isverenim.com
Yayınlar

Mevsimlik Tarım İşlerinde Sosyal Güvenlik

  • Tarih
  • Hazırlayan

"Mevsimlik Tarım İşlerinde Sosyal Güvenlik" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Ekli belgeler

PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗
Ekli belgenin metni: Makale (PDF)

MEVSİMLİK TARIM İŞLERİNDE SOSYAL GÜVENLİK

I. GENEL OLARAK

TÜİK İşgücü istatistiklerine göre 2020 yılı Şubat ayı itibariyle ülkemizde 4 milyon 157 bin

kişi tarımda çalışmaktadır. Bunlardan 530.000’i ise tarım işçisi olarak istihdam edilmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre ise tarım sektöründe 5510 sayılı Kanun madde

4/1-a bendi kapsamında (zorunlu) sigortalı olan kişi sayısı 2022 Mayıs ayı itibariyle 25.935

kişidir. Tarım sektöründe bağımsız olarak 5510 sayılı Kanun m. 4/1-b kapsamında (kendi nam

ve hesabına tarımsal faaliyette bulunan) sigortalı olan kişi sayısı ise 2022 Mayıs ayı itibariyle

489.801 kişidir.

Yukarıdaki rakamlara bakıldığında tarım sektöründe hizmet akdiyle çalışanlarda yaklaşık

%90’ının üzerinde kayıt dışılık bulunduğu görülmektedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle,

Kanunun ek 5. maddesinde yapılan düzenlemeyle tarımda süreksiz işlerde çalışanlara talepleri

doğrultusunda isteğe balı sigortalı olma imkânı tanınmış bulunmaktadır.

Öğretide, tarımda isteğe bağlı sigortalılığın olmasının kayıt dışılığı artırdığı, sosyal

güvenlik hukukunun temel ilkelerinden birisinin zorunluluk olduğu, Devletin kişilerin sosyal

sigortalar kapsamına girmesi konusunda zorlayıcı olması gerektiği, tarımda zorunlu

sigortalılığın kapsamının genişletilmesinin yerinde olacağı savunulmaktadır.

2. TARIMDA ÇALIŞMAYLA İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

2.1. MEVSİMLİK İŞ

Mevsimlik iş, yılın belirli devrelerinde tam randıman ile çalışıp diğer devrelerinde işçi

adedini azaltan veya faaliyetlerini tamamen durduran işyerlerinde yapılan işlerdir. Bu dönemler

işin konusuna göre uzun ya da kısa olabilir. Mevsimlik işte işin niteliği yılın belirli bir döneminde

çalışmayı gerekli kılmaktadır.

Yargıtay’a göre, mevsimlik işler yılın belirli dönemlerinde sürdürülen veya belirli

dönemlerinde yoğunlaşan işler olarak kabul edilmektedir.

Yılın belli zaman dilimlerinde yapılan kısa süreli tarımsal işlere ise mevsimlik tarım işi

adı verilmektedir. Gerek ekim gerekse hasat zamanında insan emeği mevsimlik tarım işlerinde

oldukça yoğun kullanılan bir üretim faktörüdür.1

1

Mevsimlik Tarım İşçilerinin Sosyal Güvenlik Haklarına İlişkin Değerlendirme ve Öneriler, Müslim Demir, Çalışma ve

Toplum Dergisi 2015/1(44.Sayı)

Sayfa 1 / 6

2.2. TARIM VE ORMAN İŞİ

5510 sayılı Kanunda tarım ve orman işlerinden ne anlaşılması gerektiği belirtilmemiştir.

Kanunun 3. maddesinde ise bağımsız çalışanlar bakımından tarımsal faaliyetten ne anlaşılması

gerektiği belirtilmiştir.

Tarımsal faaliyet, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının

mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah

yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su

ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını,

taşınmasını veya pazarlamasını ifade etmektedir.

Tarımsal faaliyet yürütme sadece kendi ad ve hesabına çalışanların yapabileceği iştir.

Dolayısıyla, tarım işlerinde iş sözleşmesi ile çalışanların yaptığı iş 5510 sayılı Kanun bakımından

tarımsal faaliyet olarak kabul edilmemektedir.

