
126
70
NOTLAR
NOTLAR
SOSYAL GÜVENLIK KURUMU
Ziyabey Cad. No:6 06520 Balgat/ANKARA
Tel:+(90 312) 207 80 00
www.sgk.gov.tr
Ekli belgeler
PDF Belge (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://isverenim.skyside.com.tr/mevzuat/3f7d6732-84ac-abf3-f7f6-1c7104db00df