isverenim.com
Yayınlar

Askerlik Yükümlülüğü, Kıdem Tazminatı ve Yeniden İşe Başlatma Zorunluluğu

  • Tarih
  • Hazırlayan

"Askerlik Yükümlülüğü, Kıdem Tazminatı ve Yeniden İse Başlatma Zorunluluğu" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Ekli belgeler

PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗
Ekli belgenin metni: Makale (PDF)

ASKERLİK YÜKÜMLÜLÜĞÜ, KIDEM TAZMİNATI VE YENİDEN İŞE BAŞLATMA

ZORUNLULUĞU

1. GENEL OLARAK

Muvazzaf askerlik, belli bir yaşa gelmiş olan her erkek Türk vatandaşının zorunlu bir

biçimde yapması gereken bir vatandaşlık ödevidir.

İşçinin muvazzaf askerlik ödevi, manevra veya herhangi bir nedenle silah altına

alınması 4857 sayılı İş Kanunu’nun 31 inci maddesinde düzenlenmiştir.

İşçi, muvazzaf askerlik nedeniyle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda 4857 sayılı

İş Kanunu’nun 120 nci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş

Kanunu’nun 14 üncü maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanır.

İşçinin manevra veya herhangi bir nedenle silah altına alınması halinde ise iş

sözleşmesi işinden ayrıldığı günden başlayarak 2 ay sonra işveren tarafından feshedilmiş

sayılır. İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az 1 yıl çalışmış olması

gerekmektedir. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için ayrıca 2 gün eklenir. Bu

sürenin toplamı 90 günü geçemez.

Muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir nedenle silah altına

alınması halinde iş sözleşmesi feshedilen işçi de kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

Askerliğin bedelli olarak yapılması halinde ise işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp

kazanmayacağı konusu son dönemde kamuoyunu uzun süre meşgul etmiştir.

Askerlik Kanunu’nda 26.07.2018 tarihinde yapılan değişiklik ile bedeli askerlik yapan

kişilerin ücretsiz izinli sayılmaları gerektiği düzenlenmiştir. Son dönemde verilen yargı

kararları, işçinin bedelli askerlik sebebiyle ücretsiz izin kullanması halinde kıdem

tazminatına hak kazanamayacağına; iş sözleşmelerini bedelli askerlik nedeniyle fesheden

işçilerin ise kıdem tazminatına hak kazanacağına hükmetmektedir. İşçinin burada seçimlik

bir hakkının bulunduğu kabul edilmektedir.

Askerlik yükümlülüğü ile ilgili konunun ikinci boyutunu ise askerlik dönüşü işveren

tarafından yeniden işe başlatma zorunluluğu oluşturmakta olup, söz konusu düzenleme

4857 sayılı İş Kanunu’nun 31 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında yer almaktadır.

Sayfa 1 / 5

2. KIDEM TAZMİNATI ÖDENMESİ

2.1 MUVAZZAF ASKERLİK HALİ

İş sözleşmesinin muvazzaf askerlik sebebiyle işçi ya da işveren tarafından

feshedilmesi halinde işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerekmektedir. Muvazzaf askerlik için

işten ayrılan işçi celp dönemi ertelense de kıdem tazminatı almaya hak kazanır.

İş Kanunu, askerlik nedeniyle iş sözleşmesi sona eren işçinin her bir yıllık çalışması

için 30 günlük brüt maaşı tutarında tazminat verileceğini öngörmüştür.1

Yargıtay’a göre işçinin askere gidişi işyerini terkinden kısa ve makul bir süre içinde

olmalıdır. Yüksek Mahkeme işçinin iş sözleşmesinin sona ermesinden yaklaşık 1 yıl 9 ay

sonra askere gitmesini, askerlik sebebine dayanan bir fesih olarak kabul etmemiştir.2

Yüksek Mahkeme işçinin işten ayrıldığı tarih ile askere sevk arasında geçen 2 ay 8

günlük sürenin ise muvazzaf askerlik nedeniyle fesih için makul süre olarak

değerlendirilmesi gerektiğini belirtilmiştir.

