isverenim.com
TBMM
Duyuru TBMM

7524 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM’ de Kabul Edildi.

  • Tarih

16/07/2024 tarihinde TBMM’ye sunulan Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM’ de kabul edilmiştir.

İlgili kanun kapsamında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında yapılacak değişiklikler aşağıdaki gibidir. (Henüz Resmi Gazete’de yayınlanmamıştır.)

1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “%2’sidir.” ibaresi “%2,25’idir.” şeklinde değiştirilerek, “%2” olan kısa vadeli sigorta kolları prim oranı “%2,25” olarak değiştirilmiştir.

2. 5510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan“10.000” ibaresi “12.500” şeklinde değiştirilerek, en düşük emekli aylığı 12.500,00 TL olarak belirlenmiştir.

3. 5510 sayılı Kanunun geçici 95 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “15510” kanun numaralı teşvik yürürlükten kaldırılmıştır.

İlgili kanun henüz Resmi Gazete’de yayınlanmamış olup, yayınlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.

Ekli belgeler

PDF DokümanPDF · Arşiv belgesi Aç ↗
Ekli belgenin metni: Doküman

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

1/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

VERGİ KANUNLARI İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN

HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 7524

Kabul Tarihi: 28/7/2024

MADDE 1- 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanunun 22/A maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “her türlü

ödemelerde,” ibaresi “her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme

veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil),” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Muaflık ve

İstisnalar” başlıklı ikinci kısmının üçüncü bölümünün başlığı “Diğer Muaflık ve İstisnalar”

şeklinde değiştirilmiş ve mülga 17 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden

düzenlenmiştir.

“Hizmet erbabına pay senedi verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerde ücret istisnası:

MADDE 17- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim

şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve

ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir

yıllık brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır.

Şu kadar ki, hizmet erbabı tarafından bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin; iktisap

tarihinden itibaren üç tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin

tamamı, dört ila altı yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i,

yedi ila on iki yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i, vergi

ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Bu şekilde istisna nedeniyle zamanında alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi,

hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerinin hizmet erbabı

tarafından elden çıkarıldığı tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye

Bakanlığı yetkilidir.”

MADDE 3- 193 sayılı Kanunun mülga 69 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki

şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Ticari ve mesleki kazançlarda günlük hasılat tespiti ve gelir vergisi matrahının

belirlenmesi:

MADDE 69- Ticari veya mesleki faaliyetleri nedeniyle mükellef olanlara yönelik, Vergi

Usul Kanununun 127 nci maddesi kapsamında günlük hasılat tutarlarını tespit etmek

amacıyla bir ayda üçten, bir takvim yılında on ikiden az olmamak kaydıyla bu madde

hükümlerine göre işlem tesis edilmek üzere yoklama yapılabilir.

Birinci fıkra kapsamında İdarece yapılan yoklamalar sonucu tespit edilen günlük hasılat

tutarları ortalamasından hareketle aylık hasılat tutarı hesaplanır. Bu şekilde tespit edilen

aylık hasılat tutarlarının toplamı, tespit yapılan ay sayısına bölünmek suretiyle aylık

ortalama hasılat tutarı belirlenir. Aylık ortalama hasılat tutarı, faaliyette bulunulan ay sayısı

ile çarpılmak suretiyle mükelleflerin ilgili takvim yılı hasılatları tespit edilir.

İkinci fıkra kapsamında tespit edilen hasılat tutarları ile;

a) Bilanço esasına göre defter tutanlar için ilgili takvim yılına ait gelir tablosunda yer

alan brüt satış tutarı,

b) İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar için ilgili takvim yılına ait işletme hesap

özetinde yer alan dönem içinde elde edilen hasılat tutarı,

c) Serbest meslek kazanç defteri tutanlar için ilgili takvim yılına ait serbest meslek

kazanç bildiriminde yer alan gayrisafi hasılat tutarı,

arasındaki fark %20’den fazla olan mükellefler Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesi

kapsamında izaha davet edilir ve izahın değerlendirilmesi mezkûr madde hükmüne göre

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

2/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

yapılır.

Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye

yetkilidir.”

MADDE 4- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler

ve sekizinci fıkrasına “Farklı oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir.” ibaresinden

önce gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“19. 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında

Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet

sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla hizmet sağlayıcılarına

ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden,

20. Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin mal ve hizmet

alımlarına yönelik yapılan ödemelerden,”

“– (19) ve (20) numaralı bentler kapsamındaki vergi kesintisine tabi ödemeler için

faaliyet konuları, ödeme türleri, sektörler, iş grupları ve iş nevileri itibarıyla ayrı ayrı veya

birlikte,”

MADDE 5- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 153/A maddesinin

birinci fıkrasında yer alan “ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %

10’undan az olmamak üzere” ibaresi “az ve 10 milyon Türk lirasından fazla olmamak üzere

düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’u tutarında” şeklinde,

üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde, dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “girdiği

tarihten itibaren bir ay içinde” ibaresi “girmesini müteakiben yazıyla” şeklinde, “ve

düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere

yazıyla otuz” ibaresi “az ve 10 milyon Türk lirasından fazla olmamak üzere düzenlenmiş

olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’u tutarında, altmış” şeklinde, beşinci

fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan

toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere” ibaresi “az ve 10 milyon Türk lirasından

fazla olmamak üzere düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’u

tutarında” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkranın son cümlesi ve altıncı fıkrasının son cümlesi,

yedinci fıkrasının son cümlesi, dokuzuncu fıkrasının son cümlesi ile onbirinci fıkrası

yürürlükten kaldırılmıştır.

“Birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel

kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10

ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde,

keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girmesini müteakiben birinci fıkrada yer alan şartların

altmış gün içerisinde yerine getirilmesi veya aynı süre içerisinde sayılan kişilerin statülerinin

sonlandırılması koşullarından birinin sağlanması bu mükelleflerden yazılı olarak istenir.

Altmış günlük süre içinde, şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin

devam ettirilmesi halinde, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla

tahakkuk etmiş tüm vergi borçları, mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu

kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edilir. Ancak, altmış günlük süre

içerisinde mezkûr kişilerin statülerinin sona erdirilmesine yönelik yasal girişimleri başlatmış

olan ve bu durumu muteber vesikalar ile ispat ve tevsik eden mükellefler, bu yasal girişimler

sonucunda birinci fıkra kapsamındaki kişilerin statülerinin sona erdirilmesi şartıyla, söz

konusu borçların takip ve tahsilinde müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmaz. Mezkûr

kişilerin statülerinin altmış günlük süreden sonra sona erdirilmesi durumunda, alınmış

teminat mükellefin talebi üzerine, maddenin yedinci fıkrasındaki süre ve şartlar

aranmaksızın, başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla mükellefe iade olunur.”

MADDE 6- 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2)

numaralı bendinde yer alan “Mükelleflere” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve mükellef

olmayanlara,” ibaresi ve (7) numaralı bendinde yer alan “Elektronik ticarette” ibaresinden

sonra gelmek üzere “ve internet dâhil olmak üzere her türlü dijital ortamın alım, satım,

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

3/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

kiralama, ilan ve reklam gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanıldığı hallerde” ibaresi,

“amacıyla elektronik ortamda” ibaresinden sonra gelmek üzere “iktisadi ve” ibaresi, “ticari

faaliyetlerine ilişkin” ibaresinden önce gelmek üzere “, elektronik ticaret aracı hizmet

sağlayıcılara, erişim sağlayıcılara, içerik sağlayıcılara, yer sağlayıcılara ve sosyal ağ

sağlayıcılara iktisadi ve” ibaresi eklenmiş, “ve/veya” ibaresi “, elektronik ticaret hizmet

sağlayıcılara,” şeklinde, “elektronik ticaret ortamını” ibaresi “ortam” şeklinde, “alım satıma”

ibaresi “, alım, satım, kiralama, ilan ve reklama” şeklinde, “bilgilerin aracı hizmet

sağlayıcıları” ibaresi “bilgiler ile içerik sağlayıcılar tarafından üretilen ya da sağlanan

bilgilerin aracı hizmet sağlayıcıları, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları, erişim

sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve/veya sosyal ağ sağlayıcılar” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 7- 213 sayılı Kanunun 263 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan

“ticaret” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve kıymetli madenler” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 8- 213 sayılı Kanunun 274 üncü maddesinden sonra gelmek üzere 274/A

maddesi eklenmiştir.

“Kıymetli madenler:

MADDE 274/A- Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli madenler borsa rayici

ile değerlenir. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu

anlaşılırsa değerlemeye esas bedel olarak, bu rayiç yerine maliyet bedeli esas alınır.

Bu madde hükmü kıymetli maden ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar

hakkında da caridir. Kıymetli maden ile olan mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit

alacaklar ve borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır.

Alacak ve borçların değerleme günü kıymetine ircasına ilişkin olarak 280 inci, 281 inci ve

285 inci maddelerde yer alan hükümler bu fıkra kapsamındaki alacak ve borçlar bakımından

da geçerlidir.”

MADDE 9- 213 sayılı Kanunun 344 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Vergi kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa

uyulmaksızın vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak

suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara

göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır. Aynı vergi türü ve dönemine

ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı

artırım hükmü tatbik edilir.”

MADDE 10- 213 sayılı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci

cümlesinde yer alan “bağlı cetvele” ibaresi “bağlı 1 sayılı cetvele” şeklinde, ikinci

cümlesinde yer alan “bağlı cetvelde” ibaresi “bağlı 1 sayılı cetvelde” şeklinde ve Kanuna

bağlı “Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel” başlığı “1 Sayılı Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel”

şeklinde, mevcut Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetveldeki miktarlar aşağıdaki şekilde

değiştirilmiştir.

Birinci derece

İkinci derece

“Mükellef Grupları

usulsüzlükler

usulsüzlükler

için (TL)

için (TL)

1.

Sermaye şirketleri

20.000

10.000

Sermaye şirketleri dışında kalan birinci sınıf

2.

10.000

5.000

tüccar ve serbest meslek erbabı

3.

İkinci sınıf tüccarlar

5.000

3.500

Yukarıdakiler dışında kalıp beyanname

4.

3.500

2.250

usulüyle gelir vergisine tabi olanlar

5.

Kazancı basit usulde tespit edilenler

2.250

1.500

6.

Gelir Vergisinden muaf esnaf

1.500

1.000”

MADDE 11- 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı

bendinde yer alan “1.000 Türk lirasından aşağı olmamak üzere” ibaresi “bir takvim yılı

içinde ilk tespitte 10.000 Türk lirasından, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde

yer alan tutarlardan aşağı olmamak üzere” şeklinde, “500.000” ibaresi “10 milyon” şeklinde

değiştirilmiş, aynı bendin birinci paragrafına aşağıdaki cümleler eklenmiş, (2) numaralı

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

4/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

bendinde yer alan “1.000 Türk lirası” ibaresi “bir takvim yılında ilk tespitte 10.000 Türk

lirası, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlarda” şeklinde,

“50.000” ibaresi “1 milyon” şeklinde, “500.000” ibaresi “10 milyon” şeklinde değiştirilmiş,

aynı bendin birinci paragrafına aşağıdaki cümleler eklenmiş, (3) numaralı bendi aşağıdaki

şekilde, (6) numaralı bendinde yer alan “250.000.000 lira” ibaresi “65.000 Türk lirası”

şeklinde, (10) numaralı bendinde yer alan “75.000.000 lira” ibaresi “15.000 Türk lirası”

şeklinde değiştirilmiş ve Kanuna aşağıdaki 2 sayılı cetvel eklenmiştir.

“Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi

durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir ancak bu tespit, bu bent uyarınca

kesilecek ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının

belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilir. Şu kadar ki, bu bentte yer alan özel

usulsüzlük cezasına tabi fiillerin, belgeleri almak zorunda olanlar tarafından, idarenin

bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü

içerisinde idareye bildirilmesi durumunda, alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmez. Bu

bent kapsamındaki belgelerin düzenlenmediğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından,

idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş

günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına

bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki

belgeler yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri

düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki kat olarak

uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun kapsamında olmayan

belgelerin düzenlendiğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından beş iş günü içerisinde

idareye bildirildiği durumlarda, söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu bentte yer alan

cezalar altı kat olarak uygulanır.”

“Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi

durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir ancak bu tespit, bu bent uyarınca

kesilecek ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının

belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilir. Bu bent kapsamındaki belgelerin

düzenlenmediğinin belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından, idarenin bilgisine

girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde

idareye bildirilmesi durumunda, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer

alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgeler yerine bu

Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri düzenlemek zorunda

olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki kat olarak uygulanır. Bu bent

kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlendiğinin

belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından beş iş günü içerisinde idareye bildirildiği

durumlarda, söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu bentte yer alan cezalar altı kat

olarak uygulanır.”

“3. 232 nci maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılanlar dışında

kalan kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu,

perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerini

almadıklarının tespit edilmesi halinde bunlara her bir belge için 5.000 Türk lirası özel

usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının

toplamı bir takvim yılı için 50.000 Türk lirasını geçemez. Şu kadar ki, bu bent kapsamındaki

kişiler tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken tarihi

takip eden beş iş günü içerisinde belgenin düzenlenmediğinin idareye bildirilmesi

durumunda, bunlar adına özel usulsüzlük cezası kesilmez.”

“2 Sayılı Cetvel

353 üncü Maddenin Birinci 353 üncü Maddenin Birinci

Fıkrasının (1) Numaralı Bendi Fıkrasının (2) Numaralı Bendi

Ceza Miktarı (Asgari-TL)

Ceza Miktarı (TL)

2. Tespit

20.000

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

20.000

5/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

3. Tespit

30.000

30.000

4. Tespit

40.000

40.000

5. Tespit

50.000

50.000

6. ve Sonraki

100.000

100.000”

Tespitler

MADDE 12- 213 sayılı Kanunun 355 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “1 Yeni

Türk Lirasından” ibaresi “40 Türk lirasından” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 13- 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin başlığına “107/A,”

ibaresinden sonra gelmek üzere “152/A, 153/A,” ibaresi eklenmiş, aynı maddenin;

a) Birinci fıkrasının; (1) numaralı bendinde yer alan “1.000” ibaresi “20.000” şeklinde,

(2) numaralı bendinde yer alan “500” ibaresi “10.000” şeklinde, (3) numaralı bendinde yer

alan “250” ibaresi “5.000” şeklinde, üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde, dördüncü cümlesinde

yer alan “1 milyon” ibaresi “10 milyon” şeklinde, son cümlesinde yer alan “Mükerrer”

ibaresi “152/A maddesi veya mükerrer” şeklinde değiştirilmiştir.

“Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara

uymayanlar ile aynı bent kapsamında bildirilmesi gereken alım, satım, kiralama, ilan ve

reklama ilişkin bilgileri bildirmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunanlara,

bildirilmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirilen her bir alım, satım, kiralama, ilan ve reklama

konu mal ve hizmete ilişkin bilgi ve diğer yükümlülükler için (1), (2) ve (3) numaralı bentler

uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilir, bu şekilde kesilen özel usulsüzlük cezası her bir

bildirim için 10 milyon Türk lirasından fazla olamaz.”

b) Dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “uymayan mükelleflerden” ibaresi

“uymayanların” şeklinde, “% 5’i” ibaresi “% 10’u” şeklinde, ikinci cümlesinde yer alan

“kesilen mükellefler” ibaresi “kesilenler” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “770.000

TL’yi” ibaresi “20 milyon Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle

eklenmiştir.

“Tevsik zorunluluğuna aykırı bir şekilde ödeme yapanların, durumu ödemeyi takip eden beş

iş günü içerisinde kendiliğinden idareye bildirmesi halinde, ödemede bulunan adına bu fıkra

uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmez.”

c) Dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve benzeri finans

kurumları, ödeme kuruluşları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla

başkalarının adı ve/veya hesabı kullanılarak yapılması durumunda, her bir işlem için bu

maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 10’u

nispetinde, mal teslimi veya hizmet ifasını yapanlar ile adına ve/veya hesabına ödeme

yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler

hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde

kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez.

23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin

verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod,

elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen

tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları

aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu

sistemleri veya cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her bir işlem için bu maddeye göre tatbik

olunan özel usulsüzlük cezasının üç katı uygulanır. Şu kadar ki, bu fıkra uyarınca bir takvim

yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez.

153/A maddesinin üçüncü ve müteakip fıkraları uyarınca istenilen teminatın süresinde

verilmemesi veya tamamlanmaması halinde mezkûr fıkralar kapsamında verilmesi veya

tamamlanması gereken teminat tutarı kadar, teminatı vermeyenler veya tamamlamayanlar

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

6/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

adına özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu ceza hakkında, Kanunun 376 ncı maddesi ile

uzlaşma hükümleri uygulanmaz.”

ç) Maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Ödeme kaydedici cihaz üreticisi veya ithalatçıları ile bu cihazlara ilişkin hizmet veren

güvenli servis sağlayıcıları, bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları, şarj ağı

işletme lisansı sahipleri ve elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması,

iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda

yetkilendirilenler ile sipariş, satış, muhasebe, stok takip ve benzeri programları kullandıran,

teslim eden veya satan mükelleflerden; bu Kanunun 149 uncu, mükerrer 242 nci ve mükerrer

257 nci maddeleri uyarınca vergi güvenliğini sağlamak amacıyla, Hazine ve Maliye

Bakanlığınca nitelikleri belirlenip onaylanan ve kullanma yükümlülüğü getirilen elektrikli,

elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemler haricindeki cihaz ve sistemleri veya

kullanmaması gereken elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri

mükelleflere kullandıran, teslim eden veya satanlara, Hazine ve Maliye Bakanlığınca

belirlenen usul ve esaslara göre bu cihaz ve sistemlerle entegre veya bağlantılı olarak

çalışması gereken program, cihaz veya sistemleri gerekli entegrasyonu veya bağlantıyı

yapmadan kullandıran, teslim eden veya satanlara, Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer

kamu kurum ve kuruluşlarına bu cihaz ve sistemler tarafından aktarılması gereken belge,

bilgi ve verilerin aktarılmasını sağlayacak sistemleri kurmayan veya 359 uncu maddenin (ç)

ve (d) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere bu sistemlerin gerçeğe uygun olmayan

şekilde belge, bilgi ve veri aktarmasına sebebiyet verenler ile elektronik defter, belge ve

kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması ile bunlara ilişkin sistem ve

yazılım gereksinimleri hususlarında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul

ve esaslara aykırı davrananlara her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere birinci fıkranın (1)

numaralı bendinde yer alan özel usulsüzlük cezasının on katı tutarında özel usulsüzlük

cezası kesilir. Ancak bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük

cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez. Bu fıkraya göre ceza kesilmesini

gerektiren fiillerin, aynı zamanda 6/12/1984 tarihli ve 3100 sayılı Katma Değer Vergisi

Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun

uyarınca usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmesi durumunda aynı

fiillerden dolayı 3100 sayılı Kanun uyarınca ayrıca ceza kesilmez.

Tek bir fiilin bu maddede yer alan birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesini

gerektirmesi halinde bu cezalardan en ağırı kesilir.”

MADDE 14- 213 sayılı Kanunun;

a) 112 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi;

uzlaşılan vergi miktarına, (a) fıkrasında belirtilen tarihten itibaren uzlaşma tutanağının

imzalandığı tarihe kadar geçen süre için uygulanır.” cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

b) 376 ncı maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

c) Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “vergilerle bunlara”

ibaresi “vergilere” şeklinde değiştirilmiş, “tarh edilen vergi ve” ibaresi madde metninden

çıkarılmış, ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve yedinci cümlesinde yer alan “vergi ve”

ibaresi madde metninden çıkarılmış, ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “harçların”

ibaresi “harçlara ilişkin cezaların” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “tarh edilecek

vergilerde” ibaresi “kesilecek cezalarda” şeklinde değiştirilmiştir.

ç) Ek 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “vergi veya” ibareleri

madde metninden çıkarılmış, üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve dördüncü fıkrasında

yer alan “tarhedilen vergiye veya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

d) Ek 8 inci maddesinde yer alan “vergi ve” ibareleri madde metninden çıkarılmış, “112

ve 368 inci maddeleri hükümleri” ibaresi “368 inci madde hükmü” şeklinde, “8 numaralı

bendi” ibaresi “dördüncü fıkrası” şeklinde değiştirilmiştir.

e) Ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında

376 ncı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi hükmü dışında indirim uygulanmaz.”

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

7/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

ibaresi “uzlaşılan cezalar hakkında başkaca bir indirim uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiş

ve ikinci fıkrasında yer alan “vergi ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

f) Ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “vergiler ve

bunlara” ibaresi “vergilere” şeklinde değiştirilmiş, “tarh edilecek vergi ve” ibaresi madde

metninden çıkarılmış, ikinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve üçüncü

fıkrasında yer alan “verginin tarhından ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 15- 213 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki

şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Fazla çalışma ücreti:

EK MADDE 13- Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı kadro veya pozisyonlarında

bulunan memur ve sözleşmeli personelden icra, tahsilat, yoklama ile yaygın ve yoğun vergi

denetimi işlemlerini fiilen daire dışında yapmakla görevlendirilen ve bu görevleri nedeniyle

normal mesai saatleri dışında fiilen çalışanlara, bu şekilde çalıştıkları her bir saat için 160

gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda fazla

çalışma ücreti ödenir. Bu ödemeden Hazine ve Maliye Bakanlığı kadrolarında olup aynı

işlemler için görevlendirilenlerden; Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatında geçici görevli

bulunan memurlar ile gelir servisi bulunan malmüdürlüklerinde görevli memur ve

sözleşmeli personel de aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanır. Bu ödeme damga vergisi

hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. Bu madde kapsamında ödeme

yapılanlara, ödemenin yapıldığı günler için diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde ayrıca

fazla çalışma ücreti ödenmez. Bu fıkraya göre her bir personel için ödenebilecek fazla

çalışma ücreti ayda 50 saati ve fazla çalışma ücreti ödenebilecek personel sayısı ise Gelir

İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı kadro ve pozisyonlarında bulunan toplam memur ve

sözleşmeli personel sayısının %20’sini geçemez. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve

esasları belirlemeye Gelir İdaresi Başkanlığı yetkilidir.”

MADDE 16- 213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 35- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce uzlaşma talep

edildiği halde henüz uzlaşma günü verilmemiş, uzlaşma günü verilmiş ancak uzlaşma

görüşmesi yapılmamış ya da çeşitli nedenlerle uzlaşma günü ertelenmiş veya uzlaşma talep

süresi geçmemiş olan vergi ve cezalara ilişkin bu Kanunun 112 nci, 376 ncı, ek 1 inci, ek 7

nci, ek 8 inci, ek 9 uncu ve ek 11 inci maddelerinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla

değiştirilmeden önceki hükümleri uygulanır.”

MADDE 17- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü

maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aşağıdaki parantez içi hüküm eklenmiştir.

“(Bu bendin uygulanmasında gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi faaliyetlerde

kullanılan araçlar, özel tekne ve yatlar, deniz taşıma aracı olarak kabul edilmez.)”

MADDE 18- 3065 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)

bendinde yer alan “167 nci maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7) numaralı fıkrası

hariç]” ibaresi “167 nci maddesinin birinci fıkrası [(3) numaralı bendi, (5) numaralı bendinin

(a) alt bendi, (7) numaralı bendi ile (12) numaralı bendinin (a) alt bendi hariç]” şeklinde

değiştirilmiştir.

MADDE 19- 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c)

bendinin parantez içi hükmünde yer alan “mükerrer indirime yol açmayacak şekilde”

ibaresinden sonra gelmek üzere “, Vergi Usul Kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri

ile bağlı olmaksızın yapılacak vergi incelemesi sonucuna göre” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 20- 3065 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent

eklenmiştir.

“f) Beş takvim yılı süresince indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi.”

MADDE 21- 3065 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına birinci

cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş ve mevcut birinci cümlesinde yer

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

8/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

alan “Maliye Bakanlığı” ibaresi “Şu kadar ki, Hazine ve Maliye Bakanlığı” şeklinde

değiştirilmiştir.

“Bu Kanun hükümleri uyarınca iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan iade

taleplerinin vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesi esastır.”

MADDE 22- 3065 sayılı Kanunun 58 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Şu kadar ki, bu Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca

indirilemeyecek katma değer vergisi, sonraki döneme devreden katma değer vergisi

hesabından çıkarılarak özel bir hesaba alınır. Özel hesaba alınan sonraki döneme devreden

katma değer vergisi, üç yıl içinde mükellefler tarafından yapılacak talep üzerine, Vergi Usul

Kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile bağlı olmaksızın talep tarihinden itibaren bir

yıl içerisinde yapılacak vergi incelemesi sonucunda incelemenin tamamlandığı yıla ilişkin

gelir veya kurumlar vergisinin tespitinde gider olarak dikkate alınabilir. Bu suretle talepte

bulunulmayan katma değer vergisi gider yazılamaz.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasında vergi incelemesi dışında

farklı usuller tespit etmeye, maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye

yetkilidir.”

MADDE 23- 3065 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 45- 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel

hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, genel bütçeli kamu idareleri ile

yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli

kamu idarelerine bağışlanmak üzere, konut, iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane, ibadethane,

kültür ve sanat merkezi, kütüphane gibi taşınmazların inşasına ilişkin yabancı devlet kurum

ve kuruluşlarına 1/1/2024 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler ile bu yerlerde

genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan

protokol kapsamında genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanacak konutların yabancı devlet

kurum ve kuruluşlarına teslimi 31/12/2025 tarihine kadar katma değer vergisinden

müstesnadır.

Bu kapsamda yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi

işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler

bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin

talebi üzerine iade edilir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları

belirlemeye yetkilidir.”

MADDE 24- 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü

maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan “imal ettikleri ürünlerin”

ibaresi “imal ettikleri ürünlerin yurt dışına” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 25- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci

maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “167 nci Maddesi [(5) numaralı

fıkrasının (a) bendi ve (7) numaralı fıkrası kapsamında ithal edilen eşya ile (12) numaralı

fıkrasının (a) bendi” ibaresi “167 nci maddesinin birinci fıkrası [(3) numaralı bendi, (5)

numaralı bendinin (a) alt bendi ve (7) numaralı bendi kapsamında ithal edilen eşya ile (12)

numaralı bendinin (a) alt bendi” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 26- 4760 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b)

bendinde yer alan “tutarın %20’sine tekabül eden” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 27- 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesinin dördüncü

fıkrasına (k) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.

“l) Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve bu

sözleşmelerin 1977 tarihli ek protokolleri gereği, savaşta ve barışta uluslararası yardımları

yürütmekle mükellef özel hukuk tüzel kişiliğini haiz kamuya yararlı dernek olan Türkiye

Kızılay Derneği ile bu derneğe ait veya bağlı işletmelerde çalışanlar,”

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

9/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

MADDE 28- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “%2’sidir.” ibaresi

“%2,25’idir.” şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü cümlesinde yer alan “oranına” ibarelerinden

sonra gelmek üzere “kadar” ibareleri eklenmiştir.

MADDE 29- 5510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan

“10.000” ibaresi “12.500” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 30- 5510 sayılı Kanunun geçici 95 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten

kaldırılmıştır.

MADDE 31- 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 104- Ek 19 uncu madde uyarınca yapılacak ödemeler kapsamında

ortaya çıkan ödenek ihtiyacını karşılamak amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin

ilgili tertibine 2024 yılında ödenek eklemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

MADDE 32- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesinde yer alan “elde edilen” ibaresi,

“elde edilen, (d) bendindeki istisnadan yararlanamayan fon ve ortaklıklardan elde edilenler

hariç,” şeklinde değiştirilmiş ve (d) bendine aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Bu istisnadan faydalanılabilmesi için fon ve ortaklıkların (emeklilik yatırım fonları

hariç) sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50’sinin, elde edildiği

hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen

ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması şarttır. Bu süre içerisinde belirtilen

orana kadar kârın ortaklara dağıtılmaması durumunda, istisnadan faydalanılması nedeniyle

zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.”

