29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
1/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
VERGİ KANUNLARI İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN
HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun No. 7524
Kabul Tarihi: 28/7/2024
MADDE 1- 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 22/A maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “her türlü
ödemelerde,” ibaresi “her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme
veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil),” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 2- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Muaflık ve
İstisnalar” başlıklı ikinci kısmının üçüncü bölümünün başlığı “Diğer Muaflık ve İstisnalar”
şeklinde değiştirilmiş ve mülga 17 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden
düzenlenmiştir.
“Hizmet erbabına pay senedi verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerde ücret istisnası:
MADDE 17- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim
şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve
ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir
yıllık brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır.
Şu kadar ki, hizmet erbabı tarafından bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin; iktisap
tarihinden itibaren üç tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin
tamamı, dört ila altı yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i,
yedi ila on iki yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i, vergi
ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.
Bu şekilde istisna nedeniyle zamanında alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi,
hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerinin hizmet erbabı
tarafından elden çıkarıldığı tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye
Bakanlığı yetkilidir.”
MADDE 3- 193 sayılı Kanunun mülga 69 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki
şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Ticari ve mesleki kazançlarda günlük hasılat tespiti ve gelir vergisi matrahının
belirlenmesi:
MADDE 69- Ticari veya mesleki faaliyetleri nedeniyle mükellef olanlara yönelik, Vergi
Usul Kanununun 127 nci maddesi kapsamında günlük hasılat tutarlarını tespit etmek
amacıyla bir ayda üçten, bir takvim yılında on ikiden az olmamak kaydıyla bu madde
hükümlerine göre işlem tesis edilmek üzere yoklama yapılabilir.
Birinci fıkra kapsamında İdarece yapılan yoklamalar sonucu tespit edilen günlük hasılat
tutarları ortalamasından hareketle aylık hasılat tutarı hesaplanır. Bu şekilde tespit edilen
aylık hasılat tutarlarının toplamı, tespit yapılan ay sayısına bölünmek suretiyle aylık
ortalama hasılat tutarı belirlenir. Aylık ortalama hasılat tutarı, faaliyette bulunulan ay sayısı
ile çarpılmak suretiyle mükelleflerin ilgili takvim yılı hasılatları tespit edilir.
İkinci fıkra kapsamında tespit edilen hasılat tutarları ile;
a) Bilanço esasına göre defter tutanlar için ilgili takvim yılına ait gelir tablosunda yer
alan brüt satış tutarı,
b) İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar için ilgili takvim yılına ait işletme hesap
özetinde yer alan dönem içinde elde edilen hasılat tutarı,
c) Serbest meslek kazanç defteri tutanlar için ilgili takvim yılına ait serbest meslek
kazanç bildiriminde yer alan gayrisafi hasılat tutarı,
arasındaki fark %20’den fazla olan mükellefler Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesi
kapsamında izaha davet edilir ve izahın değerlendirilmesi mezkûr madde hükmüne göre
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
2/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
yapılır.
Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.”
MADDE 4- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler
ve sekizinci fıkrasına “Farklı oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir.” ibaresinden
önce gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“19. 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında
Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet
sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla hizmet sağlayıcılarına
ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden,
20. Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin mal ve hizmet
alımlarına yönelik yapılan ödemelerden,”
“– (19) ve (20) numaralı bentler kapsamındaki vergi kesintisine tabi ödemeler için
faaliyet konuları, ödeme türleri, sektörler, iş grupları ve iş nevileri itibarıyla ayrı ayrı veya
birlikte,”
MADDE 5- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 153/A maddesinin
birinci fıkrasında yer alan “ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %
10’undan az olmamak üzere” ibaresi “az ve 10 milyon Türk lirasından fazla olmamak üzere
düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’u tutarında” şeklinde,
üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde, dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “girdiği
tarihten itibaren bir ay içinde” ibaresi “girmesini müteakiben yazıyla” şeklinde, “ve
düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere
yazıyla otuz” ibaresi “az ve 10 milyon Türk lirasından fazla olmamak üzere düzenlenmiş
olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’u tutarında, altmış” şeklinde, beşinci
fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan
toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere” ibaresi “az ve 10 milyon Türk lirasından
fazla olmamak üzere düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’u
tutarında” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkranın son cümlesi ve altıncı fıkrasının son cümlesi,
yedinci fıkrasının son cümlesi, dokuzuncu fıkrasının son cümlesi ile onbirinci fıkrası
yürürlükten kaldırılmıştır.
“Birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel
kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10
ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde,
keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girmesini müteakiben birinci fıkrada yer alan şartların
altmış gün içerisinde yerine getirilmesi veya aynı süre içerisinde sayılan kişilerin statülerinin
sonlandırılması koşullarından birinin sağlanması bu mükelleflerden yazılı olarak istenir.
Altmış günlük süre içinde, şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin
devam ettirilmesi halinde, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla
tahakkuk etmiş tüm vergi borçları, mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu
kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edilir. Ancak, altmış günlük süre
içerisinde mezkûr kişilerin statülerinin sona erdirilmesine yönelik yasal girişimleri başlatmış
olan ve bu durumu muteber vesikalar ile ispat ve tevsik eden mükellefler, bu yasal girişimler
sonucunda birinci fıkra kapsamındaki kişilerin statülerinin sona erdirilmesi şartıyla, söz
konusu borçların takip ve tahsilinde müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmaz. Mezkûr
kişilerin statülerinin altmış günlük süreden sonra sona erdirilmesi durumunda, alınmış
teminat mükellefin talebi üzerine, maddenin yedinci fıkrasındaki süre ve şartlar
aranmaksızın, başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla mükellefe iade olunur.”
MADDE 6- 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2)
numaralı bendinde yer alan “Mükelleflere” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve mükellef
olmayanlara,” ibaresi ve (7) numaralı bendinde yer alan “Elektronik ticarette” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ve internet dâhil olmak üzere her türlü dijital ortamın alım, satım,
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
3/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
kiralama, ilan ve reklam gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanıldığı hallerde” ibaresi,
“amacıyla elektronik ortamda” ibaresinden sonra gelmek üzere “iktisadi ve” ibaresi, “ticari
faaliyetlerine ilişkin” ibaresinden önce gelmek üzere “, elektronik ticaret aracı hizmet
sağlayıcılara, erişim sağlayıcılara, içerik sağlayıcılara, yer sağlayıcılara ve sosyal ağ
sağlayıcılara iktisadi ve” ibaresi eklenmiş, “ve/veya” ibaresi “, elektronik ticaret hizmet
sağlayıcılara,” şeklinde, “elektronik ticaret ortamını” ibaresi “ortam” şeklinde, “alım satıma”
ibaresi “, alım, satım, kiralama, ilan ve reklama” şeklinde, “bilgilerin aracı hizmet
sağlayıcıları” ibaresi “bilgiler ile içerik sağlayıcılar tarafından üretilen ya da sağlanan
bilgilerin aracı hizmet sağlayıcıları, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları, erişim
sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve/veya sosyal ağ sağlayıcılar” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 7- 213 sayılı Kanunun 263 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“ticaret” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve kıymetli madenler” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 8- 213 sayılı Kanunun 274 üncü maddesinden sonra gelmek üzere 274/A
maddesi eklenmiştir.
“Kıymetli madenler:
MADDE 274/A- Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli madenler borsa rayici
ile değerlenir. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu
anlaşılırsa değerlemeye esas bedel olarak, bu rayiç yerine maliyet bedeli esas alınır.
Bu madde hükmü kıymetli maden ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar
hakkında da caridir. Kıymetli maden ile olan mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit
alacaklar ve borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır.
Alacak ve borçların değerleme günü kıymetine ircasına ilişkin olarak 280 inci, 281 inci ve
285 inci maddelerde yer alan hükümler bu fıkra kapsamındaki alacak ve borçlar bakımından
da geçerlidir.”
MADDE 9- 213 sayılı Kanunun 344 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Vergi kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa
uyulmaksızın vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak
suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara
göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır. Aynı vergi türü ve dönemine
ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı
artırım hükmü tatbik edilir.”
MADDE 10- 213 sayılı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci
cümlesinde yer alan “bağlı cetvele” ibaresi “bağlı 1 sayılı cetvele” şeklinde, ikinci
cümlesinde yer alan “bağlı cetvelde” ibaresi “bağlı 1 sayılı cetvelde” şeklinde ve Kanuna
bağlı “Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel” başlığı “1 Sayılı Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel”
şeklinde, mevcut Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetveldeki miktarlar aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
Birinci derece
İkinci derece
“Mükellef Grupları
usulsüzlükler
usulsüzlükler
için (TL)
için (TL)
1.
Sermaye şirketleri
20.000
10.000
Sermaye şirketleri dışında kalan birinci sınıf
2.
10.000
5.000
tüccar ve serbest meslek erbabı
3.
İkinci sınıf tüccarlar
5.000
3.500
Yukarıdakiler dışında kalıp beyanname
4.
3.500
2.250
usulüyle gelir vergisine tabi olanlar
5.
Kazancı basit usulde tespit edilenler
2.250
1.500
6.
Gelir Vergisinden muaf esnaf
1.500
1.000”
MADDE 11- 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı
bendinde yer alan “1.000 Türk lirasından aşağı olmamak üzere” ibaresi “bir takvim yılı
içinde ilk tespitte 10.000 Türk lirasından, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde
yer alan tutarlardan aşağı olmamak üzere” şeklinde, “500.000” ibaresi “10 milyon” şeklinde
değiştirilmiş, aynı bendin birinci paragrafına aşağıdaki cümleler eklenmiş, (2) numaralı
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
4/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
bendinde yer alan “1.000 Türk lirası” ibaresi “bir takvim yılında ilk tespitte 10.000 Türk
lirası, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlarda” şeklinde,
“50.000” ibaresi “1 milyon” şeklinde, “500.000” ibaresi “10 milyon” şeklinde değiştirilmiş,
aynı bendin birinci paragrafına aşağıdaki cümleler eklenmiş, (3) numaralı bendi aşağıdaki
şekilde, (6) numaralı bendinde yer alan “250.000.000 lira” ibaresi “65.000 Türk lirası”
şeklinde, (10) numaralı bendinde yer alan “75.000.000 lira” ibaresi “15.000 Türk lirası”
şeklinde değiştirilmiş ve Kanuna aşağıdaki 2 sayılı cetvel eklenmiştir.
“Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi
durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir ancak bu tespit, bu bent uyarınca
kesilecek ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının
belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilir. Şu kadar ki, bu bentte yer alan özel
usulsüzlük cezasına tabi fiillerin, belgeleri almak zorunda olanlar tarafından, idarenin
bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü
içerisinde idareye bildirilmesi durumunda, alıcı adına özel usulsüzlük cezası kesilmez. Bu
bent kapsamındaki belgelerin düzenlenmediğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından,
idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş
günü içerisinde idareye bildirildiği durumlarda, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına
bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki
belgeler yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri
düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki kat olarak
uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun kapsamında olmayan
belgelerin düzenlendiğinin belgeyi almak zorunda olanlar tarafından beş iş günü içerisinde
idareye bildirildiği durumlarda, söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu bentte yer alan
cezalar altı kat olarak uygulanır.”
“Tek tespitte aynı neviden birden fazla belgenin düzenlenmediğinin tespit edilmesi
durumunda her bir belge için ayrı ayrı ceza kesilir ancak bu tespit, bu bent uyarınca
kesilecek ceza uygulamasında, Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tespit sayısının
belirlenmesinde bir adet tespit olarak değerlendirilir. Bu bent kapsamındaki belgelerin
düzenlenmediğinin belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından, idarenin bilgisine
girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken süreyi takip eden beş iş günü içerisinde
idareye bildirilmesi durumunda, belgeleri düzenlemek zorunda olanlar adına bu bentte yer
alan özel usulsüzlük cezası üç kat olarak uygulanır. Bu bent kapsamındaki belgeler yerine bu
Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlenmesi halinde, belgeleri düzenlemek zorunda
olanlar adına bu bentte yer alan özel usulsüzlük cezası iki kat olarak uygulanır. Bu bent
kapsamındaki belgelerin yerine bu Kanun kapsamında olmayan belgelerin düzenlendiğinin
belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından beş iş günü içerisinde idareye bildirildiği
durumlarda, söz konusu belgeleri düzenleyenler adına bu bentte yer alan cezalar altı kat
olarak uygulanır.”
“3. 232 nci maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılanlar dışında
kalan kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu,
perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerini
almadıklarının tespit edilmesi halinde bunlara her bir belge için 5.000 Türk lirası özel
usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının
toplamı bir takvim yılı için 50.000 Türk lirasını geçemez. Şu kadar ki, bu bent kapsamındaki
kişiler tarafından, idarenin bilgisine girmeden önce belgenin düzenlenmesi gereken tarihi
takip eden beş iş günü içerisinde belgenin düzenlenmediğinin idareye bildirilmesi
durumunda, bunlar adına özel usulsüzlük cezası kesilmez.”
“2 Sayılı Cetvel
353 üncü Maddenin Birinci 353 üncü Maddenin Birinci
Fıkrasının (1) Numaralı Bendi Fıkrasının (2) Numaralı Bendi
Ceza Miktarı (Asgari-TL)
Ceza Miktarı (TL)
2. Tespit
20.000
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
20.000
5/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
3. Tespit
30.000
30.000
4. Tespit
40.000
40.000
5. Tespit
50.000
50.000
6. ve Sonraki
100.000
100.000”
Tespitler
MADDE 12- 213 sayılı Kanunun 355 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “1 Yeni
Türk Lirasından” ibaresi “40 Türk lirasından” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 13- 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 inci maddesinin başlığına “107/A,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “152/A, 153/A,” ibaresi eklenmiş, aynı maddenin;
a) Birinci fıkrasının; (1) numaralı bendinde yer alan “1.000” ibaresi “20.000” şeklinde,
(2) numaralı bendinde yer alan “500” ibaresi “10.000” şeklinde, (3) numaralı bendinde yer
alan “250” ibaresi “5.000” şeklinde, üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde, dördüncü cümlesinde
yer alan “1 milyon” ibaresi “10 milyon” şeklinde, son cümlesinde yer alan “Mükerrer”
ibaresi “152/A maddesi veya mükerrer” şeklinde değiştirilmiştir.
“Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi ile getirilen zorunluluklara
uymayanlar ile aynı bent kapsamında bildirilmesi gereken alım, satım, kiralama, ilan ve
reklama ilişkin bilgileri bildirmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunanlara,
bildirilmeyen, eksik veya yanıltıcı bildirilen her bir alım, satım, kiralama, ilan ve reklama
konu mal ve hizmete ilişkin bilgi ve diğer yükümlülükler için (1), (2) ve (3) numaralı bentler
uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilir, bu şekilde kesilen özel usulsüzlük cezası her bir
bildirim için 10 milyon Türk lirasından fazla olamaz.”
b) Dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “uymayan mükelleflerden” ibaresi
“uymayanların” şeklinde, “% 5’i” ibaresi “% 10’u” şeklinde, ikinci cümlesinde yer alan
“kesilen mükellefler” ibaresi “kesilenler” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “770.000
TL’yi” ibaresi “20 milyon Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle
eklenmiştir.
“Tevsik zorunluluğuna aykırı bir şekilde ödeme yapanların, durumu ödemeyi takip eden beş
iş günü içerisinde kendiliğinden idareye bildirmesi halinde, ödemede bulunan adına bu fıkra
uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmez.”
c) Dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve benzeri finans
kurumları, ödeme kuruluşları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla
başkalarının adı ve/veya hesabı kullanılarak yapılması durumunda, her bir işlem için bu
maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 10’u
nispetinde, mal teslimi veya hizmet ifasını yapanlar ile adına ve/veya hesabına ödeme
yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler
hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde
kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez.
23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin
verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod,
elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen
tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları
aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu
sistemleri veya cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her bir işlem için bu maddeye göre tatbik
olunan özel usulsüzlük cezasının üç katı uygulanır. Şu kadar ki, bu fıkra uyarınca bir takvim
yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez.
153/A maddesinin üçüncü ve müteakip fıkraları uyarınca istenilen teminatın süresinde
verilmemesi veya tamamlanmaması halinde mezkûr fıkralar kapsamında verilmesi veya
tamamlanması gereken teminat tutarı kadar, teminatı vermeyenler veya tamamlamayanlar
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
6/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
adına özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu ceza hakkında, Kanunun 376 ncı maddesi ile
uzlaşma hükümleri uygulanmaz.”
ç) Maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Ödeme kaydedici cihaz üreticisi veya ithalatçıları ile bu cihazlara ilişkin hizmet veren
güvenli servis sağlayıcıları, bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları, şarj ağı
işletme lisansı sahipleri ve elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması,
iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda
yetkilendirilenler ile sipariş, satış, muhasebe, stok takip ve benzeri programları kullandıran,
teslim eden veya satan mükelleflerden; bu Kanunun 149 uncu, mükerrer 242 nci ve mükerrer
257 nci maddeleri uyarınca vergi güvenliğini sağlamak amacıyla, Hazine ve Maliye
Bakanlığınca nitelikleri belirlenip onaylanan ve kullanma yükümlülüğü getirilen elektrikli,
elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemler haricindeki cihaz ve sistemleri veya
kullanmaması gereken elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri
mükelleflere kullandıran, teslim eden veya satanlara, Hazine ve Maliye Bakanlığınca
belirlenen usul ve esaslara göre bu cihaz ve sistemlerle entegre veya bağlantılı olarak
çalışması gereken program, cihaz veya sistemleri gerekli entegrasyonu veya bağlantıyı
yapmadan kullandıran, teslim eden veya satanlara, Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer
kamu kurum ve kuruluşlarına bu cihaz ve sistemler tarafından aktarılması gereken belge,
bilgi ve verilerin aktarılmasını sağlayacak sistemleri kurmayan veya 359 uncu maddenin (ç)
ve (d) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere bu sistemlerin gerçeğe uygun olmayan
şekilde belge, bilgi ve veri aktarmasına sebebiyet verenler ile elektronik defter, belge ve
kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması ile bunlara ilişkin sistem ve
yazılım gereksinimleri hususlarında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul
ve esaslara aykırı davrananlara her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere birinci fıkranın (1)
numaralı bendinde yer alan özel usulsüzlük cezasının on katı tutarında özel usulsüzlük
cezası kesilir. Ancak bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük
cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez. Bu fıkraya göre ceza kesilmesini
gerektiren fiillerin, aynı zamanda 6/12/1984 tarihli ve 3100 sayılı Katma Değer Vergisi
Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun
uyarınca usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmesi durumunda aynı
fiillerden dolayı 3100 sayılı Kanun uyarınca ayrıca ceza kesilmez.
Tek bir fiilin bu maddede yer alan birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesini
gerektirmesi halinde bu cezalardan en ağırı kesilir.”
MADDE 14- 213 sayılı Kanunun;
a) 112 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi;
uzlaşılan vergi miktarına, (a) fıkrasında belirtilen tarihten itibaren uzlaşma tutanağının
imzalandığı tarihe kadar geçen süre için uygulanır.” cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.
b) 376 ncı maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
c) Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “vergilerle bunlara”
ibaresi “vergilere” şeklinde değiştirilmiş, “tarh edilen vergi ve” ibaresi madde metninden
çıkarılmış, ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve yedinci cümlesinde yer alan “vergi ve”
ibaresi madde metninden çıkarılmış, ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “harçların”
ibaresi “harçlara ilişkin cezaların” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “tarh edilecek
vergilerde” ibaresi “kesilecek cezalarda” şeklinde değiştirilmiştir.
ç) Ek 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “vergi veya” ibareleri
madde metninden çıkarılmış, üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve dördüncü fıkrasında
yer alan “tarhedilen vergiye veya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
d) Ek 8 inci maddesinde yer alan “vergi ve” ibareleri madde metninden çıkarılmış, “112
ve 368 inci maddeleri hükümleri” ibaresi “368 inci madde hükmü” şeklinde, “8 numaralı
bendi” ibaresi “dördüncü fıkrası” şeklinde değiştirilmiştir.
e) Ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında
376 ncı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi hükmü dışında indirim uygulanmaz.”
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
7/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
ibaresi “uzlaşılan cezalar hakkında başkaca bir indirim uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiş
ve ikinci fıkrasında yer alan “vergi ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
f) Ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “vergiler ve
bunlara” ibaresi “vergilere” şeklinde değiştirilmiş, “tarh edilecek vergi ve” ibaresi madde
metninden çıkarılmış, ikinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve üçüncü
fıkrasında yer alan “verginin tarhından ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
MADDE 15- 213 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Fazla çalışma ücreti:
EK MADDE 13- Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı kadro veya pozisyonlarında
bulunan memur ve sözleşmeli personelden icra, tahsilat, yoklama ile yaygın ve yoğun vergi
denetimi işlemlerini fiilen daire dışında yapmakla görevlendirilen ve bu görevleri nedeniyle
normal mesai saatleri dışında fiilen çalışanlara, bu şekilde çalıştıkları her bir saat için 160
gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda fazla
çalışma ücreti ödenir. Bu ödemeden Hazine ve Maliye Bakanlığı kadrolarında olup aynı
işlemler için görevlendirilenlerden; Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatında geçici görevli
bulunan memurlar ile gelir servisi bulunan malmüdürlüklerinde görevli memur ve
sözleşmeli personel de aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanır. Bu ödeme damga vergisi
hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. Bu madde kapsamında ödeme
yapılanlara, ödemenin yapıldığı günler için diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde ayrıca
fazla çalışma ücreti ödenmez. Bu fıkraya göre her bir personel için ödenebilecek fazla
çalışma ücreti ayda 50 saati ve fazla çalışma ücreti ödenebilecek personel sayısı ise Gelir
İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı kadro ve pozisyonlarında bulunan toplam memur ve
sözleşmeli personel sayısının %20’sini geçemez. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Gelir İdaresi Başkanlığı yetkilidir.”
MADDE 16- 213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 35- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce uzlaşma talep
edildiği halde henüz uzlaşma günü verilmemiş, uzlaşma günü verilmiş ancak uzlaşma
görüşmesi yapılmamış ya da çeşitli nedenlerle uzlaşma günü ertelenmiş veya uzlaşma talep
süresi geçmemiş olan vergi ve cezalara ilişkin bu Kanunun 112 nci, 376 ncı, ek 1 inci, ek 7
nci, ek 8 inci, ek 9 uncu ve ek 11 inci maddelerinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla
değiştirilmeden önceki hükümleri uygulanır.”
MADDE 17- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aşağıdaki parantez içi hüküm eklenmiştir.
“(Bu bendin uygulanmasında gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi faaliyetlerde
kullanılan araçlar, özel tekne ve yatlar, deniz taşıma aracı olarak kabul edilmez.)”
MADDE 18- 3065 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)
bendinde yer alan “167 nci maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7) numaralı fıkrası
hariç]” ibaresi “167 nci maddesinin birinci fıkrası [(3) numaralı bendi, (5) numaralı bendinin
(a) alt bendi, (7) numaralı bendi ile (12) numaralı bendinin (a) alt bendi hariç]” şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE 19- 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c)
bendinin parantez içi hükmünde yer alan “mükerrer indirime yol açmayacak şekilde”
ibaresinden sonra gelmek üzere “, Vergi Usul Kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri
ile bağlı olmaksızın yapılacak vergi incelemesi sonucuna göre” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 20- 3065 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent
eklenmiştir.
“f) Beş takvim yılı süresince indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi.”
MADDE 21- 3065 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına birinci
cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş ve mevcut birinci cümlesinde yer
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
8/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
alan “Maliye Bakanlığı” ibaresi “Şu kadar ki, Hazine ve Maliye Bakanlığı” şeklinde
değiştirilmiştir.
“Bu Kanun hükümleri uyarınca iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan iade
taleplerinin vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesi esastır.”
MADDE 22- 3065 sayılı Kanunun 58 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Şu kadar ki, bu Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca
indirilemeyecek katma değer vergisi, sonraki döneme devreden katma değer vergisi
hesabından çıkarılarak özel bir hesaba alınır. Özel hesaba alınan sonraki döneme devreden
katma değer vergisi, üç yıl içinde mükellefler tarafından yapılacak talep üzerine, Vergi Usul
Kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri ile bağlı olmaksızın talep tarihinden itibaren bir
yıl içerisinde yapılacak vergi incelemesi sonucunda incelemenin tamamlandığı yıla ilişkin
gelir veya kurumlar vergisinin tespitinde gider olarak dikkate alınabilir. Bu suretle talepte
bulunulmayan katma değer vergisi gider yazılamaz.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasında vergi incelemesi dışında
farklı usuller tespit etmeye, maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.”
MADDE 23- 3065 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 45- 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel
hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, genel bütçeli kamu idareleri ile
yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli
kamu idarelerine bağışlanmak üzere, konut, iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane, ibadethane,
kültür ve sanat merkezi, kütüphane gibi taşınmazların inşasına ilişkin yabancı devlet kurum
ve kuruluşlarına 1/1/2024 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler ile bu yerlerde
genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan
protokol kapsamında genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanacak konutların yabancı devlet
kurum ve kuruluşlarına teslimi 31/12/2025 tarihine kadar katma değer vergisinden
müstesnadır.
Bu kapsamda yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi
işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler
bu Kanunun 32 nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin
talebi üzerine iade edilir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 24- 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü
maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan “imal ettikleri ürünlerin”
ibaresi “imal ettikleri ürünlerin yurt dışına” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 25- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci
maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “167 nci Maddesi [(5) numaralı
fıkrasının (a) bendi ve (7) numaralı fıkrası kapsamında ithal edilen eşya ile (12) numaralı
fıkrasının (a) bendi” ibaresi “167 nci maddesinin birinci fıkrası [(3) numaralı bendi, (5)
numaralı bendinin (a) alt bendi ve (7) numaralı bendi kapsamında ithal edilen eşya ile (12)
numaralı bendinin (a) alt bendi” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 26- 4760 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b)
bendinde yer alan “tutarın %20’sine tekabül eden” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
MADDE 27- 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesinin dördüncü
fıkrasına (k) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.
“l) Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve bu
sözleşmelerin 1977 tarihli ek protokolleri gereği, savaşta ve barışta uluslararası yardımları
yürütmekle mükellef özel hukuk tüzel kişiliğini haiz kamuya yararlı dernek olan Türkiye
Kızılay Derneği ile bu derneğe ait veya bağlı işletmelerde çalışanlar,”
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
9/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
MADDE 28- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “%2’sidir.” ibaresi
“%2,25’idir.” şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü cümlesinde yer alan “oranına” ibarelerinden
sonra gelmek üzere “kadar” ibareleri eklenmiştir.
MADDE 29- 5510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“10.000” ibaresi “12.500” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 30- 5510 sayılı Kanunun geçici 95 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten
kaldırılmıştır.
MADDE 31- 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 104- Ek 19 uncu madde uyarınca yapılacak ödemeler kapsamında
ortaya çıkan ödenek ihtiyacını karşılamak amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin
ilgili tertibine 2024 yılında ödenek eklemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.”
MADDE 32- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesinde yer alan “elde edilen” ibaresi,
“elde edilen, (d) bendindeki istisnadan yararlanamayan fon ve ortaklıklardan elde edilenler
hariç,” şeklinde değiştirilmiş ve (d) bendine aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Bu istisnadan faydalanılabilmesi için fon ve ortaklıkların (emeklilik yatırım fonları
hariç) sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50’sinin, elde edildiği
hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen
ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması şarttır. Bu süre içerisinde belirtilen
orana kadar kârın ortaklara dağıtılmaması durumunda, istisnadan faydalanılması nedeniyle
zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.”
