isverenim.com
Yayınlar

Gemi Adamlarının Sosyal Güvenliği

  • Tarih
  • Hazırlayan
"Gemi Adamlarının Sosyal Güvenliği" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Ekli belgeler

PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗
Ekli belgenin metni: Makale (PDF)

GEMİ ADAMLARININ SOSYAL GÜVENLİĞİ

Deniz ve göllerde yolcu ve yük taşımacılığı, kurtarma, arama, sondaj, söndürme ve temizleme gibi

işleri yürüten ve genel olarak gemi, yat, motor, römorkör, vinç, mavna, şat ve kayık gibi tekne

niteliğindeki işyerlerinde hizmet akdine dayanılarak çalışan kişiler, Türk Ticaret Kanunu ile Deniz İş

Kanunu bakımından ortak biçimde gemi adamı olarak tanımlanmaktadır. Sosyal güvenlik hukuku

açısından ise bu tanımın uygulanması tek bir kurala bağlanmamış, geminin bayrağına, sicil kaydına ve

donatanın hukuki konumuna göre değişen ayrık esaslara dayandırılmıştır.

1. GEMİ ADAMI VE İŞVEREN İLİŞKİSİNİN BELİRLENMESİ

Ticaret Kanunu hükümlerine göre gemisini deniz ticaretinde işleten gemi sahibine donatan, gemiyi

sevk ve idare eden kişiye kaptan denilmektedir. 5510 sayılı Kanun karşısında belirleyici olan sicil

kaydındaki malik sıfatı değil, fiilen sigortalı çalıştıran kişidir: sahibi bulunduğu gemide hizmet akdiyle

gemi adamı çalıştıran donatan işveren sayılır; donatan gemisini işletilmek üzere bir başkasına

kiralamışsa işveren, artık gemiyi fiilen işleten kişidir.

Kaptan ise her iki ihtimalde de işveren vekili sıfatını taşır. Bu sıfat kaptanın aynı zamanda bir gemi

adamı, dolayısıyla işçi olma niteliğini ortadan kaldırmaz; Yargıtay, birinci kaptanın gemi adamı

sayılamayacağı yönündeki önceki içtihadından dönerek, kaptanın hem işveren vekili hem de gemi

adamı sıfatını birlikte taşıdığını kabul etmiştir. Uygulamada bu ikili sıfat, kaptanın kendi sigortalılığının

da donatan veya gemiyi işleten kişi tarafından tesis edilmesi gerektiği sonucunu doğurur.

2. TÜRK BAYRAKLI GEMİLERDE ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞI

Karasularımızda ve uluslararası sularda Türk bayraklı gemilerde çalışan gemi adamları, 5510 sayılı

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi

kapsamında zorunlu sigortalıdır. Geminin seyrettiği coğrafya bu sonucu değiştirmez: gemi açık denizde,

yabancı bir limanda veya Türk karasularında bulunsun, bayrağın Türk bayrağı olması ve çalışmanın

hizmet akdine dayanması yeterlidir. Donatan veya gemiyi işleten kişi, bu gemi adamlarını işe

başladıkları tarihten itibaren Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

3. YABANCI BAYRAKLI GEMİLERDE ÇALIŞANLARIN DURUMU

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 962 nci maddesi, daha önce yabancı bir gemi siciline kayıtlı

bulunan bir Türk gemisinin Türk Gemi Siciline kaydolabilmesini, yabancı sicildeki kaydın sona erdiğini

gösteren belgelerin ibrazına bağlamıştır. Bu düzenlemenin doğal sonucu, yabancı bayrak taşıyan bir

geminin ülkemizde kurulu bir işyeri sayılmamasıdır; dolayısıyla böyle bir gemide çalışan kişi, sırf bu

çalışması nedeniyle 4/1-a bendi kapsamında sigortalı olamaz.

A. İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Bulunan Ülkeler

Türkiye ile arasında ikili sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan bir ülkenin bayrağını taşıyan gemide

çalışan Türk vatandaşı gemi adamlarının sosyal güvenliği, öncelikle ilgili sözleşme hükümlerine göre

belirlenir. Sözleşmenin işverenin veya geminin bağlı bulunduğu ülkeye göre öngördüğü kurallar, 5510

sayılı Kanunun genel hükümlerinin önüne geçer.

Sayfa 1 / 3

B. İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Bulunmayan Ülkeler

Türkiye ile arasında böyle bir sözleşme bulunmayan bir ülkenin bayrağını taşıyan gemide çalışma

hâlinde, sonuç geminin işletme biçimine göre değişir. Geminin maliki yabancı bir şirket olmakla birlikte,

gemi çıplak gemi kirası (bareboat charter) yoluyla bir Türk şirketince işletiliyor ve Türk Ticaret Kanunu

uyarınca gemiye Türk bayrağı çekme izni verilmişse, gemide çalışan Türk personel 4/1-a bendi

kapsamında zorunlu sigortalı sayılır; aynı işletme biçiminde Türk bayrağı çekilmemişse, bu kişiler 5510

sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında değerlendirilir. Geminin

teknik yönetimini yabancı bir firmanın üstlendiği, Türk işvereninin devrede olmadığı hallerde ise

çalışanlar 5510 sayılı Kanun bakımından sigortalı sayılmaz. Buna karşılık, Türkiye ile sözleşmesi

bulunmayan bir ülkenin limanına kayıtlı bir geminin işletmesini devralan veya bu gemide işin bir

bölümünü üstlenen Türk işverenler tarafından çalıştırılan Türk işçilerinin sosyal güvenliği, 5510 sayılı

Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında sağlanır.

