Kurul Kararları
Mevzuat › 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Uygulamaları
Kişilerin Ad ve Soyadı ile Arama Motorları Üzerinden Yapılan Aramalarda Çıkan Sonuçların İndeksten Çıkarılmasına Yönelik Talepler
- Sayı / No2020/481
- Tarih
Kişilerin Ad ve Soyadı ile Arama Motorları Üzerinden Yapılan
Aramalarda Çıkan Sonuçların İndeksten Çıkarılmasına Yönelik Talepler
ile ilgili olarak Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23/06/2020 Tarihli ve
2020/481 Sayılı Kararı
Karar Tarihi
Karar No
Konu Özeti
: 23/06/2020
: 2020/481
: Kişilerin Ad ve Soyadı ile Arama Motorları Üzerinden Yapılan Aramalarda Çıkan
Sonuçların İndeksten Çıkarılmasına Yönelik Talepler
Kurumumuza intikal eden muhtelif başvurularda, ilgili kişilerin medya kuruluşlarına ait çeşitli internet
sitelerinde yer alan haberlerde geçen isim ve soy isimlerinin ya da haberlerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin
Korunması Kanunu (Kanun) hükümleri kapsamında silinmesinin talep edildiği, bunun yanı sıra bazı
başvurularda ise söz konusu gazete arşivlerinin arama motorları tarafından indekslenmeyecek şekilde
teknik düzenlemeye tabi tutulması hususunda gerekli kararların alınmasının istenildiği görülmekte olup
Kurumumuza intikal eden bu yöndeki taleplerin “Unutulma Hakkı” kapsamında bir bütün olarak
Kurulumuzca değerlendirilmesi gereği hasıl olmuştur.
Unutulma hakkının çeşitli yargı kararları ve uluslararası kurumların organlarının görüşleri
doğrultusunda literatürde, “bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış ve doğru nitelikteki
bilgilerinin zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini
talep edebilmesi” olarak tanımlandığı görülmektedir.
Bilindiği üzere Anayasa’nın 20 nci maddesine 2010 Anayasa değişikliği ile eklenen “... Herkes, kendisiyle
ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler
hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve
amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda
öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve
usuller kanunla düzenlenir.” hükmü ile bireylere kişisel verilerin silinmesini talep etme hakkı
tanınmaktadır.
Öte yandan, Kanunun “Genel İlkeler” başlıklı 4 üncü maddesinde kişisel verilerin işlenmesinde uyulması
zorunlu ilkeler arasında doğru ve gerektiğinde güncel olma, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme
ve kişisel verilerin ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar
muhafaza edilmesi sayılmış, ayrıca Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ilgili
kişiye kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme hakkının tanındığı, 7 nci maddesinde ise
kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesinin düzenlendiği, mezkur hükümde;
Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren
sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri
sorumlusu tarafından silineceği, bu hususta diğer kanunlarda yer alan hükümlerin saklı olduğu ve buna
ilişkin usul ve esasların ise yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığı görülmektedir.
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik’in 8 inci
maddesinde kişisel verilerin silinmesinin kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için hiçbir şekilde erişilemez ve
tekrar kullanılamaz hale getirilmesi işlemi olarak tanımlandığı ve veri sorumlusunun bunu sağlamaya
yönelik olarak gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü olduğu belirtilmektedir.
Diğer taraftan Kanunun yürürlüğe girmesinden önce dahi “unutulma hakkı”nın yargı kararlarına konu
olduğu, internet haber arşivinde bulunan bir haberin içeriğinin yayından kaldırılması talebine ilişkin
olarak Anayasa Mahkemesi’nin 03.03.2016 tarihli ve 2013/5653 Başvuru Numaralı Kararında, “bireyin
geçmişte haber yapılmış ve gerçeğe aykırılığı ileri sürülmemiş davranışlarının artık hatırlanmasının
engellenmesi”nin hukuki mesele olarak ortaya konulduğu, internet haber arşivlerindeki kişisel verilere
erişimin engellenerek kişilerin yaptıklarının unutulmasının sağlanması yönündeki talebin unutulma
hakkı olarak nitelendirildiği, ayrıca kararda; “Başvuru tarihi itibarıyla söz konusu haberin yaklaşık on
dört yıl önceki bir olaya ilişkin olduğu ve böylelikle güncelliğini yitirdiği açıktır. İstatistiki ve bilimsel
amaçlar yönünden de yukarıda ifade edilen gerekçelerle bu bilgilere internet ortamında kolaylıkla
ulaşılmayı gerekli kılan bir neden bulunmamaktadır. Bu bağlamda kamu yararı bakımından siyasi veya
medyatik bir kişiliğe sahip olmayan başvurucu hakkında internet ortamında yayınlanan haberlerin
kolaylıkla ulaşılabilirliğinin başvurucunun itibarını zedelediği açıktır.” denilmek suretiyle unutulma
hakkının nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin kriterler belirlenerek haberlerin kişinin Anayasa’nın 17 nci
maddesinde güvence altına alınan şeref ve itibarın korunması hakkını ihlal ettiğine karar verilmiştir.