MADDE 33- 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler
ve dördüncü fıkrasında yer alan “dar mükellef olmasına göre” ibaresinden sonra gelmek
üzere “, birinci fıkranın; (h) bendi kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet
konuları ve ödeme türleri itibarıyla, (ı) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve
hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri itibarıyla” ibaresi
eklenmiştir.
“h) 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında
Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet
sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla hizmet sağlayıcılarına
ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden.
ı) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin mal ve hizmet
alımlarına yönelik yapılan ödemelerden.”
MADDE 34- 5520 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki
bentler ve sekizinci fıkrasında yer alan “dar mükellef olmasına göre” ibaresinden sonra
gelmek üzere “, birinci fıkranın; (e) bendi kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri
faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla, (f) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal
ve hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri itibarıyla” ibaresi
eklenmiştir.
“e) 6563 sayılı Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik
ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla
Türkiye’de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunan hizmet sağlayıcılarına ve elektronik ticaret
hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden.
f) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin Türkiye’de iş
yeri veya daimi temsilcisi bulunanlardan mal ve hizmet alımlarına yönelik yapılan
ödemelerden.”
MADDE 35- 5520 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve
emeklilik şirketlerinin” ibaresi “, emeklilik şirketleri ve 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı
Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında
Kanuna göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilen projeler ile 21/2/2013
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
10/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis
Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre kamu özel iş
birliği modeli çerçevesinde yürütülen projelerde sözleşmenin tarafı olarak faaliyette bulunan
şirketlerin” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 36- 5520 sayılı Kanuna 32/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki
madde eklenmiştir.
“Yurt içi asgari kurumlar vergisi
MADDE 32/C- (1) 32 nci ve 32/A maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanan
kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az
olamaz.
(2) Yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplanırken birinci fıkrada belirtilen kurum
kazancından aşağıdaki istisna ve indirimler düşülür:
a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (ç), (i), (j) ve (k) bentleri ile sahip oldukları
taşınmazlardan elde edilen kazançlar dışında (d) bendinde sayılan istisna kazançlar,
b) 10 uncu maddenin birinci fıkrasının; (g) ve (h) bentleri kapsamındaki indirimler,
c) 16/12/1999 tarihli ve 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 6/6/1985 tarihli ve
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında vergiden istisna edilen kazançlar,
ç) 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kazanç istisnası ile kurumlar vergisi matrahından
indirim konusu yapılabilen Ar-Ge ve tasarım indirimleri.
(3) Birinci fıkra kapsamında hesaplanan yurt içi asgari kurumlar vergisinden, 32 nci
maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca indirimli oran uygulaması nedeniyle
alınmayan vergi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığından alınmış olan teşvik belgelerindeki yatırıma katkı tutarlarının kullanılması
nedeniyle 32/A maddesi hükmüne istinaden ilgili hesap döneminde alınmayan vergi indirilir
ve ödenmesi gereken yurt içi asgari kurumlar vergisi belirlenir.
(4) Bu madde hükmü geçici vergi dönemleri için de uygulanır.
(5) İlk defa faaliyete başlayan kurumlar hakkında faaliyete başlanılan hesap döneminden
itibaren üç hesap dönemi boyunca bu madde hükümleri uygulanmaz.
(6) Bu maddede yer alan indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı ibaresi,
hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderlerin
eklenmesiyle bulunan tutarı ifade eder.
(7) Birinci fıkrada yer alan oranı; sektörler, faaliyet konusu, iş kolları ya da üretim
alanları itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar
artırmaya Cumhurbaşkanı, maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
MADDE 37- 5520 sayılı Kanunun dördüncü kısım başlığı “Ortak Hükümler” şeklinde
değiştirilmiş, Kanuna 36 ncı maddesinden sonra gelmek üzere kısım ve bölüm başlığı ile
birlikte aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“BEŞİNCİ KISIM
Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi ve Geçici Maddeler
BİRİNCİ BÖLÜM
Verginin Konusu, Tanımlar, Muafiyet ve İstisnalar
Verginin konusu
EK MADDE 1- (1) Nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablosundaki yıllık
konsolide hasılatı, gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az
ikisinde 750 milyon avro karşılığı Türk lirası sınırını geçen çok uluslu işletme gruplarının
bağlı işletmelerinin ilgili hesap dönemindeki kazançları, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisine tabidir.
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
11/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
(2) Hesap döneminin on iki aydan farklı olması durumunda, hesaplanan konsolide
hasılatın bir yıla iblağ edilmesi ile tespit olunan tutar, birinci fıkra kapsamındaki hasılat
sınırının tespitinde dikkate alınır.”
MADDE 38- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Tanımlar
EK MADDE 2- (1) Bu Kısmın uygulamasında;
a) Ana işletme: Bir nihai ana işletmeyi, bir ara ana işletmeyi ya da kısmen sahip olunan
ana işletmeyi,
b) Ana merkez: Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazanç veya zararını finansal
tablolarına dahil eden işletmeyi,
c) Ara ana işletme: Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı başka bir bağlı işletmede
doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan bir bağlı işletmeyi (nihai ana
işletme, kısmen sahip olunan ana işletme, iş yeri veya yatırım işletmesi hariç),
ç) Bağlı işletme: Bir gruba dahil olan herhangi bir işletmeyi veya bir ana merkeze bağlı
iş yerini,
d) Çok uluslu işletme grubu: Nihai ana işletmenin bulunduğu ülke dışında en az bir
ülkede bir veya daha fazla işletmeye veya iş yerine sahip olan bir işletme grubunu,
e) Gayrimenkul yatırım aracı: Ağırlıklı olarak taşınmazlara yatırım yapmak suretiyle hak
sahiplerine gelir sağlamayı amaçlayan ve işletme veya hak sahibi bazında tek aşamalı
vergilemenin yapıldığı işletmeleri,
f) Grup: Ortaklık ilişkisi ya da kontrol gücüyle birbirine bağlı olan ve varlıkları,
yükümlülükleri, gelir ve giderleri ve nakit akışlarına nihai ana işletmenin konsolide finansal
tablolarında yer verilen işletmeler topluluğu (büyüklük veya önem derecesi kriterleri
açısından nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında yer almayan ya da bu tablolara
birebir aktarılmayan veya satılmak için iktisap olunan ve bu yüzden nihai ana işletmenin
konsolide finansal tabloları dışında tutulan işletmeler dahil) ile başka bir grubun parçası
olmaması koşuluyla, bulunduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine
sahip olan ana merkezleri,
g) Güvenli liman: Ek 6 ncı madde kapsamında hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin sıfır olarak kabul edildiği ve ek 6 ncı maddenin dokuzuncu fıkrasındaki
yetki kapsamında belirlenen yerleri,
ğ) İşletme bazlı kazanç veya zarar: Çok uluslu işletme grubu içerisindeki her bir bağlı
işletme tarafından uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak
hazırlanan ve nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında da yer verilen finansal
muhasebe net kazanç veya zararının (grup içi işlemlere ilişkin konsolidasyon düzeltmeleri
dikkate alınmadan önceki tutar) ek 5 inci madde kapsamındaki düzeltilmiş tutarlarını,
h) İş ortaklığı: Nihai ana işletmenin doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payının en az
%50’sine sahip olduğu ve faaliyet sonuçlarının uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe
standartlarındaki öz kaynak yöntemine göre nihai ana işletmenin finansal tablolarında
raporlandığı işletmeyi,
ı) İş yeri: Bir ülkede bulunan ve ticari faaliyetlerin yürütülmesine tahsis edilen ve
yürürlükteki uluslararası vergi anlaşmaları uyarınca iş yeri olarak kabul edilen işe ilişkin
yerleri, yürürlükte uluslararası bir vergi anlaşması bulunmaması durumunda iç mevzuatta
yer alan düzenlemeler kapsamında iş yeri olarak kabul edilen yerleri, kazancın elde edildiği
ülkede kurumlar vergisi benzeri vergilerin bulunmadığı durumlarda ise Ekonomik İşbirliği
ve Kalkınma Örgütü Model Vergi Anlaşmasının 7 nci maddesinde iş yeri olarak kabul edilen
yerleri ve bunların dışında kalmakla birlikte işletmenin bulunduğu ülke dışında icra edilen
faaliyetlere atfedilen kazançların işletmenin bulunduğu ülkede istisna tutulması şartıyla,
işletme faaliyetlerinin icrasına tahsis edilen yerleri,
i) Kapsanan vergi: Bir bağlı işletmenin faaliyette bulunduğu ülkede tahakkuk eden gelir
ve kurumlar vergisi ile benzeri nitelikteki vergileri, kâr dağıtımına dayalı vergileme sistemi
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
12/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
kapsamında dağıtılan veya dağıtılmış sayılan kârlar üzerinden hesaplanan vergileri,
dağıtılsın veya dağıtılmasın kurum kazancı üzerinden kâr dağıtımına bağlı olarak hesaplanan
vergileri, dağıtılmamış kazançlar ve öz sermaye üzerinden hesaplanan benzer nitelikteki
diğer vergileri (nitelikli küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, nitelikli yerel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi, sigorta şirketi tarafından poliçe sahiplerine yapılan prim
iadeleri dolayısıyla ödenen vergiler ile nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi hariç),
j) Kısmen sahip olunan ana işletme: Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı başka bir
bağlı işletmede doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan ve doğrudan veya
dolaylı olarak mülkiyet payının %20’den fazlası çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi
olmayan kişiler tarafından elde tutulan bağlı işletmeyi (nihai ana işletme, iş yeri veya yatırım
işletmesi hariç),
k) Konsolide hasılat: Nihai ana işletmenin ve o işletmeye bağlı işletmelerin bir hesap
dönemindeki gelirlerinin ve nakit akışlarının nihai ana işletme bünyesinde tek bir birimmiş
gibi sunulduğu, uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak
hazırlanan finansal tablolardaki hasılatı,
l) Kontrol gücü: Pay sahibinin işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelirlerini,
giderlerini ve nakit akışlarını kabul edilebilir finansal muhasebe standardına uygun olarak
birebir konsolide etmek zorunda olduğu bir işletmedeki mülkiyet payını veya konsolide
finansal tabloları hazırlamayan pay sahibinin söz konusu tabloları hazırlaması durumunda;
işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelir ve giderlerini ve nakit akışlarını birebir
konsolide etmesinin gerekli olduğu bir işletmedeki mülkiyet payını,
m) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi: Ek 6 ncı madde kapsamında hesaplanan
vergiyi,
n) Net ülkesel bazlı kazanç: Bir ülkedeki bağlı işletmelerin ülkesel bazlı kazancının
sıfırdan büyük olmasını,
o) Net vergi gideri: Uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre
gider olarak dikkate alınan kapsanan vergiler, vergi giderine dahil edilen cari dönem ve
ertelenmiş kapsanan vergiler (işletme bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dahil
edilmeyen gelir üzerinden hesaplanan kapsanan vergiler dahil), zararla sonuçlanan hesap
dönemine ilişkin hesaplanan ertelenmiş vergi varlığı, gider olarak dikkate alınan nitelikli
yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergileri (mahiyeti itibarıyla benzer nitelikte
olan vergiler dahil) ve nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi toplamını,
ö) Nihai ana işletme: Başka bir işletme üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak kontrol
gücüne sahip olan ve başka bir işletme tarafından doğrudan veya dolaylı olarak kontrol
gücüne sahip olunmayan bir işletmeyi ya da başka bir grubun parçası olmaması koşuluyla
bulunduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine sahip olan ana
merkezi (Şu kadar ki kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olan varlık fonları bu bent
kapsamında nihai ana işletme sayılmaz.),
p) Nitelikli iade edilebilir vergi kredisi: Vergi kanunları uyarınca ödenmesi gereken vergi
üzerinden indirim olarak dikkate alınan ve dördüncü hesap dönemi sonuna kadar mahsup
suretiyle indirilemeyen bakiye tutarın nakit veya nakit benzeri varlıklar yoluyla iadesini
öngören vergi teşvikini,
r) Pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi: Vergi kanunları uyarınca ödenmesi
gereken vergi üzerinden indirim olarak dikkate alınmakla birlikte, söz konusu vergi
kredilerinin üçüncü kişilere devrine imkân veren vergi teşvikini,
s) Sigorta yatırım işletmesi: Sigorta sözleşmeleri yükümlülüklerine dayanılarak kurulan
ve ilgili ülke mevzuatı uyarınca tamamına sigorta şirketleri tarafından sahip olunan sigorta
yatırım işletmelerini,
ş) Ülkesel bazlı kazanç veya zarar: Bir ülkede faaliyette bulunan çok uluslu işletme
grubuna bağlı işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamını,
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
13/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
t) Ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı: Ek 4 üncü maddenin altıncı fıkrası
kapsamında ülkesel bazlı zararın oluştuğu hesap dönemlerinde, net ülkesel bazlı zararın
asgari kurumlar vergisi oranıyla çarpılması suretiyle bulunan ve finansal hesaplarda ülkesel
bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı hesaplarında izlenen tutarı,
u) Yatırım fonu: Yatırım maliyetlerinin azaltılması ve riskin dağıtılması amacıyla inançlı
mülkiyet esasına göre kurulan ve tasarruf sahiplerinden toplanan para veya diğer
varlıklardan oluşan portföyleri tasarruf sahipleri namına değerlendiren, ilgili ülke
mevzuatına göre yetkilendirilmiş kişi ya da kurumlar tarafından yönetilen işletmeleri,
ü) Yatırım işletmesi: Yatırım fonları ile gayrimenkul yatırım araçlarını, münhasıran
yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım araçları yararına varlık bulundurmak veya bunların
yararına yatırım yapmak için faaliyet gösteren ve en az %95’ine bu fon veya yatırım
araçlarının sahip olduğu işletmeleri veya işletme değerinin en az %85’i bu fon veya yatırım
araçlarınca sahip olunmakla beraber gelirlerinin en az %51’i ek 5 inci maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b) bendinin (2) ve (3) numaralı alt
bentleri kapsamındaki kazançlardan oluşan işletmeleri,
v) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi: Ek 10 uncu madde kapsamında hesaplanan
vergiyi,
ifade eder.”
