Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
YABANCILIK UNSURU TAŞIYAN İŞ SÖZLEŞMELERİNE UYGULANACAK HUKUK
1. GİRİŞ
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)
hükümleri uyarınca “yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerine” uygulanacak hukuk ve
yargılama usulü son yıllarda sık bir biçimde Yüksek Mahkeme kararlarına konu teşkil
etmektedir.
Bu makalenin konusunu yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinin MÖHUK
hükümleri çerçevesinde incelenmesi oluşturmaktadır.
2. YABANCILIK UNSURU TAŞIYAN İŞ SÖZLEŞMELERİNDE HUKUK SEÇİMİNİN
YAPILMIŞ OLMASI
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)
hükümleri, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkileri düzenler.
Yabancılık unsuru, bir hukukî işlemi veya ilişkiyi ya da olayı birden fazla
devletin hukuku ile irtibatlı hâle getiren unsurdur.
Yabancılık unsuru içeren bir iş sözleşmesinde kural, yetkili olan yabancı
hukukun uygulanmasıdır.
Sözleşmenin yabancılık unsuru barındırması için, taraflardan birinin farklı
vatandaşlıkta olması ya da taraflardan birinin ikametgahının veya mutat meskeninin
farklı bir ülkede bulunması veya taraflarca yabancı bir ülkenin hukukunun seçilmesi
hallerinden birinin varlığı gereklidir1. İşte bu tür bir yabancılık unsuru taşıyan iş
sözleşmelerine doğrudan Türk hukuku değil yabancı hukuklar uygulanabilmektedir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki, birden çok hukuk sistemi ile ilgiliyse yabancı
unsurun varlığı kabul edilmektedir. Bu durumda, taraflar arasındaki yabancı unsurlu
hukuki ilişki, yargı organlarına başvurulacak ülke hukukundan başka diğer bir hukuk
sistemi veya sistemleri ile bağlantılıdır.
Yüksek Mahkemece, “İşçinin veya işverenin yabancı olması, işverenin
işletme merkezinin yabancı ülkede bulunması, işçinin kendi işini mutat olarak
yabancı bir ülkede yapması veya iş ilişkisinin yabancı bir ülke ile sıkı irtibatlı
olduğunun durumun genelinden anlaşıldığı hallerde iş sözleşmesinde yabancılık
unsuru bulunduğundan söz edilir” denilerek, bir iş sözleşmesinde yabancılık
unsuru içerdiği sonucuna varılabilecek halleri ortaya koymuştur. 2
Bu anlamda gerçek kişiler için T.C. vatandaşı olmayanlarla, tüzel kişiler için
merkezi Türkiye’de bulunmayan ticari ortaklıklar da “yabancı” dır.
Nuray EKŞİ, Sözleşmeden Doğan Borçlara Uygulanacak Hukuk Hakkında Roma Konvansiyonu,
İstanbul 2004, s. 57.
2
Y.9.HD. T.24.11.2020, E.2020/5617, K.2020/16556)
1
Sayfa 1 / 8
Yine bir Yüksek Mahkeme kararına göre; iş sözleşmesi, kişiler arasında karşılıklı
ve uygun irade beyanıyla oluştuğu ve bunların menfaatlerini düzenlediğinden dolayı, bir
özel hukuk ilişkisi olduğu ve kişi ve toprak bakımından yabancı unsuru taşıdığı takdirde,
Milletlerarası Özel Hukukun uygulama alanına gireceği ve akdin taraflarından en az
birinin yabancı tebaalı olması veya işin görüldüğü yerin yabancı toprağı olması halinde,
kişi ve toprak bakımından yabancılık unsuru oluşacaktır.3
Yabancılık unsuru taşıyan işlem ve ilişkilerde öncelikle MÖHUK’ un 1. maddesi
uyarınca uygulanacak hukukun belirlenmesi veya varsa Türkiye’nin taraf olduğu
uluslararası anlaşma hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
İşçi ile işverenler arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin tarafların iş
ilişkisindeki hak ve yükümlüklerine ilişkin fesih, çalışma süresi, fazla mesai, hafta tatili ve
genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin maddelerinde çalışılan ülke mevzuatının
uygulanacağının belirtildiği, diğer sözleşme maddelerinde belirtilen hususlarda da,
çalışılan ülke mevzuatının geçerli olduğunun ifade edildiği ve bu suretle tarafların bir
hukuk seçimi anlaşması yaptıkları görüldüğünde ve işçi çalışma döneminde işverenin
yabancı ülkedeki işyerinde çalışmış olduğunda bu durumda mutat işyeri de işçinin işini
fiilen işi yaptığı ülke olacaktır. Taraflar arasında iş sözleşmesi hükümlerinden dolayı
çıkacak uyuşmazlıkta ilgili ülke hukuku uygulanacaktır.
