Avans Ödeme Yükümlülüğünün Koşulları
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
AVANS ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN KOŞULLARI
1. GİRİŞ
Avans, işçiye/gemi adamına iş sözleşmesinde belirlenmiş olan tarihte ödenecek olan ücret
alacağına mahsuben yapılan ön ödemedir.
Yüksek Mahkemeye göre avans ise işçinin henüz ücrete hak kazanmadığı dönemde ihtiyacına
karşılık işverence yapılan ödemeyi ifade etmektedir.1
İşçiye, işe başlamadan veya işe başladığı sırada verilen para, avans olarak değerlendirilemez.
Çünkü, henüz çalışma olmadığından, bunun karşılığı hak edilmiş bir miktar söz konusu değildir; işçinin,
bu durumda avans talep hakkı doğmamıştır.2
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, işçiye ücret alacağı en geç ayda bir olarak
belirlenen ödeme dönemi sonunda ödenir. İşçi çalıştırıldıktan sonra ücrete hak kazanmaktadır.
4857 Sayılı İş Kanunu’nda doğrudan avanstan söz edilmemektedir. Avans ödemesine ilişkin
düzenleme 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nda yapılmıştır.
6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 406.maddesinin son fıkrasına göre, işveren işçiye zorunlu
ihtiyacının ortaya çıkması halinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı
olarak avans vermekle yükümlüdür.
Avans konusunda İş Kanunu’nda bir hüküm bulunmadığı için TBK madde 406/IV hükmü İş
Kanunu’na tabi iş sözleşmelerine de uygulanır.3
Sözleşmelerde ayrıca bir hüküm bulunmadığı takdirde, avans ödeme yükümlülüğü işçinin
hizmet ediminin ifasından sonra ortaya çıkan bir yükümlülüktür.
Uygulamada işverenlik tarafından işçilere her ayın sonunda veya sonraki ayın başında ilgili ayda
hak edilen ücret ödemeleri yapılırken; talepte bulunan işçilere de genellikle her ayın 15’inde aylık
ücretin yarısı kadar avans ödemesi yapılmaktadır.
5953 Sayılı Basın İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca gazeteciye ücreti peşin olarak
ödenmektedir. Bu nedenle işverenin gazetecilere avans ödemesi yükümlülüğü bulunmamaktadır.
854 Sayılı Deniz İş Kanunu’nun 6. maddesinde gemi adamı ile işvereni arasında yapılacak yazılı
hizmet akitlerinde avans şartlarının yer alması gerektiği belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 30. maddesine
göre, işveren veya işveren vekili, gemi adamlarına istekleri halinde hizmet akdinde yazılı esaslara
göre avans ödemeye zorunludur.
Yukarıda belirtilen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun düzenlemesi kapsamında olmayan bir
avans ödemesi ancak bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayalı bir avans ödemesi olabilir. Öte yandan
ne sözleşme ne de yasal koşullar kapsamında olmayan avans ödemesinde ise, işverenin takdirine bağlı
ve bununla bağlantılı olarak işyeri uygulaması haline gelmiş bir ödemeden söz edilebilir.4
1
Y.9.HD’nin 23.06.2009 tarih ve 2007/33269-17717 sayılı ve 23.06.2009 tarih ve 2007/34255,17718 sayılı
kararları
2
Prof. Dr. Hamdi Mollamahmutoğlu İş Hukuku Turhan Kitabevi 3. Baskı Ankara s.491
3
Prof. Dr. Kenan Tunçomağ Prof. Dr. Tankut Centel, İş Hukukunun Esasları Beta 2018 s.124
4
Türk İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uygulamasında Avans, Halil Yılmaz, Yetkin Yayınları, Ankara 2021, s.50
Sayfa 1 / 8
2. AVANSIN ÖDENME KOŞULLARI
İş Kanunu’nda avansın tanımına ve koşullarına ilişkin bir düzenleme yoktur. Yalnızca, ücret
hesap pusulasında yer alması gereken kalemlerin sayıldığı İş Kanunu’nun 37. maddesinde bir “avans
mahsubundan” söz edilmiştir.
Ayrıca aynı Kanun’un 57. maddesinde, “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan işçiye, yıllık izin
dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans
olarak vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır.
6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 406/son fıkrasına göre, işveren işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya
çıkması halinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans
vermekle yükümlüdür.
Buna göre, işçinin avans isteyebilmesi için üç koşulun bir arada olması gerekmektedir:
•
•
•
İşçinin zorunlu bir ihtiyacının ortaya çıkmış olması gerekir.