4. TÜRK ULUSLARARASI GEMİ SİCİLİNE (TUGS) KAYITLI GEMİLERDE ÇALIŞANLAR

4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanununun 10 uncu maddesine göre, TUGS'a kayıtlı

gemilerde ve yatlarda istihdam edilen gemi adamları Türk sosyal güvenlik mevzuatına ve bireysel ile

toplu iş hukuku mevzuatına tabidir. Bu kural yabancı uyruklu gemi adamları için de geçerlidir; ancak

uluslararası veya ikili sosyal güvenlik sözleşmelerindeki hükümler saklı tutulmuş, yabancı uyruklu gemi

adamlarının talepleri hâlinde, kendi ülkelerinde zorunlu veya herhangi bir ülkede özel sigortalı

olduklarını kanıtlamaları şartıyla malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi tutulmamaları mümkün

kılınmıştır.

5. BAYRAK ŞAHADETNAMESİ VE İŞYERİ TESCİLİ

Bayrak şahadetnamesi, Türkiye dışında bulunan bir geminin Türk bayrağını çekme hakkını geçici

olarak kazandığını gösteren resmî belgedir; geminin bulunduğu yerdeki Türk konsolosluğunca

düzenlenir ve düzenlendiği tarihten itibaren kural olarak bir yıl geçerlidir. Yolculuğun mücbir sebeple

uzaması hâlinde bu süre uzatılabilir. Bu belgenin işlevi salt denizcilik hukuku alanıyla sınırlı değildir;

şahadetnamenin tanzim tarihi, aynı zamanda geminin işyeri olarak tesciline ve dolayısıyla gemi

adamlarının sigortalılığına giden sürecin başlangıç noktasını oluşturur.

Türk Uluslararası Gemi Sicili Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin (c) bendi, TUGS bayrak

şahadetnamesi tanzim edilen gemi ve yatların TUGS'ye tescilinde, şahadetnamenin tanzim edildiği

günden itibaren en geç bir yıl içinde mahalli sicile başvurulması hâlinde geminin Türkiye'ye gelmesine

gerek kalmaksızın sicile kaydedileceğini; bu süreden önce bir Türk limanına gelen gemi ve yatların ise

süreye bakılmaksızın bayrak şahadetnamesinin iptal edileceğini öngörmektedir. Buna göre, TUGS

bayrak şahadetnamesi düzenlenen gemi ve yatların, şahadetnamenin tescil edildiği tarihten itibaren en

geç bir yıl içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurularak işyeri tescilinin talep edilmesi hâlinde, işyeri

tescil kaydının yapılması ve bu gemilerde çalışanların sosyal güvenliklerinin sağlanması gerekir.

6. İŞE GİRİŞ BİLDİRİMİNDE ÖZEL SÜRE VE LİMAN İŞÇİLERİNİN SİGORTALILIĞI

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, yabancı

ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında işe alınan sigortalılar için özel bir süre

öngörmüştür: çalışmaya başlanılan tarihten itibaren bir aylık süre içinde, Kuruma ilk defa işyeri

bildirgesi veren işyerlerinde ise işe alınacakların sigortalı işe giriş bildirgesinin en geç işyerinin tescil

tarihinden itibaren bir ay içinde verilmesi hâlinde, Kuruma yapılan bildirimler süresinde yapılmış

sayılır. Bu istisna, denizde geçen sefer süresince kara işyerlerindeki gibi aynı gün bildirim yapılmasının

fiilen mümkün olmamasından kaynaklanmaktadır.

Sayfa 2 / 3

Limanlarda, Türk bayraklı veya yabancı bayraklı tekne ve gemilere yükleme ve boşaltma gibi işlerde

çalışan Türk vatandaşı veya yabancı uyruklu kişilerin sigortalılık bildirimleri ise farklı bir mantığa

dayanır. Bu kişiler geminin değil, limanın işçisidir; bildirimleri liman adına kayıtlı işyeri veya taşeron

şirketlerce yapılır.

7. SONUÇ

Gemi adamlarının sosyal güvenliği, tek bir kanun maddesiyle değil; Ticaret Kanunu, Deniz İş Kanunu,

5510 sayılı Kanun, TUGS mevzuatı ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin bir arada okunmasını

gerektiren katmanlı bir yapı üzerine kurulmuştur. Uygulamada karşılaşılan uyuşmazlıkların büyük

kısmı, bu katmanlardan hangisinin somut olaya uygulanacağının başında doğru tespit edilememesinden

kaynaklanmaktadır.

Danışmanlık uygulamasında ilk sorulması gereken soru, geminin bayrağı ve sicil kaydıdır; ikinci soru

donatan ile gemiyi fiilen işleten kişinin aynı olup olmadığıdır. Bu iki soruya verilecek yanıt, 4/1-a bendi

mi, 5/1-g bendi mi, yoksa isteğe bağlı sigortalılık mı uygulanacağını büyük ölçüde belirler. Yabancı

bayraklı bir geminin işletmesini bir Türk şirketinin devraldığı, ancak bayrak ve sicil durumunun

netleştirilmediği dosyalarda, işyeri tescilinin gecikmesi hem işverenler hem de gemi adamları açısından

geriye dönük prim ve hizmet tespiti sorunlarına yol açmaktadır. Bu nedenle TUGS bayrak

şahadetnamesi tanzim edilen gemilerde, bir yıllık tescil süresinin takibi, sigortalılığın kesintisiz

kurulabilmesi bakımından ihmal edilmemesi gereken bir husustur.

BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ

Sayfa 3 / 3

4.253 okunma
Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://isverenim.skyside.com.tr/makale/8922