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerine ve iş ilişkilerine dair konularda Türk
Hukukundaki maddi hukuk kuralları direkt olarak uygulanamaz.
MÖHUK’ un 27.maddesinin birinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesinin tarafları,
sözleşme ile irtibatlı olsun olmasın diledikleri bir ülkenin hukukunu seçebilirler. Ancak,
tarafların seçmiş oldukları bu hukuk düzeninin, işçinin mutat işyeri hukukunun emredici
hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî korumanın altında kalması hâlinde mutat işyeri
hukuku uygulanır.
2.1. Sözleşmenin Asgari Korumanın Altında Kalması Sebebiyle Mutat İşyeri
Hukukunun Uygulanması
MÖHUK’ un 27. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca, iş sözleşmesinin tarafları,
sözleşme ile irtibatlı olsun olmasın diledikleri bir ülkenin hukukunu seçebilirler. Ancak,
tarafların seçmiş oldukları bu hukuk düzeninin, işçinin mutat işyeri hukukunun emredici
hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî korumanın altında kalması hâlinde mutat işyeri
hukuku uygulanır.
Mutat işyeri, işin zaman ve içerik olarak ağırlıklı ifa edildiği işçinin işini fiilen
yaptığı yerdir. İşçinin ücretinin ne şekilde ve hangi para biriminden ödendiği mutat
işyerinin belirlenmesi açısından belirleyici değildir. İşçinin işini geçici olarak başka bir
ülkede yapması, örneğin montaj için yurt dışında görevlendirilmesi durumunda, bu işyeri
mutat işyeri sayılmayacaktır.
3
Y. HGK. 07.06.1989 tarihli ve E. 1989/10-316, K. 1989/411
Sayfa 2 / 8
Geçici çalışmanın ne kadar olacağı her olayın özelliğine göre hâkim tarafından
belirlenecektir. İşçi sadece yabancı ülkede çalışmak için işe alınmışsa ya da işveren
çalışmak üzere yabancı ülkeye gönderdiği işçisini geri alma niyetinden veya işçi geri
dönme niyetinden vazgeçerse, yabancı ülkeye gönderilen işçinin fiilen çalıştığı yer, mutat
işyeri hâline gelir.
Yüksek Mahkemeye göre, “(…) Somut olayda olduğu gibi işin birden fazla ülkede
ifa edilmesi durumunda, gerek Avrupa Birliği Adalet Divanı Kararları gerekse de doktrin
görüşleriyle mutat işyeri tespiti bakımından birtakım kriterler geliştirilmiştir. Buna göre
işçinin işini ifa faaliyetleri veya ifa faaliyetlerinin çoğunluğunu gerçekleştirdiği yer, işçinin
esas olarak işverene karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği yer, işçinin işini ifa etmek
üzere hangi ülkede daha çok zaman geçirdiği, işin organize edildiği yer, işin esas kısmının
ve ağırlıklı bölümünün mutat olarak yapıldığı yer gibi kriterler mutat işyeri tespitinde
önem taşımaktadır.”4
İşçinin işini belirli bir ülkede mutat olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla
ülkede yapması halinde işçinin mutat işyeri hukukundan bahsedilemeyeceği için, iş akdi,
işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tabi kılınmıştır.5
2.2. Yetkili Yabancı Hukukun Türk Kamu Düzenine Aykırı Olması Halinde
Uygulanacak Hukuk
Kamu Düzeni, MÖHUK Madde 5’te “Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya
uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm
uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır.” hükmü getirilerek kamu
düzeninin yabancı hukukun uygulanmasına müdahalesi istisnai olarak düzenlenmiştir.