MADDE 33- 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler

ve dördüncü fıkrasında yer alan “dar mükellef olmasına göre” ibaresinden sonra gelmek

üzere “, birinci fıkranın; (h) bendi kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet

konuları ve ödeme türleri itibarıyla, (ı) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve

hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri itibarıyla” ibaresi

eklenmiştir.

“h) 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında

Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet

sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla hizmet sağlayıcılarına

ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden.

ı) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin mal ve hizmet

alımlarına yönelik yapılan ödemelerden.”

MADDE 34- 5520 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki

bentler ve sekizinci fıkrasında yer alan “dar mükellef olmasına göre” ibaresinden sonra

gelmek üzere “, birinci fıkranın; (e) bendi kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri

faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla, (f) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal

ve hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri itibarıyla” ibaresi

eklenmiştir.

“e) 6563 sayılı Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik

ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla

Türkiye’de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunan hizmet sağlayıcılarına ve elektronik ticaret

hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden.

f) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin Türkiye’de iş

yeri veya daimi temsilcisi bulunanlardan mal ve hizmet alımlarına yönelik yapılan

ödemelerden.”

MADDE 35- 5520 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve

emeklilik şirketlerinin” ibaresi “, emeklilik şirketleri ve 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı

Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında

Kanuna göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilen projeler ile 21/2/2013

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

10/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis

Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre kamu özel iş

birliği modeli çerçevesinde yürütülen projelerde sözleşmenin tarafı olarak faaliyette bulunan

şirketlerin” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 36- 5520 sayılı Kanuna 32/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki

madde eklenmiştir.

“Yurt içi asgari kurumlar vergisi

MADDE 32/C- (1) 32 nci ve 32/A maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanan

kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az

olamaz.

(2) Yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplanırken birinci fıkrada belirtilen kurum

kazancından aşağıdaki istisna ve indirimler düşülür:

a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (ç), (i), (j) ve (k) bentleri ile sahip oldukları

taşınmazlardan elde edilen kazançlar dışında (d) bendinde sayılan istisna kazançlar,

b) 10 uncu maddenin birinci fıkrasının; (g) ve (h) bentleri kapsamındaki indirimler,

c) 16/12/1999 tarihli ve 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı

Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 6/6/1985 tarihli ve

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında vergiden istisna edilen kazançlar,

ç) 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kazanç istisnası ile kurumlar vergisi matrahından

indirim konusu yapılabilen Ar-Ge ve tasarım indirimleri.

(3) Birinci fıkra kapsamında hesaplanan yurt içi asgari kurumlar vergisinden, 32 nci

maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca indirimli oran uygulaması nedeniyle

alınmayan vergi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Sanayi ve Teknoloji

Bakanlığından alınmış olan teşvik belgelerindeki yatırıma katkı tutarlarının kullanılması

nedeniyle 32/A maddesi hükmüne istinaden ilgili hesap döneminde alınmayan vergi indirilir

ve ödenmesi gereken yurt içi asgari kurumlar vergisi belirlenir.

(4) Bu madde hükmü geçici vergi dönemleri için de uygulanır.

(5) İlk defa faaliyete başlayan kurumlar hakkında faaliyete başlanılan hesap döneminden

itibaren üç hesap dönemi boyunca bu madde hükümleri uygulanmaz.

(6) Bu maddede yer alan indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı ibaresi,

hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderlerin

eklenmesiyle bulunan tutarı ifade eder.

(7) Birinci fıkrada yer alan oranı; sektörler, faaliyet konusu, iş kolları ya da üretim

alanları itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar

artırmaya Cumhurbaşkanı, maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye

Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

MADDE 37- 5520 sayılı Kanunun dördüncü kısım başlığı “Ortak Hükümler” şeklinde

değiştirilmiş, Kanuna 36 ncı maddesinden sonra gelmek üzere kısım ve bölüm başlığı ile

birlikte aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“BEŞİNCİ KISIM

Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi ve Geçici Maddeler

BİRİNCİ BÖLÜM

Verginin Konusu, Tanımlar, Muafiyet ve İstisnalar

Verginin konusu

EK MADDE 1- (1) Nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablosundaki yıllık

konsolide hasılatı, gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az

ikisinde 750 milyon avro karşılığı Türk lirası sınırını geçen çok uluslu işletme gruplarının

bağlı işletmelerinin ilgili hesap dönemindeki kazançları, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı

kurumlar vergisine tabidir.

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

11/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

(2) Hesap döneminin on iki aydan farklı olması durumunda, hesaplanan konsolide

hasılatın bir yıla iblağ edilmesi ile tespit olunan tutar, birinci fıkra kapsamındaki hasılat

sınırının tespitinde dikkate alınır.”

MADDE 38- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Tanımlar

EK MADDE 2- (1) Bu Kısmın uygulamasında;

a) Ana işletme: Bir nihai ana işletmeyi, bir ara ana işletmeyi ya da kısmen sahip olunan

ana işletmeyi,

b) Ana merkez: Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazanç veya zararını finansal

tablolarına dahil eden işletmeyi,

c) Ara ana işletme: Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı başka bir bağlı işletmede

doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan bir bağlı işletmeyi (nihai ana

işletme, kısmen sahip olunan ana işletme, iş yeri veya yatırım işletmesi hariç),

ç) Bağlı işletme: Bir gruba dahil olan herhangi bir işletmeyi veya bir ana merkeze bağlı

iş yerini,

d) Çok uluslu işletme grubu: Nihai ana işletmenin bulunduğu ülke dışında en az bir

ülkede bir veya daha fazla işletmeye veya iş yerine sahip olan bir işletme grubunu,

e) Gayrimenkul yatırım aracı: Ağırlıklı olarak taşınmazlara yatırım yapmak suretiyle hak

sahiplerine gelir sağlamayı amaçlayan ve işletme veya hak sahibi bazında tek aşamalı

vergilemenin yapıldığı işletmeleri,

f) Grup: Ortaklık ilişkisi ya da kontrol gücüyle birbirine bağlı olan ve varlıkları,

yükümlülükleri, gelir ve giderleri ve nakit akışlarına nihai ana işletmenin konsolide finansal

tablolarında yer verilen işletmeler topluluğu (büyüklük veya önem derecesi kriterleri

açısından nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında yer almayan ya da bu tablolara

birebir aktarılmayan veya satılmak için iktisap olunan ve bu yüzden nihai ana işletmenin

konsolide finansal tabloları dışında tutulan işletmeler dahil) ile başka bir grubun parçası

olmaması koşuluyla, bulunduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine

sahip olan ana merkezleri,

g) Güvenli liman: Ek 6 ncı madde kapsamında hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı

kurumlar vergisinin sıfır olarak kabul edildiği ve ek 6 ncı maddenin dokuzuncu fıkrasındaki

yetki kapsamında belirlenen yerleri,

ğ) İşletme bazlı kazanç veya zarar: Çok uluslu işletme grubu içerisindeki her bir bağlı

işletme tarafından uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak

hazırlanan ve nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında da yer verilen finansal

muhasebe net kazanç veya zararının (grup içi işlemlere ilişkin konsolidasyon düzeltmeleri

dikkate alınmadan önceki tutar) ek 5 inci madde kapsamındaki düzeltilmiş tutarlarını,

h) İş ortaklığı: Nihai ana işletmenin doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payının en az

%50’sine sahip olduğu ve faaliyet sonuçlarının uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe

standartlarındaki öz kaynak yöntemine göre nihai ana işletmenin finansal tablolarında

raporlandığı işletmeyi,

ı) İş yeri: Bir ülkede bulunan ve ticari faaliyetlerin yürütülmesine tahsis edilen ve

yürürlükteki uluslararası vergi anlaşmaları uyarınca iş yeri olarak kabul edilen işe ilişkin

yerleri, yürürlükte uluslararası bir vergi anlaşması bulunmaması durumunda iç mevzuatta

yer alan düzenlemeler kapsamında iş yeri olarak kabul edilen yerleri, kazancın elde edildiği

ülkede kurumlar vergisi benzeri vergilerin bulunmadığı durumlarda ise Ekonomik İşbirliği

ve Kalkınma Örgütü Model Vergi Anlaşmasının 7 nci maddesinde iş yeri olarak kabul edilen

yerleri ve bunların dışında kalmakla birlikte işletmenin bulunduğu ülke dışında icra edilen

faaliyetlere atfedilen kazançların işletmenin bulunduğu ülkede istisna tutulması şartıyla,

işletme faaliyetlerinin icrasına tahsis edilen yerleri,

i) Kapsanan vergi: Bir bağlı işletmenin faaliyette bulunduğu ülkede tahakkuk eden gelir

ve kurumlar vergisi ile benzeri nitelikteki vergileri, kâr dağıtımına dayalı vergileme sistemi

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

12/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

kapsamında dağıtılan veya dağıtılmış sayılan kârlar üzerinden hesaplanan vergileri,

dağıtılsın veya dağıtılmasın kurum kazancı üzerinden kâr dağıtımına bağlı olarak hesaplanan

vergileri, dağıtılmamış kazançlar ve öz sermaye üzerinden hesaplanan benzer nitelikteki

diğer vergileri (nitelikli küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, nitelikli yerel asgari

tamamlayıcı kurumlar vergisi, sigorta şirketi tarafından poliçe sahiplerine yapılan prim

iadeleri dolayısıyla ödenen vergiler ile nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi hariç),

j) Kısmen sahip olunan ana işletme: Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı başka bir

bağlı işletmede doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan ve doğrudan veya

dolaylı olarak mülkiyet payının %20’den fazlası çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi

olmayan kişiler tarafından elde tutulan bağlı işletmeyi (nihai ana işletme, iş yeri veya yatırım

işletmesi hariç),

k) Konsolide hasılat: Nihai ana işletmenin ve o işletmeye bağlı işletmelerin bir hesap

dönemindeki gelirlerinin ve nakit akışlarının nihai ana işletme bünyesinde tek bir birimmiş

gibi sunulduğu, uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak

hazırlanan finansal tablolardaki hasılatı,

l) Kontrol gücü: Pay sahibinin işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelirlerini,

giderlerini ve nakit akışlarını kabul edilebilir finansal muhasebe standardına uygun olarak

birebir konsolide etmek zorunda olduğu bir işletmedeki mülkiyet payını veya konsolide

finansal tabloları hazırlamayan pay sahibinin söz konusu tabloları hazırlaması durumunda;

işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelir ve giderlerini ve nakit akışlarını birebir

konsolide etmesinin gerekli olduğu bir işletmedeki mülkiyet payını,

m) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi: Ek 6 ncı madde kapsamında hesaplanan

vergiyi,

n) Net ülkesel bazlı kazanç: Bir ülkedeki bağlı işletmelerin ülkesel bazlı kazancının

sıfırdan büyük olmasını,

o) Net vergi gideri: Uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre

gider olarak dikkate alınan kapsanan vergiler, vergi giderine dahil edilen cari dönem ve

ertelenmiş kapsanan vergiler (işletme bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dahil

edilmeyen gelir üzerinden hesaplanan kapsanan vergiler dahil), zararla sonuçlanan hesap

dönemine ilişkin hesaplanan ertelenmiş vergi varlığı, gider olarak dikkate alınan nitelikli

yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergileri (mahiyeti itibarıyla benzer nitelikte

olan vergiler dahil) ve nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi toplamını,

ö) Nihai ana işletme: Başka bir işletme üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak kontrol

gücüne sahip olan ve başka bir işletme tarafından doğrudan veya dolaylı olarak kontrol

gücüne sahip olunmayan bir işletmeyi ya da başka bir grubun parçası olmaması koşuluyla

bulunduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine sahip olan ana

merkezi (Şu kadar ki kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olan varlık fonları bu bent

kapsamında nihai ana işletme sayılmaz.),

p) Nitelikli iade edilebilir vergi kredisi: Vergi kanunları uyarınca ödenmesi gereken vergi

üzerinden indirim olarak dikkate alınan ve dördüncü hesap dönemi sonuna kadar mahsup

suretiyle indirilemeyen bakiye tutarın nakit veya nakit benzeri varlıklar yoluyla iadesini

öngören vergi teşvikini,

r) Pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi: Vergi kanunları uyarınca ödenmesi

gereken vergi üzerinden indirim olarak dikkate alınmakla birlikte, söz konusu vergi

kredilerinin üçüncü kişilere devrine imkân veren vergi teşvikini,

s) Sigorta yatırım işletmesi: Sigorta sözleşmeleri yükümlülüklerine dayanılarak kurulan

ve ilgili ülke mevzuatı uyarınca tamamına sigorta şirketleri tarafından sahip olunan sigorta

yatırım işletmelerini,

ş) Ülkesel bazlı kazanç veya zarar: Bir ülkede faaliyette bulunan çok uluslu işletme

grubuna bağlı işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamını,

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

13/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

t) Ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı: Ek 4 üncü maddenin altıncı fıkrası

kapsamında ülkesel bazlı zararın oluştuğu hesap dönemlerinde, net ülkesel bazlı zararın

asgari kurumlar vergisi oranıyla çarpılması suretiyle bulunan ve finansal hesaplarda ülkesel

bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı hesaplarında izlenen tutarı,

u) Yatırım fonu: Yatırım maliyetlerinin azaltılması ve riskin dağıtılması amacıyla inançlı

mülkiyet esasına göre kurulan ve tasarruf sahiplerinden toplanan para veya diğer

varlıklardan oluşan portföyleri tasarruf sahipleri namına değerlendiren, ilgili ülke

mevzuatına göre yetkilendirilmiş kişi ya da kurumlar tarafından yönetilen işletmeleri,

ü) Yatırım işletmesi: Yatırım fonları ile gayrimenkul yatırım araçlarını, münhasıran

yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım araçları yararına varlık bulundurmak veya bunların

yararına yatırım yapmak için faaliyet gösteren ve en az %95’ine bu fon veya yatırım

araçlarının sahip olduğu işletmeleri veya işletme değerinin en az %85’i bu fon veya yatırım

araçlarınca sahip olunmakla beraber gelirlerinin en az %51’i ek 5 inci maddenin birinci

fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b) bendinin (2) ve (3) numaralı alt

bentleri kapsamındaki kazançlardan oluşan işletmeleri,

v) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi: Ek 10 uncu madde kapsamında hesaplanan

vergiyi,

ifade eder.”

