İşyerinde Prim Uygulaması ve Primin Hesaplanması
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
İŞYERİNDE PRİM UYGULAMASI VE PRİMİN HESAPLANMASI
I.GİRİŞ
İşçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesi ve başarısının artması
için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödeme prim olarak adlandırılır.
Prim ödemesinde amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir.
Primin kişiye özgü olması sebebiyle ikramiyeden farklı olarak prim ödemelerinin genel bir
nitelik taşıması gerekmez. Bununla birlikte, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli
nedenler olmadığı sürece prim uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu söz
konusudur.
İşçinin prime hak kazanması için işyerinde prim ödemesini gerektiren dönemin
sonuna kadar çalışması gerememekte olup, işyerinde çalışılan süreyle sınırlı olmak üzere
işçinin prim talep hakkı vardır.
II. PRİM VE PRİME HAK KAZANMA KOŞULLARI
İşyeri uygulamalarıyla işçiye çok çeşitli adlar altında prim ödemesi yapılabilmektedir.
Örneğin yalnızca belirli bir yerde ve zamanda çalışmanın karşılığı olarak gece çalışma primi
ve arazi primi ödenebilmektedir. Sefer başına ya da kilometreye bağlı olarak işçiye/şoföre
prim ödemesi de yapılabilmektedir. Uygulamada ağırlıklı olarak görülen bir prim ödeme
şekli de satış primidir. Satış primi günlük, haftalık, aylık, yıllık belli bir satış miktarını/kotayı
tutturan işçilere bu satışın/kotanın parasal tutarının belirli bir yüzdesi şeklinde
ödenmektedir. Prim ödemesinin bir başka şekli, şirket karı göz önünde bulundurularak
dönem sonunda yapılan prim ödemeleridir.
Yukarıda belirtilen gece çalışma primi, arazi primi gibi primlerden yalnızca söz
konusu işi o zaman diliminde ya da yerde yapan işçiler yararlanırlar. Kamyon ya da tır
şoförlerine de belirli bir zaman diliminde yaptıkları sefer ya da gittikleri kilometreye göre
belirlenen sabit bir prim ödemesinde bulunulur.
Prim bir başka tanımlamayla, iş görme ediminin başarılı bir şekilde yerine getiren ve
bu bakımdan işyerindeki mal ve hizmet üretimine katkı sağlayan işçinin ödüllendirilmesi
amacıyla yapılan ücret eki niteliğinde bir ödemedir. Satış primi veya şirket karı göz önünde
bulundurularak dönem sonunda ödenen primlerden ilgili işçiler yaptıkları katkı oranında
yararlanırlar. İşçinin ödemenin ilgili olduğu dönemde çalışmış olması, bu ödemeye hak
kazanması için yeterlidir. İşçi ödemenin yapılacağı tarihte iş sözleşmesi sona ermiş olsa da
söz konusu prim ödemesine hak kazanacaktır.
4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir
kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile
ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Yasada ücretin ekleri açıkça düzenlenmemiş olup
bununla birlikte, Kanunun 32. maddesinde ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü
ödemelerin banka hesabına yatırılması öngörülmüş olduğundan ücretin eki niteliğindeki
ödemelerin bir kısmı İş Kanununda tanımlanmış kabul edilebilir.
Sayfa 1 / 5
Prim uygulaması, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile de kararlaştırılabilir. İş
sözleşmesinde kararlaştırılmamış olsa da işverence tek taraflı olarak düzenli şekilde
yapılan prim ödemesi işyeri şartını oluşturur. Her durumda uygulamanın tek taraflı
olarak işverence ortadan kaldırılması ya da azaltılması mümkün olmaz. Prim uygulaması
yönünden işçi aleyhine çalışma koşullarında değişiklik, 4857 sayılı İş Kanununun 22.
maddesi kapsamında gerçekleştirilmelidir. 1
Toplu iş sözleşmesi ile öngörülen primler yönünden değişiklik ise, işçinin
bireysel feragati ile dahi geçerli değildir. Toplu iş sözleşmesini imzalamaya yetkili
olan kişilerce bu yönde yapılabilecek değişiklik, ancak ileriye dönük olarak hüküm
ifade eder.
İşçinin işe iade kararı üzerine çalıştırılmadığı 4 aya kadar boşta geçen süreye ait
yasada geçen “diğer haklar” kavramına primler de dahildir. Başka bir anlatımla işçinin 4857
sayılı İş Kanununun 21. maddesinin 3. fıkrasında sözü edilen çalışmadığı en çok 4 aya kadar
süre için bu dönemde çalışıyormuş gibi prim talep hakkı vardır. Hesaplama işçinin çalıştığı
sıradaki ortalama mal veya hizmet üretimi verilerine göre yapılabilir.2
Asıl işveren alt işveren ilişkisinde işçinin ödenmeyen prim alacaklarından her iki
işveren birlikte sorumludur.