İşveren, avansı hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda olmalıdır.
İşçi hizmetiyle hak ettiği, diğer deyişle o güne kadar çalıştığı günlerin toplamı kadar avans tutarı
talep edebilir.
İşçiye ödenecek avans miktarı, zamanından, muaccel* hale gelmesinden önce yapılan bir
ödemedir ve ücret ödeme tarihinde ücret alacağından düşülür. Ücretin banka hesabına yatırılması
zorunlu olan işyerlerinde avansın da banka aracılığıyla ödenmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen avans ödemesinin koşulları arasında yer alan, işçinin zorunlu ihtiyacının
bulunup bulunmadığının özellikle çok sayıda işçinin çalıştığı işyerlerinde saptanmasının güçlüğü
ortadadır. Uygulamada bazı toplu iş sözleşmelerinde zorunlu ihtiyaçların bulunması aranmaksızın tüm
işçilere her ayın örneğin 15’inde o güne kadar hak ettikleri ücretlerinin avans olarak ödeneceği
kararlaştırılmaktadır.5
Hastalık, kaza, icra tehdidi, düğün gibi belli bazı durumlarda zaruretin varlığı kural olarak kabul
edilmektedir. Ancak işçinin özel yaşantısına ilişkin olup da paylaşamayacağı veya paylaşmak
istemeyeceği zaruret halleri de söz konusu olabilir. Bu sebeple işçinin beyanına itibar edilerek, zaruret
halinin fazla sorgulanmaması, kendisinden bunu ispatlayacak bilgi ve belgelerin talep edilmemesi
gerekir. Böylelikle işçinin kişiliğine saygı gösterilirken, işçi de gerçeğe aykırı açıklamalarda bulunmaya
sevk edilmemiş olur. Ancak her hak iyi niyet kurallarına uygun olarak kullanılacağından, avans talep
eden işçinin zaruret halini belgelenmesinin istenmesi makul görülebilir.6
İşçinin avans ihtiyacını beyan etmesi yeterli görüldüğünde genel anlamda ihtiyaçlar için de
avans talebi sıklıkla devreye girebilecek ve istisnai bir yol olan avans ödemesi işverenleri finans
sıkıntısına girmelerine neden olabilecek şekilde işletilebilecektir.7
Avans ödemesi yapılabilmesi için ödemenin işvereni de zor durumda bırakmayacak şekilde
olması gerekir.
*Muaccel: Ödenmesi(ifası) zamanı/anı gelen. (Ansiklopedik Hukuk Sözlüğü-Cengiz Yelbaşı Ankara 2014,s.418)
5
Prof. Dr. Sarper Süzek İş Hukuku 13. Bası Beta Yayınevi 2017
6
Dr. Çağlar Çopuroğlu Ücret ve Korunması Turhan Kitabevi Ankara 2013 S. 96
7
Şahin Çil İş Hukukunda İşçinin Ücreti Turhan Kitabevi Ankara 2010 S. 496
Sayfa 2 / 8
Örneğin ekonomik krizin hüküm sürdüğü bir dönemde çok sayıda işçinin avans talep etmesi
halinde, avans ödeme yükümlülüğü bu defa işvereni ciddi şekilde olumsuz etkileyebilecektir. Ancak,
avans ödenmesi konusunda uyuşmazlık çıkması durumunda, işverenin zarar edeceği ya da sıkıntıya
düşeceği hususunu kanıtlaması gerekecektir. 8
İşverenin avans ödemekten kaçınabilmesi için mali kayıtlarında yapılacak bir inceleme, avans
ödemesi için uygun olup olmaması bakımından başlı başına yeterli bir delil teşkil edecektir. Öte yandan
işveren hakkında birçok icra takibi yapılmış olması, üçüncü kişilere karşı yapacağı ödemeyi sürekli
olarak erteleme yoluna gitmesi, senetlerin protesto edilmiş olması veya borçlarını ödeyebilmek için
karşılıksız çek vermiş ve hatır bonolarına başvurmuş olması işverenin ödeme güçsüzlüğünü yansıtan
olgular olarak kabul edilebilir.9
İşçinin zorunlu ihtiyacı dışındaki diğer hallerde avans ödenmesi işverenin takdirindedir.