MADDE 39- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Muafiyet ve istisnalar

EK MADDE 3- (1) Aşağıda sayılan işletmeler ile bunların iş yerleri yerel ve küresel

asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden muaftır:

a) Kamu kurum ve kuruluşları ile uluslararası kuruluşlar,

b) Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar,

c) Emeklilik yatırım fonları,

ç) Nihai ana işletme niteliğinde olup yatırım fonu kapsamında değerlendirilen fonlar,

d) Nihai ana işletme niteliğinde olup gayrimenkul yatırım fonları başta olmak üzere

gayrimenkul yatırım araçları kapsamında değerlendirilenler.

(2) Birinci fıkra kapsamında olmamakla beraber aşağıda sayılan işletmeler ve bunların iş

yerleri de yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden ayrıca muaftır:

a) Münhasıran birinci fıkra kapsamındaki muaf işletmeler yararına varlık bulundurmak

veya fona yatırım yapmak için faaliyet gösteren ya da muaf işletmelerin faaliyetlerine

yardımcı olmak amacıyla kurulan ve işletme değerinin en az %95’ine söz konusu muaf

işletmeler (emeklilik hizmetleri veren kuruluşlar hariç) tarafından sahip olunanlar,

b) İşletme değerinin en az %85’ine birinci fıkra kapsamındaki muaf işletmeler (emeklilik

hizmetleri veren kuruluşlar hariç) tarafından sahip olunan ve kazançlarının en az %5l’i ek 5

inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b) bendinin (2) ve

(3) numaralı alt bentlerinde belirtilen kazançlardan oluşanlar.

(3) Birinci ve ikinci fıkra kapsamında yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisinden muaf olanların hasılatları, ek 1 inci madde kapsamındaki yıllık konsolide

hasılatın hesabında dikkate alınır.

(4) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden muaf olanlar diledikleri

takdirde bu madde kapsamındaki muafiyet hükümlerinden vazgeçebilirler. Şu kadar ki,

isteğe bağlı muafiyet hükümlerinden küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi

beyannamesini veren bağlı işletmelerin talebiyle vazgeçilebilir ve bu durumda en az beş

hesap dönemi boyunca muafiyetten vazgeçilmiş sayılır.

(5) Çok uluslu işletme gruplarının bağlı işletmelerinin uluslararası deniz taşımacılığı

faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisinden istisnadır.

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

14/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

(6) Uluslararası deniz trafiğinde gerçekleştirilmesi şartıyla beşinci fıkra kapsamındaki

faaliyetler aşağıdakilerden oluşur:

a) Bağlı işletmenin mülkiyetinde olan veya kiralama, kısmi kiralama ya da çeşitli

şekillerde tasarrufunda bulunan yük ve yolcu gemilerinin işletilmesi faaliyetleri,

b) Yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan gemilerin mürettebatlı ve tam donanımlı

kiralanması ile başka bir bağlı işletmeye yüksüz gemi kiralama esasına göre yapılan

kiralama faaliyetleri,

c) Yük ve yolcu taşımacılığı kapsamında faaliyet gösteren bir ortaklığa, bir ortak girişime

veya uluslararası işletilen bir acenteye iştirak faaliyetleri,

ç) Yük ve yolcu taşımacılığı faaliyetinde kullanılan ve en az bir yıl süreyle elde tutulan

gemilerin satışına ilişkin faaliyetler.

(7) Bir ülkede bulunan bağlı işletmelerin uluslararası deniz taşımacılığı faaliyetiyle

bağlantılı olarak gerçekleştirdiği aşağıdaki faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar da bu

kazançlar toplamının, bu bağlı işletmelerin uluslararası deniz taşımacılığından elde ettikleri

kazançların toplamının %50’sini geçmemesi şartıyla, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı

kurumlar vergisinden ayrıca istisnadır:

a) Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı olmayan denizcilik işletmelerine yüksüz gemi

kiralama esasına göre yapılan ve üç yılı geçmeyen gemi kiralamalarından elde edilen

kazançlar,

b) Diğer deniz taşımacılığı işletmeleri tarafından uluslararası deniz taşımacılığı

kapsamında yurt içi parkur için düzenlenen biletlerin satışından elde edilen kazançlar,

c) Konteynerlerin; kiralanmasından, üç aydan kısa süreli depolanmasından veya geç

iadesi kapsamında alınan ödemelerden elde edilen kazançlar,

ç) Mühendis, bakım personeli, kargo operatörü, yiyecek içecek hizmeti veren personel ve

müşteri hizmetleri personeli tarafından diğer deniz taşımacılığı işletmelerine verilen

hizmetlerden elde edilen kazançlar,

d) Uluslararası gemi işletmeciliği işinin ayrılmaz bir parçası olarak gerçekleştirilen

yatırımlardan elde edilen kazançlar.

(8) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara

ilişkin giderler veya istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararlar, istisna dışı

kazançlardan indirim konusu yapılamaz.”

MADDE 40- 5520 sayılı Kanuna bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki ek madde

eklenmiştir.

“İKİNCİ BÖLÜM

Vergi Yükünün Hesaplanması, Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Matrahı,

Oranı ve Hesabı

Vergi yükünün tespitinde düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması

EK MADDE 4- (1) Net ülkesel bazlı kazanca sahip bir çok uluslu işletme grubunun vergi

yükü, her hesap dönemi için ülkesel bazda ayrı ayrı hesaplanır.

(2) Çok uluslu işletme grubunun ülkesel bazlı vergi yükü hesaplamasında, o ülkede

bulunan bağlı işletmelerin üçüncü fıkra uyarınca hesaplanan düzeltilmiş kapsanan vergileri

dikkate alınır.

(3) Bir bağlı işletmenin bir hesap dönemi için düzeltilmiş kapsanan vergileri; kapsanan

vergilere ilişkin olarak tahakkuk eden cari dönem vergi giderinin, aşağıdaki bentler uyarınca

düzeltilmiş tutarı ile toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarı, finansal tablolarındaki öz

kaynak değişim tablosu veya diğer kapsamlı gelir tablosunda gösterilen ve ek 5 inci madde

kapsamına giren kazanç veya zararlarla ilgili kapsanan vergilerdeki herhangi bir artış veya

azalış tutarlarının toplamına eşittir.

a) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiye;

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

15/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

1) Finansal hesaplarda vergi öncesi kârda gider olarak tahakkuk eden herhangi bir

kapsanan vergi,

2) Altıncı fıkra kapsamında tespit olunan ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi

varlığı,

3) Cari hesap döneminde ödenen, belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili olan ve önceki bir

hesap dönemi için kapsanan vergilerde indirim olarak ele alınmış olan herhangi bir tutar,

4) Cari dönem vergi giderinde indirim olarak kaydedilen nitelikli iade edilebilir vergi

kredisi ve pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi ile ilgili herhangi bir indirim veya iade

tutarı,

ilave edilir.

b) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiden;

1) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin cari

dönem vergi gideri,

2) Cari dönem vergi giderinde indirim olarak kaydedilmemiş olan ve nitelikli iade

edilebilir vergi kredisi ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi niteliğinde olmayan bir

vergi kredisine ilişkin bir kredi veya iade tutarı,

3) Finansal hesaplardaki cari dönem vergi giderinde bir düzeltme olarak

değerlendirilmeyen ve bir bağlı işletmeye iade edilen veya kredilendirilen kapsanan vergi

(nitelikli iade edilebilir vergi kredisi ve pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi hariç),

4) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili cari dönem vergi gideri,

5) Hesap döneminin son gününden itibaren üç yıl içinde ödenmesi beklenmeyen her türlü

cari dönem vergi gideri,

indirilir.

(4) Üçüncü fıkra kapsamındaki toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarı ibaresi, bir hesap

dönemi içerisinde bir bağlı işletmenin ertelenmiş vergi giderine aşağıdaki düzeltmeler

yapıldıktan sonra tespit olunan tutarı ifade eder. Şu kadar ki, ilgili ülke mevzuatı uyarınca

kurumlar vergisi oranı asgari kurumlar vergisi oranının üzerindeyse, ertelenmiş vergi gideri

asgari kurumlar vergisi oranı dikkate alınmak suretiyle yeniden hesaplanır.

a) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi giderinden;

1) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin

ertelenmiş vergi gideri,

2) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili ertelenmiş vergi gideri,

3) Ertelenmiş vergi varlığına ilişkin hesap düzeltmesinden veya değer düzeltmesinden

kaynaklanan tutarlar,

4) Cari hesap dönemindeki vergi oranlarının değişiminden kaynaklanan ertelenmiş vergi

gideri,

5) Vergi kredilerine ilişkin ertelenmiş vergi gideri,

6) Finansal raporlama standartları kapsamına girmediğinden cari dönem vergi zararına

ilişkin ertelenmiş vergi varlığı olarak muhasebeleştirilemeyen tutarlar,

indirilir.

b) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi giderine;

1) İlgili hesap dönemi içerisinde bu fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca

hesaplanan tutarlara ilişkin yapılan ödemeler,

2) Önceki hesap dönemlerindeki ertelenmiş vergi yükümlülüklerine ilişkin ek 6 ncı

maddenin altıncı fıkrasının (b) bendi kapsamında oluşturulan hesaplarda izlenmekle birlikte

cari hesap dönemi içerisinde bu hesapların ters kayıtla kapatılan kısmı,

ilave edilir.

(5) İşletme bazlı kazancın tespitinde dikkate alınması gereken faaliyetlerden kaynaklanan

ve finansal hesaplarda asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük bir oran uygulanmak

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

16/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

suretiyle ertelenmiş vergi varlığı hesaplarına alınan tutarlar, zarara ilişkin ertelenmiş vergi

varlığının oluştuğu ilgili hesap döneminde asgari kurumlar vergisi oranı uygulanmak

suretiyle yeniden tespit olunabilir.

(6) Dördüncü fıkra kapsamındaki düzeltmelere alternatif olarak dileyen mükellefler, ilgili

hesap dönemindeki net ülkesel bazlı zararın asgari kurumlar vergisi oranıyla çarpılması

suretiyle tespit olunan ve ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı olarak dikkate

alınan tutarları, sonraki hesap dönemlerinde bu madde kapsamındaki vergi yükünün

tespitinde kapsanan vergi olarak dikkate alabilirler.

(7) Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip

olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı

işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergileri birinci fıkra

kapsamında tespit edilecek vergi yükünün hesabında dikkate alınmaz. Bunların vergi yükü

ayrı hesaplanır.

(8) Net ülkesel bazlı kazancın oluşmadığı bir ülkede, düzeltilmiş kapsanan vergiler;

sıfırdan küçükse ve beklenen düzeltilmiş kapsanan vergilerden az ise o ülkedeki bağlı

işletmeler tarafından, beklenen düzeltilmiş kapsanan vergiler ile düzeltilmiş kapsanan

vergiler arasındaki fark üzerinden ilgili hesap dönemi için ek cari dönem asgari tamamlayıcı

kurumlar vergisi hesaplanır. Hesaplanan verginin ilgili dönemde ödenmesi ihtiyaridir. Bu

vergiyi hesaplandığı dönemde ödememeyi tercih eden mükellefler söz konusu vergi tutarını

vergi gideri fazlası hesabında izlerler. Ülkesel bazlı kazancın oluştuğu izleyen hesap

dönemlerinde bu hesapta izlenen tutarlar bu madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde

indirim konusu yapılır. Bu fıkrada geçen beklenen düzeltilmiş kapsanan vergi, ülkesel bazlı

kazanç veya zarar tutarının asgari kurumlar vergisi oranı ile çarpımına eşittir.

(9) Kapsanan vergiler, bir bağlı işletmeden diğer bir bağlı işletmeye aşağıdaki şekilde

tahsis edilir:

a) Bir bağlı işletmenin finansal hesaplarına bir iş yerinin işletme bazlı kazanç veya zararı

ile ilgili olarak dahil edilen kapsanan vergiler, ilgili ülkedeki o iş yerine,

b) Ek 5 inci maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında bir bağlı işletme sahibine tahsis

edilen işletme bazlı kazanç veya zarar ile ilgili olarak bir vergi şeffaf işletmenin finansal

hesaplarına dahil edilen kapsanan vergileri, mülkiyet payları ile orantılı olarak söz konusu

bağlı işletme sahiplerine,

c) Bir bağlı işletmenin sahiplerinin kontrol edilen yabancı kurum kazancı uygulamasına

tabi olmaları durumunda, bağlı işletme sahiplerinin kontrol edilen yabancı kurumun

kazancındaki payları üzerinden hesaplanan kapsanan vergi, o bağlı işletmeye,

ç) Bir bağlı işletmenin hibrit işletme olması durumunda, hibrit işletmenin kazancı

üzerinden hesaplanan ve bir bağlı işletme sahibi adına tahakkuk eden kapsanan vergiler, o

hibrit işletmeye,

d) Bir bağlı işletme tarafından ilgili hesap dönemi içerisinde bağlı işletme sahiplerine

mülkiyet paylarına ilişkin olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı sayılan durumlarda bu

tutarlar üzerinden kesilen vergiler ile diğer vergiler, dağıtımı yapan bağlı işletmeye,

e) Ek 5 inci maddenin sekizinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, bir iş yerinin işletme

bazlı kazancının ana merkezin işletme bazlı kazancı olarak kabul edildiği durumda, iş

yerinin bulunduğu ülkede elde edilen kazanca ilişkin o ülkede hesaplanan kapsanan vergiler,

(Bu vergi söz konusu kazanca ana merkezin bulunduğu ülkedeki kurumlar vergisi oranı

uygulanmak suretiyle bulunan tutardan fazla olamaz.) ana merkeze,

tahsis edilir.

(10) Bağlı işletmelere tahsis edilen vergilerin kaynağı olan kazançlardan; faiz, kâr payı,

kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış gelirleri gibi pasif nitelikteki kazançlara tekabül eden

ve tahsise konu edilen kapsanan vergiler ile söz konusu kazançlara tamamlayıcı vergi

oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutardan düşük olanı, dokuzuncu fıkranın (c) ve

(ç) bentlerine istinaden yapılacak tahsise konu edilir.”

