Ücret Alacaklarında Zamanaşımı
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
ÜCRET ALACAKLARINDA ZAMANAŞIMI
I.GENEL OLARAK
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme
niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece
onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır.
Zamanaşımı, alacağın varlığını değil, talep edilebilirliğini ortadan kaldırır.
Zamanaşımı bir yargılama sürecinde hakim tarafından kendiliğinden göz önünde
tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde
ileri sürmesi zorunludur. Zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan
hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel
bulunmamaktadır.1
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesinde de genel zamanaşımı 10 yıl
olarak belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32/8 maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir
zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 147. maddesi ise ücret gibi dönemsel nitelikte ödenen alacakların
5 yıllık zamanaşımına tabi olacağını belirtmiştir.
Kanundaki zamanaşımı süreleri, 6098 Sayılı TBK’nın 148. maddesi gereğince tarafların
iradeleri ile değiştirilemez.
İş sözleşmesi devam ederken kullanılması gereken ve iş sözleşmesinin feshi ile alacak
niteliği doğan yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı süresinin fesih tarihinden başlatılması
gerekir.
II.ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN HESABI
Türk Borçlar Kanunu’nun 149. maddesi uyarınca, sözleşmeden doğan alacaklarda,
zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihten başlar. Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi
uyarınca ise, borcun muaccel olması, ifa zamanının gelmiş olmasını ifade eder. Borcun ifası
henüz istenemiyorsa muaccel* bir borçtan da söz edilemez.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 151.maddesinde zamanaşımının nasıl
hesaplanacağı belirtilmiştir. Bu maddenin birinci fıkrası, zamanaşımının alacağın muaccel
olduğu anda başlayacağı kuralını getirmiştir.
1
T.C.Y. 9. HD. E. 2020/1527, K. 2020/7111, T.07.07.2020
Sayfa 1 / 5
Ücret alacağı, işçinin çalışmasının karşılığı olduğundan iş ilişkisi devam ettiği sürece
işverenin ücret ödeme borcu devam eder. Yani işçi çalıştığı sürece, ücret alacağı da işler. Bu
nedenle, işçinin iş sözleşmesi süresince her ödeme tarihinde, ücretin o kısmı muaccel hale
gelir. Bundan ötürü ücret alacakları bakımından her ücret alacağının muaccel olmasıyla
birlikte muaccel olan kısım için zamanaşımı işlemeye başlar. Ücret alacağının ödenmesi için
açılmış bir davada, davalı işveren zamanaşımı def’ini ileri sürmüşse, her bir ücret alacağının
ödenmesi gerektiği gün belirlenecek ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı
süresinin dolup dolmadığı bu şekilde hesaplanacaktır. Eğer ücret alacağı hakkının doğumu ile
davanın açıldığı tarih arasında 5 yıllık süre geçmişse süresi dolan ücret alacağı yönünden
davalının zamanaşımı savunması dikkate alınacaktır.2
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin 5. fıkrası uyarınca ödeme zamanı gelmemiş
olsa dahi, iş sözleşmesinin sona ermesiyle o güne kadar işlenmiş ücret alacağı muaccel olur.
Aynı şekilde 6098 sayılı TBK’nın 442. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, sözleşmenin sona
ermesiyle sözleşmeden doğan borçlar muaccel olur.
854 Sayılı Deniz İş Kanunu’nun 29. maddesinin 4. fıkrası gereğince, hizmet akdinin
sona ermesi ya da bozulması halinde işveren veya işveren vekili gemi adamının ücretini derhal
ve tam olarak ödemek zorundadır.5953 Sayılı Basın İş Kanunu bakımından ise ücretin peşin
olarak ödeneceği düzenlendiğinden bu yönde ayrı bir hükme ihtiyaç kalmamaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 152. maddesi gereğince, asıl alacak zaman
aşımına uğradığında faiz ve diğer ek haklar da zamanaşımına uğrar. Diğer bir deyişle faiz
alacağı asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımına tabi olur.
III.ZAMANAŞIMINI KESEN HALLER
Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesi uyarınca, alacaklının dava açmasıyla
zamanaşımı kesilir. Ancak zaman aşımının kesilmesi sadece dava konusu alacak için söz
konusudur.
