"Asıl İşveren – Alt İşveren İlişkisinde Sosyal Güvenlik Hukuku ve İş Hukuku Üzerine Bir Bakış" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Asıl İşveren – Alt İşveren İlişkisinde Sosyal Güvenlik Hukuku ve İş Hukuku Üzerine Bir Bakış
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
ASIL İŞVEREN – ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU VE İŞ
HUKUKU ÜZERİNE BİR BAKIŞ
Bilindiği gibi 5510 sayılı kanuna göre yapılacak olan işyeri ve sigortalılık tescili
işlemleri aksi tespit edilene kadar işverenlerin bildirimlerinin doğru olduğu kabul
edilerek yürütüldüğünden, gerek ihale konusu olan işleri üstlenen ve kendi adına işyeri
dosyası açtıran işverenler ve gerekse bir işin bölüm veya eklentilerinden iş alıp sigortalı
çalıştıran alt işverenlerin, yapmış oldukları işlerde çalıştırmış oldukları sigortalıların,
asıl işverenin sigortalılarının yararlanmış oldukları toplu iş sözleşmelerinden
yararlanabilmek amacıyla “yapmış oldukları işin asıl işin bölüm ve eklentilerini kapsadığı
veya kadrolu işçilerin yapmış oldukları işin aynısını kendilerinin de yapmış oldukları”
yönündeki müracaatları üzerine alt işveren yönetmeliği hükümlerine uygun olmayan
durumun düzeltilmesi ve davacıların asıl işverenin işçileri sayılması gerektiği yönünde
verilen kararlar üzerine sigortalıların, asıl işverenin işçileri olduğu kabul edilerek sosyal
sigorta yükümlülüklerinin asıl işverenlerce yerine getirilmesi gerekmektedir. Sonuç
olarak, ödenmemiş olan sigorta primleri gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte asıl
işverenlerden istenilmekte, ayrıca söz konusu sigortalıların bildirimlerinin yasal süresi
içerisinde yapılmamış olması nedeniyle de idari para cezası uygulanmaktadır.
Gerek ihale konusu işleri üstlenmiş olması nedeniyle sigortalı çalıştıran,
dolayısıyla kendi adına dosya tescil ettiren işverenlerin ve gerekse bir işin bölüm veya
eklentilerinden iş alıp kendi adına sigortalı çalıştıran kişilerin (alt işverenlerin) 5510
sayılı Kanunun uygulanmasında kanuna aykırı bir durumlarının olmamasına karşın,
açılan davaların iş mahkemelerince İş Kanunu ve bu kanuna istinaden yayınlanmış olan
alt işveren yönetmeliği hükümlerine göre karara bağlanması sonucunda, dava konusu
sürede ihale konusu işte çalışan sigortalılar veya alt işveren konumundaki kişilerin
sigortalısı olarak çalıştırılan kişiler için fark ücret ödenmesi gerekmekte, bu durumda asıl
işveren olarak addedilen ihale makamlarınca veya asıl işin bölüm ve eklentilerinden iş
almaları nedeniyle alt işveren kaydı oluşturulması gereken alt işverenlerin asıl
işverenlerince,
fark ücretlere ilişkin işyeri dosyası açılması, sigortalı işe giriş
bildirimlerinin yapılması, fark ücretlere ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesi
gibi yükümlülükler nedeniyle sigorta primlerini cezalı ödemeleri ve haklarında idari para
cezası uygulanması gibi müeyyidelerle karşı karşıya kalmaktadırlar.