1977 tarihli Sosyal Sigortalar Kanunu ile ilgili Genelge ’de yer alan tanımlamaya göre,

tarım ve orman işleri; arazide, deniz, göl ve nehirlerde ekim, dikim, bakım ve yetiştirme yolu ile

bitki, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini (üretimini) ifade eder. Üretme

ve yetiştirme sürecinin tamamlanmasından sonra yapılan işler (elde edilen ürünlerin taşınması

ve depolanması gibi) tarım işi sayılmaz. Yine aynı sebeple, açık denizde balık avlama işi, üretme

ve yetiştirme işi olarak kabul edilmeyeceğinden tarım işi sayılmaz. Dolayısıyla bu görüşe göre,

1977 tarihli Genelgenin tarım işi tanımı dışında kalan bu işlerde çalışanlar sigortalı sayılmalıdır.2

5510 sayılı Kanunda tarım veya orman işinin bir tanımı yapılmamış olsa da

mevzuatımızda bulunan ve aşağıda belirtilen kaynaklar ile yargı kararları göz önünde

bulundurularak, bu konuda bir değerlendirme yapılıp söz konusu işin niteliğinin belirlenmesi

yerinde olacaktır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 111. maddesi ve Sanayi, Ticaret, Tarım ve Orman İşlerinden

Sayılan İşlere İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesi hükmü uyarınca;

1- Her çeşit meyveli ve meyvesiz bitkiler; çay, pamuk, tütün, elyaflı bitkiler; turunçgiller;

pirinç, baklagiller; ağaç, ağaççık, omca, tohum, fide, fidan; sebze ve tarla ürünleri; yem ve süs

bitkilerinin yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı, araştırılması, bunlarla ilgili her türlü toprak işleri, ekim,

dikim, aşı, budama, sulama, gübreleme, hasat, harman, devşirme, temizleme, hazırlama ve

ayırma işleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, sulama birliklerince ortaklaşa ödeme usulü ile

tarımsal sulama sistemlerinin işletilmesi, toprak ıslahı, çayır, mera, toprak ve su korunması gibi

işler,

2- Her türlü iş ve gelir hayvanlarının yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı ve bunlarla ilgili bakım,

güdüm, terbiye, kırkım, sağım ve ürünlerinin elde edilmesi, toplanması, saklanması ile bu

hayvanların hastalık ve asalaklarıyla mücadele işleri,

2

Türk ve Sosyal Güvenlik Hukukunda Tarımda Çalışanlar, Münevver Temir, Yetkin Yayınları, Ankara 2020,S.352

Sayfa 2 / 6

3- Ormanların korunması, planlanması (amenajman), yetiştirilmesi, işletilmesi,

sınırlandırılması çalışmaları, yangınla mücadele çalışmaları, bunlara ait alt yapı çalışmaları ile

etüt proje, ağaçlandırma, erozyon kontrolü, rehabilitasyon, orman içi mera ıslahı, aşılama, tohum

ve ağaç ıslahı, tohum toplama, fidan üretimi, tohumlukların tesisi, ormancılık araştırma

çalışmaları ile av yaban hayatı çalışmaları, milli park, orman içi dinlenme yerleri ve kent

ormanlarının kurulması, bakımı, geliştirilmesi ve korunması işleri,

4- 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kara

ve su ürünleri avcılığı, yetiştiriciliği ve üreticiliği ile bu yoldan elde edilen ürünlerin saklanması

ve taşınması işleri, tarım ve orman işlerinde sayılmıştır.

Yargıtay’a göre hayvancılık da dahil olmak üzere toprağa dayalı üretme, bakım ve

yetiştirme tarım işinin belirgin faaliyetlerini oluşturmaktadır. Fakat üretme ve yetiştirme

sürecinin tamamlanmasından sonra yapılan işler tarım işi olarak nitelendirilemez. Tarım

sanatlarına ait işler de tarım işi olarak kabul edilmemekte ve bu işlerde çalışanlar 5510 sayılı

Kanun kapsamında sigortalı sayılmaktadır. Aynı şekilde tarım işyerlerinde yapılan ancak tarım

işi sayılmayan işlerde çalışanlar da 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul

edilmektedir.3

Asıl işin yapıldığı işyeri tarım işyeri olmadıkça park, bahçe gibi yerlerde çalışan mevsimlik

işçiler tarım işinde çalışıyor olarak kabul edilmeyecektir.4

2.3. SÜREKSİZ İŞ

Süreksiz işin tanımı, 5510 sayılı Kanunda yapılmamıştır. Bu konuda 4857 Sayılı İş

Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca niteliği itibariyle en fazla 30 gün süren işler süreksiz iş olarak

kabul edilecek ve bu nitelikte tarım işlerinde çalışan mevsimlik işçiler 5510 sayılı Kanunun Ek 5.

maddesi kapsamında sigortalılık talebinde bulunmamış iseler sosyal sigortaların kapsamı

dışında kalacaklardır.5

2.4. TARIM İŞÇİSİ

Tarım kesiminde çalışmak ile tarım işçisi olmak farklı kavramlardır. Her tarım kesiminde

çalışan tarım işçisi değildir.

Tarım işlerinde (toprağa ve hayvancılığa yönelik dikim, söküm, üretme, yetiştirme, bakım

faaliyetleri ve orman içi yolları dahil) bir iş sözleşmesi ile işverene bağlı olarak çalışan kişiler

tarım işçisi olarak tanımlanmaktadır.

Mevsimlik tarım işçisi ise mevsimlik tarım işlerinde bir işverene bağımlı olarak

çalışan kişilerdir. Mevsimlik tarım işçilerinin bir kısmı kendi memleketlerinde göç

etmeksizin tarım işi ile uğraşırken diğer bir kısmı göç ederek tarım işi ile uğraşmaktadırlar.

3

Tarım işi olarak kabul edilmeyen işlerin tarım işyerlerinde veya tarım işyeri niteliği taşımayan işyerlerinde yapılmış

olmaları bu işlerde çalışan işçilerin sigortalılık niteliğini etkilememektedir. Bu işçiler 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı

sayılmalıdır. (Türk İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda Mevsimlik İş Sözleşmesi, Onikilevha Yayınları, İstanbul 2020, Didem

Yardımcıoğlu, s.474.Dipnot 25

4

Türk İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda Mevsimlik İş Sözleşmesi, Onikilevha Yayınları, İstanbul 2020, Didem Yardımcıoğlu,

s.475

5

Türk İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda Mevsimlik İş Sözleşmesi, Onikilevha Yayınları, İstanbul 2020, Didem Yardımcıoğlu,

s.475

Sayfa 3 / 6

Genellikle işleyecek toprağı bulunmayan, yetersiz toprağa sahip olan ya da çeşitli

nedenlerle bu toprakları işleyemeyen aileler, tarımsal işgücü talebi yoğun olan yerlere

giderek, gezici veya geçici olarak çalışmaktadırlar.6

3. 5510 SAYILI KANUN KAPSAMINDA TARIM VE ORMAN İŞLERİNDE ÇALIŞANLARIN

SİGORTALILIĞI

3.1. İŞ SÖZLEŞMESİYLE SÜREKLİ VEYA SÜREKSİZ İŞLERDE ÇALIŞAN TARIM VE ORMAN

İŞÇİLERİNİN SİGORTALILIĞI

5510 sayılı Kanunun 4/I-a bendi uyarınca, kamu idarelerinde sürekli veya süreksiz

çalışan tarım ve orman işçileri ile özel sektörde sürekli çalışan tarım ve orman işçileri zorunlu

sigortalı kapsamında sayılmaktadır.

Tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle sürekli olarak çalışanlar, 5510 sayılı Kanunun

4/1-a kapsamında sigortalı olanlarla aynı hak ve yükümlülüklere sahiptir.

Ancak kanun koyucu bazı durumlarda sürekli tarım işçileri için bir takım istisnai

düzenlemelere yer vermiştir.

5510 sayılı Kanunu’nun 8/I-a bendi gereğince, işverenler tarafından işe giriş bildirgesi

inşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için en geç çalışmaya başladığı

gün Kuruma verilmesi halinde, sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş sayılır.

5510 sayılı Kanunu’nun 6/I-ı bendi uyarınca, özel sektörde tarım işlerinde ücret karşılığı

da olsa süreksiz çalışanları ise zorunlu sigorta kapsamına almamaktadır.