İşçinin genel olarak geçim sıkıntısı içinde olması veya ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü
koşullar (savaş, kuraklık, pandemi vb.) bu hakkı vermez. Ancak, hakkında icra takibi yapılarak
ücretinden kesinti yapılması sonucu geçim darlığına düşen işçi işverenden avans isteyebilir.10
Zorunlu ihtiyaç koşulu, halihazır ekonomik durumun olumsuzluğu bağlamında aranması ile
sınırlı olmamalıdır. Ayrıca avans almazsa çok yakın zamanda ekonomik durumu kötüleşecek olan işçi
de avans isteyebilir.11
Bununla birlikte zorunlu ihtiyaçlar her zaman avans ödenmesini gerektirmez. Avans ödemesi
istisnai bir ücret ödeme yoludur. İşçinin sürekli zorunlu ihtiyaç halinde olduğunun kabulü, avansı
istisnai olmaktan çıkarıp sürekliliği olan bir ödeme biçimine dönüştürür ki, bunun ücretten bir farkı
olmaz.12
3. KANUNİ DÜZENLEMELERDE YER ALAN AVANS ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
İşveren, Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan düzenleme ve bu düzenlemede yer alan koşullar
uyarınca işçilere ve Deniz İş Kanunu’nda yer alan düzenleme uyarınca ise gemi adamlarına avans
ödemekle yükümlüdür.
Türk Borçlar Kanunu’nun 406. maddesinde belirtilmemiş olmakla birlikte, işçinin avans
verilmesini işverenden talep etmiş olup olmadığına da bakılacaktır.
854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 30. maddesi ise gemi adamlarına istekleri halinde avans
verilmesini öngörmüştür. 13
854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca deniz iş sözleşmesinde avans şartlarının
düzenlenmesi zorunludur. Yasa koyucu, Kanun’un 30. maddesinde, sözleşmede yer verilmek zorunda
olan avans ödeme esaslarına göre işvereni avans ödemekle yükümlü tutmaktadır.
8
Şahin Çil İş Hukukunda İşçinin Ücreti Turhan Kitabevi Ankara 2010 S. 496
Türk İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uygulamasında Avans, Halil Yılmaz, Yetkin Yayınları, Ankara 2021, s.85
10
Y.21.HD. T.18.06.2019,2018/19776-446
11
Türk İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uygulamasında Avans, Halil Yılmaz, Yetkin Yayınları, Ankara 2021, s.71
12
A.g.e., s.71
13
Tankut Centel İş Hukukunda Ücret, İstanbul 1986 S. 308
13
Dr. Çağlar Çopuroğlu Ücret ve Korunması Turhan Kitabevi Ankara 2013 S. 96
9
Sayfa 3 / 8
5953 Sayılı Basın İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca gazeteciye ücreti peşin olarak
ödenmektedir. Bu nedenle gazetecilere avans ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
İşçiye yapılan avans ödemesi, zamanından önce yapılan bir ücret ödemesi olduğu için, ücretin
ödenme zamanı geldiğinde, ödenmesi gereken ücret miktarından düşülür. Yani ücret ödeme gününde,
işveren işçiye ödediği avansı ücretten mahsup* ederek geriye kalan kısmı ödeyecektir. İş Kanunu’nun
37. maddesi uyarınca düzenleyip bir nüshasını işçiye vereceği ücret hesap pusulasında da işçinin
kullandığı avansı “avans mahsubu” sütununda gösterecektir.
İşçinin talep ettiği avans miktarını, o güne kadar yaptığı çalışma ile hak etmiş olması
gerekmektedir. İşçinin ilgili ayda yaptığı çalışma ile ücretinden hak ettiği kısım, avans miktarının üst
sınırı oluşturmaktadır.
Hak edilen miktardan daha fazla avans ödemesi yapıldığı takdirde, örneğin işçi henüz işe
başlamadan veya başladığı anda verilmesinde olduğu gibi, bu ödeme ödünç verme olarak
değerlendirilmelidir. 14
4. AVANS ÖDENMEMESİNİN DOĞURACAĞI HUKUKİ SONUÇLAR
İşveren, şartları gerçekleştiğinde işçiye/gemi adamına istediği avansı vermek zorundadır.
Yargıtay konuyla ilgili bir kararında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 327. maddesine (Yeni Türk
Borçlar Kanunu’nun 406.maddesi de aynı şekilde düzenlenmiştir) atıfta bulunarak, “…Avans işçinin
henüz ücrete hak kazanmadığı bir dönemde ihtiyacına karşılık işverence yapılan ödemeyi ifade eder.