6098 Sayılı TBK 154. maddesinde zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiştir.
Bunlardan borçlunun borcunu ikrar etmesi (alacağı tanıması), zamanaşımını kesen
nedenlerden biridir. Borcun tanınması, tek yanlı bir irade bildirimi olup; borçlunun, kendi
borcunun devam etmekte olduğunu kabul anlamındadır. Borç ikrarının sonuç doğurabilmesi
için, eylem yeteneğine ve malları üzerinde tasarruf yetkisine sahip olan borçlunun veya yetkili
kıldığı vekilinin, bu iradeyi alacaklıya yöneltmiş bulunması ve ayrıca zamanaşımı süresinin
dolmamış olması gerekir. Gerçekte de borç ikrarı, ancak, işlemekte olan zamanaşımını keser;
farklı anlatımla zamanaşımı süresinin tamamlanmasından sonraki borç ikrarının kesme
yönünden bir sonuç doğurmayacağından kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır.3
*Muaccel, Vadesi gelmiş, ödenmesi gereken hale gelmiş borç. Borcun vadesinin gelmiş olması.
4857 Sayılı İş Kanunu’na Tabi Alacaklarda Zamanaşımı, Müşerref Yakışık, Beta
Yayınları,s.137
2
3 T.C.Y. 9. HD. E. 2020/1527, K. 2020/7111, T.07.07.2020
Sayfa 2 / 5
Aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibi yapılması
zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Kanunun 156. maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi
halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Madde açıkça
düzenlemediğinden ihtiyati tedbir istemi ile mahkemeye başvurma veya işçilik alacaklarının
tespiti ve ödenmesi için Çalışma ve İŞKUR İl Müdürlüğüne şikâyette bulunması zamanaşımını
kesen nedenler olarak kabul edilemez. Ancak işverenin, şikâyet üzerine Çalışma ve İŞKUR İl
Müdürlüğünde alacağı ikrar etmesi, zamanaşımını keser.4
Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından,
tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait
dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk
Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş
olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava
konusu yapılan miktar için kesilir.5
Zamanaşımı, dava devam ederken iki tarafın yargılamaya ilişkin her işleminden ve
hâkimin her emir ve hükmünden itibaren yeniden işlemeye başlar ve kesilmeden itibaren yeni
bir süre işler.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 155. maddesi hükmü, "Zamanaşımı müteselsil
borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine
karşı da kesilmiş olur." kuralını içermektedir.
Bu maddeye göre, müteselsil borçlulardan birine karşı zamanaşımının kesilmesi diğer
müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser.
Türk Borçlar Kanunu'nun 160. maddesinde, zamanaşımından feragat düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre, borçlunun zamanaşımı defini ileri sürme hakkından önceden feragati
geçersizdir. Önceden feragatten amaç, sözleşme yapılmadan önce veya yapılırken vaki
feragattir. Oysa daha sonra vazgeçmenin geçersiz sayılacağına ilişkin yasada herhangi bir
hüküm bulunmamaktadır. O nedenle borç zamanaşımına uğradıktan sonra borçlu
zamanaşımı defini ileri sürmekten feragat edebilir. Zira, burada doğmuş bir defi hakkından
feragat söz konusudur ve hukuken geçerlidir. Bu feragat; borçlunun, ileride dava açılması
halinde zamanaşımı definde bulunmayacağını karşılıklı olarak yapılan feragat anlaşmasıyla
veya tek yanlı iradesini açıkça bildirmesiyle veyahut bu anlama gelecek iradeye delalet edecek
bir işlem yapmasıyla mümkün olabileceği gibi, açılmış bir davada zamanaşımı definde
bulunmamasıyla veya defi geri almasıyla da mümkündür.6
IV.ZAMANAŞIMINI DURDURAN HALLER
Kanun koyucu, alacaklı için alacağını dava etmenin çeşitli sebeplere güçleştiği
durumlarda alacaklıyı korumak adına zamanaşımı süresinin işlemeye henüz başlamadığı
hallerde, başlamamasını yahut işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin durmasını ve bu
4 T.C.Y. 9. HD. E. 2020/1527, K. 2020/7111, T.07.07.2020
5 T.C.Y. 9. HD. E. 2020/1527, K. 2020/7111, T.07.07.2020
6 T.C.Y. 9. HD. E. 2020/1527, K. 2020/7111, T.07.07.2020
Sayfa 3 / 5
güçleştirici sebepler ortadan kalktıktan sonra başlamamış sürenin başlamasını, belli bir
zaman işlemiş sürenin ise kaldığı yerden işlemeye devam etmesi düzenlenmiştir. 7
Zamanaşımını durduran sebeplerin ne olduğu TBK’nın 153. maddesinde sayılmaktadır.
