Şoförlerin Çalışma Süreleri ve Bu Sürelerin İspatı
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
ŞOFÖRLERİN ÇALIŞMA SÜRELERİ VE BU SÜRELERİN İSPATI
1. GİRİŞ
Çalışma hayatında bazı işlerin niteliği, iş sürelerine ilişkin genel hükümlerin olduğu gibi
uygulanmasına imkân tanımamaktadır. Karayollarında, demiryollarında ve deniz, göl ve akarsularda
hareket hâlindeki taşıtlarda yapılan taşıma işleri bu işlerin başında gelmekte; özellikle uzun yol
şoförlüğü, çalışma sürelerinin denetlenmesi bakımından kendine özgü sorunlar doğurmaktadır. Kanun
koyucu bu ihtiyacı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 76. maddesinde haftalık iş günlerine bölünemeyen işlere
ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi şeklinde karşılamış, bu doğrultuda Haftalık İş
Günlerine Bölünemeyen Çalışma Süreleri Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur.
Şoförlerin çalışma süreleri, çalışma mevzuatının yanı sıra trafik mevzuatında da ayrıca ve paralel
biçimde düzenlenmiştir. Bu durum uygulamada iki farklı düzenlemenin bir arada değerlendirilmesini
gerektirmekte; asıl güçlük ise bu sürelerin fiilen ne şekilde gerçekleştiğinin, özellikle yalnız seyahat
eden uzun yol şoförleri bakımından, ispatı noktasında ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada önce şoförlerin
çalışma sürelerine ilişkin mevzuat çerçevesi ortaya konulacak, ardından fazla çalışma, hafta tatili ile
ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına dair genel ilkeler ile uzun yol tır şoförlerine
özgü ispat sorunları, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28.04.2026 tarihli, 2026/987 E.-2026/3954 K. sayılı
kararı ve bu kararın da dayandığı yerleşik içtihat ışığında incelenecektir.
2. ŞOFÖRLERİN ÇALIŞMA SÜRELERİNE İLİŞKİN MEVZUAT ÇERÇEVESİ
A. Çalışma Mevzuatında Çalışma Dönemi ve Çalışma Süresi
Haftalık İş Günlerine Bölünemeyen Çalışma Süreleri Yönetmeliği1 kapsamına, karayollarında,
demiryollarında ve deniz, göl ve akarsularda hareket hâlindeki taşıtlarda yapılan ve 854 sayılı Deniz İş
Kanunu'na tabi olmayan taşıma işleri girmektedir. Yönetmelik, işveren tarafından belirlenen bir
"çalışma dönemi" esasına dayanmakta olup bu dönem bakımından öngörülen süre ve sınırlar şöyledir:
1. Çalışma dönemi: işin niteliğine göre işveren tarafından belirlenir; en az 2, en çok 6 aylık bir
denkleştirme süresidir.
2. Dönem içi toplam çalışma süresi: hafta sayısı ile haftalık çalışma süresinin çarpımını aşamaz.
3. Haftalara tam bölünemeyen sürelerde hesaplama: iş günü üzerinden, her iş günü 7,5 saat
kabul edilerek yapılır.
4. Haftalık çalışma süresi: dönem içinde 45 saatten az veya çok belirlenebilir; ancak dönem
ortalaması haftada 45 saati geçemez.
B. Günlük Çalışma Süresi ve Ara Dinlenmesi
Günlük çalışma süresine ilişkin kademeler, profesyonel sürücüler bakımından Karayolları Trafik
Yönetmeliği'ndeki paralel düzenlemeyle birlikte fiilen araç kullanma süresini de belirleyen ortak
sınırlardır:
1. Günlük iş süresi: en çok 11 saat.
2. Gece çalışma süresi (20.00-06.00): en çok 7,5 saat.
3. Profesyonel ve ağır vasıta ehliyetiyle araç kullananların günlük çalışma süresi: en çok 9 saat.
4. Ara dinlenmesi (4857 sayılı Kanun m. 68): 4 saat veya daha kısa işlerde 15 dakika; 4-7,5 saat
(dâhil) arası işlerde 30 dakika; 7,5 saatten fazla işlerde 1 saat.
5. Günlük dinlenme: 24 saatlik süre içinde kesintisiz en az 11 saat dinlendirilmeden çalıştırma
yasağı.
1
Haftalık İş Günlerine Bölünemeyen Çalışma Süreleri Yönetmeliği, RG. 06.04.2004, S. 25425.
Sayfa 1 / 3
Hareket hâlindeki taşıtlarda çalışanların ara dinlenmesi kural olarak duraklama yerlerinde, bu
mümkün olmadığında taşıt içinde kullandırılır. Yönetmelik kapsamındaki işçilere haftanın bir gününde
kesintisiz 24 saatten az olmamak üzere hafta tatili verilmesi zorunludur.