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

17/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

MADDE 41- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“İşletme bazlı kazanç veya zararın hesaplanması ile vergi yükünün tespiti

EK MADDE 5- (1) Bir bağlı işletmenin ilgili hesap dönemine ilişkin işletme bazlı

kazanç veya zararı, finansal muhasebe net kazanç veya zararına aşağıdaki düzeltmeler

yapılarak tespit olunur:

a) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya zararına

ilave edilir:

1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan

büyük net vergi gideri,

2) İşletme bazlı kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen öz sermaye zararları,

3) Yeniden değerleme yöntemi kazançları,

4) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların elden

çıkarılmasından kaynaklanan zararlar,

5) Asimetrik kur kazanç veya zararları,

6) Kanunen yasaklanmış fiiller kapsamında yapılan ödemeler ile 50.000 avro karşılığı

Türk lirasını aşan ceza mahiyetindeki ödemeler,

7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,

8) Uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının

tespitinde gider olarak tahakkuk ettirilen emeklilik giderleri ile cari hesap döneminde fiilen

ödenen emeklilik giderleri arasındaki fark.

b) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya zararından

indirilir:

1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan

küçük net vergi gideri,

2) İstisna tutulan kâr payları,

3) İşletme bazlı kazancın tespitinde kabul edilmeyen öz sermaye kazançları,

4) Yeniden değerleme yöntemi zararları,

5) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların elden

çıkarılmasından kaynaklanan kazançlar,

6) Asimetrik kur kazanç veya zararları,

7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,

8) Cari hesap döneminde fiilen ödenen emeklilik giderleri ile uluslararası kabul görmüş

finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının tespitinde gider olarak tahakkuk

ettirilen emeklilik giderleri arasındaki fark.

(2) Birinci fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (b) bendinin (3) numaralı alt

bendine alternatif olarak dileyen mükellefler, öz sermaye kazanç veya zararlarını ülkesel

bazlı kazancın tespitinde dikkate alabilirler. Şu kadar ki, öz sermaye kazanç veya zararlarını

ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate alan mükellefler, takip eden dört hesap dönemi

boyunca bu tercihlerinden vazgeçemezler.

(3) Aynı grup içerisindeki bağlı işletmeler tarafından gerçekleştirilen finansman

işlemlerinde, borç alan bağlı işletmenin bulunduğu ülkedeki vergi yükünün asgari kurumlar

vergisi oranının altında olması, borç veren bağlı işletmenin bulunduğu ülkede ise vergi

yükünün asgari kurumlar vergisi oranının üstünde olması veya grup içi finansman nedeniyle

oluşan faiz gelir ve giderleri dikkate alınmaksızın hesaplanan vergi yükünün asgari kurumlar

vergisi oranının üstünde olması durumunda, borç alan bağlı işletme nezdinde katlanılacak ve

işletme bazlı kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacak faiz gideri, borç veren bağlı

işletmenin gelir olarak dikkate aldığı tutarla sınırlı olacaktır.

(4) Alacaklının alacağından vazgeçmesi nedeniyle finansal muhasebe net kazancı veya

zararının tespitinde vazgeçilen tutarı gelir olarak kayıtlarına alan borçlu durumundaki bağlı

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

18/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

işletmeler, aşağıdaki şartların herhangi birinin sağlanması durumunda, söz konusu tutarı

isteğe bağlı olarak işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde dikkate almayabilirler.

a) Mahkeme kararına istinaden borcun silinmesi, borçlu ile alacaklının ilişkili kişi

olmaması ve borçlunun on iki ay içerisinde iflas etmesinin beklenmesi,

b) Borcun silinmesinden önce borçlunun rayiç bedele göre tespit olunan varlıklarının

değerinin yükümlülüklerinden az olması.

(5) Nitelikli iade edilebilir vergi kredileri ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredileri

bir bağlı işletmenin işletme bazlı kazanç veya zararının hesaplanmasında gelir olarak dikkate

alınır. Nitelikli olmayan iade edilebilir vergi kredileri ise bu hesaplamada gelir olarak

dikkate alınmaz.

(6) Farklı ülkelerde bulunan bağlı işletmeler arasında yapılan ve her iki bağlı işletmenin

finansal hesaplarında aynı tutarda izlenmeyen veya emsallere uygunluk ilkesine uygun

olmayan işlemler, emsallere uygun şekilde yeniden düzenlenir. Aynı ülkede bulunan iki bağlı

işletme arasında varlıkların satışı veya diğer şekillerde elden çıkarılmasına ilişkin işlemlerin

emsallere uygunluk ilkesine aykırı şekilde kayıtlara alınması nedeniyle hesaplanan yerel

veya küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde azalmaya sebebiyet verilmesi halinde

söz konusu işlemler, ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasında emsallere uygun

şekilde yeniden düzenlenerek dikkate alınır. Bu fıkrada geçen emsallere uygunluk ilkesi,

bağlı işletmeler arasındaki işlemlerin, bağımsız işletmeler arasında gerçekleşen

karşılaştırılabilir işlemlerde ve karşılaştırılabilir koşullar altında elde edilecek sonuçlara göre

kaydedilmesini ifade eder.

(7) Bir ülkedeki bağlı işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamı ülkesel

bazlı kazanç veya zararı ifade eder. Şu kadar ki, çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım

işletmelerinin, azınlık payına sahip olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt

grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin işletme bazlı kazanç

veya zararları bu toplamın hesabında dikkate alınmaz. Bunların işletme bazlı kazanç veya

zararları ayrı hesaplanır.

(8) Bir ana merkez ile ona bağlı iş yeri arasındaki kazanç veya zararın tahsisi aşağıdaki

şekilde uygulanır:

a) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, yalnızca iş yerine

atfedilebilen gelir ve giderleri kapsar. İş yeri tarafından ayrı şekilde finansal muhasebe net

kazanç veya zararına yönelik muhasebe kaydının tutulmadığı durumda, nihai ana işletmenin

konsolide finansal hesaplarının hazırlanmasında kullanılan muhasebe standardına göre

hazırlanan tablolarda iş yerine atfedilen gelir veya giderler, iş yerinin finansal muhasebe net

kazanç veya zararının tespitinde dikkate alınır.

b) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, (c) bendindeki durum

haricinde, iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin işletme bazlı kazanç veya zararının

belirlenmesinde dikkate alınmaz.

c) Bir iş yerinin işletme bazlı zararı, söz konusu zararın ana merkezin yurt içi vergiye

tabi gelirinin hesaplanmasında gider olarak dikkate alınması ve hem ana merkezin hem de iş

yerinin bulunduğu ülkede vergiye tabi olan bir gelir unsurundan mahsup edilmemesi şartıyla,

iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin gideri olarak dikkate alınır. İzleyen dönemde iş

yerinde oluşan işletme bazlı kazanç, daha önce iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin

gideri olarak dikkate alınan işletme bazlı zararı kadar, iş yerinin bağlı bulunduğu ana

merkezin işletme bazlı kazancı olarak kabul edilir.

(9) Bir bağlı işletme olan şeffaf bir işletmenin finansal muhasebe net kazancı veya zararı,

faaliyetlerin yürütüldüğü iş yerine tahsis edilir. İş yerine atfedilen finansal muhasebe net

kazanç veya zararından sonra kalan tutar; nihai ana işletme olmayan vergi şeffaf işletme

olması durumunda mülkiyet paylarıyla orantılı olmak üzere bu işletme sahiplerine, nihai ana

işletme veya ters hibrit işletme olan bir vergi şeffaf işletme olması durumunda ise bağlı

işletmenin kendisine tahsis edilir. Bu takdirde tahsis edilen tutar, şeffaf işletmenin finansal

muhasebe net kazancı veya zararında dikkate alınmaz ve şeffaf işletmedeki mülkiyet

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

19/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

paylarıyla orantılı olarak tahsise konu edilen söz konusu tutarlar, vergi şeffaf işletmenin veya

ters hibrit işletmenin bulunduğu ülkedeki düzenlemelere göre kazancın tespitinde dikkate

alınır.

(10) Bir şeffaf işletmenin mülkiyet payına sahip aynı gruba bağlı işletmelerin dışında

başka işletmelerin bulunması ve bu işletmelerin şeffaf işletmenin mülkiyet payına doğrudan

ya da vergi şeffaf yapı aracılığıyla sahip olması durumunda, dokuzuncu fıkra hükümleri

uygulanmadan önce bu işletmelere tahsis edilmesi gereken tutarlar, şeffaf işletmenin finansal

muhasebe net kazanç veya zarar tutarından indirilir. Şu kadar ki, bir şeffaf işletmenin nihai

ana işletme olması veya nihai ana işletme niteliğindeki bir şeffaf işletmenin doğrudan ya da

vergi şeffaf yapı aracılığıyla bir şeffaf işletmeye sahip olması durumunda bu fıkra hükümleri

uygulanmaz.

(11) Bir çok uluslu işletme grubunun her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi yükü;

o ülkede bulunan bağlı işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergilerinin toplamının, o ülkede

bulunan bağlı işletmelerinin ülkesel bazlı kazanç toplamına bölünmesi suretiyle bulunur.

Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip olunan bağlı

işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta

yatırım işletmelerinin her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi yükü ayrı hesaplanır.”

MADDE 42- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin matrahı, oranı ve hesabı

EK MADDE 6- (1) Asgari kurumlar vergisi oranı %15’tir.

(2) Asgari kurumlar vergisi oranı ile ek 5 inci maddenin onbirinci fıkrasına göre tespit

edilen oran arasındaki fark, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi oranıdır. Ülkesel

bazlı vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranını aşması halinde ise küresel asgari

tamamlayıcı kurumlar vergisi hesaplanmaz.

(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisi matrahı üzerinden hesaplanır. Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahı

ise net ülkesel bazlı kazanç toplamından; o ülkede bulunan bağlı işletmelerin çalışanlarının

yıllık toplam brüt ücretlerinin %5’i ile maddi duran varlıklarının net defter değerinin

%5’inin indirilmesi suretiyle tespit olunur.

(4) Bir ülke için küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, küresel asgari tamamlayıcı

kurumlar vergisi oranının, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına

uygulanması suretiyle tespit edilir. Şu kadar ki, ilgili ülkeye ilişkin hesaplanan küresel asgari

tamamlayıcı kurumlar vergisine varsa; ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi

ilave edilir, nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ise bu vergiden indirilir.

(5) Bir bağlı işletmenin, işletme bazlı kazancının ülkesel bazlı kazanca bölünmesiyle

bulunan oranın, ilgili ülke için dördüncü fıkra kapsamında hesaplanan küresel asgari

tamamlayıcı kurumlar vergisiyle çarpılması sonucunda bu bağlı işletmenin küresel asgari

tamamlayıcı kurumlar vergisi tespit olunur.

(6) Ülkesel bazlı vergi yüküne ilişkin geçmiş hesap dönemlerine yönelik aşağıdaki

düzeltmelerin yapılmasının gerektiği durumlarda, yeniden hesaplama sonucu önceki hesap

dönemlerinde eksik tahakkuk ettirilen küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, yeniden

hesaplamanın yapıldığı cari hesap döneminde ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisi olarak tarh edilir.

a) Bir bağlı işletmenin aktifinde yer alan maddi duran varlıklarının satışından doğan

kazançlar, satışın gerçekleştiği hesap döneminden önceki dört hesap dönemi içerisinde

öncelikle maddi duran varlık satışından kaynaklı zararlardan mahsup edilebilir. Mahsup

sonrası kalan bakiye, cari hesap dönemi ile önceki dört hesap döneminin kazançlarına eşit

şekilde dağıtılır.

b) Ertelenmiş vergi yükümlülüğü hesaplarına alınan tutarların, takip eden beş hesap

dönemi boyunca ilgili dönemlerin kapsanan vergilerinde indirim konusu yapılmaması

durumunda, ertelenmiş vergi yükümlülüğü hesabına alındığı dönemin kapsanan vergilerinde

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

20/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

dikkate alınan ancak sonraki dönemlerde kapsanan vergilerden indirilmeyen vergiler, hesaba

alınan ilgili dönemin düzeltilmesi suretiyle dikkate alınır.

c) Bir bağlı işletmenin geçmiş hesap dönemlerine yönelik kapsanan vergilerinde

düzeltme yapılması gerektiği durumlarda, bağlı işletmenin önceki bir hesap dönemine ilişkin

kapsanan vergilerinde artış olarak dikkate alınması gereken tutarlar, cari hesap döneminin

kapsanan vergilerine dahil edilir. Geçmiş dönemlerin kapsanan vergilerinde azalış şeklinde

düzeltmelerin yapılması gerektiği durumlarda ise ilgili dönemin kapsanan vergileri düzeltilir.

Şu kadar ki, ilgili hesap döneminde, söz konusu kapsanan vergilerdeki azalış tutarının 1

milyon avro karşılığı Türk lirasını aşmaması halinde cari dönem kapsanan vergileri

düzeltilebilir.

ç) İlgili ülkenin iç mevzuatında yapılan değişiklik sonrası kurumlar vergisi oranının

asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük bir orana düşmesi nedeniyle oluşan ertelenmiş

vergi gideri, ek 4 üncü madde uyarınca tespit olunan kapsanan vergilerde düzeltme olarak

dikkate alınır. Asgari kurumlar vergisi oranının altında kurumlar vergisi oranının

uygulandığı bir ülkede, mevzuat değişikliği sonrası, kurumlar vergisi oranının artırılması

nedeniyle ilgili hesap dönemindeki ertelenmiş vergi yükümlülüğündeki değişikliğe bağlı

tahakkuk eden ertelenmiş vergi gideri tutarı, ödemenin yapıldığı ilgili dönem kapsanan

vergilerinde dikkate alınır.

d) Ek 12 nci madde kapsamında bağlı işletme tarafından oluşturulan takip hesabının, cari

yılı takip eden dördüncü hesap döneminin sonuna kadar kullanılmayan kısmı, takip

hesabının oluşturulduğu hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.

e) Bir bağlı işletme tarafından ilgili hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan vergilerine

dahil edilen ve 1 milyon avro karşılığı Türk lirasından fazla olan vergi giderinin, verginin

hesaplandığı ve kapsanan vergi olarak dikkate alındığı dönemi izleyen üçüncü hesap

döneminin sonuna kadar ödenmemesi durumunda, bu vergiler ilgili hesap döneminin

düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.

