7201 Sayılı Tebligat Kanunu Uyarınca Tebligat Usulleri ve Tebligatlı Teftiş
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
7201 SAYILI TEBLİGAT KANUNU UYARINCA TEBLİGAT USULLERİ VE TEBLİGATLI
TEFTİŞ
I. GİRİŞ
Tebligat, hukuki bir işlemden ilgili kişinin haberdar olmasının sağlanması için yetkili
makamın yasada öngörüldüğü şekilde ve yazı veya ilan ile yapacağı belgelendirici işlemdir.
Tebligatın asıl amacı belirli işlemlerden etkilenecek olan kişiye bu durumun
bildirilmesidir. Tebligatın geçerli tebligat olup olmayacağı kanunla belirlenmiştir.
Bildirim tek başına geçerli tebligat özelliği göstermez. Bir bildirimin geçerli tebligat olarak
kabul edilebilmesi için, yürürlükteki yasal düzenlemelere uygun olarak yapılması ve
belgelendirilmesi gerekir. Bundan dolayı geçerli tebligat; bilgilendirme yanında belgelendirme
özelliği de bulunan bir usul işlemi olarak nitelendirilir.1
II. TEBLİGAT USULÜ
7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu Kanunun uygulanması için çıkarılan Yönetmelik
hükümleri tamamen şeklidir ve titizlikle uygulanması gerekir. Bir davada yapılan tebligatların
usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını hâkim kendiliğinden denetlemelidir.
7201 sayılı Tebligat Yasasının 10. maddesi gereğince tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son
adresinde yapılır.2 Bununla birlikte, kendisine tebliğ yapılacak kişinin müracaatı veya kabulü
şartıyla her yerde tebligat yapılması olanaklıdır.
7201 sayılı Tebligat Yasasının 10. maddesinin ikinci fıkraya göre, bilinen en son adresin tebligata
elverişli olmadığının anlaşılması veya herhangi bir nedenle tebligatın yapılamaması hâlinde,
muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul
edilip tebligat buraya yapılacaktır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, tüzel kişilere
tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. 3
Temsile yetkili kişinin herhangi bir nedenle tebliğ yapıldığı sırada işyerinde
bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde, kendisinden sonra gelen bir kimse
1
Geçerli Tebligat (Usulüne Uygun Tebligat), sendogangungor.av.tr
2
“Adresten kastedilen bir kimsenin oturduğu veya çalıştığı yerdir. Asıl olan tebligatın, tebligat evrakında belirtilen adrese götürülerek muhatabın kendisine
yapılmasıdır. Adres niteliğinden bulunmayan yerlere, örneğin inşaat halinde tebligat yapılmamalıdır. Tebligat evrakına adresin doğru ve okunaklı olarak
yazılması gerekir. Bir kişinin adresinden başka bir yerde tebligat yapılabilmesi o kişinin tebligatı kabul etmesine bağlıdır. Ev adresine çıkarılan tebligatın, ev
adresinde yapılamaması halinde iş adresine yapılırsa geçerli kabul edilmelidir.” Y.22.HD. E.2017/22963, K.2020/87, T.13.01.2020
3 “TTK uyarınca, ticaret şirketleri hükmi şahsiyeti haiz olup, üçüncü şahıslar ile olan ilişkilerinde ortaklardan oluşan mümessil-organ veya dışarıdan tayin
edilen sair mümessiller tarafından temsil olunduklarından, ticaret şirketlerinde tebligatın şirketlerin “salahiyetli mümessillerine (yetkili temsilcilerine)”
yapılması icap eder. Salahiyetli mümessiller ibaresiyle evvela şirketleri kanunen temsile yetkili organlar ve bu organlar adına hareket edenler kastedilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerinde tüzel kişilere tebligatın yapılacağı öngörülmüştür. Eğer, tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılmamış
ve sıralı kişilere yapılmışsa, bunun nedenlerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasında yazılması gerektiğine işaret edilmiştir. Yukarıda açıklandığı
üzere, hükmi şahıslara tebliğ, yetkili temsilcilerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Eğer hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak
kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin, orada
hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılması gerekmekte olup, davacı şirkete yapılan tebligatın , tüzel kişinin yetkili temsilcisine
yapıldığına ilişkin belge bulunmadığı gibi, davacıya yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinin aradığı sıralı kişiye yapılıp
yapılmadığı, yapılma nedenlerine dair şerhleri içermediğinden, davacı şirkete yapılan tebligatların usulüne uygun olduğundan söz e tmek mümkün
bulunmamaktadır.”Y.9.HD.E.2015/10601,T.2015/14082,T.14.04.2015e”len kimse veya evrak müdürü gibi bu işle görevlendirilmiş bir kişiye, o da
yoksa tüzel kişinin o yerdeki memur
Sayfa 1 / 6
veya evrak müdürüne, bu da olanaklı değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine
yapılmalıdır.