Milletlerarası iş akdi ve iş ilişkileri bakımından kamu düzeni müdahalesi, diğer
akdi borç ilişkilerine göre daha az olacaktır. Kamu düzeni müdahalesi sınırlı ve istisnai
niteliktedir. Çünkü milletlerarası iş akdi ve iş ilişkileri alanında emredici ve doğrudan
uygulanan kuralların sayısı oldukça fazladır.
Doğrudan uygulanan kuralların söz konusu olduğu durumlarda kamu düzeninin
müdahalesine gerek olmadan bu hükümler uygulama alanı bulacaktır. Kamu düzeni
müdahalesinin söz konusu olabilmesi için, yabancı hukukun olaya uygulanması
neticesinde verilecek kararın Türk hukukunun temel prensiplerine açıkça aykırı olması
gerekmektedir.
İş hukukunda kamu düzeninin müdahalesi esas olarak, iş sözleşmesi statüsünün,
işçiye hiçbir koruma getirmemesi halinde söz konusu olabilir. Örneğin, işçiye akdi
feshetme hakkının verilmemesi, tehdit altında yapılan iş sözleşmelerine geçerlilik
tanınması veya iş kazası sonucunda işçiye hiçbir koruma getirilmemesi Türk hukuku
bakımından kamu düzenine aykırılık teşkil edebilir.
4
Y.22.HD. T.18.09.2019, E.2016/9339, K.2019/16564
Milletlerarası Özel Hukuk, Beta Yayınları, İstanbul,2021, Cemal Şanlı, Emre Esen, İnci AtamanFiganmeşe, s.360
5
Sayfa 3 / 8
Bunun yanı sıra, işçiler arasında ırk, cins, dil, din, politik görüş gibi sebeplerden
dolayı bir ayrım yapılması, hayat boyu süreli iş sözleşmelerine izin veren hükümler, fahiş
cezai şarta, kocanın kadının yapacağı iş sözleşmesine aşırı müdahalesine ilişkin hükümler
kamu düzeninin uygulanmasına neden olabilir.
3. YABANCILIK UNSURU TAŞIYAN İŞ SÖZLEŞMELERİNDE HUKUK SEÇİMİ
YAPILMAMIŞ OLMASI
Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinde taraflar uygulanacak hukuku
seçmemişlerse veya yapmış oldukları hukuk seçimi anlaşması herhangi bir sebepten
geçerli değilse, işçinin işini mutat olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır.
Burada yetkili kılınan hukuk, işverenin işyerinin bulunduğu değil, işçinin işini
yaptığı, işini fiilen yerine getirdiği işyerinin bulunduğu ülke hukukudur. 6
MÖHUK’ un 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, işçinin işini geçici olarak
başka bir ülkede yapması hâlinde, bu işyeri mutat işyeri sayılmaz.
İşin birden fazla ülkede ifa edilmesinde de mutat işyerinin tespitine çalışılmalıdır.
Bu itibarla işçinin mutat işyerinin belirlenmesinde, işçinin işini nicelik, nitelik ve süre
olarak hangi ülkede ağırlıklı yerine getirdiği dikkate alınmalıdır. 7
Bu hâlde mutat işyeri, Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarında ve doktrinde
belirtildiği üzere, işçinin işini ifa faaliyetlerini veya ifa faaliyetlerinin çoğunluğunu
gerçekleştirdiği yer, işçinin esas olarak işverene karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği
yer, işçinin işini ifa etmek üzere hangi ülkede daha çok zaman geçirdiği, işin organize
edildiği yer, işin esas kısmının ve ağırlıklı bölümünün yapıldığı yer gibi kriterlerden
hareket edilebilir.8
MÖHUK’ un 27. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ancak işçinin işini belirli bir ülkede
mutat olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede yapması hâlinde iş sözleşmesi,
işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir. Esas işyeri ile kastedilen,
işverenin işyeri merkezinin bulunduğu ülkedir.
MÖHUK’ un 27. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, hâlin bütün şartlarına göre
iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşmeye mutat işyeri
hukuku ve işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukuku yerine bu hukuk
uygulanabilir.
Örneğin, açık denizlerde görev alan gemi adamları bakımından esas işyerinin
bulunduğu ülke hukuku önem taşır.