Tarafların iş sözleşmesiyle veya toplu iş sözleşmesiyle muvazzaf askerlik döneminde

iş akdinin askıya alındığını kararlaştırmalarında da herhangi bir engel yoktur. Bu durumda

da sözleşme feshedilmeyip taraflar arasında devam ettiğinden kıdem tazminatı talep hakkı

doğmaz.3

Taraflarca kararlaştırılması durumunda askerlik süresi sonunda askı hali de sona

erdiğinden makul süre içinde işçinin eski işine dönebilmesi gerekir. Taraflar askerlik süresi

sonunda işe başlamak için belli bir süre veya belli bir gün de kararlaştırabilirler.4

Muvazzaf askerlik döneminde iş sözleşmesinin askıya alınmasına rağmen işçiye

tazminat ödenmesi halinde, yapılan ödemenin avans niteliğinde olup olmadığına veya askı

iradesinin fesih olarak tadil edildiği anlamına gelip gelmediği her somut olayda karşılıklı

iradelere ve delil durumuna göre belirlenmelidir.5

Askerlik sebebiyle fesihte işçinin işverene ihbar öneli tanıması gerekmediği gibi işçi

de ihbar tazminatına hak kazanamaz. Askerlik sebebiyle fesihte işverene eğitim gideri de

ödenmesi gerekmez.6

1

Çelik, Caniklioğlu, Canbolat, Özkaraca, İş Hukuku Dersleri, Beta Yayınları, İstanbul 2021, s.728.Dipnot.” Deniz İş Kanununun 20/3

hükmüne göre gemi adamının iş sözleşmesinin muvazzaf askerlik hizmeti sebebiyle sona erdirilmesi durumunda, bir yıllık asgari

çalışma süresini dolduran gemi adamı kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. Ancak gemi adamının muvazzaf askerlik hizmeti

sebebiyle iş sözleşmesini sona erdirerek kıdem tazminatı talep etmesi mecburi değildir. Şüphesiz ki tarafların anlaşması

durumunda iş sözleşmesinin askerlik süresince askıya alınması her zaman mümkündür.”

2

Y.9.HD.13.09.2018, E.2015/21153, K.2018/157677

3

Sarper Süzek, İş Hukuku, Beta Yayınları İstanbul, s.764, Şahin Çil, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay Uygulaması,

Yetkin Yayınları, Ankara, s.238

4

Şahin Çil, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay Uygulaması, Yetkin Yayınları, Ankara, s.238

5

A.g.e.s.239

6

A.g.e.s.238

Sayfa 2 / 5

2.2. MANEVRA VEYA BAŞKA BİR NEDENLE SİLAH ALTINA ALINMA HALİ

4857 sayılı İş Kanunu’nun 31 nci maddesi uyarınca, muvazzaf askerlik ödevi dışında

manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınan veyahut herhangi bir kanundan doğan

çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan işçinin iş sözleşmesi işinden ayrıldığı günden

başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş sayılır.

İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir

yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün eklenir. Bu sürenin tamamı

doksan günü geçemez. İş sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken

süre içinde işçinin ücreti işlemez.7 Ancak özel kanunların bu husustaki hükümleri saklıdır.

Bu süre içinde iş sözleşmesinin Kanundan doğan başka bir sebebe dayanılarak

işveren veya işçi tarafından feshedildiği öteki tarafa bildirilmiş olsa bile, fesih için Kanunun

gösterdiği süre bu sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar. Ancak iş sözleşmesi belirli

süreli olarak yapılmış ve sözleşme yukarıda yazılı süre içinde kendiliğinden sona eriyorsa bu

madde hükümleri uygulanmaz.

Kanunun 31 nci maddesi uyarınca muvazzaf askerlik ödevi dışında manevra veya

başka bir nedenle silah altına alınan ya da herhangi bir yasadan doğan çalışma ödevi

yüzünden işinden ayrılan işçinin iş sözleşmesi (2 ay ile 90 gün arasında) askıya alındığından,

yani fesih söz konusu olmadığından kıdem tazminatı ödenmesi söz konusu olmaz. Ancak

Kanunda belirtilen askı süresinin geçmesi halinde sözleşme işveren tarafından feshedilmiş

sayılacağından bu durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır.8

2.3. BEDELLİ ASKERLİK HALİ

7146 sayılı Askerlik Kanunu ile Diğer Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yapılan düzenleme ile 1111

sayılı Askerlik Kanunu’na eklenen geçici 55 inci maddede, işçinin temel askerlik eğitimi

süresince ücretsiz izinli sayılacağı öngörülmüştür. Bu durumda belirtilen geçici madde

kapsamında askere alınmalarda kanuni askı hali söz konusudur. 9

İşçinin bedelli askerlik sebebiyle iş sözleşmesini feshetmesi halinde de kendisine

kıdem tazminatı ödenmesi gerekmektedir. Bu düzenleme ile işçiye iş sözleşmesini askıya

alma ya da iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatını alma konusunda seçim hakkı

tanınmıştır.