C. Trafik Mevzuatında Araç Kullanma ve Dinlenme Süreleri
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin2 98. maddesi, ticari amaçla yük taşımacılığı yapan ve azami
ağırlığı 3,5 tonu geçen araç şoförleri ile şoförü dâhil 9 kişiyi aşan araçlarla yolcu taşıyan araç şoförleri
için aşağıdaki süre ve sınırları öngörmektedir:
1. Araç kullanma yasağı: 24 saatlik herhangi bir sürede toplam 9 saatten ve aralıksız 4,5 saatten
fazla araç kullanılamaz.
2. Hafta tatili: en fazla 6 günlük araç kullanma süresinin ardından en az 24 saatlik 1 gün; düzenli
seferler dışındaki uluslararası yolcu taşımacılığında 12 gün sonunda 2 gün, birleşik 2 haftada
toplam araç kullanma süresi 90 saati aşamaz.
3. Mola: sürekli 4,5 saatlik kullanımın sonunda en az 45 dakika (veya 15 dakikalık parçalar
hâlinde kullanılabilir); bu molalar günlük dinlenme süresinden sayılmaz.
4. Günlük dinlenme: her 24 saatte kural olarak kesintisiz 11 saat; haftada 3 defadan fazla
olmamak kaydıyla 9 saate indirilebilir; araç iki şoförle kullanıldığında her 30 saatte şoför
başına en az 8 saat kesintisiz dinlenme aranır.
5. Feribot/tren ile taşınma: günlük dinlenme bir kez kesintiye uğrayabilir; bu kesinti karşılığında
dinlenme süresi 2 saat uzatılır.
3. FAZLA ÇALIŞMA VE TATİL ÇALIŞMASININ İSPATINA İLİŞKİN GENEL İLKELER
Fazla çalışma iddiasını ispatla yükümlü olan işçidir. Bu noktada öncelik yazılı kayıtlardadır: işyerine
giriş-çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları. Yazılı delil yoksa tanık beyanına başvurulur; işin
fiilen nasıl yürütüldüğü, yoğunluğu ve herkesçe bilinen bazı vakıalar da gözden kaçırılmamalıdır.
Ücretin ödendiği ise ayrı bir mesele — bunu ispat yükü işverendedir ve burada yalnızca imzalı bordro,
banka kaydı veya yemin gibi kesin nitelikteki deliller geçerlidir.
Tanık beyanına gelince: işverene karşı davası bulunan veya davacıyla menfaat birliği içindeki
tanıkların sözlerine temkinli yaklaşmak gerekir. Bu beyanlar tek başına yeterli değildir; işin ve işyerinin
özellikleri, karşı taraf tanıklarının anlatımları, iş müfettişi tutanak ve raporları ile aynı döneme ilişkin
kesinleşmiş mahkeme kararları gibi destekleyici unsurlarla birlikte değerlendirilmelidir. Tanıklar zaten
yalnızca kendi çalıştıkları dönemi bilebilir; beyanlarına da bu dönemle sınırlı olarak değer verilir. Aynı
ilke hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması için de geçerlidir. Son olarak, kanunda ve trafik
mevzuatında öngörülen azami araç kullanma sürelerini aşan bir tanık beyanının, bu sınırı aşan kısmına
itibar edilmez3.
4. ÇALIŞMA SÜRELERİNİN İSPATINA İLİŞKİN ÖZELLİKLİ HUSUSLAR
Yurt içinde veya yurt dışında uzun mesafeler kat eden tır şoförleri genellikle yalnız seyahat eder. Bu
tek başınalık, genel ispat kurallarının bu grup işçiler için ayrıca ele alınmasını zorunlu kılar.
A. Takograf/Takometre Kayıtlarının Önceliği: En güvenilir delil, araç takip sistemleri ve
takograf kayıtları gibi teknik izleri içeren yazılı kayıtlardır. Yurt içi tır şoförlerinde fazla çalışma her
türlü delille ispatlanabilir; ama dosyada takometre kaydı varsa incelemenin bu kayıtlar üzerinden
yürütülmesi gerekir4. Uygulamada bu kayıtların güvenilirliği de zaman zaman tartışma konusu oluyor;
örneğin şoförün kendisi kayıtların eksik tutulduğunu veya sonradan değiştirildiğini ileri sürebiliyor.
Böyle bir durumda ispat yükü yeniden tanık beyanına döner — ancak bu kez aşağıdaki sınırlamalar
devreye girer.
2
Karayolları Trafik Yönetmeliği, RG. 18.07.1997, S. 23053 (mükerrer).
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/33810, K. 2020/17832, T. 09.12.2020.
4
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/39450, K. 2013/3675, T. 30.01.2013.
3
Sayfa 2 / 3
B. Tanığın Görgüye Dayalı Bilgi Sahibi Olması Şartı: Yazılı kayıt yoksa iş tanık beyanına kalır; ama
uzun yol şoförlerinde bu görünüşte basit çözüm aslında pek işe yaramaz. Tanık, uyuşmazlık hakkında
bilgi ve görgüsü bulunan üçüncü kişidir. Oysa tır şoförü tek başına yurt içinde veya yurt dışında uzun
bir yolculuğa çıktığında, ona refakat etmeyen hiç kimse onun günlük çalışma düzenini görerek bilemez.