Konuyla bağlantılı olan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 153/4 maddesinde,
“Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için"
zamanaşımının işlemeyeceği ve duracağı belirtilmiştir. Bu maddenin iş sözleşmesiyle bağlı
her kişiye uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Hizmetçiden kastedilen, kendisine ev işleri
için ücret ödenen, iş sahibiyle aynı evde yatıp kalkan, aileden biriymiş gibi ev halkı ile sıkı
ilişkileri olan kimsedir.8
Durma sebeplerinin ortadan kalktığı günün bitimi ile zamanaşımı süresi kaldığı yerden
işlemeye devam eder.
V.ÜCRET VE EKİ ALACAKLARDA ZAMANAŞIMI
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca ücret alacaklarında zamanaşımı süresi
5 yıldır. Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta
tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret ekleri de bu madde kapsamındaki ücret alacaklarındandır
ve aynı zamanaşımı süresine tabidir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147.maddesi uyarınca, bu kanuna tabi çalışanlar
bakımından ücret alacakları için de 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
854 Sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında akdedilen iş sözleşmesinin sona ermesi halinde
gemi adamının ve 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında akdedilen iş sözleşmesinin sona
ermesi halinde gazetecinin sözleşmeden doğan normal çalışma ücreti, fazla sürelerle ve fazla
çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ve ücret ekleri hakkında
ilgili kanunlarda zamanaşımı sürelerine ilişkin herhangi özel bir düzenleme bulunmadığından
bu husustaki boşluğun genel kanun niteliğindeki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na
başvurulmak suretiyle doldurulması gerekmektedir.
Borçlar Kanunu’nun 147.maddesi ücret gibi bazı dönemsel edimlerin 5 yıllık
zamanaşımı süresine tabi olacağı düzenlendiğinden Deniz İş Kanunu ve Basın İş Kanunu’ndan
doğan normal çalışma ücreti, fazla çalışma ücreti, fazla sürelerle çalışma ücreti, hafta tatili
ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ücret ekleri bakımından da 5 yıllık zamanaşımı
süresi uygulama alanı bulacaktır.9
İş Hukukunda Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre,Hilal Akmaral Keskin,On İki Levha
Yayıncılık A.Ş.,s.15
8 T.C.Y. 9. HD. E. 2020/1527, K. 2020/7111, T.07.07.2020
9
İş Hukukunda Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre,Hilal Akmaral Keskin,On İki Levha
Yayıncılık A.Ş.,s.51
7
Sayfa 4 / 5
VI. HAK KAZANILIP KULLANILMAYAN YILLIK İZİN YÖNÜNDEN ZAMANAŞIMI
SÜRESİ
Yıllık ücretli izin işçinin/gemi adamının ve gazetecinin çalışırken kullanması gereken
haktır. İş sözleşmesi devem ederken yıllık ücretli izin hakkını kullanmak yerine ücret talep
edilemez ve işveren de böyle bir teklifte bulunamaz.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle
sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti,
sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu
ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.
4857 sayılı İş Kanunu Ek Madde 3’e göre, iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla
hangi kanuna tabi olursa yıllık izin ücreti 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 425. maddesinin son fıkrasına göre de, “…hizmet
sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı
yıllık izin sürelerine ait ücret, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine
veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı, hizmet sözleşmesinin sona erdiği
tarihte işlemeye başlar.”
854 Sayılı Deniz İş Kanunu’nun 40. maddesinin son fıkrasında, gemi adamının hak
kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ilişkin ücretin ancak sözleşmenin aynı kanunun
14. maddesinin II, III, IV. bentlerine göre son bulması halinde kendisine ödeneceği
düzenlenmiştir.
5953 Sayılı Basın İş Kanunu’nun 6. maddesinin 7. fıkrasına göre de, gazetecinin işine
son verilmesi halinde izin süresine ait ücreti kendisine peşin ödenecektir.
Deniz İş Kanunu ve Basın İş Kanunu’nda yıllık izin sürelerine ilişkin ücretin tabi olduğu
zamanaşımı süresinin başlangıcı ile ilgili bir düzenleme yer almadığından haklarında Türk
Borçlar Kanunu’nu hükümleri uygulanmakta ve neticede işçinin hak kazandığı halde
kullanmadığı yıllık izne ilişkin ücret alacağı hizmet sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel
olmakta ve bu tarihten itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğramaktadır. 10
Saygılarımızla,
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
İş Hukukunda Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre,Hilal Akmaral Keskin,On İki Levha
Yayıncılık A.Ş.,s.62
10
Sayfa 5 / 5