İşverenin Yanında Çalışan Eşi ve Çocukları İle Velayet ve Vasiyet Altındaki Çocuğun Sigortalı Sayılma Hali
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
İŞVERENİN YANINDA ÇALIŞAN EŞİ VE ÇOCUKLARI İLE VELAYET VE VASİYET
ALTINDAKİ ÇOCUĞUN SİGORTALI SAYILMA HALİ
I.İŞVERENİN YANINDA ÇALIŞAN EŞİN SİGORTALILIĞI
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 393. maddesinde;
“Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle
iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği
sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır.
4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesinde de, iş ilişkisi, “Bir iş sözleşmesine dayanarak
çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan
kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye denir.” şeklinde
düzenlenmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun, sigortalı sayılanlarla
ilgili 4. maddesinde, “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kollarının uygulaması
bakımından hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı
sayılacağı”, sigortalı sayılmayanlar başlıklı 6. maddesinde ise, “İşverenin işyerinde ücretsiz
çalışan eşinin sigortalı sayılmayacağı” düzenlenmiştir.
Her üç yasa hükmünü de birlikte değerlendirdiğimizde, işverenin yanında çalışan eşinin
sigortalı olabilmesi için ilkin hizmet akdine istinaden çalışıyor olması gerekmekte, ayrıca bu
çalışmasından dolayı çalıştığı eşine ait işyerinden kendisine ücret de ödenmesi
gerekmektedir.
Kanun koyucu burada, hizmet akdine istinaden akdin en önemli unsuru olan
tabiyet/bağımlılık unsurunun (çalışanın çalıştıranın emir ve talimatı altında çalışması) yanı
sıra ücret ödenmesini de ikinci önemli unsur olarak getirmiştir. Halbuki, Kanun koyucu
tarafından 5510 sayılı kanunda, işverenin yanında çalışan başka birisi için sigortalılık
yönünden ücret ödeme şartı olmazsa olmaz şart olarak öngörülmemektedir.
Sonuç olarak, işverenin eşinin işyerinden sigortalı olabilmesi için hizmet akdinin yanı
sıra bu çalışmasından dolayı işyeri kayıtlarında ücret de aldığının görülmesi gerekmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca eşe ödenen ücret gider olarak kabul edilmediğinden
ödenen ücretin vergisinin de ödenmesi gerekmektedir.
II.İŞVERENİN YANINDA ÇALIŞAN ÇOCUĞUNUN SİGORTALILIK HALİ
5510 Sayılı Kanunda, işverenin işyerinde çalışan çocukları, ana, baba ve kardeşleri için
herhangi bir istisna hükmü yer almadığından, işverenin hısımları hizmet akdine dayanarak
çalıştıkları takdirde sigortaya tâbi tutulacaklardır.
Ancak, baba veya annesine ait işyerinde çalışan mümeyyiz (iyiyi – kötüyü ayırt etme
durumunda olan) küçüklerin 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 16. maddesinde;
“Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça,
kendi işlemleriyle borç altına giremezler.”
Sayfa 1 / 2
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Çocuk ile ana ve baba arasındaki hukukî işlemler”
başlıklı 345. maddesinde, “Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine
olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukukî işlemle çocuğun borç altına
girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır.” denilmektedir.
Söz konusu hükümler uyarınca; hususi bir vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve
hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça çocukların sigortalı
sayılmalarına imkân bulunmamaktadır.
Bununla beraber işverenin 18 yaşını bitirmiş veya 18 yaşından evvel evlendiğinden
reşit sayılmış çocukları, hizmet akdi mevcut ise sigortalı sayılacaklardır.
Dolayısıyla 18 yasını ikmal etmiş olan işverenin çocukları kendilerine ücret ödenmiyor
olsa dahi artık velayet altında olmadıkları için, işvereni olan babasının veya annesinin
işyerinde çalışmaları halinde hizmet akdi ilişkisi olması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 4/a
maddesi kapsamında sigortalı olacaklardır.
III. KISITLI VEYA VELAYET ALTINDAKİ ÇOCUĞUN VASİSİNİN VEYA VELİSİNİN
ÇOCUĞUN İŞVERENİ OLDUĞU İŞYERİNDE SİGORTALILIK HALİ
Kısıtlı veya velayet altındaki çocuğun, vasisinin veya velisinin çocuğun işvereni
olduğu işyerindeki sigortalı çalışması halinde 5510 Sayılı Kanunun 4/a kapsamında
sigortalı sayılması mümkün müdür?
5510 sayılı Kanuna göre, işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin
bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş
Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, 5510 sayılı Kanunda belirtilen
yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
İşveren ile işveren vekili arasındaki ilişki hizmet akdine dayandığı için, işveren vekili
5510 sayılı Kanunun 4/a kapsamında sigortalı sayılacaktır.
Bununla birlikte, kısıtlı veya velayet altındaki kısıtlının veya küçüğün vasisinin yada
velisinin işveren adına küçüğün veya kısıtlının yerine, işveren vekili olarak da kendi adına,
kendi kendisi ile hizmet akdi yapması ve bu sözleşmeden dolayı sigortalı sayılması ve 5510
sayılı Kanunun 4/a kapsamında da sigortalı sayılması mümkün değildir.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ
Sayfa 2 / 2