Kararda ayrıca unutulmayı etkin kılacak yöntemlerden de söz edildiği, buna göre, 5651 Sayılı İnternet
Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi
Hakkında Kanun'un 9 uncu maddesinde erişimin engellenmesinin kapsamının kişilik hakkının ihlalinin
gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb.) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle
verileceği ve zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin
engellenmesine karar verilemeyeceği belirtilmiş olup buna ek olarak, “... alınacak tedbirlerin kişinin
şeref ve itibarına yönelik müdahaleleri unutulma hakkı gereğince engellemek için arşivde arama
yapmaya imkân tanıyan haber ile kişi arasında ilişki kuran kişisel verilerin silinmesi, haberin anonim
hâle getirilmesi, haber içeriğinin bir kısmına erişimin engellenmesi gibi birçok yöntem benimsenebilir.
Bu bağlamda yargının görevinin, İnternet ortamının sağladığı kolaylıkla zamanla kişilerin itibarına
yönelik müdahale oluşturan haberleri tamamen ortadan kaldırarak geçmişte meydana gelmiş olayların
yeniden yazılmasını sağlamak olmadığı dikkate alınmalıdır. İnternet haber arşivinin bir bütün olarak
basın özgürlüğünün koruması altında olduğu unutulmamalıdır...” denilmek suretiyle kişisel verilerin
silinmesine ve anonim hale getirilmesine yapılan atıfla erişimin kısmi olarak engellenmesi ve kişi ile
haber arasında bağlantının koparılması yollarıyla söz konusu hakla basın özgürlüğü arasında nasıl denge
kurulabileceğinin gösterildiği, burada Kanunun yürürlüğe girmesinden önce silme ve anonim hale
getirmenin unutulma hakkını hayata geçirmeye yönelik bir yöntem olarak ifade edilmesinin önemli
olduğu, zira Yüksek Mahkeme kararında unutulma hakkına bir üst kavram olarak yaklaşıldığı, silme ve
anonim hale getirmeyi ise bu hakkı tesis etmeye yönelik bir yol olarak sunulduğu anlaşılmaktadır.
Yine davacının isminin rumuzlanmadan bir kitapta yer almasına ilişkin olarak verilmiş olan Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu’nun 17.06.2015 tarihli E:2014/4-56, K:2015/1679 sayılı Kararında unutulma
hakkının; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz
olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve
yayılmasının önlenmesini isteme hakkı olarak ifade edildiği, bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz
etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesinin bireyin yararına olduğu gibi toplumun
kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine de etkisinin tartışılmaz olduğu ifade edilerek unutulma
hakkının gereği gibi sağlanmasının bireye faydası olduğu kadar topluma da faydası olduğunun
vurgulandığı, bunun da ötesinde kararda unutulma hakkı tanımlarına bakıldığında her ne kadar dijital
veriler için düzenlenmiş ise de, bu hakkın özellikleri ve bu hakkın insan haklarıyla arasındaki ilişkisi
dikkate alındığında; yalnızca dijital ortamdaki kişisel veriler için değil, kamunun kolayca ulaşabileceği
yerde tutulan kişisel verilere yönelik olarak da kabul edilmesi gerektiğinin ifade edildiği görülmektedir.
Unutulma hakkına ilişkin olarak Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından verilen Yargıtay 19. Ceza
Dairesi’nin 05.06.2017 tarihli E:2016/15510, K:2017/5325 sayılı kararında; bir internet sitesinde yer
alan haberin güncellik değerini yitirdiği, dolayısıyla haberin o tarihte “gerçeklik ve doğruluk” kriterlerini
karşılamasının artık bir önemi kalmadığı, adı geçen habere istenildiği zaman ulaşılmasının, toplum
açısından yanlış algılamaya yol açabileceği, haberin yayında kalmasının toplumun ilerlemesi, gelişmesi
için bir katkı sağlamayacağı, kamu yararına toplum hafızasında yer etmesi gibi bir etkisi olmadığı,
haberin içeriğini oluşturan kişilerin toplumu temsil ve topluma hizmet etme gayesiyle seçilmiş veya
atanmış siyasilerden olmadığı gibi, topluma kendini anlatma ve toplumu aydınlatma gayesiyle eser
veren sanatçılardan veya aydınlardan da olmaması nedeniyle suç geçmişlerine dair bilgilerin kamuyu
ilgilendirmediği belirtilerek unutulma hakkının ifade ve basın özgürlüğüne üstün tutulduğu, ayrıca
kararda Kanuna atıf yapılmasa da unutulma hakkının kişisel verilerin korunması hakkı içinde ele alındığı
anlaşılmaktadır.