Aynı düzende çalıştığını söyleyen başka bir şoförün anlatımı da görgüye dayalı sayılmaz; o da sonuçta
kendi tahminini aktarır. Karar ayrıca şunu da vurgular: trafik mevzuatındaki azami araç kullanma veya
dinlenme sürelerinden yola çıkarak "herkesçe bilinen genel vakıa" kabulüyle sonuca gidilemez, zira
trafik kuralları herkes için geçerli tavan sınırları belirler; oysa uzun bir seferde zamanın nasıl
kullanılacağı kişisel bir tercihtir5.
Bu, Dairenin kökleşmiş içtihadının bir yansımasıdır aslında. Daha önceki kararlarda da6 tır
şoförlerinin çalışma biçiminin fazla çalışma ile hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil çalışması
iddialarının ispatında ayrı bir değerlendirme gerektirdiği7 ve8 belirtilmiş; şoförün sabah işyerinden
ayrılıp akşam veya gece dönüş yaptığı düzenli çalışma biçimleri hariç tutularak, uzun yol tır
şoförlüğünde yalnızca görgüye dayalı tanık anlatımına itibar edilebileceği kabul edilmiştir.
C. Menfaat Birliği İçindeki Tanık Beyanları ve Yurt İçi/Yurt Dışı-Kısa Mesafe Ayrımı: Bir işçi
çalışması boyunca hem uzun yol tır şoförlüğü hem de daha kısa mesafeli yükleme-boşaltma işi yapmış
olabilir. Bu durumda iki dönem ayrı ayrı ele alınmalı, her biri kendi ispat rejimine tabi tutulmalıdır.
Ayrıca aynı işverene karşı dava açmış ya da farklı mahkemelerde birbiriyle çelişen beyanlarda
bulunmuş tanıkların sözleri, menfaat birliği taşıdıklarından, başka delil veya olgularla
desteklenmedikçe tek başına yeterli sayılmaz.
D. Somut Uygulama. Davacı, çalıştığı süre boyunca kâh yurt içinde ve yurt dışında uzun yol tır
şoförlüğü yapmış, kâh liman ile bir üretim tesisi arasında daha kısa mesafeli yükleme-boşaltma işinde
çalışmıştır. Uzun yol döneminde tek başına araç kullandığı sabit olduğundan, bu döneme dair görgüye
dayalı bilgisi olan bir tanık zaten bulunamaz. Kısa mesafeli çalıştığı dönemde ise durum farklı değildir:
dinlenen tanıklar davacıyla menfaat birliği içindedir ve farklı mahkemelerde verdikleri ifadeler sefer
sayısı ile çalışma saatleri bakımından birbiriyle çelişmektedir. Takograf kayıtlarına gelince — davacı
bunları kendisi sunmuş olsa da, kayıtların değiştirilerek tutulduğunu yine kendisi ileri sürmüştür;
dolayısıyla bu kayıtlara dayanmak da mümkün görünmemektedir. Sonuç olarak Daire, usulüne uygun
ispatlanamayan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulünü
hatalı bulmuş; buna karşılık ücretin belirlenme yöntemiyle sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden
bildirilmemesi nedeniyle haklı fesih ve kıdem tazminatı yönündeki tespitlere dokunmamıştır.
5. SONUÇ
Şoförlerin çalışma süreleri aslında iki ayrı düzenlemenin ortak alanında şekilleniyor: çalışma
mevzuatı ve trafik mevzuatı, günlük 9 saatlik araç kullanma sınırı, 4,5 saatte bir mola ve 11 saatlik
günlük dinlenme gibi büyük ölçüde aynı sınırları farklı başlıklar altında tekrarlıyor. Asıl güçlük, bu
sınırların fiilen aşılıp aşılmadığının ispatında ortaya çıkıyor — özellikle uzun yol şoförleri söz konusu
olduğunda. Takograf ve benzeri teknik kayıt varsa ve güvenilirse, ispatta ilk sırayı o alır; yoksa ya da
güvenilirliği sarsılmışsa, tanık beyanı ancak görgüye dayalıysa, menfaat birliğinden uzaksa ve yasal
azami süreleri aşmıyorsa dikkate alınabilir. Uygulamada bu iki unsur — güvenilir teknik kayıt ve
çalışma dönemlerinin doğru ayrıştırılması — çoğu zaman davanın kaderini belirliyor; danışmanlık
verirken bu noktaya özellikle dikkat etmek gerekiyor.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
5
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/987, K. 2026/3954, T. 28.04.2026.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2550, K. 2022/3399, T. 15.03.2022.
7
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/19496, K. 2020/7108, T. 07.07.2020; E. 2016/14142, K. 2019/22557, T. 17.12.2019.
8
Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/6734, K. 2020/8463, T. 02.07.2020; E. 2017/23387, K. 2019/15885, T. 11.09.2019.
6
Sayfa 3 / 3