İşçinin zarureti halinde ve işveren açısından zarar ve zorda kalmayı gerektirmeyen bir durumda avans
ödemesi zorunlu bir hal olarak yasada düzenlenmiştir.” şeklinde hüküm kurmuştur.15
Öğretide, koşulları gerçekleştiği halde işçiye avans ödemesinin yapılmamasının, 6098 Sayılı
Borçlar Kanunu’nun 406. maddesi uyarınca işçiye haklı nedenle iş sözleşmesini fesih imkanını
tanıyacağı görüşü ileri sürülmektedir.16
Bu konuda yine öğretide, İş Hukuku’nda bir boşluk bulunmadığı, genel kanuna gitmeye gerek
olmadığı, avansın niteliği itibariyle ücret olmakla, koşullarının oluşmasına rağmen ödenmemesinin
yasalarla belirlenen çalışma şartlarına işverence uyulmaması anlamına geleceği ve 4857 Sayılı İş
Kanunu’nun 24/II (f) son cümle gereğince işçi yönünden haklı fesih nedeni olarak değerlendirileceği de
öne sürülmektedir. 17
Borçlar Kanunu’nda yer alan düzenlemede; işçinin zorunlu bir ihtiyacının ortaya çıkması ve
işverenin ödeyebilecek durumda olması halinde avans ödemesi yapılmasından bahsedilmektedir.
14
Dr. Çağlar Çopuroğlu Ücret ve Korunması Turhan Kitabevi Ankara 2013 S.96
Y.9.HD. T.23.06.2009,2007/33269-17717 sayılı karar.
16
Tankut Centel İş Hukukunda Ücret, İstanbul 1986 S. 309
17
Şahin Çil İş Hukukunda İşçinin Ücreti Turhan Kitabevi Ankara 2010 S. 495
*Mahsup: İndirme, hesaplaşma, avans kapatma. (Ansiklopedik Hukuk Sözlüğü-Cengiz Yelbaşı Ankara
2014,s.387)
15
Sayfa 4 / 8
Borçlar Kanunu’nun “Ücretin ödenmesi” başlıklı 406. maddesi uyarınca, “… İşveren, işçiye
zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle
orantılı olarak avans vermekle yükümlüdür.”
Borçlar Kanunu’ndaki hizmet akdine ilişkin düzenlemeler ancak İş Kanunu’nda bu konuda bir
hüküm yoksa uygulama alanı bulur. Yüksek Mahkeme uygulaması gereğince işçinin ücreti, çalışılan ayı
takip eden aybaşında muaccel (talep edilir) hale gelmektedir.
Borçlar Kanunu’ndaki avans düzenlemesinin yukarıda belirtilen koşulların oluşmaması halinde
uygulanma zorunluluğu bulunmamaktadır. İşverenin avans ödememesi durumunda bir cezai yaptırımla
karşı karşıya kalması ya da işçinin, avans alamadığı gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshi söz
konusu değildir.
Ancak işveren, takdire bağlı olarak avans vermek isterse Borçlar Kanunu’ndaki hükümler hukuki
dayanak niteliğindedir.
Yargıtay yakın tarihli bir kararında, işçi ile işveren arasında avans ödeneceğine dair iş sözleşmesi
veya toplu iş sözleşmesiyle yapılmış bir düzenleme yoksa işverenin işçinin avans talebini karşılamak
zorunda olmadığına hükmetmiştir. Dolayısıyla işçinin avans ödemesi yapılmadığı gerekçesiyle yaptığı
fesih de haklı fesih niteliği taşımayacaktır.
“…Mahkemece işverenin geçerli bir neden göstermeden davacının avans talebini karşılamaması
davacı bakımından haklı fesih nedeni kabul edilerek kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmış ise de;
4857 sayılı İş Kanunu'nun işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen 24. maddesinde
işverenin işçiye avans vermemesi şeklinde bir sebep bulunmamaktadır. Taraflar arasında işverenin
davacıya her istediğinde avans vereceğine yönelik bir sözleşme de mevcut değildir. Bu nedenlerle işçi
tarafından yapılan fesih haklı nedene dayanmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine yasal
olmayan gerekçe ile kabulü hatalıdır.”18
İşveren/donatan tarafından avans ödenmemesi halinde ise gemi adamı hizmet akdini 854 sayılı
Deniz İş Kanunu’nun 14/II-b bendi uyarınca önelsiz olarak feshedebilir ve en az bir yıllık hizmet
süresine sahip olması halinde aynı Kanun’un 20. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanır.
