Gazetecinin Tanımı, Kıdem Süresi ve Kıdem Tazminatı
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
GAZETECİNİN TANIMI, KIDEM SÜRESİ VE KIDEM TAZMİNATI
I. GAZETECİNİN TANIMI
5953 sayılı Basın İş Kanununun 1. maddesinde, Kanunun kapsamı belirlenirken aynı
zamanda gazeteci” kavramı da tanımlanmıştır. Buna göre, “Bu Kanun hükümleri Türkiye’de
yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat
işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki “işçi” tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların
işverenleri hakkında uygulanır. Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret
karşılığı çalışanlara gazeteci denir.”
Dönemsel olmayan yayınlarda çalışanlar Basın İş Kanunu kapsamı dışında
bulunmaktadır. Söz konusu maddedeki düzenleme ye alan “gazete” ve “mevkute” kelimeleri,
günlük gazete ya da diğer dönemsel yayınların basıldığı işletmeleri ifade etmektedir.
5187 sayılı Basın Kanununda herhangi bir şekilde “gazeteci” tanımına yer
verilmemiştir. Basın Kartı Yönetmeliğinin 3. maddesinde yer alan Tanımlar bölümünün “r”
bendinde ise; “Gazeteci, 5953 sayılı Kanun kapsamında fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı
çalışanları… ifade eder.” düzenlemesiyle yine Basın İş Kanunundaki “gazeteci” tanımına atıfta
bulunulmuştur.
Basın İş Kanununa göre gazeteci sayılmak için ilgili yayının Türkiye’de yayımlanması ön
koşuldur. Ayrıca anılan kanunda yayının, yayımlanmanın ne olduğuna dair herhangi bir bilgi
bulunmamaktadır.1
II.GAZETECİNİN KIDEM SÜRESİ
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin
Tanzimi Hakkında Kanunun 6. maddesinde, gazetecinin kıdem hakkı özel biçimde
korunmuştur. Meslekte geçecek olan 5 yılın büyük önemi vardır. Bu 5 yıllık sürenin dolması ile
kıdem tazminatı talep hakkı doğabilmekte ve işveren feshinde uygulanabilecek olan ihbar öneli
“ İletişim teknolojilerindeki hızlı gelişim ve değişim sonrasında dijital mecrada internet haberciliği
yaygınlaşmıştır. Yazılı basında yer alan gazete ve mevkuteler bir web sayfasına sahip olacağı gibi yalnızca
internet yayıncılığı yapan örnekler de mevcuttur. Bu internet yayınlarının Basın Kanunu’na tabi olup olmaması
sorunu, bu internet sitelerinde yazı yazan kişilerin gazeteci sayılıp sayılmayacağı ve Basın İş Kanunu’na tabi
olup olmayacağı sorununu doğurmaktadır. …Bugün bu sorun 5953 sayılı Kanunun 1. maddesinde yer alan
gazete kavramı kapsamının internet haberciliğini de dikkate alarak genişletilmesiyle son bulabilir. Türkiye’de
pratikte pek sık rastlanmayan, fikir işçisinden ayrı bir gazetecilik tanımlaması ise “serbest gazeteciliktir”.
Serbest gazeteci, özel haberler derleyen daha sonra yaptığı işi ajanslara, gazetelere para karşılığı satan
gazetecileri ifade eder. Serbest gazetecilerin talep edecekleri ücretler ise büyük oranda pazarlık ölçülerine
bağlıdır ve bu gazetecilerin sosyal güvenlik açısından durumları diğer meslektaşlarına göre daha kötü bir
haldedir. Bu sorunlar pek çok ülkede özel yasal önlemlerle ve serbest gazetecileri bünyelerine alan sendikalar
sayesinde ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Türkiye’de ise serbest gazeteciler 5953 sayılı Yasa
hükümlerinden faydalanamamaktadırlar. ”5953 sayılı Basın İş Kanunu’nda Kıdem Tazminatı Düzenlemesi,
Nur B.Gemici,Cihat Demirci,İş ve Hayat Dergisi,Yıl 2017,Cilt 3,Sayı 5,S.272-289,Şeker İş Sendikası Yayını”
1
Sayfa 1 / 3
5 yıllık kıdemin ardından 3 aya çıkmaktadır. Yine, 4 haftalık yıllık ücretli izne hak kazanabilmek
bakımından gazetecinin 1 yıllık hizmeti aranmakta 10 yılı aşan kıdem halinde ise bu süre 6
haftaya çıkmaktadır.
Gazetecinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için meslek kıdeminin en az 5 yıl
olması şarttır. Ancak, bir defa 5 yıllık kıdemin kazanılması durumunda her bir işveren yanında
yeni bir 5 yıl kıdem şartı aranmaz.2
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin
Tanzimi Hakkında Kanunun 6. maddesinin 8. fıkrasında, bir defa kıdem tazminatı alan
gazetecinin kıdeminin yeni işe giriş tarihinden itibaren hesaplanacağı kuralı mevcuttur.