Geçici iş ilişkisinde işçiye ödenmeyen primlerden ödünç alan ve ödünç veren
işverenler birlikte sorumlu tutulmalıdır.3
Primlerin gününde ödenmemesi halinde işçinin 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-(e)
bendi uyarınca iş sözleşmesini haklı olarak feshetmesi mümkündür. İşveren tarafından prim
ödemelerinin mutat ödeme tarihinden itibaren 20 gün ve daha fazla süreyle ödenmemiş
olması halinde işçinin aynı yasanın 34. maddesine göre iş görmekten kaçınma hakkı söz
konusu olur.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 25. maddesinin 2.
fıkrasında, işverenin işçiler arasında sendikal nedenle prim ödemeleri konusunda bir ayrıma
gitmesi yasaklanmıştır. Aksine uygulama diğer yasal koşulların da varlığı halinde sendikal
tazminatı gerektirmektedir.4
Primlerin ödendiğini ispat yükü işveren üzerindedir. 4857 sayılı İş Kanununun 32.
maddesine göre belli bazı işyerleri bakımından (en az 5 işçinin çalıştığı işyerleri) prim
ödemeleri işçi adına açılan banka hesabına gerçekleştirilmelidir.5
Yargıtay 9. HD. 22.1.2009 gün 2007/ 34717 E, 2009/ 638 K.
Y. 9. HD. 21.04.2011 gün 2009/8001 E, 2011/ 12171 K.
3
Y. 9.HD. 16.12.2008 gün 2007/ 26179 E, 2008/ 33761 K
4
Y. 9. HD. 2.2.2009 gün 2008/ 10999 E, 2009/ 1019 K.
5
Y. 9. HD. 5.2.2009 gün 2007/ 34175 E, 2009/ 1681 K.
1
2
Sayfa 2 / 5
Prim uygulaması bireysel iş sözleşmesi ile işyeri uygulamalardan doğmaktaysa
gününde ödenmeyen primler için 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde öngörülen
bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır. 1475 sayılı yasa döneminde
doğan prim alacakları bakımından temerrüt tarihinden 4857 sayılı İş Kanununun yürürlüğe
girdiği 10.6.2003 tarihine kadar yasal faize, bu tarihten sonrası için ise bankalarca mevduata
uygulanan en yüksek faize karar verilir.
4857 sayılı İş Kanununun 25/II-(ı) bendinde sözü edilen 30 günlük ücret kavramına
prim ödemeleri dahil değildir.6
Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde İş Kanununun 32.
maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen
menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre devamlılık gösteren prim ödemeleri kıdem
tazminatı hesabında dikkate alınır.7
Prim alacakları, 5 yıllık zaman aşımına tabidir.
III.PRİM VE FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ İLİŞKİSİ
Fazla çalışma ile prim uygulaması arasında çalışma süreleri ile doğru orantılı olması
sebebiyle bir bağ olsa da esasında fazla çalışma ile prim ödemesi birbirinden bağımsızdır.
Haftalık 45 saatlik çalışma süresini aşmayan dönem içindeki çalışmalar için de prim
elde edilebilmesi mümkün olup, sözü edilen primlerin fazla çalışma ücretinden mahsubu söz
konusu olamaz. Ayrıca prim, ücretin eki niteliğinde hatta bazen kendisi olabildiği halde, fazla
çalışma ücreti genel anlamda ücretten farklıdır.
Yüksek Mahkemeye göre, bu iki ödemenin farklı nitelikte olduğu göz önüne alınmadan,
işçiye ödenen prim miktarının fazla çalışma ücreti ile karşılaştırılması suretiyle sonuca
gidilmesi yerinde değildir; diğer taraftan işçiye yapılan prim ödemesinin niteliği, fazla çalışma
ücretinin hesabında önem taşımaktadır.
İşçiye, garanti ücrete ilaveten, bahşiş, parça başına, satışa, sefer başına ya da
kilometreye bağlı olarak prim ödemesi usulünün öngörüldüğü çalışma biçimlerinde, fazla
çalışma ücretinin hesaplamasında, temel ücretin, garanti ücret kısmı ile prim kısmı
birbirinden ayrılarak; prim üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücretinde sadece zam
nispeti üzerinden (0,5 çarpanıyla); garanti ücret üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücreti
kısmında ise (1,5 çarpanıyla) hesaplama yapılarak sonuca gidilmelidir.8
Y. 9. HD. 10.10.2008 gün 2007/ 27614 E, 2008/ 26208 K.
Y. 9.HD. 10.10.2008 gün 2007/ 27615 E, 2008/ 26209 K.
8
Y.9.HD.E.2017/18538,K.2020/15373,T.09.11.2020
6
7
Sayfa 3 / 5
Primli çalışmada fazla çalışma ücreti hesabı:
a- Ücret sadece primden oluşuyorsa;
Ücret sadece primden oluşuyorsa fazla çalışma ücreti ödenen primin saat ücretinin
%50 fazlası hesaplanarak ödenir.
b- Ücret, sabit ücret ile hedefe veya kotaya bağlı primden oluşuyorsa;
Hedefe veya belli bir kotanın aşılmasına bağlı prim ödemesi uygulamalarında işçinin
fazla çalışma ücreti sabit ücret üzerinden saat ücretinin %150 fazlası olarak ödenir. Başka bir
anlatımla bu tür prim ödemelerinin fazla çalışma ücreti hesabına bir etkisi bulunmamaktadır.