MADDE 39- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Muafiyet ve istisnalar
EK MADDE 3- (1) Aşağıda sayılan işletmeler ile bunların iş yerleri yerel ve küresel
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden muaftır:
a) Kamu kurum ve kuruluşları ile uluslararası kuruluşlar,
b) Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar,
c) Emeklilik yatırım fonları,
ç) Nihai ana işletme niteliğinde olup yatırım fonu kapsamında değerlendirilen fonlar,
d) Nihai ana işletme niteliğinde olup gayrimenkul yatırım fonları başta olmak üzere
gayrimenkul yatırım araçları kapsamında değerlendirilenler.
(2) Birinci fıkra kapsamında olmamakla beraber aşağıda sayılan işletmeler ve bunların iş
yerleri de yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden ayrıca muaftır:
a) Münhasıran birinci fıkra kapsamındaki muaf işletmeler yararına varlık bulundurmak
veya fona yatırım yapmak için faaliyet gösteren ya da muaf işletmelerin faaliyetlerine
yardımcı olmak amacıyla kurulan ve işletme değerinin en az %95’ine söz konusu muaf
işletmeler (emeklilik hizmetleri veren kuruluşlar hariç) tarafından sahip olunanlar,
b) İşletme değerinin en az %85’ine birinci fıkra kapsamındaki muaf işletmeler (emeklilik
hizmetleri veren kuruluşlar hariç) tarafından sahip olunan ve kazançlarının en az %5l’i ek 5
inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b) bendinin (2) ve
(3) numaralı alt bentlerinde belirtilen kazançlardan oluşanlar.
(3) Birinci ve ikinci fıkra kapsamında yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinden muaf olanların hasılatları, ek 1 inci madde kapsamındaki yıllık konsolide
hasılatın hesabında dikkate alınır.
(4) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden muaf olanlar diledikleri
takdirde bu madde kapsamındaki muafiyet hükümlerinden vazgeçebilirler. Şu kadar ki,
isteğe bağlı muafiyet hükümlerinden küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi
beyannamesini veren bağlı işletmelerin talebiyle vazgeçilebilir ve bu durumda en az beş
hesap dönemi boyunca muafiyetten vazgeçilmiş sayılır.
(5) Çok uluslu işletme gruplarının bağlı işletmelerinin uluslararası deniz taşımacılığı
faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinden istisnadır.
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
14/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
(6) Uluslararası deniz trafiğinde gerçekleştirilmesi şartıyla beşinci fıkra kapsamındaki
faaliyetler aşağıdakilerden oluşur:
a) Bağlı işletmenin mülkiyetinde olan veya kiralama, kısmi kiralama ya da çeşitli
şekillerde tasarrufunda bulunan yük ve yolcu gemilerinin işletilmesi faaliyetleri,
b) Yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan gemilerin mürettebatlı ve tam donanımlı
kiralanması ile başka bir bağlı işletmeye yüksüz gemi kiralama esasına göre yapılan
kiralama faaliyetleri,
c) Yük ve yolcu taşımacılığı kapsamında faaliyet gösteren bir ortaklığa, bir ortak girişime
veya uluslararası işletilen bir acenteye iştirak faaliyetleri,
ç) Yük ve yolcu taşımacılığı faaliyetinde kullanılan ve en az bir yıl süreyle elde tutulan
gemilerin satışına ilişkin faaliyetler.
(7) Bir ülkede bulunan bağlı işletmelerin uluslararası deniz taşımacılığı faaliyetiyle
bağlantılı olarak gerçekleştirdiği aşağıdaki faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar da bu
kazançlar toplamının, bu bağlı işletmelerin uluslararası deniz taşımacılığından elde ettikleri
kazançların toplamının %50’sini geçmemesi şartıyla, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinden ayrıca istisnadır:
a) Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı olmayan denizcilik işletmelerine yüksüz gemi
kiralama esasına göre yapılan ve üç yılı geçmeyen gemi kiralamalarından elde edilen
kazançlar,
b) Diğer deniz taşımacılığı işletmeleri tarafından uluslararası deniz taşımacılığı
kapsamında yurt içi parkur için düzenlenen biletlerin satışından elde edilen kazançlar,
c) Konteynerlerin; kiralanmasından, üç aydan kısa süreli depolanmasından veya geç
iadesi kapsamında alınan ödemelerden elde edilen kazançlar,
ç) Mühendis, bakım personeli, kargo operatörü, yiyecek içecek hizmeti veren personel ve
müşteri hizmetleri personeli tarafından diğer deniz taşımacılığı işletmelerine verilen
hizmetlerden elde edilen kazançlar,
d) Uluslararası gemi işletmeciliği işinin ayrılmaz bir parçası olarak gerçekleştirilen
yatırımlardan elde edilen kazançlar.
(8) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara
ilişkin giderler veya istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararlar, istisna dışı
kazançlardan indirim konusu yapılamaz.”
MADDE 40- 5520 sayılı Kanuna bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
“İKİNCİ BÖLÜM
Vergi Yükünün Hesaplanması, Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Matrahı,
Oranı ve Hesabı
Vergi yükünün tespitinde düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması
EK MADDE 4- (1) Net ülkesel bazlı kazanca sahip bir çok uluslu işletme grubunun vergi
yükü, her hesap dönemi için ülkesel bazda ayrı ayrı hesaplanır.
(2) Çok uluslu işletme grubunun ülkesel bazlı vergi yükü hesaplamasında, o ülkede
bulunan bağlı işletmelerin üçüncü fıkra uyarınca hesaplanan düzeltilmiş kapsanan vergileri
dikkate alınır.
(3) Bir bağlı işletmenin bir hesap dönemi için düzeltilmiş kapsanan vergileri; kapsanan
vergilere ilişkin olarak tahakkuk eden cari dönem vergi giderinin, aşağıdaki bentler uyarınca
düzeltilmiş tutarı ile toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarı, finansal tablolarındaki öz
kaynak değişim tablosu veya diğer kapsamlı gelir tablosunda gösterilen ve ek 5 inci madde
kapsamına giren kazanç veya zararlarla ilgili kapsanan vergilerdeki herhangi bir artış veya
azalış tutarlarının toplamına eşittir.
a) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiye;
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
15/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
1) Finansal hesaplarda vergi öncesi kârda gider olarak tahakkuk eden herhangi bir
kapsanan vergi,
2) Altıncı fıkra kapsamında tespit olunan ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi
varlığı,
3) Cari hesap döneminde ödenen, belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili olan ve önceki bir
hesap dönemi için kapsanan vergilerde indirim olarak ele alınmış olan herhangi bir tutar,
4) Cari dönem vergi giderinde indirim olarak kaydedilen nitelikli iade edilebilir vergi
kredisi ve pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi ile ilgili herhangi bir indirim veya iade
tutarı,
ilave edilir.
b) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiden;
1) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin cari
dönem vergi gideri,
2) Cari dönem vergi giderinde indirim olarak kaydedilmemiş olan ve nitelikli iade
edilebilir vergi kredisi ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi niteliğinde olmayan bir
vergi kredisine ilişkin bir kredi veya iade tutarı,
3) Finansal hesaplardaki cari dönem vergi giderinde bir düzeltme olarak
değerlendirilmeyen ve bir bağlı işletmeye iade edilen veya kredilendirilen kapsanan vergi
(nitelikli iade edilebilir vergi kredisi ve pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi hariç),
4) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili cari dönem vergi gideri,
5) Hesap döneminin son gününden itibaren üç yıl içinde ödenmesi beklenmeyen her türlü
cari dönem vergi gideri,
indirilir.
(4) Üçüncü fıkra kapsamındaki toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarı ibaresi, bir hesap
dönemi içerisinde bir bağlı işletmenin ertelenmiş vergi giderine aşağıdaki düzeltmeler
yapıldıktan sonra tespit olunan tutarı ifade eder. Şu kadar ki, ilgili ülke mevzuatı uyarınca
kurumlar vergisi oranı asgari kurumlar vergisi oranının üzerindeyse, ertelenmiş vergi gideri
asgari kurumlar vergisi oranı dikkate alınmak suretiyle yeniden hesaplanır.
a) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi giderinden;
1) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin
ertelenmiş vergi gideri,
2) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili ertelenmiş vergi gideri,
3) Ertelenmiş vergi varlığına ilişkin hesap düzeltmesinden veya değer düzeltmesinden
kaynaklanan tutarlar,
4) Cari hesap dönemindeki vergi oranlarının değişiminden kaynaklanan ertelenmiş vergi
gideri,
5) Vergi kredilerine ilişkin ertelenmiş vergi gideri,
6) Finansal raporlama standartları kapsamına girmediğinden cari dönem vergi zararına
ilişkin ertelenmiş vergi varlığı olarak muhasebeleştirilemeyen tutarlar,
indirilir.
b) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi giderine;
1) İlgili hesap dönemi içerisinde bu fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca
hesaplanan tutarlara ilişkin yapılan ödemeler,
2) Önceki hesap dönemlerindeki ertelenmiş vergi yükümlülüklerine ilişkin ek 6 ncı
maddenin altıncı fıkrasının (b) bendi kapsamında oluşturulan hesaplarda izlenmekle birlikte
cari hesap dönemi içerisinde bu hesapların ters kayıtla kapatılan kısmı,
ilave edilir.
(5) İşletme bazlı kazancın tespitinde dikkate alınması gereken faaliyetlerden kaynaklanan
ve finansal hesaplarda asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük bir oran uygulanmak
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
16/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
suretiyle ertelenmiş vergi varlığı hesaplarına alınan tutarlar, zarara ilişkin ertelenmiş vergi
varlığının oluştuğu ilgili hesap döneminde asgari kurumlar vergisi oranı uygulanmak
suretiyle yeniden tespit olunabilir.
(6) Dördüncü fıkra kapsamındaki düzeltmelere alternatif olarak dileyen mükellefler, ilgili
hesap dönemindeki net ülkesel bazlı zararın asgari kurumlar vergisi oranıyla çarpılması
suretiyle tespit olunan ve ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı olarak dikkate
alınan tutarları, sonraki hesap dönemlerinde bu madde kapsamındaki vergi yükünün
tespitinde kapsanan vergi olarak dikkate alabilirler.
(7) Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip
olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı
işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergileri birinci fıkra
kapsamında tespit edilecek vergi yükünün hesabında dikkate alınmaz. Bunların vergi yükü
ayrı hesaplanır.
(8) Net ülkesel bazlı kazancın oluşmadığı bir ülkede, düzeltilmiş kapsanan vergiler;
sıfırdan küçükse ve beklenen düzeltilmiş kapsanan vergilerden az ise o ülkedeki bağlı
işletmeler tarafından, beklenen düzeltilmiş kapsanan vergiler ile düzeltilmiş kapsanan
vergiler arasındaki fark üzerinden ilgili hesap dönemi için ek cari dönem asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisi hesaplanır. Hesaplanan verginin ilgili dönemde ödenmesi ihtiyaridir. Bu
vergiyi hesaplandığı dönemde ödememeyi tercih eden mükellefler söz konusu vergi tutarını
vergi gideri fazlası hesabında izlerler. Ülkesel bazlı kazancın oluştuğu izleyen hesap
dönemlerinde bu hesapta izlenen tutarlar bu madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde
indirim konusu yapılır. Bu fıkrada geçen beklenen düzeltilmiş kapsanan vergi, ülkesel bazlı
kazanç veya zarar tutarının asgari kurumlar vergisi oranı ile çarpımına eşittir.
(9) Kapsanan vergiler, bir bağlı işletmeden diğer bir bağlı işletmeye aşağıdaki şekilde
tahsis edilir:
a) Bir bağlı işletmenin finansal hesaplarına bir iş yerinin işletme bazlı kazanç veya zararı
ile ilgili olarak dahil edilen kapsanan vergiler, ilgili ülkedeki o iş yerine,
b) Ek 5 inci maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında bir bağlı işletme sahibine tahsis
edilen işletme bazlı kazanç veya zarar ile ilgili olarak bir vergi şeffaf işletmenin finansal
hesaplarına dahil edilen kapsanan vergileri, mülkiyet payları ile orantılı olarak söz konusu
bağlı işletme sahiplerine,
c) Bir bağlı işletmenin sahiplerinin kontrol edilen yabancı kurum kazancı uygulamasına
tabi olmaları durumunda, bağlı işletme sahiplerinin kontrol edilen yabancı kurumun
kazancındaki payları üzerinden hesaplanan kapsanan vergi, o bağlı işletmeye,
ç) Bir bağlı işletmenin hibrit işletme olması durumunda, hibrit işletmenin kazancı
üzerinden hesaplanan ve bir bağlı işletme sahibi adına tahakkuk eden kapsanan vergiler, o
hibrit işletmeye,
d) Bir bağlı işletme tarafından ilgili hesap dönemi içerisinde bağlı işletme sahiplerine
mülkiyet paylarına ilişkin olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı sayılan durumlarda bu
tutarlar üzerinden kesilen vergiler ile diğer vergiler, dağıtımı yapan bağlı işletmeye,
e) Ek 5 inci maddenin sekizinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, bir iş yerinin işletme
bazlı kazancının ana merkezin işletme bazlı kazancı olarak kabul edildiği durumda, iş
yerinin bulunduğu ülkede elde edilen kazanca ilişkin o ülkede hesaplanan kapsanan vergiler,
(Bu vergi söz konusu kazanca ana merkezin bulunduğu ülkedeki kurumlar vergisi oranı
uygulanmak suretiyle bulunan tutardan fazla olamaz.) ana merkeze,
tahsis edilir.