(7) Geçmiş hesap dönemlerindeki küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde artış

gerektiren düzeltmelerde, cari hesap döneminde net ülkesel bazlı kazancın oluşmaması

koşuluyla, düzeltmenin yapılacağı geçmiş hesap dönemindeki beşinci fıkraya göre tespit

olunan oranlar dikkate alınır ve bağlı işletmelerin ek cari dönem asgari tamamlayıcı

kurumlar vergisi bu oranlara göre hesaplanır.

(8) Çok uluslu işletme grubunun; ülkesel bazlı yıllık ortalama hasılatı 10 milyon avro

karşılığı Türk lirasından ve ülkesel bazlı yıllık ortalama kazancı 1 milyon avro karşılığı Türk

lirasından az ise bu ülkede bulunan bağlı işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisi, ilgili hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilebilir. Bu fıkra kapsamında ortalama

hasılat veya ortalama kazanç, bir ülkeye ilişkin finansal hesapların raporlandığı hesap

dönemi ve önceki iki hesap dönemindeki hasılat veya kazanç toplamının ortalamasını ifade

eder. Devletsiz bağlı işletmeler veya yatırım işletmesi olan bağlı işletmeler için bu fıkra

hükümleri uygulanmaz ve bunların hasılatı, kazancı veya zararı, ortalama kazanç veya

ortalama hasılatın tespitinde dikkate alınmaz.

(9) Çok uluslu işletme grubunun faaliyette bulunduğu ülke güvenli liman olarak

belirlenmiş ise bu ülkede bulunan bağlı işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisi, ilgili hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilebilir. Cumhurbaşkanı, bu madde

kapsamında güvenli liman olarak ilan edilecek yerleri belirlemeye ve bu yerlerin

belirlenmesine ilişkin şartları tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı bu fıkranın

uygulanmasına yönelik usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

(10) Azami altı farklı ülkede bağlı işletmesi bulunan ve maddi duran varlıklarının toplam

değeri en yüksek olan ülke dışındaki diğer ülkelerde toplam maddi duran varlıklarının net

defter değeri 50 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşmayan çok uluslu işletme grupları için

yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisi beş hesap dönemi boyunca sıfır olarak kabul edilir.”

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

21/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

MADDE 43- 5520 sayılı Kanuna bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki ek madde

eklenmiştir.

“ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme Dönemi,

Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi

Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi

EK MADDE 7- (1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, gelirin dahil edilmesi

esası ve yetersiz vergilendirilmiş ödemeler esasına göre belirlenir.

(2) Gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisinin mükellefi, bu Kısmın ek 1 inci maddesi kapsamındaki çok uluslu işletme

gruplarına bağlı ve diğer ülkelerde yerleşik olan işletmelerin; Türkiye’de yerleşik nihai ana

işletmesi, ara ana işletmesi veya kısmen sahip olunan ana işletmesidir.

(3) İkinci fıkra kapsamında sayılanlar arasında verginin mükellefi aşağıdaki şekilde

belirlenir:

a) Nihai ana işletmesi Türkiye’de, ara ana işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde

yerleşik bağlı işletmelerde verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik nihai ana işletmedir.

Kısmen sahip olunan ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olmakla birlikte nihai ana işletmesi

veya ara ana işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde yerleşik olan bağlı işletmelerde

gelirin dahil edilmesi esası kapsamında Türkiye’de yerleşik kısmen sahip olunan ana işletme

de verginin mükellefidir.

b) Kısmen sahip olunan ana işletmesi Türkiye’de bulunmakla birlikte söz konusu

işletmeye tamamen sahip başka ülkelerde yerleşik kısmen sahip olunan ana işletmenin

bulunması ve bu ülkelerde nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari

tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulanmaması durumunda gelirin dahil edilmesi esasına

göre verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik kısmen sahip olunan ana işletmedir.

c) Ara ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olup nihai ana işletmesinin veya kısmen sahip

olunan ana işletmesinin bulunduğu ülkeler tarafından ilgili ülke mevzuatı uyarınca nitelikli

gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin

uygulanmadığı durumlarda, gelirin dahil edilmesi esası kapsamında verginin mükellefi

Türkiye’de yerleşik ara ana işletmedir. Şu kadar ki, ara ana işletmesi Türkiye’de bulunmakla

birlikte söz konusu işletmede kontrol gücüne sahip başka ülkelerde yerleşik ara ana

işletmelerin bulunması ve bu ülkelerde nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında

küresel asgari kurumlar vergisinin uygulanması durumunda bu bent hükümleri uygulanmaz.

(4) İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında sayılan mükellefler, mülkiyet payına sahip

olunan bağlı işletmedeki dahil olma oranıyla sınırlı olmak üzere verginin ödenmesinden

sorumludurlar. Dahil olma oranı, bir bağlı işletmenin bir hesap dönemindeki işletme bazlı

kazancından ana işletme dışındaki üçüncü kişilere atfedilen kısmın çıkarılması suretiyle

bulunan tutarın, bu bağlı işletmenin işletme bazlı kazancına bölünmesi suretiyle elde edilen

orandır. Mülkiyet payına sahip olunan bağlı işletmenin şeffaf bir işletme olması durumunda,

aynı gruba bağlı işletmelerin dışındaki kişilere atfedilen kazanç tutarları bağlı işletmenin

işletme bazlı kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Şu kadar ki, üçüncü fıkra kapsamındaki

mükellefler tarafından gelirin dahil edilmesi esasına göre hesaplanan vergi, nitelikli gelirin

dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisini uygulayan bir

ülkede yerleşik ara ana işletme veya kısmen sahip olunan ana işletme aracılığıyla doğan

vergi yükümlülüğü tutarı kadar azaltılır.

(5) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı

kurumlar vergisinin mükellefi; nihai ana işletmesi, ara ana işletmesi veya kısmen sahip

olunan ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olmayan ve ilgili mevzuatı uyarınca nitelikli gelirin

dahil edilmesi esasına göre küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulanmadığı

veya kısmen uygulandığı çok uluslu işletme gruplarına bağlı Türkiye’de yerleşik, yatırım

işletmeleri hariç, bağlı işletmelerdir.

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

22/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

(6) Beşinci fıkra kapsamında belirtilen mükellefler, yetersiz vergilendirilen ödemeler

esası kapsamında, bu verginin yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesine göre

hesaplanan kısmını ödemekle sorumludurlar.

(7) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında hesaplanan vergi, çok uluslu

işletme grubuna bağlı işletmeler için hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi

toplamına eşittir. Gelirin dahil edilmesi esası kapsamında çok uluslu işletme gruplarına bağlı

işletmeler nezdinde vergi hesaplanması durumunda, yetersiz vergilendirilen ödemeler

esasına göre hesaplanan vergi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ile gelirin dahil

edilmesi esası kapsamında alınan verginin farkına eşit olur.

(8) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesi; Türkiye’de yerleşik bağlı işletmelerin

toplam işçi sayısının, nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı tüm

ülkelerdeki yerleşik bağlı işletmelerin toplam işçi sayısına bölünmesiyle bulunan tutarın

%50’si ile Türkiye’de yerleşik bağlı işletmelerin toplam maddi duran varlık değerinin,

nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı tüm ülkelerdeki yerleşik

bağlı işletmelerin toplam maddi duran varlık değerine bölünmesiyle bulunan tutarın

%50’sinin toplamıdır. Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesinin hesabında; yatırım

işletmeleri ve şeffaf işletmelerin toplam işçi sayısı ve bunların toplam maddi duran varlık

değeri dikkate alınmaz. İlgili hesap döneminde bu fıkra kapsamında tahsis edilen verginin

nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı bir ülkede tahakkuk

ettirilmemesi (tüm ülkelerde tahakkuk ettirilmemesi durumu hariç) durumunda,

hesaplanması gereken vergi tahakkuk ettirilinceye kadar, söz konusu ülke sonraki hesap

dönemlerinde bu fıkra kapsamındaki verginin tahsisatına ilişkin hesaplamalarda dikkate

alınmaz.”

MADDE 44- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı, tarhı ve

ödenmesi

EK MADDE 8- (1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme

dönemi hesap dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme

dönemi ise özel hesap dönemidir.

(2) Hesap dönemi, nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarının hazırlanmasına

esas teşkil eden vergilendirme dönemidir.

(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine tarh

olunur.

(4) Hesaplanan vergi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on beşinci ayın son gününe

kadar beyan edilir ve ödenir.

(5) Mükellefler, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyannamelerinin ekinde küresel asgari

tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamelerine de yer vermek zorundadırlar. Şu kadar

ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesinin nitelikli yetkili makam

anlaşmasının uygulandığı başka ülkede verilmesi ve söz konusu bilgi beyannamesinin hangi

ülkede, hangi bağlı işletme tarafından verildiğinin üçüncü fıkra kapsamındaki beyanname

ekinde bildirilmesi durumunda, mükelleflerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi

bilgi beyannamelerini verme yükümlülüğü ortadan kalkar.

(6) Cumhurbaşkanı, nitelikli gelirin dahil edilmesi esası ile nitelikli yetersiz

vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin

uygulandığı yerler ile nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulandığı

yerleri belirlemeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü fıkra kapsamında verilen

beyanname ile küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesinin ve

eklerinin şekil ve muhtevasını tespit etmeye, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi

bilgi beyannamesindeki bilgilerin diğer ülkelerle paylaşılmasındaki sınırları belirlemeye,

faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya re’sen tarh yerini

tayin etmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

23/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve

esasları belirlemeye yetkilidir.”

MADDE 45- 5520 sayılı Kanuna bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki ek madde

eklenmiştir.

“DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme Dönemi,

Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi

Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi

EK MADDE 9- (1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi, ek 1 inci

madde kapsamındaki çok uluslu işletme gruplarına bağlı ve Türkiye’de yerleşik olan; bağlı

işletmeler ve iş ortaklıklarıdır.”

MADDE 46- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı, tarhı ve

ödenmesi

EK MADDE 10- (1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi

hesap dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise,

özel hesap dönemidir.

(2) Ek 6 ncı maddenin dördüncü fıkrası kapsamında, asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi

oranının, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına uygulanması suretiyle tespit

olunan yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine tarh olunur

ve bu vergiye varsa ek cari dönem yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ilave edilir. Şu

kadar ki, ek 4 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentleri ile bağlı işletme

sahiplerine mülkiyet paylarına ilişkin olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı sayılan

durumlarda bu tutarlar üzerinden kesilen vergiler hariç (d) bendi hükümleri bu hesaplamada

dikkate alınmaz.

(3) Hesaplanan vergi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on ikinci ayın birinci

gününden son gününe kadar beyan edilir ve ödenir.

(4) Ek 6 ncı maddenin sekizinci fıkrası hükümleri yerel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisinin tespitinde de dikkate alınır.

(5) Ek 9 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında, Türkiye’de yerleşik ve aynı çok

uluslu işletme gruplarına bağlı mükelleflerden herhangi birinin, yerel asgari tamamlayıcı

kurumlar vergisinin tamamını kendi adına beyan edip ödemesi durumunda, diğer

mükelleflerin bu verginin beyanı ve ödemesindeki sorumlulukları ortadan kalkar. Şu kadar

ki, verginin tamamının ödenmemesi durumunda aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı

mükelleflerin verginin ödenmesine ilişkin müştereken ve müteselsilen sorumlulukları devam

eder.

(6) Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyannamenin ve

eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak

mükellefin müracaatı üzerine veya re’sen tarh yerini tayin etmeye, verginin beyan ve ödeme

zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme

yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

MADDE 47- 5520 sayılı Kanuna bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki ek madde

eklenmiştir.

“BEŞİNCİ BÖLÜM

Diğer Hükümler

Birleşme, bölünme ve pay devirleri

EK MADDE 11- (1) İki veya daha fazla grubun, gelirin raporlandığı hesap döneminden

önceki dört hesap döneminin herhangi birinde, tek bir grup oluşturmak üzere birleşmeleri ve

birleşen grupların, birleşmeden önceki dört hesap döneminden en az birinde konsolide

finansal tablolarında yer alan hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

24/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

aşması durumunda, birleşme sonucu ortaya çıkan yeni çok uluslu işletme grubunun o hesap

dönemi için ek 1 inci madde kapsamındaki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.

(2) Herhangi bir gruba bağlı olmayan bir işletmenin, gelirin raporlandığı hesap

döneminde bir işletme veya grupla birleşmesi durumunda, birleşen veya birleşilen işletme

veya birleşilen grubun, birleşmeden önceki dört hesap döneminden en az birindeki finansal

veya konsolide finansal tablolarında yer alan hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı

Türk lirasını aşması durumunda, birleşilen veya ortaya çıkan çok uluslu işletme grubunun

ilgili hesap dönemi için ek 1 inci maddedeki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.

(3) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisine tabi bir çok uluslu işletme

grubunun iki veya daha fazla gruba bölünmesi ve

a) Bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin

gerçekleştiği hesap dönemini izleyen hesap döneminde 750 milyon avro karşılığı Türk

lirasını aşması,

b) Bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin

gerçekleştiği hesap döneminden sonraki ikinci ila dördüncü hesap dönemlerinin en az

ikisinde 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması,

durumunda söz konusu grup veya grupların ek 1 inci maddedeki hasılat sınırını aştığı

kabul edilir.

(4) Bir işletmenin doğrudan veya dolaylı mülkiyet paylarının devri sonucunda; çok

uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi haline gelmesi veya bir çok uluslu işletme grubunun

bağlı işletmesi vasfını kaybederek başka bir çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi

olması ya da yeni bir çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesi olması ve varlıklarının,

yükümlülüklerinin, gelirlerinin, giderlerinin veya nakit akışlarının herhangi bir kısmının,

nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında yer alması halinde, bu işletme devrin

gerçekleştirildiği tarihin içinde bulunduğu hesap döneminde çok uluslu işletme grubunun

üyesi olarak dikkate alınır.