Bu sıraya uyulması yasal zorunluluk olup, aksi takdirde tebligat usulsüz sayılacaktır.
Tüzel kişiliği olmayan, ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi anlamında işveren
sıfatını taşıyan kamu kurum ve kuruluşları adına çıkarılan tebligatın, kurumun yetkili temsilcisine
yapılması gerekir.
Vekâletname sunulduktan sonra tebligatların vekile yapılması gerekir. Vekil ile takip
edilen davada, asil duruşmada bizzat bulunsa dahi tebliğin vekiline yapılması zorunludur.
Vekile çıkarılan tebligat, kendisine veya kendisi yerine sekreteri veya kâtibine tebliğ
edilmelidir.
Ancak isticvap, yemin gibi şahsa bağlı işlemlerde, tebligatın vekile değil, bizzat bu işlemi
yapacak asile yapılması yasal zorunluluktur.4
Bir kişinin adresinden başka bir yerde tebligat yapılabilmesi o kişinin tebligatı kabul
etmesine bağlıdır. Ev adresine çıkarılan tebligatın herhangi bir nedenle yapılamaması nedeniyle iş
adresinde yapılması durumunda, tebligat geçerlidir.
Muhatap tebliğ yapılacak adreste oturmakla birlikte, tebliğ yapıldığı sırada kendisi veya
adına tebliği alacak herhangi bir kişinin bulunmaması durumunda, adreste bulunmama nedeninin
komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, meclis üyesi, zabıta veya memurlardan öğrenilmesi
ve tebliğ tutanağına yazılması, beyanına başvurulan kişiye tutanağın imzalatılması, imzadan
çekinilmesi halinde tebliğ mazbatasında bunun belirtilmesi ve tebliğ evrakını dağıtan memurun
imzalaması gerekir.
Muhatabın adreste bulunmaması halinde, bu durumun geçici veya sürekli olmasına göre
tebligat 7201 sayılı Yasanın 20.maddesi (Muhatabın Muvakkaten başka yere gitmesi) veya
21.maddesine (Tebliğ İmkansızlığı ve tebellüğden imtina) göre yapılacaktır.5
4
“Vekilin umumî vekâletname ile yetkilendirilmesi, müvekkilin talimatı olmadan tüm davaları takip etme yetki ve zorunluluğunu ona
yüklemez. Örneğin, hakkında icra takibi yapılan borçlu, vekili aracılığıyla takibe itiraz etmiş olsa dahi, alacaklının açtığı “itirazın iptali
davası” bakımından, borçlunun takibe itiraz aşamasında tayin ettiği vekilin, bu davada da yetkili bulunup bulunmadığı davanın açılması
sırasında belli olmadığından, dava dilekçesinin vekil yerine asile tebliği gerekir. Aksi takdirde usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmış
olmaz. Bu itibarla bir davada vekilin temsil yetkisinin olup olmadığı mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır. Adreste tebligatın, gerçek
veya tüzel kişinin bilinen en son adresinde yapılması gerekir. Burada kastedilen kişinin oturduğu veya çalıştığı yerdir. Asıl olan tebligatın,
tebligat evrakında belirtilen adreste muhatabın kendisine yapılmasıdır. Adres niteliğinde bulunmayan yerlerde, örneğin inşaat halindeki
binalarda tebligat yapılamaz. Tebligat evrakına adresin doğru ve okunaklı olarak yazılması gerekir.” Y. 9HD. E.2009/40934, K.2012/846,
T.18.01.2012
5
“Tebligat yapılacak kişinin nereye gittiği ve ne zaman döneceği belli değilse, tebligatı alacak kişi ölmüş veya gösterilen adreste daimi
olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebligat memurunca saptanmamış ise tebligat evrakına bu durum açıkça yazılmalı ve tebligat evrakı bila
tebliğ çıkış merciine iade edilmelidir. Daha önce usulüne uygun tebligat yapılan adresin değiştirilmesi halinde, kişinin yeni adresini bildirmesi
gerekir. Yeni tebligatlar artık yeni adrese yapılmalıdır. Bildirilmez veya yeni adrese tebligat yapılamadığı takdirde, Tebligat Kanunu’nun 21.