Milletlerarası Özel Hukuk, Beta Yayınları, İstanbul,2021, Cemal Şanlı, Emre Esen, İnci AtamanFiganmeşe, s.359
7
Milletlerarası Özel Hukuk, Beta Yayınları, İstanbul,2021, Cemal Şanlı, Emre Esen, İnci AtamanFiganmeşe, s.359
8
Yargıtay 22. HD, E. 2016/9339 K. 2019/16564, T. 18.09.2019
6
Sayfa 4 / 8
MÖHUK bu konuda hâkime bir takdir yetkisi tanımıştır. Bu itibarla hâkimin,
kendisine tanınan bu takdir yetkisini kullanırken ilk olarak işçinin menfaatini gözetmesi
gerektiği kabul edilmektedir.9 Daha sıkı ilişkili hukukun uygulanmasındaki en önemli
unsur, işçinin menfaatidir.
Örneğin, işçinin sosyal çevresinin Türkiye’de bulunması, Türkiye’nin sosyal
güvence sistemi içinde yer alması, ücretinin Türkiye’de ve Türk Lirası üzerinden
ödenmesi, işverenin Türk olması, iş sözleşmesinin Türk hukukuna özgü kurumlar
gözetilerek düzenlenmesi, Türk hukukuna tâbi daha önceki bir iş sözleşmesine gönderme
yapılması, iş sözleşmesinin Türkçe kaleme alınması gibi unsurların tamamının ya da
önemli bir bölümünün varlığı hâlinde, iş sözleşmesinin Türk hukuku ile sıkı ilişki içinde
olduğu sonucuna varılabilir.
Sözleşmenin belirli süreli olarak yapılıp yapılamayacağı, sözleşmenin sona ermesi
nedeniyle işçinin hak kazanacağı tazminatlar, fazla çalışma, yıllık izin, işverence yapılan
uygulama ve ödemelerin niteliği, zamanaşımı gibi hususlar MÖHUK’ un 27. maddesi
uyarınca tayin edilen hukuka göre değerlendirilmelidir. Hafta tatili, dinî ve millî bayram
günleri ve ücretlerini düzenleyen hükümler, doğrudan uygulanan kuraldır; ancak
uygulama alanına giren iş ilişkilerine uygulanır. Örneğin, tamamen yurt dışında ifa edilen
bir iş ilişkisinde, dinî ve millî bayram günleri Türk hukukuna göre belirlenemez.10
4. YETKİLİ MAHKEME
İş sözleşmesinden ve iş ilişkisinden kaynaklanan davalarda Türk mahkemelerinin
milletlerarası yetkisini düzenleyen MÖHUK’ un 44. maddesi uyarınca, bireysel iş
sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda işçinin işini mutat olarak
yaptığı işyerinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
İşçinin, işverene karşı açtığı davalarda işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim
yeri veya mutat meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de yetkilidir.
Yabancı mahkeme lehine yapılan yetki anlaşmasını ve sınırlarını düzenleyen
MÖHUK’ un 47. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, iş sözleşmesinden ve iş ilişkisinden
kaynaklanan davalarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenleyen m.44’te
öngörülen mahkemelerin yetkisi, tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemez. Diğer bir
ifadeyle, yapılan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı mahkemenin, 44. maddede
yetkilendirilen Türk mahkemeleriyle birlikte yetkili olması söz konusudur.11
5718 sayılı MÖHUK’ un 40. maddesine göre, “Türk mahkemelerinin milletlerarası
yetkisini, iç hukukun yeri itibariyle yetki kuralları belirler.”
Milletlerarası Özel Hukuk, Beta Yayınları, İstanbul,2021, Cemal Şanlı, Emre Esen, İnci AtamanFiganmeşe, s.360-361
10
Y.9.HD. T.15.02.2022, E.2021/13330, K.2022/1792
11
Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, AÜHFD,59(3) 2010, s.521-550,
Zeynep Derya Tarman
9
Sayfa 5 / 8
Aynı Kanun’un 44. maddesi ise, bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden
doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini tayin eden özel bir
yetki kuralı getirmiştir. Buna göre, “Bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan
uyuşmazlıklarda işçinin işini mutat olarak yaptığı işyerinin Türkiye’de bulunduğu yer
mahkemesi yetkilidir. İşçinin, işverene karşı açtığı davalarda işverenin yerleşim yeri,
işçinin yerleşim yeri veya mutat meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de
yetkilidir.”12
MÖHUK’ un 2. maddesinin birinci fıkrasında hâkimin, Türk kanunlar ihtilâfı
kurallarını ve yetkili olan yabancı hukuku resen uygulayacağı ve yetkili yabancı hukukun
içeriğinin tespitinde taraflardan yardım isteyebileceği belirtilmiştir. Yabancı hukukun
içeriğinin tespiti, özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, hâkim gerekirse bilirkişi
incelemesine de gidebilir. MÖHUK’ un 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yabancı
hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi
hâlinde, Türk hukuku uygulanır.