Uluslararası hukukta unutulma hakkı Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği sistemleri
yönünden ele alındığında öncelikle ilk iki sistem içinde mevzuat düzeyinde unutulma hakkının
tanımlanmadığı, ancak anılan kurumların mevzuatlarında yer alan özel hayata saygı, şöhretin
korunması, kişisel bilgilerin gizliliği gibi bazı haklar üzerinden unutulma hakkına ilişkin sonuçlara
ulaşılan kararlara ya da raporlara rastlandığı görülmektedir. Öte yandan;
•
•
•
Avrupa Birliği Adalet Divanının (ABAD) 2014 yılında verdiği Google İspanya kararında özetle;
arama motorunda yapılan aramada çıkan sonuçların “geçersiz, eksik, tamamen ilgisiz veya
sonradan ilgisiz hale gelmiş” ise arama motorları tarafından internet ortamına yüklenen
amacını aşan söz konusu kişisel verilerin ve buna ilişkin sonuç listesinde yer alan bilgilerin
silinmesi gerektiğinin belirtildiği, kararda ayrıca ilke olarak kişinin özel hayatının gizliliği
hakkının, arama motorunun ekonomik çıkarı ile söz konusu kişi adına yapılan arama üzerine
kamunun bilgiye erişim hakkının diğer bir ifadeyle bilgi alma hakkının üzerinde olduğu, bu
kuralın yalnızca kamunun bilgiyi öğrenmede üstün bir yararı bulunmakta ise
uygulanmayacağının ifade edildiği,
29. Madde Çalışma Grubu’nun ABAD’ın mezkur kararının uygulanmasına ilişin rehber
ilkelerinde de kavramsal olarak “unutulma hakkı”nın kullanılmadığı, burada daha çok
indeksten çıkarılma hakkı, arama motoru sonuçlarındaki linklerin gizlenmesi gibi kavramlar
üzerinden konunun ele alındığı,
25 Mayıs 2018 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün (Tüzük) “Silme
hakkı (‘Unutulma Hakkı’)” başlıklı 17 nci maddesindeki düzenlemenin incelenmesinden,
unutulma hakkının ayrıca tanımlanmadığı ve “silme” yükümlülüğü kapsamında
değerlendirildiği, bu hakkın kullanımı bakımından Kanunun ilgili hükümlerine benzer şekilde
veri işleme şartlarının ortadan kalkmış olması durumuna atıfta bulunulduğu ve bu hakkın
istisnalarına (yasal yükümlülük, kamu yararına gerçekleştirilen bir görevin yerine getirilmesi,
halk sağlığı alanındaki kamu yararı, kamu yararına arşivleme, bilimsel veya tarihi araştırma
amaçları, istatistiki amaçlar, yasal iddialarda bulunulması, bu iddiaların uygulanması veya
savunulması) yer verildiği
görülmektedir.
Bu kapsamda, unutulma hakkının uygulanmasında mevzuatımızda kavramsal olarak söz konusu hakka
yer verilmese bile hukukumuzda bu hakkı sağlamaya yönelik araçların bulunduğunun açık olduğu, bu
araçların örneğin, 5651 sayılı Kanunun özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi
yönündeki düzenlemesi olabileceği gibi Kanunun silmeyi düzenleyen 7 nci maddesi de olabileceği, bu
itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalardan hareketle, unutulma hakkının, Anayasanın 20 nci
maddesinin üçüncü fıkrası hükmü ile 6698 sayılı Kanunun 4 üncü, 7 nci ve 11 inci maddelerinde ve
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 8 inci
maddesinde yer verilen düzenlemelerle iç hukukumuz açısından karşılanabileceği ve ayrı bir hak olarak
tanımlanmasına gerek olmadığı; öte yandan unutulma hakkını sağlamaya yönelik olarak veri işleme
faaliyetinin durdurulması, silme, yok etme veya anonim hâle getirme ile indeksten çıkarma işleminden
somut olaya göre en uygun olan araca karar verilebileceği, zira unutulma hakkı içinde pek çok hakkı
barındıran bir üst kavramken, sayılanların bu hakkı tesis etmeye yönelik araçlar olarak ele alındığında
Kanunla hedeflenen gayenin gerçekleşmesine de katkı sunulabileceği değerlendirilmektedir.