c- Ücret, sabit ücret ile satışa, sefer sayısına (v.s) bağlı primden oluşuyorsa;
Satışa, ürün miktarına, sefer sayısına veya gidilen kilometreye göre prim ödemelerinde
ise sabit ücret üzerinden %150 zamlı saat ücretine göre hesaplama yapılarak sabit ücrete göre
hak kazanılan fazla çalışma ücreti belirlenir. Ödenen prim miktarının %50 zam kısmına göre
de hesaplama yapılır ve her iki hesap yöntemi toplanarak fazla çalışma ücreti belirlenir.
Örneğin, işçinin 3.000,00 TL sabit ücret ve 1.000,00 TL ortalama prim aldığı durumda
3.000,00 TL/225 saat x 1,5 x fazla çalışma saat sayısı = A şeklinde sabit ücrete göre hak
kazanılan fazla çalışma ücreti belirlenir. Aynı dönem için ödenen primlerin fazla çalışmanın
zamsız kısmını karşıladığı kabul edilerek, prim tutarı için 1.000,00 TL/225 saat x 0,5 x fazla
çalışma saat sayısı = B hesabıyla prime düşen fazla çalışma ücreti belirlenir. A+B toplamı o
dönem için hak kazanılan fazla çalışma ücretini belirler.
“Somut olayda; davacının sabit ücret ve satış primi ile çalıştığı hususundaki Bölge
Adliye Mahkemesi tespiti yerinde olmakla birlikte fazla mesai ücretinin zamsız kısmının ücret
içerisinde ödendiği, fazla mesai ücretinin tespitinde yalnız %50’lik zamlı kısmın hesaplanması
gerektiği yönündeki gerekçe ise Dairemiz içtihadına uygun değildir. Yukarıda açıklandığı
üzere sabit ücrete ek olarak satış primi ile çalışan işçinin fazla mesai alacağının tespitinde,
tespit edilen sabit ücret dikkate alınarak bu ücret üzerinden %150 zamlı saat ücreti tespit
edilmeli ayrıca ödenen prim miktarı da dikkate alınarak %50’lik zamlı kısımda tespit
edildikten sonra bu hesaplamanın toplam sonucuna göre davacının fazla mesai ücreti tespit
edilmelidir.9”
IV.SONUÇ
Prim, işçinin nitelik ve nicelik açısından başarılı bir şekilde yapmış olduğu işin karşılığı
olarak ödüllendirilmesi amacıyla ödenen ek ücrettir.
9
Y.9.HD.E.2021/8474,K.2021/13187,T.29.09.2021
Sayfa 4 / 5
Prim kişiye özgü olup, prim ödemelerinin genel bir nitelik taşıması gerekmez. Bununla
birlikte, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece prim
uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu söz konusudur.
Prim uygulaması, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile de kararlaştırılabilir. İş
sözleşmesinde kararlaştırılmamış olsa da işverence tek taraflı olarak düzenli şekilde yapılan
prim ödemesi işyeri şartını oluşturur. Prim uygulaması yönünden işçi aleyhine çalışma
koşullarında yapılacak değişikliğin 4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesi kapsamında
gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Toplu iş sözleşmesi ile öngörülen primler yönünden değişiklik ise, işçinin bireysel
feragati ile dahi geçerli değildir. Toplu iş sözleşmesini imzalamaya yetkili olan kişilerce bu
yönde yapılabilecek değişiklik, ancak ileriye dönük olarak hüküm ifade eder.
Gece çalışma primi, arazi primi gibi primlerden yalnızca söz konusu işi o zaman
diliminde ya da yerde yapan işçiler yararlanırlar.
Satış primi veya şirket karı göz önünde bulundurularak dönem sonunda ödenen
primlerden ilgili işçiler yaptıkları katkı oranında yararlanırlar. İşçinin ödemenin ilgili olduğu
dönemde çalışmış olması, bu ödemeye hak kazanması için yeterlidir.
Haftalık 45 saatlik çalışma süresini aşmayan dönem içindeki çalışmalar için prim elde
edilebilmesi mümkün olup, sözü edilen primlerin fazla çalışma ücretinden mahsubu söz
konusu olamaz.
Buna karşın, prim ödeme döneminde fazla çalışmanın da söz konusu olması halinde
Yüksek Mahkeme iki ödeme yönünden bir ayrıma giderek hesaplama yapma yöntemini
seçmiştir.
İşçiye, prim ödemesinin öngörüldüğü çalışma biçimlerinde, fazla çalışma ücretinin
hesaplamasında, temel ücretin, garanti ücret kısmı ile prim kısmı birbirinden ayrılarak; prim
üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücretinde sadece zam nispeti üzerinden (0,5
çarpanıyla); garanti ücret üzerinden hesaplanacak fazla çalışma ücreti kısmında ise (1,5
çarpanıyla) hesaplama yapılacaktır.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Sayfa 5 / 5