(10) Bağlı işletmelere tahsis edilen vergilerin kaynağı olan kazançlardan; faiz, kâr payı,
kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış gelirleri gibi pasif nitelikteki kazançlara tekabül eden
ve tahsise konu edilen kapsanan vergiler ile söz konusu kazançlara tamamlayıcı vergi
oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutardan düşük olanı, dokuzuncu fıkranın (c) ve
(ç) bentlerine istinaden yapılacak tahsise konu edilir.”
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
17/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
MADDE 41- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“İşletme bazlı kazanç veya zararın hesaplanması ile vergi yükünün tespiti
EK MADDE 5- (1) Bir bağlı işletmenin ilgili hesap dönemine ilişkin işletme bazlı
kazanç veya zararı, finansal muhasebe net kazanç veya zararına aşağıdaki düzeltmeler
yapılarak tespit olunur:
a) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya zararına
ilave edilir:
1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan
büyük net vergi gideri,
2) İşletme bazlı kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen öz sermaye zararları,
3) Yeniden değerleme yöntemi kazançları,
4) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların elden
çıkarılmasından kaynaklanan zararlar,
5) Asimetrik kur kazanç veya zararları,
6) Kanunen yasaklanmış fiiller kapsamında yapılan ödemeler ile 50.000 avro karşılığı
Türk lirasını aşan ceza mahiyetindeki ödemeler,
7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,
8) Uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının
tespitinde gider olarak tahakkuk ettirilen emeklilik giderleri ile cari hesap döneminde fiilen
ödenen emeklilik giderleri arasındaki fark.
b) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya zararından
indirilir:
1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan
küçük net vergi gideri,
2) İstisna tutulan kâr payları,
3) İşletme bazlı kazancın tespitinde kabul edilmeyen öz sermaye kazançları,
4) Yeniden değerleme yöntemi zararları,
5) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların elden
çıkarılmasından kaynaklanan kazançlar,
6) Asimetrik kur kazanç veya zararları,
7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,
8) Cari hesap döneminde fiilen ödenen emeklilik giderleri ile uluslararası kabul görmüş
finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının tespitinde gider olarak tahakkuk
ettirilen emeklilik giderleri arasındaki fark.
(2) Birinci fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (b) bendinin (3) numaralı alt
bendine alternatif olarak dileyen mükellefler, öz sermaye kazanç veya zararlarını ülkesel
bazlı kazancın tespitinde dikkate alabilirler. Şu kadar ki, öz sermaye kazanç veya zararlarını
ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate alan mükellefler, takip eden dört hesap dönemi
boyunca bu tercihlerinden vazgeçemezler.
(3) Aynı grup içerisindeki bağlı işletmeler tarafından gerçekleştirilen finansman
işlemlerinde, borç alan bağlı işletmenin bulunduğu ülkedeki vergi yükünün asgari kurumlar
vergisi oranının altında olması, borç veren bağlı işletmenin bulunduğu ülkede ise vergi
yükünün asgari kurumlar vergisi oranının üstünde olması veya grup içi finansman nedeniyle
oluşan faiz gelir ve giderleri dikkate alınmaksızın hesaplanan vergi yükünün asgari kurumlar
vergisi oranının üstünde olması durumunda, borç alan bağlı işletme nezdinde katlanılacak ve
işletme bazlı kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacak faiz gideri, borç veren bağlı
işletmenin gelir olarak dikkate aldığı tutarla sınırlı olacaktır.
(4) Alacaklının alacağından vazgeçmesi nedeniyle finansal muhasebe net kazancı veya
zararının tespitinde vazgeçilen tutarı gelir olarak kayıtlarına alan borçlu durumundaki bağlı
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
18/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
işletmeler, aşağıdaki şartların herhangi birinin sağlanması durumunda, söz konusu tutarı
isteğe bağlı olarak işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde dikkate almayabilirler.
a) Mahkeme kararına istinaden borcun silinmesi, borçlu ile alacaklının ilişkili kişi
olmaması ve borçlunun on iki ay içerisinde iflas etmesinin beklenmesi,
b) Borcun silinmesinden önce borçlunun rayiç bedele göre tespit olunan varlıklarının
değerinin yükümlülüklerinden az olması.
(5) Nitelikli iade edilebilir vergi kredileri ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredileri
bir bağlı işletmenin işletme bazlı kazanç veya zararının hesaplanmasında gelir olarak dikkate
alınır. Nitelikli olmayan iade edilebilir vergi kredileri ise bu hesaplamada gelir olarak
dikkate alınmaz.
(6) Farklı ülkelerde bulunan bağlı işletmeler arasında yapılan ve her iki bağlı işletmenin
finansal hesaplarında aynı tutarda izlenmeyen veya emsallere uygunluk ilkesine uygun
olmayan işlemler, emsallere uygun şekilde yeniden düzenlenir. Aynı ülkede bulunan iki bağlı
işletme arasında varlıkların satışı veya diğer şekillerde elden çıkarılmasına ilişkin işlemlerin
emsallere uygunluk ilkesine aykırı şekilde kayıtlara alınması nedeniyle hesaplanan yerel
veya küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde azalmaya sebebiyet verilmesi halinde
söz konusu işlemler, ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasında emsallere uygun
şekilde yeniden düzenlenerek dikkate alınır. Bu fıkrada geçen emsallere uygunluk ilkesi,
bağlı işletmeler arasındaki işlemlerin, bağımsız işletmeler arasında gerçekleşen
karşılaştırılabilir işlemlerde ve karşılaştırılabilir koşullar altında elde edilecek sonuçlara göre
kaydedilmesini ifade eder.
(7) Bir ülkedeki bağlı işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamı ülkesel
bazlı kazanç veya zararı ifade eder. Şu kadar ki, çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım
işletmelerinin, azınlık payına sahip olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt
grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin işletme bazlı kazanç
veya zararları bu toplamın hesabında dikkate alınmaz. Bunların işletme bazlı kazanç veya
zararları ayrı hesaplanır.
(8) Bir ana merkez ile ona bağlı iş yeri arasındaki kazanç veya zararın tahsisi aşağıdaki
şekilde uygulanır:
a) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, yalnızca iş yerine
atfedilebilen gelir ve giderleri kapsar. İş yeri tarafından ayrı şekilde finansal muhasebe net
kazanç veya zararına yönelik muhasebe kaydının tutulmadığı durumda, nihai ana işletmenin
konsolide finansal hesaplarının hazırlanmasında kullanılan muhasebe standardına göre
hazırlanan tablolarda iş yerine atfedilen gelir veya giderler, iş yerinin finansal muhasebe net
kazanç veya zararının tespitinde dikkate alınır.
b) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, (c) bendindeki durum
haricinde, iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin işletme bazlı kazanç veya zararının
belirlenmesinde dikkate alınmaz.
c) Bir iş yerinin işletme bazlı zararı, söz konusu zararın ana merkezin yurt içi vergiye
tabi gelirinin hesaplanmasında gider olarak dikkate alınması ve hem ana merkezin hem de iş
yerinin bulunduğu ülkede vergiye tabi olan bir gelir unsurundan mahsup edilmemesi şartıyla,
iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin gideri olarak dikkate alınır. İzleyen dönemde iş
yerinde oluşan işletme bazlı kazanç, daha önce iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin
gideri olarak dikkate alınan işletme bazlı zararı kadar, iş yerinin bağlı bulunduğu ana
merkezin işletme bazlı kazancı olarak kabul edilir.
(9) Bir bağlı işletme olan şeffaf bir işletmenin finansal muhasebe net kazancı veya zararı,
faaliyetlerin yürütüldüğü iş yerine tahsis edilir. İş yerine atfedilen finansal muhasebe net
kazanç veya zararından sonra kalan tutar; nihai ana işletme olmayan vergi şeffaf işletme
olması durumunda mülkiyet paylarıyla orantılı olmak üzere bu işletme sahiplerine, nihai ana
işletme veya ters hibrit işletme olan bir vergi şeffaf işletme olması durumunda ise bağlı
işletmenin kendisine tahsis edilir. Bu takdirde tahsis edilen tutar, şeffaf işletmenin finansal
muhasebe net kazancı veya zararında dikkate alınmaz ve şeffaf işletmedeki mülkiyet
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
19/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
paylarıyla orantılı olarak tahsise konu edilen söz konusu tutarlar, vergi şeffaf işletmenin veya
ters hibrit işletmenin bulunduğu ülkedeki düzenlemelere göre kazancın tespitinde dikkate
alınır.
(10) Bir şeffaf işletmenin mülkiyet payına sahip aynı gruba bağlı işletmelerin dışında
başka işletmelerin bulunması ve bu işletmelerin şeffaf işletmenin mülkiyet payına doğrudan
ya da vergi şeffaf yapı aracılığıyla sahip olması durumunda, dokuzuncu fıkra hükümleri
uygulanmadan önce bu işletmelere tahsis edilmesi gereken tutarlar, şeffaf işletmenin finansal
muhasebe net kazanç veya zarar tutarından indirilir. Şu kadar ki, bir şeffaf işletmenin nihai
ana işletme olması veya nihai ana işletme niteliğindeki bir şeffaf işletmenin doğrudan ya da
vergi şeffaf yapı aracılığıyla bir şeffaf işletmeye sahip olması durumunda bu fıkra hükümleri
uygulanmaz.
(11) Bir çok uluslu işletme grubunun her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi yükü;
o ülkede bulunan bağlı işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergilerinin toplamının, o ülkede
bulunan bağlı işletmelerinin ülkesel bazlı kazanç toplamına bölünmesi suretiyle bulunur.
Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip olunan bağlı
işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta
yatırım işletmelerinin her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi yükü ayrı hesaplanır.”
MADDE 42- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin matrahı, oranı ve hesabı
EK MADDE 6- (1) Asgari kurumlar vergisi oranı %15’tir.
(2) Asgari kurumlar vergisi oranı ile ek 5 inci maddenin onbirinci fıkrasına göre tespit
edilen oran arasındaki fark, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi oranıdır. Ülkesel
bazlı vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranını aşması halinde ise küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi hesaplanmaz.
(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi matrahı üzerinden hesaplanır. Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahı
ise net ülkesel bazlı kazanç toplamından; o ülkede bulunan bağlı işletmelerin çalışanlarının
yıllık toplam brüt ücretlerinin %5’i ile maddi duran varlıklarının net defter değerinin
%5’inin indirilmesi suretiyle tespit olunur.
(4) Bir ülke için küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisi oranının, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına
uygulanması suretiyle tespit edilir. Şu kadar ki, ilgili ülkeye ilişkin hesaplanan küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisine varsa; ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
ilave edilir, nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ise bu vergiden indirilir.
(5) Bir bağlı işletmenin, işletme bazlı kazancının ülkesel bazlı kazanca bölünmesiyle
bulunan oranın, ilgili ülke için dördüncü fıkra kapsamında hesaplanan küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisiyle çarpılması sonucunda bu bağlı işletmenin küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi tespit olunur.
(6) Ülkesel bazlı vergi yüküne ilişkin geçmiş hesap dönemlerine yönelik aşağıdaki
düzeltmelerin yapılmasının gerektiği durumlarda, yeniden hesaplama sonucu önceki hesap
dönemlerinde eksik tahakkuk ettirilen küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, yeniden
hesaplamanın yapıldığı cari hesap döneminde ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi olarak tarh edilir.
a) Bir bağlı işletmenin aktifinde yer alan maddi duran varlıklarının satışından doğan
kazançlar, satışın gerçekleştiği hesap döneminden önceki dört hesap dönemi içerisinde
öncelikle maddi duran varlık satışından kaynaklı zararlardan mahsup edilebilir. Mahsup
sonrası kalan bakiye, cari hesap dönemi ile önceki dört hesap döneminin kazançlarına eşit
şekilde dağıtılır.
b) Ertelenmiş vergi yükümlülüğü hesaplarına alınan tutarların, takip eden beş hesap
dönemi boyunca ilgili dönemlerin kapsanan vergilerinde indirim konusu yapılmaması
durumunda, ertelenmiş vergi yükümlülüğü hesabına alındığı dönemin kapsanan vergilerinde
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
20/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
dikkate alınan ancak sonraki dönemlerde kapsanan vergilerden indirilmeyen vergiler, hesaba
alınan ilgili dönemin düzeltilmesi suretiyle dikkate alınır.
c) Bir bağlı işletmenin geçmiş hesap dönemlerine yönelik kapsanan vergilerinde
düzeltme yapılması gerektiği durumlarda, bağlı işletmenin önceki bir hesap dönemine ilişkin
kapsanan vergilerinde artış olarak dikkate alınması gereken tutarlar, cari hesap döneminin
kapsanan vergilerine dahil edilir. Geçmiş dönemlerin kapsanan vergilerinde azalış şeklinde
düzeltmelerin yapılması gerektiği durumlarda ise ilgili dönemin kapsanan vergileri düzeltilir.
Şu kadar ki, ilgili hesap döneminde, söz konusu kapsanan vergilerdeki azalış tutarının 1
milyon avro karşılığı Türk lirasını aşmaması halinde cari dönem kapsanan vergileri
düzeltilebilir.
ç) İlgili ülkenin iç mevzuatında yapılan değişiklik sonrası kurumlar vergisi oranının
asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük bir orana düşmesi nedeniyle oluşan ertelenmiş
vergi gideri, ek 4 üncü madde uyarınca tespit olunan kapsanan vergilerde düzeltme olarak
dikkate alınır. Asgari kurumlar vergisi oranının altında kurumlar vergisi oranının
uygulandığı bir ülkede, mevzuat değişikliği sonrası, kurumlar vergisi oranının artırılması
nedeniyle ilgili hesap dönemindeki ertelenmiş vergi yükümlülüğündeki değişikliğe bağlı
tahakkuk eden ertelenmiş vergi gideri tutarı, ödemenin yapıldığı ilgili dönem kapsanan
vergilerinde dikkate alınır.
d) Ek 12 nci madde kapsamında bağlı işletme tarafından oluşturulan takip hesabının, cari
yılı takip eden dördüncü hesap döneminin sonuna kadar kullanılmayan kısmı, takip
hesabının oluşturulduğu hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.
e) Bir bağlı işletme tarafından ilgili hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan vergilerine
dahil edilen ve 1 milyon avro karşılığı Türk lirasından fazla olan vergi giderinin, verginin
hesaplandığı ve kapsanan vergi olarak dikkate alındığı dönemi izleyen üçüncü hesap
döneminin sonuna kadar ödenmemesi durumunda, bu vergiler ilgili hesap döneminin
düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.