(5) Bir bağlı işletmenin varlıklarının ve borçlarının devredilmesi durumunda, devreden

bağlı işletmenin bu işlemlerden doğan kazanç veya zararı, işletme bazlı kazanç veya

zararının hesaplanmasında dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletmenin işletme

bazlı kazanç veya zararı, devre konu söz konusu varlık ve borçların, devralan bağlı

işletmenin nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında kullanılan

muhasebe standardı uyarınca defterindeki kayıtlı değerleri dikkate alınmak suretiyle

hesaplanır.

(6) İşletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında, varlıkların ve borçların

devredilmesi sonucu oluşan kazanç veya zararlar, devreden bağlı işletmenin işletme bazlı

kazanç veya zararının tespitinde dikkate alınmaz. Bu durumda, devralan bağlı işletmenin

işletme bazlı kazanç veya zararı, söz konusu varlık veya borçları devreden bağlı işletmenin

defterindeki kayıtlı değerler dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.

(7) İşletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında, devredilen varlık ve borçlar

nedeniyle oluşan kazanç veya zararın devreden bağlı işletme tarafından nitelikli olmayan

kazanç veya zarar esasına göre muhasebeleştirildiği durumda, devreden bağlı işletmenin bu

işlemlerden doğan kazanç veya zararı, nitelikli olmayan kazanç veya zarar tutarı ile sınırlı

olmak üzere dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletme tarafından devre konu varlık

ve borçlara yönelik işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde, devreden bağlı işletmedeki

söz konusu varlık ve borçların defter değerlerinin ilgili ülke mevzuatı kapsamında nitelikli

olmayan kazanç veya zarar esasına göre düzeltilmiş tutarları dikkate alınır.

(8) Altı ve yedinci fıkralarda geçen işletmelerin yeniden yapılandırılması ibaresi,

birleşme, devir ve bölünme gibi işlemler kapsamında varlık ve borçların devre konu

edilmesini veya bağlı işletmenin tür değiştirmesini; nitelikli olmayan kazanç veya zarar

ibaresi, işletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında varlık veya borçların devri sonucu

ortaya çıkan kazanç veya zararın ilgili ülke mevzuatı kapsamında hesaplanması sonucu

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

25/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

bulunan tutar ile bunların finansal muhasebe esaslarına göre hesaplanan kazanç veya

zararından düşük olanını ifade eder.

(9) İş ortaklığı ve bu iş ortaklığının uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe

standartlarına uygun olarak hazırladığı konsolide finansal tablosunda yer alan işletmelerin

küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesaplanmasında, bu işletmeler ayrı bir çok

uluslu işletme grubunun bağlı işletmeleri; iş ortaklığı ise bu grubun nihai ana işletmesi

olarak kabul edilir. Bu fıkra kapsamında bağlı işletme veya nihai ana işletme olarak kabul

edilen işletmelerde, doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan bir ana işletme;

iş ortaklığının gelirin dahil edilmesi esası kapsamındaki küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisini, ek 7 nci maddenin dördüncü fıkrası kapsamındaki dahil olma oranını dikkate

almak suretiyle hesaplar. Hesaplanan tutarın nitelikli gelirin dahil edilmesi esasına göre

tahsil edilemeyen kısmı yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari

tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde dikkate alınır.

(10) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu, en az bir işletmesi veya iş

yerinin grubun diğer işletmelerinden farklı bir ülkede yerleşik olan, nihai ana işletmeleri

kancalı bir yapı veya çift listeli bir düzenleme ile bir araya gelen iki veya daha fazla grubu

ifade eder ve bu gruplara aşağıdaki hükümler uygulanır.

a) Her bir grubun işletmeleri ve bağlı işletmeleri, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisi uygulaması kapsamında tek bir çok uluslu işletme grubunun üyeleri olarak kabul

edilir.

b) Muafiyet kapsamında olmayan bir işletme, birden fazla ana işletmeli çok uluslu

işletmeler grubu tarafından tam konsolidasyona tabi tutuluyorsa veya bu işletme üzerinde

birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu kontrol gücüne sahipse, bu işletme

bağlı işletme olarak kabul edilir.

c) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun konsolide finansal tabloları,

kabul edilebilir finansal muhasebe standardı uyarınca kancalı yapı veya çift listeli düzenleme

kapsamında nihai ana işletmelerden birinin tek bir ekonomik birim gibi hazırladığı konsolide

finansal tablolardır.

ç) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunu oluşturan ayrı grupların nihai

ana işletmeleri, bu grubun nihai ana işletmeleri olarak kabul edilir. (Birden fazla ana

işletmeli çok uluslu işletmeler grubu ile ilgili olarak küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisi uygulaması kapsamında bir nihai ana işletmeye yapılan atıflar birden fazla nihai ana

işletmeye yapılmış sayılır.)

d) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan ana

işletmeleri (her bir nihai ana işletme dahil olmak üzere), mülkiyet payına sahip olunan bağlı

işletmedeki dahil olma oranı ile sınırlı olmak üzere gelirin dahil edilmesi esasında dikkate

alınır.

e) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan bağlı

işletmelerinin tümüne, her bir düşük vergilendirilen bağlı işletmenin küresel asgari

tamamlayıcı vergisi dikkate alınarak yetersiz vergilendirilen ödemeler kuralı uygulanır.

f) Nihai ana işletmeler, birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunu oluşturan

grupların her birine ilişkin bilgileri içerecek küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi

bilgi beyannamesini sunmak için tek bir işletme belirlememiş ise, söz konusu nihai ana

işletmelerin her biri bu beyannameyi vermek zorundadırlar.”

MADDE 48- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Özel vergileme halleri

EK MADDE 12- (1) Çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesi olan şeffaf

işletmenin işletme bazlı kazancı, aşağıdaki durumlarda bu işletmenin mülkiyet payına isabet

eden miktarda azaltılır.

a) Çok uluslu işletme grubunun hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın

sonuna kadar, nihai ana işletmenin mülkiyet payı sahibinin söz konusu payına isabet eden

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

26/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

kazancın tamamı üzerinden en az asgari kurumlar vergisi oranı kadar vergi hesaplanması

veya nihai ana işletme ve vergi şeffaf yapının parçası olan diğer işletmeler tarafından ödenen

kapsanan vergiler ile mülkiyet payı sahibinin bu paya isabet eden kazançları üzerinden

hesaplanan vergilerin toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca en az asgari kurumlar

vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan fazla olması veya

b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan bir

gerçek kişinin, nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olması ve sahip olduğu

mülkiyet payı üzerinden elde edilen gelirlerin bu ülkede vergiye tabi olması veya

c) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve ek 3

üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılanların nihai ana işletmenin

bulunduğu ülkede yerleşik olması.

(2) Nihai ana işletmenin mülkiyet payına sahip olanların söz konusu işletmenin zararını

vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapabilmeleri durumunda, çok uluslu

işletme grubunun şeffaf işletme niteliğindeki nihai ana işletmesinin işletme bazlı zararı, bu

işletmenin mülkiyet payına isabet eden miktarda azaltılır.

(3) Vergilemede indirilebilir kâr payı uygulamasına tabi olan nihai ana işletme, aşağıdaki

durumlarda ilgili hesap dönemi için hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın

sonuna kadar işletme bazlı kazancını, zarar durumuna düşmemek kaydıyla, söz konusu

uygulama kapsamında indirilebilir kâr payı miktarı kadar azaltır.

a) Nihai ana işletmesinin hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın

sonuna kadar kâr payı geliri üzerinden vergi hesaplanması durumunda;

1) Kâr payı geliri üzerinden hesaplanan verginin en az asgari kurumlar vergisi oranı

uygulanmak suretiyle tespit edilmesi veya

2) Nihai ana işletmenin ödenen kapsanan vergileri ile kâr payı gelirini elde edenin bu

geliri üzerinden ödenen vergileri toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca en az asgari

kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan fazla olmasına ilişkin

beklentinin bulunması veya

3) Kâr payı gelirini elde edenin gerçek kişi olması ve söz konusu kâr payının

kooperatiften elde edilen risturn geliri niteliğinde olması,

b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve kâr

payı geliri elde eden gerçek kişinin, bu işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olması ve söz

konusu gelirin bu ülkede vergiye tabi olması,

c) Nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olup bu işletmeden kâr payı geliri elde

edenlerin ek 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar ile emeklilik

hizmeti işletmeleri dışındaki emeklilik yatırım fonlarından olması.

(4) Üçüncü fıkrada geçen vergilemede indirilebilir kâr payı uygulaması ibaresi, ilgili

hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın sonuna kadar dağıtılan kâr payları

üzerinden hesaplanan vergilerin tek aşamalı vergileme olarak dikkate alındığı ve dağıtılan

kâr paylarının işletmenin kazancından indirim konusu yapıldığı durumu ifade eder.

(5) Kâr dağıtımına dayalı vergileme sisteminin uygulandığı ülkelerde faaliyette bulunan

bağlı işletmeler, ilgili hesap dönemi için ek 5 inci maddesi kapsamında tespit olunan vergi

yükünün asgari kurumlar vergisi oranına eşitlenmesi için gerekli olan tutar ile bu hesap

dönemindeki kazançların tamamının kâr dağıtımına konu edilmesi durumunda dağıtım

üzerinden hesaplanması gereken vergi tutarından düşük olanını, dağıtılmış sayılan kâr payı

vergisi olarak düzeltilmiş kapsanan vergilere ekleyebilir. İlgili ülkede faaliyette bulunan çok

uluslu işletme grubuna bağlı işletmelerden herhangi biri için bu fıkra kapsamında yapılan

hesaplama yönteminin tercih edilmesi halinde, diğer bağlı işletmeler için de aynı yöntemle

düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması gerekir. Bu tercih her hesap dönemi için ayrı

ayrı dikkate alınır. Şu kadar ki, bağlı işletmeler açısından, 1/7/2021 tarihinden (bu tarih

dahil) önce kâr dağıtımına dayalı vergileme sisteminin yürürlükte olduğu ülkelerde bu

yöntem uygulanabilir.

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

27/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

(6) Beşinci fıkra kapsamındaki uygulamanın geçerli olduğu ülkelerde, bu yöntemi

kullanan bağlı işletmeler açısından her bir hesap dönemi için düzeltilmiş kapsanan vergi

olarak dikkate alınan tutarların izlendiği takip hesabı oluşturulur. İzleyen hesap

dönemlerinde bu hesaptan sırasıyla;

a) Kâr dağıtımına bağlı olarak ödenen vergiler,

b) Ülkesel bazlı zarara asgari kurumlar vergisi oranının uygulanması sonucu tespit

olunan tutar,

c) Yedinci fıkra kapsamında sonraki hesap dönemlerine aktarılan tutarın cari hesap

döneminde kullanılan kısmı,

indirilir. Bu hesap bakiyesi hiçbir zaman eksi bakiye vermez.

(7) Altıncı fıkranın (b) bendi kapsamında, ülkesel bazlı zarara asgari kurumlar vergisi

oranının uygulanması suretiyle bulunan tutarın takip hesabındaki bakiye tutardan fazla

olması durumunda, fazla kısım takip hesabı zarar aktarımı uygulaması kapsamında sonraki

hesap dönemlerine aktarılır. Aktarıma konu edilen bu tutarlar sonraki hesap dönemlerinde

takip hesabına aktarılan tutarlardan indirim konusu yapılır.

(8) Bir ülkedeki bağlı işletme olan yatırım işletmelerine (vergi şeffaf işletmeler hariç)

ilişkin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde, vergi yükü ile asgari

tamamlayıcı kurumlar vergisi oranı gibi bu Kısımda yapılan hesaplamalar, o ülkedeki

yatırım işletmesi olmayan diğer bağlı işletmelerden ayrı ayrı dikkate alınır.

(9) Sekizinci fıkraya alternatif olarak, bağlı işletme konumunda olan bir yatırım işletmesi

vergi şeffaf işletme olarak kabul edilebilir. Bu durumda, yatırım işletmesine ilişkin mülkiyet

paylarının rayiç bedelle değerlenmesi suretiyle bağlı işletmeler nezdinde en az asgari

kurumlar vergisi oranı üzerinden vergilendirilmesi şarttır. Sigorta yatırım işletmeleri

açısından da bu fıkra hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar

vergisinin tespitinde bu fıkra hükümleri, cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için

tercih edilir. Bu tercihin iptal edilmesi halinde, yatırım işletmesi tarafından elde tutulan bir

varlık veya yükümlülüğün elden çıkarılmasından doğan kazanç veya zarar, söz konusu varlık

veya yükümlülüklerin iptal yılının ilk günündeki gerçeğe uygun değeri üzerinden belirlenir.

(10) Sekizinci ve dokuzuncu fıkralara alternatif olarak, bağlı işletme olan bir yatırım

işletmesinin mülkiyet payına sahip ve yatırım işletmesi olmayan başka bir bağlı işletmenin,

yatırım işletmesine iştirakinden elde edilen kazançların en az asgari kurumlar vergisi

oranında vergilendirilebilir olmasına yönelik beklentinin bulunması durumunda, bağlı

işletme yatırım işletmesindeki mülkiyet payına ilişkin olarak vergilendirilebilir dağıtım

yöntemini uygulayabilir. Şu kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin

tespitinde bu fıkra hükümleri, cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için tercih edilir.

Bu fıkranın uygulamasında vergilendirilebilir dağıtım yöntemi, yatırım işletmesinin işletme

bazlı kazançlarının takip eden üç hesap dönemi içerisinde mülkiyet payına sahip bağlı

işletmelere dağıtılmasının taahhüt edildiği, bu dönemin sonuna kadar dağıtılmayan işletme

bazlı kazançların ise üçüncü hesap dönemi içerisinde yatırım işletmesinin kazancı olarak

dikkate alınarak küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesabında dikkate alınan

yöntemdir. Bu tercihin iptal edilmesi halinde, yatırım işletmesinin dağıtılmamış işletme bazlı

kazancı, iptal edilen hesap döneminde yatırım işletmesinin küresel asgari tamamlayıcı

kurumlar vergisinin hesabında dikkate alınır.”