maddesi uyarınca önceki bilinen adresine yapılacaktır. Tebligat Kanunu’nun 35/son maddesi ile daha önce tebligat yapılamayan adrese de
aynı madde uyarınca tebliğ yapılma olanağı getirilmiştir. Buna göre taraflar arasında yapılan, imzası resmi makamlar önünde ikrar olunmuş
sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve
esnaf ve sanatkârlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da 35. madde hükümlerin uygulanmalıdır.”
Y.9HD.E.2009/40934, K.2012/846, T.18.01.2012
Sayfa 2 / 6
Tebligat yapılacak kişi, tebliğ evrakında belirtilen adreste bulunmaması ve bu nedenle
tebligat yapılaması halinde adres araştırması yapılmalıdır.
Tebligatın muhatabı adresinden oturmakla birlikte, tebliğ yapıldığı sırada kendisi veya
kendisi adına tebliği alacak kimseler adreste bulunmaz, kısaca adres kapalı ise, adreste bulunmama
nedeninin komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, meclis üyesi, zabıta veya memurlardan
öğrenilmesi, tebliğ tutanağına yazılması ve beyanına başvurulan kişiye imzalatılması, imzadan
çekinilmesi halinde tebliğ mazbatasına bunun da yazılması ve tebliğ evrakını dağıtan memurun
imzalaması gerekir. Dağıtım saatinden sonra muhatap veya tebliği alacak kimseler dönecek ise,
tebliğin Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre, birkaç gün adreste yoklar ise aynı kanunun 20.
maddesine göre yapılacaktır.
21. maddesine göre yapılan tebligatta, (2) no’lu ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih
tebliğ tarihi sayılırken, 20. maddeye göre yapılan tebliğde ise, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı
tarihten itibaren 15 gün sonra tebliğ yapılmış sayılacaktır.
2 no.lu ihbarname kapıya asılması dışında tebliğ evrakının dağıtım yapan memur
tarafından muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri, zabıta amir veya memurlarından birine imza karşılığı
teslim edilmelidir. Kapıya yapıştırılan ihbarnameye de tebliğ evrakının teslim edildiği görevlinin
adı ve soyadı yazılmalıdır. Tebliğ evrakını alan bu kişiler, tebligat evrakını muhataba teslim
etmelidir. Ayrıca bu işlemlerden sonra tebliğ olunacak kişiye keyfiyetin haber verilmesi için en
yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirim yapılması zorunludur.
Tebligat işlemlerinde yukarıda belirtilen sıraya uyulması gerekmektedir. Aksi halde
tebliğ usulsüz ve geçersiz olur.
Tebligat Kanunu’nun 21.maddesinde yapılan değişiklik gereğince, gösterilen adres
muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, kendisi o adreste hiç oturmamış veya sürekli
olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti
azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edecek ve tesellüm
edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracaktır.
Bu durumda ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılacaktır.
Tebligat kural olarak muhatabın kendisine yapılmalıdır.
Muhatap adresinde bulunmadığı takdirde, onun yerine tebligatı kabule yetkili kişilere
yapılır.
Muhatabın konut adresinde süreklilik arz edecek şekilde birlikte oturan aile halkından biri veya
varsa birlikte oturduğu hizmetçi tebligatı almaya yetkili kişilerdir.
Kanunun 22. maddesi uyarınca, yetkili kişilerin görünüşe nazaran 18 yaşından aşağı
olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.
Sayfa 3 / 6
Tebligat yapılacak gerçek kişi işyeri, işletme veya iş sahibi ise, işyerinde bulunmaması
halinde daimî işçisine yapılan tebligat geçerli olacaktır.
Tebligatın muhatabı veya adına tebligatı alacak yetkili kişi adreste bulunmakla birlikte
tebliğden imtina ederlerse, bu durum tebliğ evrakına yazılmak şartıyla tebliğ işlemi, Tebligat
Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca yapılmalıdır. Yalnız bu durumda komşu, yönetici veya kapıcıya
haber verilmesine gerek yoktur.