MÖHUK’ un 5. maddesine göre, yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan
hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz;
gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır. Kamu düzeni müdahalesi sınırlı ve
istisnaî niteliktedir. Türk kamu düzeninin ihlâlini gerektirecek hâller, çoğunlukla
emredici bir hükmün açıkça ihlâli halinde düşünülecektir. Fakat her emredici hükmün
ihlâli halinde veya her emredici hükmü ihlâl eden bir yabancı kararın Türk kamu düzenine
aykırı bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.13
Örneğin, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, hafta ve genel tatil
alacaklarına ilişkin hükümler iç hukukumuz bakımından emredici nitelikte olmakla
birlikte, bunlara dair yabancı hukukun farklı düzenlenmeleri, sırf farklılıkları nedeniyle
somut uyuşmazlıkta ortaya çıkan durum değerlendirilmeden MÖHUK' un 5. maddesi
uyarınca kamu düzeni müdahalesine neden olmaz. Keza uygulanması gereken yabancı
hukukun işçiye Türk hukukundan daha az koruma getirmesi de tek başına kamu düzeni
müdahalesi için yeterli bir sebep değildir. Kanunlar ihtilâfı hukukundaki kamu düzeni
anlayışı, iç hukukun kamu düzeni anlayışından farklı ve daha dar kapsamlıdır.14
Bir yabancı hukuk kuralı Türk hukukunun temel değerlerine, Türk genel adap ve
ahlak anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına ve hukuk
siyasetine, Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklere milletlerarası alanda geçerli
ortak ve kabul görmüş hukuk prensiplerine, ikili anlaşmalara, gelişmiş toplumların ortak
benimsedikleri ahlak ve adalet anlayışına, medeniyet seviyesine siyasi ve ekonomik
rejimine aykırı olması halinde kamu düzenimize aykırılığı söz konusu olabilir.15
Örneğin yabancı hukukun, küçük çocukların çalışmasına ya da ücret ve diğer
haklarda ırka dayalı ayrımcılık yapılmasına izin vermesi kamu düzenimize aykırıdır.
12
Y.9.HD. T.15.02.2022, E.2021/13330, K.2022/1732
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, E. 2010/1 K. 2012/1 T. 10.02.2012).
14
Y.9.HD.T.15.02.2022,E.2021/13330,K.2022/1732
15
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, E. 2010/1 K. 2012/1 T. 10.02.2012
13
Sayfa 6 / 8
Yabancı hukukun uygulanmasını engelleyen diğer bir durum ise, doğrudan
uygulanan kurallardır. Bunlar müdahaleci normlar olarak da tanımlanmaktadır. Bu
kurallar, taraflardan ziyade, devlet organizasyonunun sosyal, ekonomik ve politik
menfaatlerini gerçekleştirmeyi amaçlar. Bu açıdan vatandaş-yabancı ayrımı
gözetilmeden, yabancılık unsuru taşısın taşımasın, hukuk seçimi yapılsın yapılmasın,
uygulama alanına giren her ilgili olay ve hukukî ilişkide mutlaka uygulanması gereken
kurallardır.
Doğrudan uygulanan kurallara, kamu hukuku nitelikli iş güvenliği hükümleri, özel
işçi gruplarını koruyucu hükümler ve yasal greve ilişkin hükümler ve asgarî ücrete ilişkin
düzenlemeler örnek olarak gösterilebilir.
5. SONUÇ
5718 sayılı MÖHUK hükümleri, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem
ve ilişkileri düzenler. Bu nedenle esasa uygulanacak hukukun tespiti konusuna
geçilmeden önce, hâkim tarafından öncelikle ilişkide yabancılık unsurunun varlığının
tespiti gerekecektir.
MÖHUK' un 27.maddesinin birinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesinin tarafları,
sözleşme ile irtibatlı olsun olmasın diledikleri bir ülkenin hukukunu seçebilirler.