Bu çerçevede, Kurumumuza intikal eden medya kuruluşlarına ait çeşitli internet sitelerinde yer alan
haberlerde yer verilmek suretiyle işlenen kişisel verilerinin kaynaktan silinmesine yönelik başvurular,
bu basın organlarının veri sorumlusu olduğu noktasından hareketle Kanunun ilgili hükümleri
çerçevesinde Kurulca değerlendirilerek karara bağlanmakla birlikte, kişilerin unutulma hakkı
kapsamında ad ve soyadları üzerinden arama motorlarından yapılan aramalarda çıkan sonuçların
indeksten çıkarılmasına yönelik talepleri kapsamında Kanunda ve ilgili alt düzenlemelerde herhangi bir
açık hükme yer verilmediğinden, bu nitelikteki başvuruların ne şekilde ele alınacağı hususunun
değerlendirilmesi gereği ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde;
•
•
•
•
•
•
•
•
Kurumumuza intikal eden başvurulara konu “Unutulma Hakkı”nın bir üst kavram olarak ele
alınmak suretiyle Anayasanın 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü ile 6698 sayılı Kanunun
4 üncü, 7 nci ve 11 inci maddelerinde ve Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim
Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesinde yer verilen düzenlemeler
çerçevesinde değerlendirildiği,
Yine Kurumumuza yapılan başvurularda yer verilen arama motorlarından ad ve soyadı ile
yapılan aramalarda kişinin kendisiyle bağlantılı sonuçlara ulaşılmamasını isteme hakkının
indeksten çıkarılma talebi olarak nitelendirildiği,
Bu kapsamda, arama motorlarının, üçüncü taraflara ait internette topladıkları verilerin
işlenmesinin amaç ve vasıtalarını belirledikleri göz önünde bulundurularak Kanunun 3 üncü
maddesinde yer verilen tanım çerçevesinde veri sorumlusu olarak kabul edildiği,
Arama motorunun işletmecisinin otomatik, düzenli ve sistematik olarak internette yayınlanan
bilgiyi bulduğu, daha sonra kendi indeksleme programları çerçevesinde alıp, kaydedip,
organize ettiği kişisel verileri arama sonuçlarının listesi formunda düzenlediği, sunucuları
üzerinde sakladığı, belirli durumlarda açıkladığı ve kullanıcılarına sunduğu dikkate alındığında
arama motorları tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerin Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında
‘kişisel veri işleme” faaliyeti olarak değerlendirildiği,
Bu kapsamda, Kanunun başvuru ve şikâyet hakkına ilişkin hükümlerinde belirtilen usul ve
süreler esas alınarak ilgili kişilerin, arama sonuçlarının indeksten çıkarılmasına yönelik talepleri
ile ilgili olarak öncelikle arama motorlarına başvuruda bulunmaları, veri sorumlusu arama
motorlarının söz konusu talepleri reddetmeleri veya başvuru sahibine cevap vermemeleri
halinde ilgili kişilerce Kurula şikâyette bulunabilecekleri,
İlgili kişilerce yapılacak başvurunun şekli ve istenilecek bilgi ve belgelerin arama motorları
tarafından belirleneceği,
İlgili kişinin arama motorları üzerinden kendi adı ve soyadı ile yapacağı bir arama sonucunda
gösterilen sonuçların indeksten çıkarılmasına yönelik taleplerin değerlendirilmesinde, ilgili
kişinin temel hak ve özgürlükleri ile kamunun söz konusu bilgiyi edinmesinden sağlayacağı
menfaatler arasında bir denge testi yapılması, yarışan menfaatlerden hangisinin ağır bastığının
gözetilmesi ve bu değerlendirme yapılırken öncelikli olarak aşağıda belirtilen linkte yer verilen
açıklamaların dikkate alınması ancak bu konudaki şikâyetlerin değerlendirme sürecinde
dikkate alınacak kriterlerin bunlarla sınırlı olmayacağı, her somut olay özelinde Kurulca ilave
ölçütlerin de gündeme gelebileceği,
İlgili kişilerin, arama motorları üzerinden kendi ad ve soyadları ile yapılacak aramalar
neticesinde gösterilen sonuçların indeksten çıkarılmasına yönelik taleplerinin veri sorumlusu
arama motorları tarafından reddedilmesi veya taleplerine cevap verilmemesi halinde Kurula
başvuruda bulunulurken aynı zamanda doğrudan yargı yoluna başvurmalarının da mümkün
bulunduğu
hususlarının kamuoyuna duyurulmasına,
Bu kararda yer alan usul ve esasların arama motoru işleticisi şirketlere bildirilmesi ve ilgili kişilerce
internet siteleri üzerinden unutulma hakkının uygulanabilmesini teminen iletişim kanallarının ülkemiz
vatandaşları tarafından da kullanılabilmesine yönelik gerekli aksiyonların alınmasının sağlanmasına
karar verilmiştir.
Kişilerin Ad ve Soyadı ile Arama Motorları Üzerinden Yapılan Aramalarda Çıkan Sonuçların İndeksten
Çıkarılmasına İlişkin Değerlendirmede Dikkate Alınacak Kriterler
Ekli belgeler
PDF Belge (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://isverenim.skyside.com.tr/mevzuat/efe5f632-ae15-08e2-454e-9c6fdde1f041