5. AVANS ÖDEMESİ NİTELİĞİNDE SAYILAN KIDEM TAZMİNATI ÖDEMELERİ
Uygulamada iş sözleşmesinin taraflarının çeşitli saiklerle aralarında anlaşması üzerine,
sözleşme devam ederken “kıdem tazminatı” adı altında ödeme yapıldığı görülmektedir. Yüksek
mahkeme iş sözleşmesi fiilen sona ermeden yapılan bu ödemeleri avans niteliğinde kabul etmektedir.
“İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan
ödemeler avans niteliğinde sayılmalıdır, işçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak
kazanılması durumunda işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı
hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir.” 19
18
Y. 9.HD.T.2.06.2020, E.2016/18215,K.2020/6511
Y.9.HD. 2009/4726 K. 2011/1529 T. 31.1.2011
19
Sayfa 5 / 8
İşçiye henüz çalışılmayan dönem için verilen avans niteliğindeki ödemeler tazminata esas ücrete
eklenmeyecektir. Örneğin, işçiye avans olarak ücret ödenmesinin ardından gerçekleşen fesihte, işçinin
ödenen ücretin iadesi lazım geldiğinden tazminata esas ücrette avans miktarı dikkate alınmamalıdır.20
Kıdem tazminatının hesabında nazara alınacak ücret eklerinin ve menfaatlerin devamlılık arz
etmesi ve sosyal yardım niteliğinde olması gerekmektedir. Avans ödemeleri bu nitelikte olmadığından
kıdem tazminatı hesabında giydirilmiş ücret hesaplanırken dikkate alınmaz.
“İşçinin kullandığı avans mahsup edilmeden iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda; bu
avansın hangi alacaktan mahsup edilmesi gerektiği sorununun çözümü için Borçlar Kanunu’nun genel
hükümlerinden hareket edilmesi gerekmektedir. Avans ileride ödenecek olan ücret olduğu için öncelikle
bu ücretten mahsup edilecek, bakiye miktar kalırsa önce ikramiye alacağından ve sonra kıdem
tazminatından mahsup edilmesi yoluna gidilecektir.”21
6. İŞ AVANSI
Türk Borçlar Kanunu’nun 416. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, işçi sözleşmeden doğan
borçlarını yerine getirmek için düzenli olarak masraf yapıyorsa, kendisine en az ayda bir olmak üzere
belirli aralıklarla uygun bir avans verilecektir.22
İşçinin işin yürütümü sırasında işveren adına harcama yapması için verilen para, iş avansı
olarak adlandırılabilir. Borçlar Kanunu’nun 406. maddesinde düzenlenmiş olan avansla yukarıda
belirtilen iş avansı birbirine karıştırılmamalıdır. İşyerinde harcama yetkisine sahip işçilere işlerin
yürütümü için verilen iş avansı ücretle ilgili değildir. İş avansının özelliği, işçi tarafından yapılan
harcamaların belgeye bağlanması ve kapatılması zorunluluğudur. Aksi takdirde işçinin kapatılmayan iş
avansları sebebiyle sorumluluğu gündeme gelebilir.23
7. AVANSTAN VERGİ VE SİGORTA PRİMİ KESİNTİSİ YAPILMASI
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94/1 bendinde, hizmet erbabına
ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden 103 ve 104. maddelere göre
gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Söz konusu düzenlemede avans da ücret sayılmıştır.
“İş sözleşmesiyle çalışan işçilere gelecekteki ücretlerine mahsuben verilen avansların Gelir
Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ücret olarak değerlendirildiği, bu nedenle ay içinde verilen ve ay
sonunda personelin net ücretinden kesilen ücret avansları dışında bir aydan uzun vadeli bütün
20
Şahin Çil İş Hukukunda İşçinin Ücreti Turhan Kitabevi Ankara 2010 S. 246
Y.9.HD.14.06.2001-7891/10173
22
Prof.Dr. Kenan Tunçomağ, Prof.Dr.Tankut Centel, İş Hukukunun Esasları Beta 2018 s.124
23
Şahin Çil İş Hukukunda İşçinin Ücreti Turhan Kitabevi Ankara 2010 s. 497
21
Sayfa 6 / 8
ödemelerin (iş avansları hariç) ücret olarak değerlendirilmesi, verildiği ayda ilgili personelin
bordrosuna ilave edilerek vergi tevkifatına tabi tutulması gerektiği değerlendirilmektedir.”24
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun IV/1-b bendinde; maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri
her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenenler dahil) için verilen
makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara
nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden
kâğıtların damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki Kanun hükümleri dikkate alındığında; şirket bünyesinde çalışan personele ödenecek
ücretlerinden mahsup edilmek üzere verilen avans ödemelerine ilişkin olarak düzenlenen kâğıtların
488 sayılı Kanun’a ekli (1) sayılı tablonun IV/1-b bendine göre damga vergisine tabi olduğu
anlaşılmaktadır. 25
Bu nedenle, personele verilen avansların, verildiği ayda ilgili personelin bordrosuna ilave
edilerek damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde, hak edilen ücretlerin brüt toplamının prime esas kazançların hesabında
dikkate alınacağı belirtilmektedir.