Yabancılık unsuru da içeren bir iş sözleşmesinde kural, yetkili olan yabancı
hukukun uygulanmasıdır.
İş sözleşmesinde taraflar açıkça başka ülke hukuku hükümlerinin geçerli olacağını
kararlaştırmışlarsa, bu durumda işyerinin bulunduğu ülkenin hukuk kuralları geçerli
olacaktır.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki, birden çok hukuk sistemi ile ilgiliyse yabancı
unsurun varlığı kabul edilmektedir. Bu durumda, taraflar arasındaki yabancı unsurlu
hukuki ilişki, yargı organlarına başvurulacak ülke hukukundan başka diğer bir hukuk
sistemi veya sistemleri ile bağlantılıdır.
MÖHUK m. 27 uyarınca sözleşme, tarafların seçtiği hukuka tabidir. Ancak işçinin
mutat iş yeri hukukunun emredici hükümlerinin getirdiği asgari koruma saklı kalmalıdır.
MÖHUK m. 27 uyarınca taraflarca hukuk seçimi yapılsa bile, seçilen hukukun, işçinin mutat işyeri
hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari korumadan daha elverişsiz
hükümler içermesi halinde, seçilen hukuktaki hükümlerin uygulanması mümkün değildir. Bu
durumda mutat işyeri hukuku uygulanır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihadı da bu gibi durumlarda hukuk seçiminin nazara
alınmayacağı yönündedir.
İşin esas kısmı ve ağırlıklı olarak yapıldığı yer "mutat işyeri" olarak kabul edilir.
Seçilen hukuk mutat işyeri hukukuna göre daha fazla koruma sağlıyorsa tüm
hükümleriyle uygulanır. İşçinin menfaatine olan hukuk, uyuşmazlığa uygulanması söz
konusu kanun hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesiyle belirlenir.
Taraflar uygulanacak hukuku seçmemiş ise sözleşmeye işçinin işini mutat olarak
yaptığı işyerinin tabi olduğu ülke hukuku uygulanacaktır.
Sayfa 7 / 8
İşçinin işini geçici olarak başka bir yerde yapması durumunda bu işyeri mutat
işyeri sayılmaz. İşçi işini belirli bir ülkede mutat olarak yapmıyor ve devamlı olarak birden
fazla ülkede çalışıyorsa bu durumda iş sözleşmesi, işverenin esas işyerinin bulunduğu
ülkenin hukukuna tabi olur. Esas işyeri, işverenin işyeri merkezinin bulunduğu ülkedir.
Fakat halin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukuk olması
durumunda o hukuk uygulanabilir.
MÖHUK’ un 27.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafların hukuk seçimi
yapmadıkları veya m. 27/1 uyarınca yapılan hukuk seçiminin uygulanmadığı hallerde, iş
sözleşmesine, objektif bağlama noktası olarak işçinin işini mutat olarak yaptığı
işyeri/ülke hukukunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu nedenle işçinin işini fiilen yerine getirdiği; işin zaman ve içerik olarak ağırlıklı
olarak yapıldığı yer, mutat işyeri olarak kabul edilebilecektir. Dolayısıyla, işçinin işini
geçici olarak başka bir ülkede yapması halinde, bu işyeri mutat işyeri sayılmayacaktır.
İşçinin işini belirli bir ülkede mutat olarak yapmadığı ve devamlı olarak birden
fazla ülkede yaptığı hallerde ise, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk MÖHUK’ un 27.
maddesinin üçüncü fıkrasında işverenin esas işyerinin bulunduğu yer hukuku olarak
belirlenmiştir.
Buna rağmen iş sözleşmesine uygulanacak hukuk seçilmemişse MÖHUK’ un
27.maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, (işçinin mutat işyerinin ya da işverenin esas
işyerinin göz önüne alındığı durumlarda dahi) iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir
hukukun bulunması hâlinde sözleşmeye işin yapıldığı yer ve işverenin esas işyerinin
bulunduğu ülke hukuku yerine bu hukuk uygulanabilir.
Söz konusu düzenleme ile bu istisnai halde hâkime iş sözleşmesine uygulanacak
hukuku takdir etme yetkisi tanınmıştır.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Sayfa 8 / 8