Söz konusu yükümlülükler ihale konusu işlerde işi üstelenen müteahhitlerce kendi
adına açtırmış oldukları işyeri dosyaları üzerinden, işin bölüm veya eklentisinde iş alıp
sigortalı çalıştıran alt işverenlerce de yine kendi adına açtırmış oldukları ya da asıl
işverenin işyeri numarası altında almış oldukları alt işverenlik işyeri numarası üzerinden
yerine getirilmiş olduğundan, bundan böyle mükerrer prim ödenmesine veya idari para
cezası uygulanmasına yol açılmamak üzere;
1|S a y fa
1-Yüklenicinin (işverenin) adına açılmış ve sosyal sigorta yükümlülükleri bu dosya
üzerinden yerine getirilmiş olan İhale konusu işlerde, yüklenicinin çalıştırmış olduğu
sigortalıların ihale makamının (asıl işverenin) işçileri olduğuna hükmedilmesi halinde,
ihale makamı (asıl işveren) adına yeni dosya açılarak yasal süresi içinde yükümlülüklerin
yerine getirilmemesi nedeniyle ceza uygulanması yerine yüklenici adına açılmış olan
işyeri dosyasında işverenin isim tashihi yoluna gidilerek, gerekiyorsa kıdem tazminatı
açısından hüküm arz etmesi bakımından sigortalı işe giriş bildirgelerindeki, aylık prim ve
hizmet belgelerindeki ve işten çıkış bildirimlerindeki işverenin adının/unvanının da
değiştirilmesi;
Mahkeme kararında fark ücret ödenmesine karar verilmiş ve sonucunda ücret
farkı nedeniyle spek tutarında artış olması halinde;
fark prim belgelerinin yasal süresi içinde verilmemiş ve primlerin de yasal süresi
içinde ödenmemiş olması nedeniyle işverene (ihale makamına) gecikme cezası ve
gecikme zammı ile idari para cezası uygulanması, (cezalı olması halinde)
her ne kadar fark prim belgelerinin yasal süresi içinde verilmemiş ve primlerin de
yasal süresi içinde ödenmemiş olması nedeniyle işverene (ihale makamına) gecikme
cezası ve gecikme zammı ile idari para cezası uygulanması gerekmekte ise de işverenin
(ihale makamının) herhangi bir yanlışlığının veya kusurunun olmaması nedeniyle kararın
kesinleştiği tarihi takip eden ayın 26 sına kadar belgelerin verilmesi, karşılığı sigorta
primlerinin de ayın sonuna kadar ödenmesi halinde gecikme cezası ve gecikme zammı ile
idari para cezası uygulanmaması (cezasız olması halinde)
2- Sosyal sigorta yükümlülükleri işin bölüm veya eklentisinde iş alıp sigortalı
çalıştıran alt işverenlerce yine kendi adına açtırmış oldukları yada asıl işverenin işyeri
numarası altında almış oldukları alt işverenlik işyeri numarası üzerinden yerine
getirilmiş olduklarının anlaşılması halinde;
a- 5510 sayılı kanuna göre alt işveren olmaları gerekmesine rağmen kendi
adlarına müstakil işyeri dosyası açtırmış olduklarının anlaşılması sonucunda, mevcut
işyeri dosyasından yerine getirilmiş olan yükümlülüklerin, bildirimlerin yapılmış olduğu
tarihler dikkate alınarak asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden yukarıdaki usul ve esaslar
dahilinde( belgelerde isim tashihi ve belgelerin asıl işyeri dosyası üzerinden yeniden
işlenmesi suretiyle) yerine getirilmesi,
b- 5510 sayılı kanuna göre alt işveren konumunda olan dolayısıyla yasal
yükümlülüklerini asıl işverenin işyeri numarası altında almış oldukları alt işverenlik
numarası üzerinden yerine getirmiş olan alt işverenlerin, çalıştırmış oldukları
sigortalılarının asıl işverenin işçisi olduğuna hükmedilmesi halinde, alt işverenlik
numarası üzerinden alt işverence yerine getirilmiş olan yükümlüklerin yani verilmiş
olan belgelerin ve yapılan ödemelerin, yerine getirildikleri tarihler itibariyle bu kez asıl
işverenin işyeri numarası üzerinden isim tashihi yapılarak yeniden işlenmesi ve
ödemelerin asıl işyeri numarasına aktarılması,
2|S a y fa
c- Mahkeme kararı üzerine sigortalılara ödenmesi gereken fark ücret ve
dolayısıyla SPEK farkı çıkması halinde, 1 numaralı şıkta açıklanan hususlar uyarınca
işlem yapılması,
gerekmektedir.
Asıl işverenin Birlikte Sorumluluğu, Sonuçları ve 6552 Sayılı Kanun ile Getirilen
Yükümlülükler
1- Asıl işveren-alt işveren ilişkisini düzenleyen İş Kanununun 2. maddesinin 7.
Fıkrası gereğince; asıl işveren ,alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş
Kanunundan, iş sözleşmesinden veya Alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden
doğan yükümlülüklerden, alt işveren ile birlikte sorumludur.
2- 6552 sayılı Kanunla asıl işverenin alt işverenle birlikte sorumluluğuna ek olarak
bir takım yükümlülükler getirilmiştir. Anılan Kanunun yaptığı değişiklikle, İş Kanunu’nun
36 ncı maddesinin 5 inci fıkrası, “İşverenler, alt işverene iş vermeleri halinde, bunların
ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol
etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına
yatırmakla yükümlüdür.” şeklinde değiştirilmiştir. Daha önce kamu idareleri için zorunlu
olan ve özel sektör asıl işverenleri bakımından istenirse kullanılabilecek olan bu yetki,
anılan değişlik ile özel ve kamu asıl işverenlerinin tamamı için zorunlu olarak yerine
getirilmesi gereken bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir.