Tebligat Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca, ilanen yapılan tebligatlarda, ilanın ayrıca
elektronik ortamda yapılması zorunluluğu getirilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, kendisine veya adresine kanunun
gösterdiği usullere göre tebliğ yapılan kimse, adresini değiştirirse, yenisini derhal tebliği yaptırmış
olan kaza merciine bildirmeye mecburdur.
Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de
tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına
asılması yeterli olacaktır. Bu durumda evrakın asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Daha önce tebligat
yapılmamış olsa dahi, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınarak bu madde
hükümleri uygulanır.
Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini
değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi
tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği
veya Konsolosluğunca Tebligat Kanunu’nun 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese
ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren 30 gün sonra tebligat yapılmış sayılır.
Tebligatın muhataba yapılabilmesi için, muhatabın medenî hakları kullanma ehliyetine,
kısaca fiil ehliyetine sahip olması gerekir.
Fiil ehliyetine sahip olmayan kişilere tebligat yapılamaz. Bu durumda tebligatın kanunî
temsilciye yapılması gerekir. Ancak bir meslek veya sanatla uğraşan ve ayırt etme gücüne sahip
küçükler veya kısıtlılar, bu meslek ve sanatın icrasından doğan borçlardan bizzat sorumlu
olduklarından, bu konuda kendilerine tebligat yapılması tebliği usulsüz ve geçersiz kılmaz.
Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile
muhatabı tebliğe muttali olmuşsa, tebliğ muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi
addolunur.
Sayfa 4 / 6
III. ELEKTRONİK TEBLİGAT
7201 sayılı Tebligat Kanununun “Tebligatın Yapılması başlığını taşıyan 1. maddesi
uyarınca; Kazaî merciler (Yargı Organları) , 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa
ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan
özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı
cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri,
belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da
dâhil tüm tebligat, bu kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya
memur vasıtasıyla yapılır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Elektronik tebligat” başlığını taşıyan 7/a maddesi
uyarınca aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı
cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar
ve kefalet sandıkları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası
kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler
nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik
tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple
yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci
günün sonunda yapılmış sayılır.
Sayfa 5 / 6
7201 Sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri,
Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik
Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin
güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Elektronik tebligat” başlığını taşıyan 7/a maddesinin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir.
IV. İDARİ MERCİLERCE TEBLİGATLI TEFTİŞ YAPILMASI
İdari merciler tarafından da 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre resmi
tebligat düzenlenerek çalışma yaşamına yönelik olarak tebligatlı teftiş yapılmaktadır.
Resmî kurumların tebligatlarının mutlaka Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde
yapılması gerekmektedir. Tebligatı çıkaracak kurumlar Tebligat Kanunu’nun 1.maddesi hükmünde
sayılmıştır.6
Yasal düzenlemeler gereğince çalışma yaşamına yönelik olarak teftiş faaliyetini yerine
getiren idari merciler/denetim birimleri;
İşçi Özlük dosyası düzenlenmemesi, izin kurulunun kurulmaması, yol izni verilmemesi,
ücretin süresi içinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi, ücretlerin bankadan ödenmemesi, ücret
hesap pusulası verilmemesi,4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi (BES)
Kanunu hükümlerine uyulmaması, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümlere uyulmaması, özürlü, eski
hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğuna uyulmaması, çalışma belgesinin verilmemesi,
fazla çalışma onayı alınmaması, ulusal bayram ve genel tatil günü çalışılması için işçinin onayının
alınmaması ve 4857 sayılı Kanunun geçici 10. maddesi kapsamında fesih yasağına uyulmaması
konularına münhasır olmak üzere işyerlerine gitmeksizin 7201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca
işverene PTT/posta kanalıyla bildirim gönderilmek suretiyle teftiş yapmaktadır.
İdari merciler tarafından yukarıda belirtilen konularda teftiş yapılmak üzere 7201 sayılı
Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca ilgili Grup Başkanlıklarına ya da Çalışma ve İş Kurumu İl
Müdürlüklerine davet edilen işverenlerin veya işveren vekillerinin, söz konusu davete icap
etmemesi halinde haklarında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/II ve 107/a maddeleri uyarınca idari
para cezası uygulanacaktır. İşverenlik hakkında konuyla ilgili idari para cezasının uygulanması
yanında ayrıca teftiş denetim elemanınca işyerinde tamamlanacaktır.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
6
Tebligat Hukuku, Prof. Dr. Mehmet Köksal, Aristo Yayınları, İstanbul,S.57
Sayfa 6 / 6