Bu itibarla, avans ödemesi hak edilmemiş bir ücret olması bakımından, ödendiği dönemde
sigorta prime tabi tutulmayacaktır. Ancak, avansın mahsup edilmesi halinde hak edilen ücret tutarı
üzerinden sigorta primi hesaplanması gerekmektedir.26
8. SONUÇ
Avans, işçiye/ gemi adamına iş sözleşmesinde belirlenmiş olan tarihte ödenecek olan ücret
alacağına mahsuben yapılan ön ödemedir.
6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 406’ncı maddesinin son fıkrasına göre, işveren, işçiye zorunlu
ihtiyacının ortaya çıkması halinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı
olarak avans vermekle yükümlüdür.
Buna göre, işçiye avans ödenebilmesi için üç koşulun bir arada bulunması gerekmektedir: işçinin
zorunlu bir ihtiyacı ortaya çıkmış olmalı; işveren avansı hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda
olmalı; işçi hizmetiyle hak ettiği, diğer deyişle o güne kadar çalıştığı günlerin toplamı kadar avans tutarı
talep etmelidir.
İşveren, Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan şartlar ve gemi adamları bakımından iş
sözleşmesinde kararlaştırılabilecek diğer şartların gerçekleşmesi üzerine, işçiye hak ettiği ancak
muaccel olmayan ücretinin bir kısmını avans olarak vermekle yükümlüdür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ndaki düzenleme dışında, bireysel ya da toplu iş sözleşmesine
dayalı bir biçimde de işçiye avans ödemesi yapılabilir. Öte yandan ne sözleşme (iş sözleşmesi ve toplu
24
Kemal Ünlü, İSMMO Mali Çözüm Dergisi Temmuz-Ağustos 2017 “Personele Yapılan Avans Ödemelerinin
Vergi, İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı Kapsamında Değerlendirilmesi s.142
25
A.g.m.
26
A.g.m.
Sayfa 7 / 8
iş sözleşmesi) ne de yasal koşullar kapsamında olmayan avans ödemesi ise, işverenin takdirine bağlı ve
bununla bağlantılı olarak işyeri uygulaması haline gelmiş bir avans ödemesi olarak değerlendirilebilir.
Kanuna ve sözleşmeye dayanan ya da işyeri uygulamasına dönüşen bir avans ödemesi yoksa işçi
avans verilmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini feshedemez. Feshetmesi halinde ise bu haklı bir fesih
gerekçesi olamaz. 4857 sayılı İş Kanunu'nun işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen 24.
maddesinde işverenin işçiye avans vermemesi şeklinde bir sebep bulunmamaktadır. Konuyla ilgili son
dönemlerdeki Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca deniz iş sözleşmesinde avans şartlarının
düzenlenmesi zorunludur. Yasa koyucu Kanun’un 30. maddesinde sözleşmede yer verilmek zorunda
olan avans ödeme esaslarına göre işvereni avans ödemekle yükümlü tutmaktadır.
İşveren/donatan tarafından avans ödemesi yapılmaması halinde gemi adamı hizmet akdini 854
sayılı Deniz İş Kanunu’nun 14/II-b bendi uyarınca önelsiz olarak feshedebilir ve en az bir yıllık hizmet
süresine sahip olması halinde aynı Kanun’un 20. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanır.
5953 Sayılı Basın İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca gazeteciye ücreti peşin olarak
ödenmektedir. Bu nedenle gazetecilere avans ödenmesi yükümlülüğü bulunmamaktadır.
İşveren/donatan tarafından avans ödemesi yapılmaması halinde gemi adamı hizmet akdini 854 sayılı
Deniz İş Kanunu’nun 14/II-b bendi uyarınca önelsiz olarak feshedebilir ve en az bir yıllık hizmet
süresine sahip olması halinde aynı Kanun’un 20. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanır.
İşçiye yapılan avans ödemeleri Gelir Vergisi, Damga Vergisi ve Sigorta Primi kesintisine tabidir.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Sayfa 8 / 8