(7) Geçmiş hesap dönemlerindeki küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde artış
gerektiren düzeltmelerde, cari hesap döneminde net ülkesel bazlı kazancın oluşmaması
koşuluyla, düzeltmenin yapılacağı geçmiş hesap dönemindeki beşinci fıkraya göre tespit
olunan oranlar dikkate alınır ve bağlı işletmelerin ek cari dönem asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisi bu oranlara göre hesaplanır.
(8) Çok uluslu işletme grubunun; ülkesel bazlı yıllık ortalama hasılatı 10 milyon avro
karşılığı Türk lirasından ve ülkesel bazlı yıllık ortalama kazancı 1 milyon avro karşılığı Türk
lirasından az ise bu ülkede bulunan bağlı işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, ilgili hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilebilir. Bu fıkra kapsamında ortalama
hasılat veya ortalama kazanç, bir ülkeye ilişkin finansal hesapların raporlandığı hesap
dönemi ve önceki iki hesap dönemindeki hasılat veya kazanç toplamının ortalamasını ifade
eder. Devletsiz bağlı işletmeler veya yatırım işletmesi olan bağlı işletmeler için bu fıkra
hükümleri uygulanmaz ve bunların hasılatı, kazancı veya zararı, ortalama kazanç veya
ortalama hasılatın tespitinde dikkate alınmaz.
(9) Çok uluslu işletme grubunun faaliyette bulunduğu ülke güvenli liman olarak
belirlenmiş ise bu ülkede bulunan bağlı işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, ilgili hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilebilir. Cumhurbaşkanı, bu madde
kapsamında güvenli liman olarak ilan edilecek yerleri belirlemeye ve bu yerlerin
belirlenmesine ilişkin şartları tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı bu fıkranın
uygulanmasına yönelik usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(10) Azami altı farklı ülkede bağlı işletmesi bulunan ve maddi duran varlıklarının toplam
değeri en yüksek olan ülke dışındaki diğer ülkelerde toplam maddi duran varlıklarının net
defter değeri 50 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşmayan çok uluslu işletme grupları için
yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi beş hesap dönemi boyunca sıfır olarak kabul edilir.”
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
21/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
MADDE 43- 5520 sayılı Kanuna bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
“ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme Dönemi,
Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi
Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi
EK MADDE 7- (1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, gelirin dahil edilmesi
esası ve yetersiz vergilendirilmiş ödemeler esasına göre belirlenir.
(2) Gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin mükellefi, bu Kısmın ek 1 inci maddesi kapsamındaki çok uluslu işletme
gruplarına bağlı ve diğer ülkelerde yerleşik olan işletmelerin; Türkiye’de yerleşik nihai ana
işletmesi, ara ana işletmesi veya kısmen sahip olunan ana işletmesidir.
(3) İkinci fıkra kapsamında sayılanlar arasında verginin mükellefi aşağıdaki şekilde
belirlenir:
a) Nihai ana işletmesi Türkiye’de, ara ana işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde
yerleşik bağlı işletmelerde verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik nihai ana işletmedir.
Kısmen sahip olunan ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olmakla birlikte nihai ana işletmesi
veya ara ana işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde yerleşik olan bağlı işletmelerde
gelirin dahil edilmesi esası kapsamında Türkiye’de yerleşik kısmen sahip olunan ana işletme
de verginin mükellefidir.
b) Kısmen sahip olunan ana işletmesi Türkiye’de bulunmakla birlikte söz konusu
işletmeye tamamen sahip başka ülkelerde yerleşik kısmen sahip olunan ana işletmenin
bulunması ve bu ülkelerde nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulanmaması durumunda gelirin dahil edilmesi esasına
göre verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik kısmen sahip olunan ana işletmedir.
c) Ara ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olup nihai ana işletmesinin veya kısmen sahip
olunan ana işletmesinin bulunduğu ülkeler tarafından ilgili ülke mevzuatı uyarınca nitelikli
gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulanmadığı durumlarda, gelirin dahil edilmesi esası kapsamında verginin mükellefi
Türkiye’de yerleşik ara ana işletmedir. Şu kadar ki, ara ana işletmesi Türkiye’de bulunmakla
birlikte söz konusu işletmede kontrol gücüne sahip başka ülkelerde yerleşik ara ana
işletmelerin bulunması ve bu ülkelerde nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında
küresel asgari kurumlar vergisinin uygulanması durumunda bu bent hükümleri uygulanmaz.
(4) İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında sayılan mükellefler, mülkiyet payına sahip
olunan bağlı işletmedeki dahil olma oranıyla sınırlı olmak üzere verginin ödenmesinden
sorumludurlar. Dahil olma oranı, bir bağlı işletmenin bir hesap dönemindeki işletme bazlı
kazancından ana işletme dışındaki üçüncü kişilere atfedilen kısmın çıkarılması suretiyle
bulunan tutarın, bu bağlı işletmenin işletme bazlı kazancına bölünmesi suretiyle elde edilen
orandır. Mülkiyet payına sahip olunan bağlı işletmenin şeffaf bir işletme olması durumunda,
aynı gruba bağlı işletmelerin dışındaki kişilere atfedilen kazanç tutarları bağlı işletmenin
işletme bazlı kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Şu kadar ki, üçüncü fıkra kapsamındaki
mükellefler tarafından gelirin dahil edilmesi esasına göre hesaplanan vergi, nitelikli gelirin
dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisini uygulayan bir
ülkede yerleşik ara ana işletme veya kısmen sahip olunan ana işletme aracılığıyla doğan
vergi yükümlülüğü tutarı kadar azaltılır.
(5) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin mükellefi; nihai ana işletmesi, ara ana işletmesi veya kısmen sahip
olunan ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olmayan ve ilgili mevzuatı uyarınca nitelikli gelirin
dahil edilmesi esasına göre küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulanmadığı
veya kısmen uygulandığı çok uluslu işletme gruplarına bağlı Türkiye’de yerleşik, yatırım
işletmeleri hariç, bağlı işletmelerdir.
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
22/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
(6) Beşinci fıkra kapsamında belirtilen mükellefler, yetersiz vergilendirilen ödemeler
esası kapsamında, bu verginin yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesine göre
hesaplanan kısmını ödemekle sorumludurlar.
(7) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında hesaplanan vergi, çok uluslu
işletme grubuna bağlı işletmeler için hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
toplamına eşittir. Gelirin dahil edilmesi esası kapsamında çok uluslu işletme gruplarına bağlı
işletmeler nezdinde vergi hesaplanması durumunda, yetersiz vergilendirilen ödemeler
esasına göre hesaplanan vergi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ile gelirin dahil
edilmesi esası kapsamında alınan verginin farkına eşit olur.
(8) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesi; Türkiye’de yerleşik bağlı işletmelerin
toplam işçi sayısının, nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı tüm
ülkelerdeki yerleşik bağlı işletmelerin toplam işçi sayısına bölünmesiyle bulunan tutarın
%50’si ile Türkiye’de yerleşik bağlı işletmelerin toplam maddi duran varlık değerinin,
nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı tüm ülkelerdeki yerleşik
bağlı işletmelerin toplam maddi duran varlık değerine bölünmesiyle bulunan tutarın
%50’sinin toplamıdır. Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesinin hesabında; yatırım
işletmeleri ve şeffaf işletmelerin toplam işçi sayısı ve bunların toplam maddi duran varlık
değeri dikkate alınmaz. İlgili hesap döneminde bu fıkra kapsamında tahsis edilen verginin
nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı bir ülkede tahakkuk
ettirilmemesi (tüm ülkelerde tahakkuk ettirilmemesi durumu hariç) durumunda,
hesaplanması gereken vergi tahakkuk ettirilinceye kadar, söz konusu ülke sonraki hesap
dönemlerinde bu fıkra kapsamındaki verginin tahsisatına ilişkin hesaplamalarda dikkate
alınmaz.”
MADDE 44- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı, tarhı ve
ödenmesi
EK MADDE 8- (1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme
dönemi hesap dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme
dönemi ise özel hesap dönemidir.
(2) Hesap dönemi, nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarının hazırlanmasına
esas teşkil eden vergilendirme dönemidir.
(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine tarh
olunur.
(4) Hesaplanan vergi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on beşinci ayın son gününe
kadar beyan edilir ve ödenir.
(5) Mükellefler, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyannamelerinin ekinde küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamelerine de yer vermek zorundadırlar. Şu kadar
ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesinin nitelikli yetkili makam
anlaşmasının uygulandığı başka ülkede verilmesi ve söz konusu bilgi beyannamesinin hangi
ülkede, hangi bağlı işletme tarafından verildiğinin üçüncü fıkra kapsamındaki beyanname
ekinde bildirilmesi durumunda, mükelleflerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
bilgi beyannamelerini verme yükümlülüğü ortadan kalkar.
(6) Cumhurbaşkanı, nitelikli gelirin dahil edilmesi esası ile nitelikli yetersiz
vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulandığı yerler ile nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulandığı
yerleri belirlemeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü fıkra kapsamında verilen
beyanname ile küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesinin ve
eklerinin şekil ve muhtevasını tespit etmeye, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
bilgi beyannamesindeki bilgilerin diğer ülkelerle paylaşılmasındaki sınırları belirlemeye,
faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya re’sen tarh yerini
tayin etmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
23/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 45- 5520 sayılı Kanuna bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
“DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme Dönemi,
Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi
Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi
EK MADDE 9- (1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi, ek 1 inci
madde kapsamındaki çok uluslu işletme gruplarına bağlı ve Türkiye’de yerleşik olan; bağlı
işletmeler ve iş ortaklıklarıdır.”
MADDE 46- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı, tarhı ve
ödenmesi
EK MADDE 10- (1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi
hesap dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise,
özel hesap dönemidir.
(2) Ek 6 ncı maddenin dördüncü fıkrası kapsamında, asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
oranının, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına uygulanması suretiyle tespit
olunan yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine tarh olunur
ve bu vergiye varsa ek cari dönem yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ilave edilir. Şu
kadar ki, ek 4 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentleri ile bağlı işletme
sahiplerine mülkiyet paylarına ilişkin olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı sayılan
durumlarda bu tutarlar üzerinden kesilen vergiler hariç (d) bendi hükümleri bu hesaplamada
dikkate alınmaz.
(3) Hesaplanan vergi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on ikinci ayın birinci
gününden son gününe kadar beyan edilir ve ödenir.
(4) Ek 6 ncı maddenin sekizinci fıkrası hükümleri yerel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin tespitinde de dikkate alınır.
(5) Ek 9 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında, Türkiye’de yerleşik ve aynı çok
uluslu işletme gruplarına bağlı mükelleflerden herhangi birinin, yerel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin tamamını kendi adına beyan edip ödemesi durumunda, diğer
mükelleflerin bu verginin beyanı ve ödemesindeki sorumlulukları ortadan kalkar. Şu kadar
ki, verginin tamamının ödenmemesi durumunda aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı
mükelleflerin verginin ödenmesine ilişkin müştereken ve müteselsilen sorumlulukları devam
eder.
(6) Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyannamenin ve
eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak
mükellefin müracaatı üzerine veya re’sen tarh yerini tayin etmeye, verginin beyan ve ödeme
zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme
yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 47- 5520 sayılı Kanuna bölüm başlığı ile birlikte aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
“BEŞİNCİ BÖLÜM
Diğer Hükümler
Birleşme, bölünme ve pay devirleri
EK MADDE 11- (1) İki veya daha fazla grubun, gelirin raporlandığı hesap döneminden
önceki dört hesap döneminin herhangi birinde, tek bir grup oluşturmak üzere birleşmeleri ve
birleşen grupların, birleşmeden önceki dört hesap döneminden en az birinde konsolide
finansal tablolarında yer alan hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
24/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
aşması durumunda, birleşme sonucu ortaya çıkan yeni çok uluslu işletme grubunun o hesap
dönemi için ek 1 inci madde kapsamındaki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.
(2) Herhangi bir gruba bağlı olmayan bir işletmenin, gelirin raporlandığı hesap
döneminde bir işletme veya grupla birleşmesi durumunda, birleşen veya birleşilen işletme
veya birleşilen grubun, birleşmeden önceki dört hesap döneminden en az birindeki finansal
veya konsolide finansal tablolarında yer alan hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı
Türk lirasını aşması durumunda, birleşilen veya ortaya çıkan çok uluslu işletme grubunun
ilgili hesap dönemi için ek 1 inci maddedeki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.
(3) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisine tabi bir çok uluslu işletme
grubunun iki veya daha fazla gruba bölünmesi ve
a) Bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin
gerçekleştiği hesap dönemini izleyen hesap döneminde 750 milyon avro karşılığı Türk
lirasını aşması,
b) Bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin
gerçekleştiği hesap döneminden sonraki ikinci ila dördüncü hesap dönemlerinin en az
ikisinde 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması,
durumunda söz konusu grup veya grupların ek 1 inci maddedeki hasılat sınırını aştığı
kabul edilir.
(4) Bir işletmenin doğrudan veya dolaylı mülkiyet paylarının devri sonucunda; çok
uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi haline gelmesi veya bir çok uluslu işletme grubunun
bağlı işletmesi vasfını kaybederek başka bir çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi
olması ya da yeni bir çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesi olması ve varlıklarının,
yükümlülüklerinin, gelirlerinin, giderlerinin veya nakit akışlarının herhangi bir kısmının,
nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında yer alması halinde, bu işletme devrin
gerçekleştirildiği tarihin içinde bulunduğu hesap döneminde çok uluslu işletme grubunun
üyesi olarak dikkate alınır.