Ancak daha sonra yapılan 5510 sayılı Kanunu’nun Ek. 5/IV maddesindeki düzenleme

uyarınca, bu yasa döneminde tarım ve orman işinde süreksiz olarak çalışmaya başlayanlar, isteğe

bağlı olarak bazı sigorta kolları bakımından sosyal sigorta kapsamına alınmışlardır.7

Ülkemizde bölgelere ve iklim şartlarına göre değişiklik gösteren tarım işlerinde bir

işveren yanında hizmet akdiyle en çok 30 işgünü çalıştıktan sonra bir diğer işverenin işyerinde

çalışmaya başlayan, dolayısıyla her bir işveren emrinde 30 işgününü geçmeyen sürelerde çalışan

kimseler istekleri halinde 5510 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi kapsamında sigortalı

sayılabileceklerdir.

Söz konusu düzenleme uyarınca tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz

çalışanların örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumca belirlenen ilgili muhtarlık, birlik kuruluş, il

6

Mevsimlik Tarım İşçilerinin Sosyal Güvenlik Haklarına İlişkin Değerlendirme ve Öneriler, Müslim Demir, Çalışma ve

Toplum Dergisi 2015/1 (44.Sayı)

7

Bunlar hakkında 5510 sayılı SSGSSK’nun kısa vadeli sigorta kolları bakımından yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı

sigortası, uzun vadeli sigorta kolları yönünden ise malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası ile genel sağlık sigortası hükümleri

uygulanır. Süreksiz olarak çalışan tarım ve orman işçileri hakkında, hastalık ile analık sigortası hükümlerinin uygulanması

söz konusu değildir. Tarım ve Orman İşlerinde süreksiz olarak çalışmaya başlayıp isteğe bağlı olarak sigortalı olanların iş

kazası ve meslek hastalığı sigortasından yararlanabilmeleri için iş kazasının olduğu tarihten en az 10 gün önce tescil edilmiş

olmaları ve sigortalılıklarının sona ermemiş olması, bu Kanuna göre iş kazası ve meslek hastalığından dolayı geçici iş

göremezlik ödeneği ödenmesi veya sürekli iş göremezlik geliri ya da malullük ,yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık

bağlanabilmesi için prim ve prime ilişkin ve mesleki her türlü borçlarının ödenmiş olması şartı aranır. İş kazası ve meslek

hastalığı halinde durum ,kendilerince veya işverenlerince kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç 3 işgünü içinde

bildirilir.

Sayfa 4 / 6

veya ilçe tarım müdürlükleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip onaylanmış belgeleri

ile talepte bulundukları tarihten itibaren sigortalı sayılırlar.8

5510 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesi kapsamında sigortalı olan mevsimlik tarım işçilerinin

sigortalılıkları, aynı Kanunun 4. maddesi kapsamında (zorunlu) sigortalı olarak çalışmaya

başladıkları tarihten itibaren sona erecektir. Kanun koyucu tarafından zorunlu sigortalılığa bağlı

çalışma Ek 5. madde kapsamında isteğe bağlı çalışmaya üstün tutulmuş bulunmaktadır.

5510 sayılı Kanun Ek 5. maddesi kapsamında sigortalılık, sigortalının talebine bağlı olup

zorunlu bir sigortalılık olmadığından bu kişiler her zaman için sigortalılıklarını sona erdirme

talebinde bulunabilirler. Eğer mevsimlik tarım işçisi Ek madde 5 kapsamındaki sigortalılığını

sona erdirme talebinde bulunmuş ise sigortalılığı talep tarihinden itibaren sona erecektir.

Ayrıca, yine bu kapsamda sigortalı olan mevsimlik işçilerden prim borcu bulunup da

talepte bulunanların sigortalılıkları primi ödenmiş son günden, gelir ya da aylık talebinde

bulunanların aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden ve ölen sigortalıların da ölüm

tarihinden itibaren sona erecektir.

Zorunlu sigortalılık kapsamında olmama, sigorta kapsamında olmama (sosyal

güvenceden uzak bulunma) anlamını taşımamaktadır. Nitekim daha önce 2495 sayılı Tarım

İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu döneminde özel sektörde 30 günden az süreyle çalışan tarım

işçileri günümüzde 5510 sayılı Kanunu’nun Geçici 12. maddesi uyarınca isteğe bağlı

sigortalılıklarını sürdürmektedirler.9

3.2. TARIMDA BAĞIMSIZ ÇALIŞANLARIN SİGORTALILIĞI

5510 sayılı Kanunu’nun 4.maddesinin I. fıkrasının 4. bendi uyarınca, tarımda bağımsız

olarak faaliyet gösterenler sigortalı sayılmaktadır.