MADDE 49- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Yetki

EK MADDE 13- (1) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu Kısmın uygulanmasına yönelik usul

ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

MADDE 50- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 17- (1) Beşinci Kısmın uygulamasında bentlerde belirtilen süreler

için aşağıdaki hükümler dikkate alınır.

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

28/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

a) Ek 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasının uygulamasında, 2024 hesap dönemi için maddi

duran varlıkların net defter değerinin %7,8’i, bağlı işletmelerin çalışanlarının brüt

ücretlerinin %9,8’i dikkate alınır. Bu oranlar; takip eden dört hesap dönemi boyunca %0,2,

2029 hesap döneminden itibaren dört hesap dönemi boyunca da her hesap dönemi için bağlı

işletmelerinin çalışanlarının brüt ücretleri için %0,8, maddi duran varlıklar için ise %0,4

azaltılarak uygulanır.

b) Ek 8 inci maddenin dördüncü fıkrası kapsamında verilecek beyannameler 2024 hesap

dönemi için hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on sekizinci ayın son gününe kadar

beyan edilir ve tahakkuk eden vergiler beyan süresinin son gününe kadar ödenir. Şu kadar ki,

ek 1 inci madde kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi mükellefi olup ek

8 inci maddeye göre ilk defa beyanname verecek mükellefler açısından da bu madde

hükümleri uygulanır.

c) 1/1/2024 tarihinden önceki işlemler nedeniyle finansal tablolarda ertelenmiş vergi

varlığı veya yükümlülüğü olarak kayıtlara alınan tutarlar, ek 5 inci madde kapsamındaki

vergi yükünün hesabında dikkate alınır. Ertelenmiş vergi varlığı veya yükümlülüğü olarak

vergi yükünün tespitinde dikkate alınacak tutar, asgari kurumlar vergisi oranı veya ilgili

ülkede uygulanan kurumlar vergisi oranının düşük olanı üzerinden hesaplanır. Şu kadar ki,

ülkesel bazlı kazancın tespitine yönelik yapılan hesaplamada, zarardan kaynaklanan

ertelenmiş vergi varlığı tutarı, asgari kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit

olunur.

ç) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasına dahil edilmeyen işlemlerden

kaynaklanan ve 30/11/2021 tarihinden sonra ertelenmiş vergi varlığı olarak dikkate alınan

tutarlar, ek 5 inci madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde dikkate alınmaz.

d) Ek 7 nci maddenin beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkra hükümleri 1/1/2025

tarihinden itibaren (özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde ise 2025 yılında başlayan

özel hesap döneminden itibaren) elde edilen kazançlara uygulanır.

e) 2026 hesap dönemi sonuna kadar (hesap döneminin son günü 30/6/2028 tarihini

geçenler hariç) bir ülkedeki yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi aşağıdaki

şartların herhangi birinin sağlanması durumunda sıfır olarak kabul edilir.

1) 24/2/2020 tarihli ve 2151 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında düzenlenen ülke

bazlı rapor ile ilgili ülke mevzuatı uyarınca hazırlanan benzer nitelikteki ülke bazlı

raporlarda toplam hasılatın 10 milyon avro karşılığı Türk lirasından ve vergi öncesi kârın 1

milyon avro karşılığı Türk lirasından az olması,

2) Çok uluslu işletme grubunun uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe

standartlarına göre hesaplanan ülke bazlı kurumlar vergisi ve benzer nitelikteki vergilerinin

toplamının, (e) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında düzenlenen ülke bazlı

raporlardaki vergi öncesi kârlara bölünmesi suretiyle hesaplanan vergi yükünün; 2024 hesap

dönemi için %15, 2025 hesap dönemi için %16 ve 2026 hesap dönemi için %17 oranlarına

eşit veya daha fazla olması,

3) Çok uluslu işletme grubunun, (1) numaralı alt bent kapsamında düzenlenen ülke bazlı

raporlarındaki vergi öncesi kârının; bunların çalışanlarının brüt ücretleri ile maddi duran

varlıklarının net defter değerinin, (a) bendi kapsamında ilgili yıl için hesaplanacak oranla

çarpılan tutarların toplamına eşit veya bu tutardan daha az olması.

f) Bir çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesinin bulunduğu ülkede en az %20

oranında bir kurumlar vergisi uygulanması durumunda, o ülke için yetersiz vergilendirilen

ödemeler esası kapsamında hesaplanan tamamlayıcı vergi, geçiş dönemi boyunca her bir

hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilir. Bu bentte geçen geçiş dönemi ibaresi, 31/12/2025

tarihinden önce başlayan (bu tarih dahil) ve 31/12/2026 tarihi itibarıyla sona eren hesap

dönemlerini ifade eder.

g) (e) ve (f) bentlerinde belirtilen şartları birlikte sağlayan bir çok uluslu işletme grubu,

ilgili ülke için bahsi geçen bentlerde yer alan uygulamalardan herhangi birini tercih

edebilir.”

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

29/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

MADDE 51- 8/3/2007 tarihli ve 5597 sayılı Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile

Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci

fıkrasında yer alan “50 Türk lirası” ibaresi “500 Türk lirası” şeklinde değiştirilmiş, birinci

cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiş ve mevcut ikinci cümlesinde yer

alan “bu miktarı” ibaresi “bu fıkrada yer alan harcı veya bu harcın yeniden değerleme oranı

uygulanmak suretiyle belirlenmiş olan tutarını” şeklinde değiştirilmiştir.

“Bu harç, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul

Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca belirlenen yeniden değerleme

oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu suretle hesaplanan harç tutarının 10 Türk lirasına

kadarki kesirleri dikkate alınmaz. Şu kadar ki, bu kapsamda hesaplanan harcın uygulandığı

yılın ocak ayının onuncu günü sonuna kadar yapılan yurt dışına çıkışlarda, bir önceki yılın

sonu itibarıyla geçerli tutar üzerinden yapılmış harç ödemeleri için fark ikmal edilmez.”

MADDE 52- 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45 inci

maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci

fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve

idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen

kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.”

“Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı

tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.”

MADDE 53- 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının Anayasa

Mahkemesi tarafından iptal edilen (b) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş, fıkraya

(b) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre

teselsül ettirilmiştir.

“b) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve

idari işlemler hakkında açılan davalar.”

“c) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını

aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun

yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.”

MADDE 54- 2577 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesine “Parasal sınırların artırılması:”

başlığı eklenmiş ve madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 1- 1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin

olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi

hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından

geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk

lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

2. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların

belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz

yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge

idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai

karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin

kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.”

MADDE 55- 9/7/1982 tarihli ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun

Muafiyetleri ve Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanunun mülga 14 üncü maddesi

başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunun gelirleri

MADDE 14- Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunun gelirleri şunlardır:

a) Genel bütçeden yapılacak Hazine yardımları

b) Kurum faaliyetlerinden elde edilecek gelirler

c) Yayın gelirleri

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

30/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

ç) Kuruma ait taşınır veya taşınmaz malların gelirleri

d) İşletme ve şirketler ile diğer birimlerden aktarılan gelirler

e) Radyoaktif atık yönetimi için Kuruma ödenen bedeller

f) Fikrî ve sınai mülkiyet haklarından elde edilen gelirler

g) Kuruma yapılacak her türlü yardımlar, bağışlar ve vasiyetler

ğ) Diğer gelirler

Bu gelirlerden hesap yılı sonuna kadar harcanmayanlar bir sonraki yıla aktarılır.”

MADDE 56- 2690 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ek 4 üncü

maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“EK MADDE 4- Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunda geçici olarak

görevlendirilen mesleğe özel yarışma sınavıyla alınanlar ile teknik hizmetler sınıfına dâhil

personele ve 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesinin

dördüncü fıkrasındaki sınırlamalara tabi olmaksızın öğretim üyelerine ödenecek ilave ücret,

asgari ücretin üç katını aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu kapsamda

ödenecek ilave ücretlerden damga vergisi hariç hiçbir kesinti yapılmaz.

Kurum, görev alanı ile ilgili konularda insan kaynağı yetiştirilmesi ve geliştirilmesini

sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen üst limitler dâhilinde, diğer

mevzuatta yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın Kurum tarafından çıkarılan yönetmeliğe

göre ödül ve burslar verebilir.

Kurum tarafından desteklenen projelerde, proje süresiyle sınırlı olmak kaydıyla proje

kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev alan proje yürütücüsü, araştırmacı ve diğer

personele ödenebilecek proje teşvik ikramiyesinin üst limiti asgari ücretin net tutarının dört

katını geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu kapsamda yılda en fazla üç defa

proje teşvik ikramiyesi ödenebilir. Bu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti

yapılmaz. Kurum tarafından desteklenen projeler ile Kurum tarafından yürütülen dış destekli

proje harcamaları için Kurumun uygun bulması durumunda ön ödeme yapılabilir.

Desteklenen proje ve faaliyetler için öngörülen yılları bütçe ödeneklerinin ilgili tertiplerinde

yer alan ödenekten harcanmayan kısımları ertesi yıl bütçesinin ilgili tertiplerine devren

ödenek kaydedilir. Kurumda görevlendirilecek hakem, kurul ve komite üyeleri ile benzeri

kişilere yapılacak ödemelerin üst limiti asgari ücretin net tutarının üç katını geçmemek üzere

Cumhurbaşkanınca belirlenir ve ilgililerine ödenir. Bu fıkraya göre aktarılacak tutarların

harcanması, muhasebeleştirilmesi ve bu fıkra kapsamında yapılacak ön ödemelere ilişkin

usul ve esaslar ile Kurumun bütçe ödeneklerinin kullanılması, tertipler arasında aktarma

yapılması ve diğer bütçe işlemlerinin gerçekleştirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile

desteklenecek projelerin ilanı, değerlendirilmesi, seçimi ve diğer hususlar Hazine ve Maliye

Bakanlığının görüşü alınarak Kurum tarafından yönetmelikle belirlenir.

Kurumun görevlerini yerine getirmesi için yürüteceği faaliyetler sırasında mevzuatı

uyarınca proje bütçesi kapsamında ödenecek ücretler ile üçüncü fıkra uyarınca belirlenen üst

limit dâhilindeki ücret ve proje teşvik ikramiyesi tutarları Kurum Yürütme Kurulunca

belirlenir.”

MADDE 57- 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 9/A

maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan “idarî yargılama usulü ve idare hukuku,”

ibaresi “idarî yargılama usulü, idare hukuku ve milletlerarası hukuk-milletlerarası özel

hukuk,” şeklinde, (b) bendinde yer alan “vergi usul hukuku ve maliye-ekonomi,” ibaresi

“vergi usul hukuku, maliye-ekonomi, ticari işletme-şirketler hukuku ve milletlerarası hukukmilletlerarası özel hukuk,” şeklinde ve beşinci fıkrasında yer alan “iki katı” ibareleri “bir

katı” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 58- 2802 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde

değiştirilmiştir.

“Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay

Başsavcısı, Yargıtay Birinci başkanvekilleri, Danıştay başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

31/32

29.07.2024 10:37

cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Yargıtay ve Danıştay üyeleri ile

Adalet Bakanlığı Müsteşarına (40.000); birinci sınıf hâkim ve savcılardan 103 üncü

maddedeki aylık ödeme oranı % 86 olanlara ve Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu ile Hâkimler

ve Savcılar Kurulu Teftiş Kurulunda fiilen görev yapan müfettişlere (35.000); diğer birinci

sınıf hâkim ve savcılara (30.000); birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve savcılara (26.000); diğer

hâkim ve savcılara ise (22.500) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile

çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenir. Bu Kanuna tabi olan hâkim ve

savcılardan Anayasa Mahkemesinde görev yapanlara ödenen aylık ek ödenek ve Uyuşmazlık

Mahkemesinde görev yapanlara ödenen ödenek ile bu fıkrada belirlenen ek tazminattan

yalnızca biri ve yüksek olanı ödenir.”

MADDE 59- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4 üncü

maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme

Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden

üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine her ay aylık veya ücretleri ile birlikte toplu

sözleşmeyle belirlenen tutarda toplu sözleşme ikramiyesi ödenir.”

GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunla 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci

fıkrasının (b) bendi ile ek 1 inci maddesinde yapılan değişiklikler, 13/7/2024 tarihinden bu

maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bölge idare mahkemelerince verilen kararlar

hakkında da uygulanır. Bu kararların temyiz süresi; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten

önce tebliğ edilenler bakımından maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarihten sonra tebliğ edilenler bakımından ise tebliğ tarihinden itibaren otuz

gündür.

(2) Bu Kanunla 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasına eklenen (c)

bendi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.

(3) 2802 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin altıncı fıkrasının 30/3/2023 tarihli ve 7447

sayılı Kanunla değiştirilen birinci cümlesi ile fıkranın mevcut ikinci ve üçüncü cümlelerinin

uygulanmasına 15/8/2024 tarihine kadar devam olunur. Bu Kanunla 2802 sayılı Kanunun

106 ncı maddesinde yapılan değişiklik, 15/8/2024 tarihinden itibaren uygulanır.

MADDE 60- Bu Kanunun;

a) 3 üncü, 4 üncü, 33 üncü ve 34 üncü maddeleri 1/1/2025 tarihinde,

b) 17 nci, 21 inci, 28 inci ve 30 uncu maddeleri yayımını izleyen ayın başında,

c) 18 inci ve 25 inci maddeleri 1/11/2024 tarihinde,

ç) 20 nci ve 22 nci maddeleri 1/1/2030 tarihinde,

d) 24 üncü ve 32 nci maddeleri 1/1/2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara

uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

e) 29 uncu maddesi 2024 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak

üzere yayımı tarihinde,

f) 35 inci ve 36 ncı maddeleri, 2025 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde

edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2025 takvim yılında

başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına

uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

g) 37 nci ila 49 uncu maddeleri, 2024 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde

edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2024 takvim yılında

başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına

uygulanmak üzere yayımı tarihinde,

ğ) 51 inci maddesi yayımını izleyen onuncu günde,

h) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 61- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm

32/32

235 okunma Kaynak: TBMM
Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://isverenim.skyside.com.tr/makale/8343