Anılan hüküm, uygulamada gazetecinin kıdeminin sıfırlanması olarak bilinse de, en az 5
yıllık meslek kıdeminin sıfırlanması söz konusu olmaz. Bahsi geçen düzenleme, gazetecinin aynı
dönem için birden fazla kıdem tazminatı almamasını öngörmektedir.
Başka bir anlatımla, gazetecinin önceki işverenden kıdem tazminatını alması
durumunda, son işverenin önceki döneme ait meslek kıdeminden sorumlu tutulamayacağı
kabul edilmektedir.
Gazetecinin meslek kıdemi, gazetecinin meslekte geçirdiği toplam süreyi ifade
eder. Kıdem tazminatı ve yıllık izin bakımından meslek kıdemi, gazetecinin gazetecilik
mesleğine ilk girişinden itibaren geçerli olmaktadır. Bir başka anlatımla gazetecinin başka
işverenlere ait işyerlerinde edindiği kıdemi sonraki işverenler açısından belli yükümlülükler
getirmektedir.
Bunun nedeni, kıdemli gazeteciyi çalıştırmanın işveren için önemli bir fayda sağlaması
ve bundan yararlanan işverenin de bunun sonucuna katlanması şeklinde açıklanabilir. Yasada
kıdem hakkının özel olarak korunması, gazetecilik mesleğinin belli bir birikimin sonucu
edinilebildiğine işarettir.
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin
Tanzimi Hakkında Kanunun 9. maddesi hükmüne göre, gazetecinin meslek kıdemleri
bakımından sicillerin mülki amir ve Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünce tutulması
da meslek kıdeminin kayıt altına alınarak korunması çerçevesinde bir düzenlemedir.
Gazetecinin meslek kıdeminin belirlenmesinde, Basın Yayın Enformasyon Genel
Müdürlüğünün kayıtları ile 9. madde uyarınca işverenine verdiği beyannamedeki bilgilerin
işlendiği sicil kayıtları esas alınır. Ancak gazetecinin meslek kıdeminin daha önce başladığını
her türlü yazılı belge ile kanıtlayabilmesi gerekir. Gazeteci ile işveren arasında yazılı bir
sözleşme yapılmamış olması ya da işe başladığının ilgili kurumlara bildirilmemesi hallerinde
dahi, meslek kıdeminin her türlü delille ispatı mümkündür.
2
YARGITAY ,E.2008/3638,K.2008/20488,T.15.07.2008)
Sayfa 2 / 3
III.GAZETECİNİN KIDEM TAZMİNATININ HESAPLANMASI
Basın çalışanlarıyla ilgili 5953 sayılı yasada kıdem tazminatı hesabında giydirilmiş ücret
üzerinden hesaplama yapılacağı öngörülmemiştir. Basın İş Kanununda giydirilmiş ücrete
ilişkin bir düzenleme olmadığından kıdem tazminatı hesabında son çıplak aylık ücretin dikkate
alınması gerekirken aylık ücrete görev tazminatının dahil edilmesi ile elde edilen giydirilmiş
ücrete göre hesaplama yapılması hatalıdır.3
Bu nedenle kıdem tazminatı brüt ücret üzerinden hesaplanmalı ve 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanunun 25 / 7. maddesine göre kıdem tazminatının 24 aylığı aşmayan tutarı için gelir
vergisi uygulanmamalıdır.
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin
Tanzimi Hakkında Kanunda kıdem tazminatı tavanı da öngörülmemiş olmakla, hesap yönünden
bir üst sınırlama da bulunmamaktadır.
Yine anılan yasada fesih tarihinden itibaren faiz ödeneceği ve bankalarca mevduata
uygulanan en yüksek faiz yürütüleceği yönünde bir düzenleme de yer almamıştır. Bu itibarla
gazetecinin kıdem tazminatı için fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en
yüksek faize karar verilmesi doğru olmaz.
İşverenin temerrüde düşürüldüğü tarih ya da dava tarihinden itibaren yasal faize karar
verilmelidir.
İş Kanununda kıdem tazminatı ödemelerinde bir tavan tutar belirlenmiştir. Bu tavanın
yıllık miktarı, Devlet Memuru Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C.
Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik
ikramiyesini geçemez. Basın İş Kanununda böyle bir hüküm yer almadığından ödemeler temel
ücret üzerinden kıdem tazminatı tavan sınırı olmaksızın yapılabilmektedir.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
3
T.C.Y.9.HD.E.2016/30300,K.2020/14185,T.02.11.2020
Sayfa 3 / 3