Benzer bir değişiklik de yıllık ücretli izin konusunda yapılmıştır.6552 sayılı
Kanunun 6 ncı maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesine eklenen fıkrada;
“Alt işveren işçilerinden, alt işveren değiştiği halde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin
yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl
işveren, alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin
sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde kullanılmasını
sağlamakla, alt işveren ise 6 ncı fıkraya göre tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin
bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.” denilmektedir.
3- Bu noktada asıl işverenin alt işverenle birlikte sorumluluğunun beraberinde
idari yaptırımlardan sorumluluğunu da getirip getirmediği yani iş mevzuatına aykırılık
nedeniyle asıl işveren hakkında idari yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı hususu
açıklığa kavuşturulmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun idari
yaptırımlar ile ilgili hükümlerinde bu idari yaptırımların muhatapları, istisnaları olmakla
birlikte işveren veya işveren vekili şeklinde düzenlenmiştir. Asıl işveren, alt işverenin
işçileri bakımından kanundaki tabiri itibariyle işveren veya işveren vekili olmadığından
bu sıfatı nedeniyle idari para cezasının muhatabı olmayacaktır. Bir başka ifadeyle, alt
işverenin, işçiler ile ilgili mevzuatta öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmemesi
nedeniyle asıl işverene idari para cezası uygulanamaz.
3|S a y fa
Aynı şekilde asıl işverenin istihdam ettiği işçileri nedeniyle çalışma mevzuatından
kaynaklanan yükümlülükleri için, çalışılan fiziki alanın veya kullanılan ekipmanın alt
işverene ait olduğu veya benzeri gerekçelerle alt işverene idari para cezası uygulanamaz.
Diğer taraftan asıl işverene, doğrudan kendi işçileri ile ilgili yükümlülüklerini yerine
getirmemesi nedeniyle idari para cezası uygulanabilecektir. Özetle; Kanunda öngörülen
birlikte sorumluluk ilkesi gerekçe gösterilerek asıl işverenin, alt işveren işçileri ile ilgili
yükümlülükleri olduğu ve yükümlüğün yerine getirilmemesi halinde idari para cezasına
muhatap olacağı ileri sürülemez.
Aynı şekilde, asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamına girmeyen eser
sözleşmesine göre yapılan işlerde iş sahibinin, yüklenicinin işçilere karşı yukarıda
açıklananlar kapsamında birlikte sorumluluğu olmadığı gibi çalışma mevzuatında
öngörülen idari yaptırımların da muhatabı değildir. Eser sözleşmesinde(Anahtar Teslimi
İş Alımı vb.)yüklenici yaptığı işin uzmanı olup eser denilen sonucun gerçekleşmesini
taahhüt eder. İş sahibinden talimat almaz. Ona karşı bağımsızdır. Yanında işçi
çalıştırıyorsa işçisine karşı da işveren durumundadır.
Yukarıdaki genel açıklamaların istisnası olarak Kanunda iki farklı hükme yer
verilmiş, İş Kanununun 98 inci maddesinde işyerini muvazaalı olarak bildiren alt işveren
ile birlikte asıl işverene de idari para cezası verilebileceği, aynı şekilde Kanunun 102 nci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde burada yer alan fiilleri gerçekleştiren üçüncü
kişiye de idari para cezası uygulanabileceği düzenlenmiştir.
Asıl işverenlerin, alt işverenin işçilerinin ücret alacakları konusunda birlikte
sorumluluğu bulunması bir yana, yukarıda belirtildiği üzere İş Kanununun 36 ncı
maddesinde 6552 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında, asıl işverenler ücret
ödeme konusunda Kanundan doğan bir ücret ödeme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu
düzenlemelerle İş Kanununun 32 nci maddesinde yer alan “Genel anlamda ücret bir
kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile
ödenen tutardır.” hükmü ve yukarıda belirtilen 102 nci madde ile birlikte
değerlendirildiğinde; kamu veya özel sektör asıl işverenlerinin ücret ödeme konusunda
yükümlülük altında bulunan üçüncü kişi olarak değerlendirilebileceği sonucuna
varılmalıdır.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
4|S a y fa