(5) Bir bağlı işletmenin varlıklarının ve borçlarının devredilmesi durumunda, devreden
bağlı işletmenin bu işlemlerden doğan kazanç veya zararı, işletme bazlı kazanç veya
zararının hesaplanmasında dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletmenin işletme
bazlı kazanç veya zararı, devre konu söz konusu varlık ve borçların, devralan bağlı
işletmenin nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında kullanılan
muhasebe standardı uyarınca defterindeki kayıtlı değerleri dikkate alınmak suretiyle
hesaplanır.
(6) İşletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında, varlıkların ve borçların
devredilmesi sonucu oluşan kazanç veya zararlar, devreden bağlı işletmenin işletme bazlı
kazanç veya zararının tespitinde dikkate alınmaz. Bu durumda, devralan bağlı işletmenin
işletme bazlı kazanç veya zararı, söz konusu varlık veya borçları devreden bağlı işletmenin
defterindeki kayıtlı değerler dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.
(7) İşletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında, devredilen varlık ve borçlar
nedeniyle oluşan kazanç veya zararın devreden bağlı işletme tarafından nitelikli olmayan
kazanç veya zarar esasına göre muhasebeleştirildiği durumda, devreden bağlı işletmenin bu
işlemlerden doğan kazanç veya zararı, nitelikli olmayan kazanç veya zarar tutarı ile sınırlı
olmak üzere dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletme tarafından devre konu varlık
ve borçlara yönelik işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde, devreden bağlı işletmedeki
söz konusu varlık ve borçların defter değerlerinin ilgili ülke mevzuatı kapsamında nitelikli
olmayan kazanç veya zarar esasına göre düzeltilmiş tutarları dikkate alınır.
(8) Altı ve yedinci fıkralarda geçen işletmelerin yeniden yapılandırılması ibaresi,
birleşme, devir ve bölünme gibi işlemler kapsamında varlık ve borçların devre konu
edilmesini veya bağlı işletmenin tür değiştirmesini; nitelikli olmayan kazanç veya zarar
ibaresi, işletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında varlık veya borçların devri sonucu
ortaya çıkan kazanç veya zararın ilgili ülke mevzuatı kapsamında hesaplanması sonucu
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
25/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
bulunan tutar ile bunların finansal muhasebe esaslarına göre hesaplanan kazanç veya
zararından düşük olanını ifade eder.
(9) İş ortaklığı ve bu iş ortaklığının uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe
standartlarına uygun olarak hazırladığı konsolide finansal tablosunda yer alan işletmelerin
küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesaplanmasında, bu işletmeler ayrı bir çok
uluslu işletme grubunun bağlı işletmeleri; iş ortaklığı ise bu grubun nihai ana işletmesi
olarak kabul edilir. Bu fıkra kapsamında bağlı işletme veya nihai ana işletme olarak kabul
edilen işletmelerde, doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan bir ana işletme;
iş ortaklığının gelirin dahil edilmesi esası kapsamındaki küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisini, ek 7 nci maddenin dördüncü fıkrası kapsamındaki dahil olma oranını dikkate
almak suretiyle hesaplar. Hesaplanan tutarın nitelikli gelirin dahil edilmesi esasına göre
tahsil edilemeyen kısmı yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde dikkate alınır.
(10) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu, en az bir işletmesi veya iş
yerinin grubun diğer işletmelerinden farklı bir ülkede yerleşik olan, nihai ana işletmeleri
kancalı bir yapı veya çift listeli bir düzenleme ile bir araya gelen iki veya daha fazla grubu
ifade eder ve bu gruplara aşağıdaki hükümler uygulanır.
a) Her bir grubun işletmeleri ve bağlı işletmeleri, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi uygulaması kapsamında tek bir çok uluslu işletme grubunun üyeleri olarak kabul
edilir.
b) Muafiyet kapsamında olmayan bir işletme, birden fazla ana işletmeli çok uluslu
işletmeler grubu tarafından tam konsolidasyona tabi tutuluyorsa veya bu işletme üzerinde
birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu kontrol gücüne sahipse, bu işletme
bağlı işletme olarak kabul edilir.
c) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun konsolide finansal tabloları,
kabul edilebilir finansal muhasebe standardı uyarınca kancalı yapı veya çift listeli düzenleme
kapsamında nihai ana işletmelerden birinin tek bir ekonomik birim gibi hazırladığı konsolide
finansal tablolardır.
ç) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunu oluşturan ayrı grupların nihai
ana işletmeleri, bu grubun nihai ana işletmeleri olarak kabul edilir. (Birden fazla ana
işletmeli çok uluslu işletmeler grubu ile ilgili olarak küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi uygulaması kapsamında bir nihai ana işletmeye yapılan atıflar birden fazla nihai ana
işletmeye yapılmış sayılır.)
d) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan ana
işletmeleri (her bir nihai ana işletme dahil olmak üzere), mülkiyet payına sahip olunan bağlı
işletmedeki dahil olma oranı ile sınırlı olmak üzere gelirin dahil edilmesi esasında dikkate
alınır.
e) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan bağlı
işletmelerinin tümüne, her bir düşük vergilendirilen bağlı işletmenin küresel asgari
tamamlayıcı vergisi dikkate alınarak yetersiz vergilendirilen ödemeler kuralı uygulanır.
f) Nihai ana işletmeler, birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunu oluşturan
grupların her birine ilişkin bilgileri içerecek küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
bilgi beyannamesini sunmak için tek bir işletme belirlememiş ise, söz konusu nihai ana
işletmelerin her biri bu beyannameyi vermek zorundadırlar.”
MADDE 48- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Özel vergileme halleri
EK MADDE 12- (1) Çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesi olan şeffaf
işletmenin işletme bazlı kazancı, aşağıdaki durumlarda bu işletmenin mülkiyet payına isabet
eden miktarda azaltılır.
a) Çok uluslu işletme grubunun hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın
sonuna kadar, nihai ana işletmenin mülkiyet payı sahibinin söz konusu payına isabet eden
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
26/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
kazancın tamamı üzerinden en az asgari kurumlar vergisi oranı kadar vergi hesaplanması
veya nihai ana işletme ve vergi şeffaf yapının parçası olan diğer işletmeler tarafından ödenen
kapsanan vergiler ile mülkiyet payı sahibinin bu paya isabet eden kazançları üzerinden
hesaplanan vergilerin toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca en az asgari kurumlar
vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan fazla olması veya
b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan bir
gerçek kişinin, nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olması ve sahip olduğu
mülkiyet payı üzerinden elde edilen gelirlerin bu ülkede vergiye tabi olması veya
c) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve ek 3
üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılanların nihai ana işletmenin
bulunduğu ülkede yerleşik olması.
(2) Nihai ana işletmenin mülkiyet payına sahip olanların söz konusu işletmenin zararını
vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapabilmeleri durumunda, çok uluslu
işletme grubunun şeffaf işletme niteliğindeki nihai ana işletmesinin işletme bazlı zararı, bu
işletmenin mülkiyet payına isabet eden miktarda azaltılır.
(3) Vergilemede indirilebilir kâr payı uygulamasına tabi olan nihai ana işletme, aşağıdaki
durumlarda ilgili hesap dönemi için hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın
sonuna kadar işletme bazlı kazancını, zarar durumuna düşmemek kaydıyla, söz konusu
uygulama kapsamında indirilebilir kâr payı miktarı kadar azaltır.
a) Nihai ana işletmesinin hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın
sonuna kadar kâr payı geliri üzerinden vergi hesaplanması durumunda;
1) Kâr payı geliri üzerinden hesaplanan verginin en az asgari kurumlar vergisi oranı
uygulanmak suretiyle tespit edilmesi veya
2) Nihai ana işletmenin ödenen kapsanan vergileri ile kâr payı gelirini elde edenin bu
geliri üzerinden ödenen vergileri toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca en az asgari
kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan fazla olmasına ilişkin
beklentinin bulunması veya
3) Kâr payı gelirini elde edenin gerçek kişi olması ve söz konusu kâr payının
kooperatiften elde edilen risturn geliri niteliğinde olması,
b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve kâr
payı geliri elde eden gerçek kişinin, bu işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olması ve söz
konusu gelirin bu ülkede vergiye tabi olması,
c) Nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olup bu işletmeden kâr payı geliri elde
edenlerin ek 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar ile emeklilik
hizmeti işletmeleri dışındaki emeklilik yatırım fonlarından olması.
(4) Üçüncü fıkrada geçen vergilemede indirilebilir kâr payı uygulaması ibaresi, ilgili
hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın sonuna kadar dağıtılan kâr payları
üzerinden hesaplanan vergilerin tek aşamalı vergileme olarak dikkate alındığı ve dağıtılan
kâr paylarının işletmenin kazancından indirim konusu yapıldığı durumu ifade eder.
(5) Kâr dağıtımına dayalı vergileme sisteminin uygulandığı ülkelerde faaliyette bulunan
bağlı işletmeler, ilgili hesap dönemi için ek 5 inci maddesi kapsamında tespit olunan vergi
yükünün asgari kurumlar vergisi oranına eşitlenmesi için gerekli olan tutar ile bu hesap
dönemindeki kazançların tamamının kâr dağıtımına konu edilmesi durumunda dağıtım
üzerinden hesaplanması gereken vergi tutarından düşük olanını, dağıtılmış sayılan kâr payı
vergisi olarak düzeltilmiş kapsanan vergilere ekleyebilir. İlgili ülkede faaliyette bulunan çok
uluslu işletme grubuna bağlı işletmelerden herhangi biri için bu fıkra kapsamında yapılan
hesaplama yönteminin tercih edilmesi halinde, diğer bağlı işletmeler için de aynı yöntemle
düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması gerekir. Bu tercih her hesap dönemi için ayrı
ayrı dikkate alınır. Şu kadar ki, bağlı işletmeler açısından, 1/7/2021 tarihinden (bu tarih
dahil) önce kâr dağıtımına dayalı vergileme sisteminin yürürlükte olduğu ülkelerde bu
yöntem uygulanabilir.
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
27/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
(6) Beşinci fıkra kapsamındaki uygulamanın geçerli olduğu ülkelerde, bu yöntemi
kullanan bağlı işletmeler açısından her bir hesap dönemi için düzeltilmiş kapsanan vergi
olarak dikkate alınan tutarların izlendiği takip hesabı oluşturulur. İzleyen hesap
dönemlerinde bu hesaptan sırasıyla;
a) Kâr dağıtımına bağlı olarak ödenen vergiler,
b) Ülkesel bazlı zarara asgari kurumlar vergisi oranının uygulanması sonucu tespit
olunan tutar,
c) Yedinci fıkra kapsamında sonraki hesap dönemlerine aktarılan tutarın cari hesap
döneminde kullanılan kısmı,
indirilir. Bu hesap bakiyesi hiçbir zaman eksi bakiye vermez.
(7) Altıncı fıkranın (b) bendi kapsamında, ülkesel bazlı zarara asgari kurumlar vergisi
oranının uygulanması suretiyle bulunan tutarın takip hesabındaki bakiye tutardan fazla
olması durumunda, fazla kısım takip hesabı zarar aktarımı uygulaması kapsamında sonraki
hesap dönemlerine aktarılır. Aktarıma konu edilen bu tutarlar sonraki hesap dönemlerinde
takip hesabına aktarılan tutarlardan indirim konusu yapılır.
(8) Bir ülkedeki bağlı işletme olan yatırım işletmelerine (vergi şeffaf işletmeler hariç)
ilişkin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde, vergi yükü ile asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi oranı gibi bu Kısımda yapılan hesaplamalar, o ülkedeki
yatırım işletmesi olmayan diğer bağlı işletmelerden ayrı ayrı dikkate alınır.
(9) Sekizinci fıkraya alternatif olarak, bağlı işletme konumunda olan bir yatırım işletmesi
vergi şeffaf işletme olarak kabul edilebilir. Bu durumda, yatırım işletmesine ilişkin mülkiyet
paylarının rayiç bedelle değerlenmesi suretiyle bağlı işletmeler nezdinde en az asgari
kurumlar vergisi oranı üzerinden vergilendirilmesi şarttır. Sigorta yatırım işletmeleri
açısından da bu fıkra hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin tespitinde bu fıkra hükümleri, cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için
tercih edilir. Bu tercihin iptal edilmesi halinde, yatırım işletmesi tarafından elde tutulan bir
varlık veya yükümlülüğün elden çıkarılmasından doğan kazanç veya zarar, söz konusu varlık
veya yükümlülüklerin iptal yılının ilk günündeki gerçeğe uygun değeri üzerinden belirlenir.
(10) Sekizinci ve dokuzuncu fıkralara alternatif olarak, bağlı işletme olan bir yatırım
işletmesinin mülkiyet payına sahip ve yatırım işletmesi olmayan başka bir bağlı işletmenin,
yatırım işletmesine iştirakinden elde edilen kazançların en az asgari kurumlar vergisi
oranında vergilendirilebilir olmasına yönelik beklentinin bulunması durumunda, bağlı
işletme yatırım işletmesindeki mülkiyet payına ilişkin olarak vergilendirilebilir dağıtım
yöntemini uygulayabilir. Şu kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
tespitinde bu fıkra hükümleri, cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için tercih edilir.
Bu fıkranın uygulamasında vergilendirilebilir dağıtım yöntemi, yatırım işletmesinin işletme
bazlı kazançlarının takip eden üç hesap dönemi içerisinde mülkiyet payına sahip bağlı
işletmelere dağıtılmasının taahhüt edildiği, bu dönemin sonuna kadar dağıtılmayan işletme
bazlı kazançların ise üçüncü hesap dönemi içerisinde yatırım işletmesinin kazancı olarak
dikkate alınarak küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesabında dikkate alınan
yöntemdir. Bu tercihin iptal edilmesi halinde, yatırım işletmesinin dağıtılmamış işletme bazlı
kazancı, iptal edilen hesap döneminde yatırım işletmesinin küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin hesabında dikkate alınır.”