5510 sayılı Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının 19. bendi uyarınca, tarımda

bağımsız çalışanlar; bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin elde edilmesi ve/veya bu ürünlerin

yetiştiricileri tarafından muhafazası, taşınması veya pazarlanması işlerinde faaliyet

göstermektedir. Söz konusu kişilerin bu faaliyetleri; kendi mülklerinde veya ortaklık yahut

8

Bildirge örneği http:/www.sgk.gov.tr/wps/portal/sgk/tr/calisan form ve dilekçeler/formlar.5510 sayılı Kanun ek.m.5

hükmü gereğince SGK tarafından hazırlanması gereken bildirge,2011/36 sayılı SGK Genelgesi Ek 1’de “Tarım İşlerinde

Hizmet Akdiyle Süreksiz Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” olarak yer almış ve bu bildirgenin 5510 sayılı Kanun ek madde5

hükmü gereğince kamu idarelerinde tarım işlerinde iş sözleşmesiyle süreksiz olarak çalışanlar hariç olmak üzere, tarım

işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalıların Kuruma bildirilmesi amacıyla kullanılacağı ifade edilmiştir.

9

1.1.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, tarım işlerinde hizmet akdiyle

süreksiz çalışan sigortalıların sosyal güvenliğini sağlıyordu.5510 sayılı SSGSSK’nun 106. maddesiyle 2925 sayılı Kanunun 15,13-17,24,33 ve 35. Maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. İlgili Kanunun ilk 5 maddesi yürürlükten kalktığı için kanun

kapsamında sigortaya giriş olanağı da kalkmıştır. Dolayısıyla yalnızca önceden bu Kanun kapsamında sigortalı olanların

sigortalıların devamı söz konusu olacak, bu Kanun kapsamında yeni sigortalılık ise artık mümkün olmayacaktır. Ayrıca 2925

sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanlar, sigortalılıklarının sona ermesi durumunda bir daha 2925 sayılı Kanun kapsamına

giremeyeceklerdir.2925 Sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümleri de bu

kapsamda sigortalı olanlar hakkında uygulamaya deven edilecektir.2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun

Uygulanmasına Dair Yönetmelik de halen yürürlüktedir.(Türk İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda Mevsimlik İş Sözleşmesi,

Onikilevha Yayınları, İstanbul 2020, Didem Yardımcıoğlu,s.468)

Sayfa 5 / 6

kiralamak suretiyle başkalarının mülklerinde ya da kamuya mahsus mahallerde ortaya

çıkmaktadır.10

Bu düzenlemeye göre, tarımsal faaliyet kişinin mülkünde yapılabileceği gibi ortaklık veya

kiralama suretiyle başkalarının mülkünde de gerçekleştirilebilir.

Yargıtay tarımda bağımsız çalışma (kendi ad ve hesabına faaliyet yürütülmesi) konusunda

çıkan uyuşmazlıklarda; uyuşmazlık konusu olan dönem yönünden sigortalının tapulu ya da

tapusuz arazisi veya kiraladığı arazi bulunup bulunmadığı, hayvan varlığı, tarımsal alet ve

edevatının belirlenip belirlenmediği, ziraat bilirkişisi raporu ile yıllık tespit edilmiş net gelir,

kanunla kurulu tarımsal kooperatiflere kayıtlı bulunup bulunulmadığı ve bu kooperatiflere ürün

satılıp satılmadığı, tarım kredisi kullanılıp kullanılmadığı gibi hususları esas alarak hüküm

kurmaktadır.11

5510 sayılı Kanunu’nun 6. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca, tarımda

bağımsız çalışmakla birlikte, aylık kazanç ortalamalarının, asgari günlük kazancın 30 katından

düşük olduğunu belgeleyen kişiler, tarımda bağımsız çalışma yönünden sigortalı

sayılmamaktadır.

BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ

10

11

Türk Sosyal Güvenlik Hukuku, Onikilevha Yayınları, İstanbul 2021,Tankut Centel,S.151

Y.21.HD.T.19.11.2019,E.2018/5435,K.2019/7029

Sayfa 6 / 6

1.446 okunma
Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://isverenim.skyside.com.tr/makale/8727