Ücretin Ödenmemesi ve İdari Para Cezası Uygulanması
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
ÜCRETİN ÖDENMEMESİ VE İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASI
I.GENEL OLARAK
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde “Ücret ve Ücretin Ödenmesi” başlığı
altında, “genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler
tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.” şeklinde tanımlanmıştır.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun “Ücretle İlgili Hükümlere Aykırılık” başlığını taşıyan
102. maddesinin a bendinde ise, “32. maddede belirtilen ücret ile işçinin bu Kanun’dan
veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi
içinde kasten ödemeyen veya eksik ödeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu
durumdaki her işçi ve her ay için idari para cezası verilir.” hükmü yer almaktadır.
4857 Sayılı İşi Kanunu’nun 102. maddesinin a bendinde yine, “…Aynı Kanun’un 39.
maddesinde belirtilen komisyonun belirlediği ücreti (asgari ücreti) işçiye ödemeyen veya
noksan ödeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumdaki her işçi ve her ay
için idari para cezası verilir.” denilmiştir.
Kanun koyucu, yukarıda belirtilen 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 102/a maddesinde
32. maddede belirtilen ücretin süresi içinde ödenmemesini veya eksik ödenmesi fiilini
kasten işlenebilir hale getirmiştir.
Aynı maddede, Kanun koyucu Asgari Ücretin ödenmemesi veya eksik
ödenmesinde ise, bu düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle kasıt
unsuruna yer vermemiştir. Buna karşın, idari merciler tarafından yapılan idari para cezası
uygulamasında ücret, asgari ücret farkı gözetilmeksizin tüm ücret alacaklarında
doğrudan kasıt unsuru değerlendirilerek idari para cezası uygulanmaktadır.
II.ÜCRETİN SÜRESİ İÇİNDE ÖDENMEMESİ YA DA EKSİK ÖDENMESİNDE KASIT
UNSURUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
Kast, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 102/a maddesi anlamında, bir kabahatin bilerek
ve isteyerek işlenmesi iradesidir.
İş Kanunu’ndan kaynaklanan idari para cezalarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı İŞKUR İl Müdürlükleri uygulamaktadır.
Çoğunlukla teftiş raporlarına dayanan ücretle ilgili idari para cezası
uygulamasında, işverenlik hakkında uygulanan iflas, iflas ertelenmesi ve konkordato
kararları, işverenliğin ödeme güçlüğüne düştüğünü gösteren aciz vesikası, mücbir
sebeplerin bulunması (yangın, deprem, sel, toprak kayması vb. doğal afetler) halleri kastı
ortadan kaldıran ve kabahatin oluşmasına engel olan objektif sebepler olarak
değerlendirilmektedir.
Sayfa 1 / 2
Yukarıda belirtilen sebepler dışında ücretin süresi içinde ödenmemesi ya da eksik
ödenmesi halleri işveren ya da işveren vekilinin kasıtlı hareket ettiği şeklinde
değerlendirilerek ayrıca bir değerlendirmeye gerek olmaksızın 4857 Sayılı İş Kanunu’nun
102/a maddesi uyarınca idari para cezası uygulanması sonucunu doğurmaktadır.
III.ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA ÖDEME YAPILMASI HALİNDE İDARİ PARA
CEZASI UYGULANMASI
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca, İş Kanunu kapsamında olan ya da
olmayan her türlü işçiye (gemi adamı, gazeteci, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu
hükümlerine tabi işçi) Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen asgari ücretin
altında ücret ödenemez. Aynı Kanunun 102/a maddesi uyarınca, komisyonun belirlediği
asgari ücretin işçiye ödenmemesi ya da eksik ödenmesi halinde işveren veya vekili
hakkında bu durumdaki her işçi ve her ay için idari para cezası uygulanır.
Kanun koyucu, Asgari Ücretin ödenmemesi veya eksik ödenmesinde, söz konusu
düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle kasıt unsuruna yer vermemiştir.
İdari merci tarafından söz konusu cezanın uygulanabilmesi, işçi ve işveren
tarafının asgari ücretin altında ücret ödenmesi konusunda açık bir anlaşmanın
bulunduğunun ortaya konulması ve işçi tarafından bu durumun bilinmesine
bağlanmaktadır.
Böyle bir halin bulunmaması ve bordrolarda işçiye asgari ücret üzerinden ücret
tahakkuku yapılması durumunda ise, idari merci mevcut durumu ücretin süresi içinde
ödenmemesi ve eksik ödenmesi olarak değerlendirmektedir. Kabahatin oluşumunda kastı
değerlendirerek idari para cezası uygulanıp uygulanmayacağına karar vermektedir.
IV.İDARİ PARA CEZASINA İTİRAZ
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin 1.fıkrası uyarınca idari
merciler tarafından uygulanan idari para cezalarına karşı, kararın tebliği ve tefhimi
tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmalıdır. Bu süre
içinde başvurunun yapılmaması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Sayfa 2 / 2