MADDE 49- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Yetki
EK MADDE 13- (1) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu Kısmın uygulanmasına yönelik usul
ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 50- 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 17- (1) Beşinci Kısmın uygulamasında bentlerde belirtilen süreler
için aşağıdaki hükümler dikkate alınır.
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
28/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
a) Ek 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasının uygulamasında, 2024 hesap dönemi için maddi
duran varlıkların net defter değerinin %7,8’i, bağlı işletmelerin çalışanlarının brüt
ücretlerinin %9,8’i dikkate alınır. Bu oranlar; takip eden dört hesap dönemi boyunca %0,2,
2029 hesap döneminden itibaren dört hesap dönemi boyunca da her hesap dönemi için bağlı
işletmelerinin çalışanlarının brüt ücretleri için %0,8, maddi duran varlıklar için ise %0,4
azaltılarak uygulanır.
b) Ek 8 inci maddenin dördüncü fıkrası kapsamında verilecek beyannameler 2024 hesap
dönemi için hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on sekizinci ayın son gününe kadar
beyan edilir ve tahakkuk eden vergiler beyan süresinin son gününe kadar ödenir. Şu kadar ki,
ek 1 inci madde kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi mükellefi olup ek
8 inci maddeye göre ilk defa beyanname verecek mükellefler açısından da bu madde
hükümleri uygulanır.
c) 1/1/2024 tarihinden önceki işlemler nedeniyle finansal tablolarda ertelenmiş vergi
varlığı veya yükümlülüğü olarak kayıtlara alınan tutarlar, ek 5 inci madde kapsamındaki
vergi yükünün hesabında dikkate alınır. Ertelenmiş vergi varlığı veya yükümlülüğü olarak
vergi yükünün tespitinde dikkate alınacak tutar, asgari kurumlar vergisi oranı veya ilgili
ülkede uygulanan kurumlar vergisi oranının düşük olanı üzerinden hesaplanır. Şu kadar ki,
ülkesel bazlı kazancın tespitine yönelik yapılan hesaplamada, zarardan kaynaklanan
ertelenmiş vergi varlığı tutarı, asgari kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit
olunur.
ç) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasına dahil edilmeyen işlemlerden
kaynaklanan ve 30/11/2021 tarihinden sonra ertelenmiş vergi varlığı olarak dikkate alınan
tutarlar, ek 5 inci madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde dikkate alınmaz.
d) Ek 7 nci maddenin beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkra hükümleri 1/1/2025
tarihinden itibaren (özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde ise 2025 yılında başlayan
özel hesap döneminden itibaren) elde edilen kazançlara uygulanır.
e) 2026 hesap dönemi sonuna kadar (hesap döneminin son günü 30/6/2028 tarihini
geçenler hariç) bir ülkedeki yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi aşağıdaki
şartların herhangi birinin sağlanması durumunda sıfır olarak kabul edilir.
1) 24/2/2020 tarihli ve 2151 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında düzenlenen ülke
bazlı rapor ile ilgili ülke mevzuatı uyarınca hazırlanan benzer nitelikteki ülke bazlı
raporlarda toplam hasılatın 10 milyon avro karşılığı Türk lirasından ve vergi öncesi kârın 1
milyon avro karşılığı Türk lirasından az olması,
2) Çok uluslu işletme grubunun uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe
standartlarına göre hesaplanan ülke bazlı kurumlar vergisi ve benzer nitelikteki vergilerinin
toplamının, (e) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında düzenlenen ülke bazlı
raporlardaki vergi öncesi kârlara bölünmesi suretiyle hesaplanan vergi yükünün; 2024 hesap
dönemi için %15, 2025 hesap dönemi için %16 ve 2026 hesap dönemi için %17 oranlarına
eşit veya daha fazla olması,
3) Çok uluslu işletme grubunun, (1) numaralı alt bent kapsamında düzenlenen ülke bazlı
raporlarındaki vergi öncesi kârının; bunların çalışanlarının brüt ücretleri ile maddi duran
varlıklarının net defter değerinin, (a) bendi kapsamında ilgili yıl için hesaplanacak oranla
çarpılan tutarların toplamına eşit veya bu tutardan daha az olması.
f) Bir çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesinin bulunduğu ülkede en az %20
oranında bir kurumlar vergisi uygulanması durumunda, o ülke için yetersiz vergilendirilen
ödemeler esası kapsamında hesaplanan tamamlayıcı vergi, geçiş dönemi boyunca her bir
hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilir. Bu bentte geçen geçiş dönemi ibaresi, 31/12/2025
tarihinden önce başlayan (bu tarih dahil) ve 31/12/2026 tarihi itibarıyla sona eren hesap
dönemlerini ifade eder.
g) (e) ve (f) bentlerinde belirtilen şartları birlikte sağlayan bir çok uluslu işletme grubu,
ilgili ülke için bahsi geçen bentlerde yer alan uygulamalardan herhangi birini tercih
edebilir.”
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
29/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
MADDE 51- 8/3/2007 tarihli ve 5597 sayılı Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile
Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasında yer alan “50 Türk lirası” ibaresi “500 Türk lirası” şeklinde değiştirilmiş, birinci
cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiş ve mevcut ikinci cümlesinde yer
alan “bu miktarı” ibaresi “bu fıkrada yer alan harcı veya bu harcın yeniden değerleme oranı
uygulanmak suretiyle belirlenmiş olan tutarını” şeklinde değiştirilmiştir.
“Bu harç, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca belirlenen yeniden değerleme
oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu suretle hesaplanan harç tutarının 10 Türk lirasına
kadarki kesirleri dikkate alınmaz. Şu kadar ki, bu kapsamda hesaplanan harcın uygulandığı
yılın ocak ayının onuncu günü sonuna kadar yapılan yurt dışına çıkışlarda, bir önceki yılın
sonu itibarıyla geçerli tutar üzerinden yapılmış harç ödemeleri için fark ikmal edilmez.”
MADDE 52- 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45 inci
maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci
fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve
idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen
kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.”
“Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı
tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.”
MADDE 53- 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının Anayasa
Mahkemesi tarafından iptal edilen (b) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş, fıkraya
(b) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre
teselsül ettirilmiştir.
“b) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve
idari işlemler hakkında açılan davalar.”
“c) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını
aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun
yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.”
MADDE 54- 2577 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesine “Parasal sınırların artırılması:”
başlığı eklenmiş ve madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 1- 1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin
olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi
hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından
geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk
lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların
belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz
yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge
idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai
karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin
kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.”
MADDE 55- 9/7/1982 tarihli ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun
Muafiyetleri ve Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanunun mülga 14 üncü maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunun gelirleri
MADDE 14- Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunun gelirleri şunlardır:
a) Genel bütçeden yapılacak Hazine yardımları
b) Kurum faaliyetlerinden elde edilecek gelirler
c) Yayın gelirleri
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
30/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
ç) Kuruma ait taşınır veya taşınmaz malların gelirleri
d) İşletme ve şirketler ile diğer birimlerden aktarılan gelirler
e) Radyoaktif atık yönetimi için Kuruma ödenen bedeller
f) Fikrî ve sınai mülkiyet haklarından elde edilen gelirler
g) Kuruma yapılacak her türlü yardımlar, bağışlar ve vasiyetler
ğ) Diğer gelirler
Bu gelirlerden hesap yılı sonuna kadar harcanmayanlar bir sonraki yıla aktarılır.”
MADDE 56- 2690 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ek 4 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“EK MADDE 4- Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunda geçici olarak
görevlendirilen mesleğe özel yarışma sınavıyla alınanlar ile teknik hizmetler sınıfına dâhil
personele ve 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesinin
dördüncü fıkrasındaki sınırlamalara tabi olmaksızın öğretim üyelerine ödenecek ilave ücret,
asgari ücretin üç katını aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu kapsamda
ödenecek ilave ücretlerden damga vergisi hariç hiçbir kesinti yapılmaz.
Kurum, görev alanı ile ilgili konularda insan kaynağı yetiştirilmesi ve geliştirilmesini
sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen üst limitler dâhilinde, diğer
mevzuatta yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın Kurum tarafından çıkarılan yönetmeliğe
göre ödül ve burslar verebilir.
Kurum tarafından desteklenen projelerde, proje süresiyle sınırlı olmak kaydıyla proje
kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev alan proje yürütücüsü, araştırmacı ve diğer
personele ödenebilecek proje teşvik ikramiyesinin üst limiti asgari ücretin net tutarının dört
katını geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu kapsamda yılda en fazla üç defa
proje teşvik ikramiyesi ödenebilir. Bu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti
yapılmaz. Kurum tarafından desteklenen projeler ile Kurum tarafından yürütülen dış destekli
proje harcamaları için Kurumun uygun bulması durumunda ön ödeme yapılabilir.
Desteklenen proje ve faaliyetler için öngörülen yılları bütçe ödeneklerinin ilgili tertiplerinde
yer alan ödenekten harcanmayan kısımları ertesi yıl bütçesinin ilgili tertiplerine devren
ödenek kaydedilir. Kurumda görevlendirilecek hakem, kurul ve komite üyeleri ile benzeri
kişilere yapılacak ödemelerin üst limiti asgari ücretin net tutarının üç katını geçmemek üzere
Cumhurbaşkanınca belirlenir ve ilgililerine ödenir. Bu fıkraya göre aktarılacak tutarların
harcanması, muhasebeleştirilmesi ve bu fıkra kapsamında yapılacak ön ödemelere ilişkin
usul ve esaslar ile Kurumun bütçe ödeneklerinin kullanılması, tertipler arasında aktarma
yapılması ve diğer bütçe işlemlerinin gerçekleştirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile
desteklenecek projelerin ilanı, değerlendirilmesi, seçimi ve diğer hususlar Hazine ve Maliye
Bakanlığının görüşü alınarak Kurum tarafından yönetmelikle belirlenir.
Kurumun görevlerini yerine getirmesi için yürüteceği faaliyetler sırasında mevzuatı
uyarınca proje bütçesi kapsamında ödenecek ücretler ile üçüncü fıkra uyarınca belirlenen üst
limit dâhilindeki ücret ve proje teşvik ikramiyesi tutarları Kurum Yürütme Kurulunca
belirlenir.”
MADDE 57- 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 9/A
maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan “idarî yargılama usulü ve idare hukuku,”
ibaresi “idarî yargılama usulü, idare hukuku ve milletlerarası hukuk-milletlerarası özel
hukuk,” şeklinde, (b) bendinde yer alan “vergi usul hukuku ve maliye-ekonomi,” ibaresi
“vergi usul hukuku, maliye-ekonomi, ticari işletme-şirketler hukuku ve milletlerarası hukukmilletlerarası özel hukuk,” şeklinde ve beşinci fıkrasında yer alan “iki katı” ibareleri “bir
katı” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 58- 2802 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay
Başsavcısı, Yargıtay Birinci başkanvekilleri, Danıştay başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
31/32
29.07.2024 10:37
cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Yargıtay ve Danıştay üyeleri ile
Adalet Bakanlığı Müsteşarına (40.000); birinci sınıf hâkim ve savcılardan 103 üncü
maddedeki aylık ödeme oranı % 86 olanlara ve Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu ile Hâkimler
ve Savcılar Kurulu Teftiş Kurulunda fiilen görev yapan müfettişlere (35.000); diğer birinci
sınıf hâkim ve savcılara (30.000); birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve savcılara (26.000); diğer
hâkim ve savcılara ise (22.500) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile
çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenir. Bu Kanuna tabi olan hâkim ve
savcılardan Anayasa Mahkemesinde görev yapanlara ödenen aylık ek ödenek ve Uyuşmazlık
Mahkemesinde görev yapanlara ödenen ödenek ile bu fıkrada belirlenen ek tazminattan
yalnızca biri ve yüksek olanı ödenir.”
MADDE 59- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme
Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden
üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine her ay aylık veya ücretleri ile birlikte toplu
sözleşmeyle belirlenen tutarda toplu sözleşme ikramiyesi ödenir.”
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunla 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi ile ek 1 inci maddesinde yapılan değişiklikler, 13/7/2024 tarihinden bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bölge idare mahkemelerince verilen kararlar
hakkında da uygulanır. Bu kararların temyiz süresi; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce tebliğ edilenler bakımından maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten sonra tebliğ edilenler bakımından ise tebliğ tarihinden itibaren otuz
gündür.
(2) Bu Kanunla 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasına eklenen (c)
bendi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
(3) 2802 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin altıncı fıkrasının 30/3/2023 tarihli ve 7447
sayılı Kanunla değiştirilen birinci cümlesi ile fıkranın mevcut ikinci ve üçüncü cümlelerinin
uygulanmasına 15/8/2024 tarihine kadar devam olunur. Bu Kanunla 2802 sayılı Kanunun
106 ncı maddesinde yapılan değişiklik, 15/8/2024 tarihinden itibaren uygulanır.
MADDE 60- Bu Kanunun;
a) 3 üncü, 4 üncü, 33 üncü ve 34 üncü maddeleri 1/1/2025 tarihinde,
b) 17 nci, 21 inci, 28 inci ve 30 uncu maddeleri yayımını izleyen ayın başında,
c) 18 inci ve 25 inci maddeleri 1/11/2024 tarihinde,
ç) 20 nci ve 22 nci maddeleri 1/1/2030 tarihinde,
d) 24 üncü ve 32 nci maddeleri 1/1/2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara
uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
e) 29 uncu maddesi 2024 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak
üzere yayımı tarihinde,
f) 35 inci ve 36 ncı maddeleri, 2025 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde
edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2025 takvim yılında
başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına
uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
g) 37 nci ila 49 uncu maddeleri, 2024 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde
edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2024 takvim yılında
başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına
uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
ğ) 51 inci maddesi yayımını izleyen onuncu günde,
h) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
MADDE 61- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y2/KanunMetni/885b55a7-4db6-48c3-88b8-5c1653298048.htm
32/32