Nitekim bu konuda Bölge Adliye Mahkemelerince 7146 sayılı Kanunla getirilen

ücretsiz izin hakkı ile kıdem tazminatı hakkı konusunda işçinin seçim hakkı olduğu kabul

edilmiştir.

7

Basın İş Kanunu’nun 6 ıncı maddesi gazeteci açısından muvazzaf askerlik hizmetini kıdem tazminatına hak

kazandıran bir sona erme sebebi olarak görmemektedir. Ancak Basın İş Kanunu’nun 16/3 hükmü, muvazzaf askerlik

hizmeti süresince işvereni gazeteciye son aldığı ücreti yarı nispetinde ödeme yükümlülüğü altına sokmaktadır.

8

Sarper Süzek, İş Hukuku, Beta Yayınları İstanbul, s.763

9

Şahin Çil, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay Uygulaması, Yetkin Yayınları, Ankara, s.239

Sayfa 3 / 5

Bedelli askerlikte kıdem tazminatı konusunda Konya Bölge Adliye Mahkemesi (BAM)

verdiği emsal kararda, “4857 sayılı Kanuna tabi olarak çalışanlardan zorunlu(muvazzaf)

askerliğini yapanların askerlikten kaynaklanan kıdem tazminatı ve askerlik dönüşü işe

başlama şeklinde iki önemli hakkı vardır. Askerlik nedeniyle işten ayrılan işçinin kıdem

tazminatı alabileceğine dair düzenleme İş Kanunu’nun ilgili maddesinde yer almakta olup,

bu maddede herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. 7146 sayılı Kanun, temel askerlik

süresince çalışanın işyeri tarafından ücretsiz izinli olarak sayılacağına yer verdiğinden,

bedelli askerlik nedeniyle işine ara verecek işçinin askere gideceğini belirterek iş akdini

feshetmemişse dönüşünde aynı yerde çalışma hakkına da sahiptir. Ancak bunun yerine

ücretsiz izin de talep edebilir. Bu durumda ise ortada bir fesih olmadığından feshe bağlı

alacak olan kıdem tazminatı talebinden söz edilemez. Yani işçinin seçimlik hakkı vardır.

Davacı 1475 sayılı Kanun’a göre fesih hakkını kullanarak kıdem tazminatı talep etmiştir.

Davalı işveren işten ayrılış bildirgesini 03(işçi istifası) koduyla vermiştir. Dava ve ıslah

dilekçesinde talep edilen miktarlar dikkate alınarak bilirkişi raporunda hesaplanan kıdem

tazminatı alacağının kabulü gerekmektedir.” biçiminde hüküm kurmuştur.

Yüksek mahkeme yine konuyla ilgili bir kararında, askerlik yapmaksızın sadece

bedelinin ödenmesi halinde de kıdem tazminatına hak kazanılacağını kabul etmiştir.10

3. İŞÇİNİN ASKERLİK DÖNÜŞÜ AYNI İŞYERİNDE TEKRAR İŞE BAŞLAMA HAKKI

4857 sayılı İş Kanunu’nun 31 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında, “Herhangi bir askeri

ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin sona ermesinden başlayarak iki

ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş

yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe

almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma

yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç aylık ücret

tutarında tazminat öder.” düzenlemesi yer almaktadır.

Kanunda herhangi bir askeri ödevden söz edildiğine göre sadece muvazzaf askerlik

değil her türlü askerlik ödevi nedeniyle iş akdi sona eren işçiler tekrar işe alınma hakkından

yararlanırlar.

Söz konusu düzenlemede, işverenin “o andaki şartlarla işe almak zorundadır” hükmü

yer almaktadır. Kanun bu hüküm ile işçinin kazanılmış haklarını korumayı ve işçinin işten

ayrıldığı andaki koşullara göre değil, iş sözleşmesinin kurulacağı andaki koşullara göre

yeniden işe alınmasını amaçlamıştır. İşçinin işten uzak kaldığı süre içerisinde ücretinde

meydana gelen artışlardan da yararlanması gerekir. Ancak işyerinde yürürlükte bulunan

toplu iş sözleşmesinden yararlanması, buna ilişkin koşulların bulunmasına bağlıdır.11

10

11

Y.9.HD.05.11.2015,E.2014/15064,K.2015/31360

Haluk Hadi Sümer, İş Hukuku Uygulamaları, Seçkin Yayınları, Ankara 2019,s.185

Sayfa 4 / 5

Burada söz konusu olan işten ayrılma, İş Kanunu’nun 31 nci maddesinin 1 nci ve 3

üncü fıkralarında düzenlenen geçici askerlik veya yasal ödev nedeniyle iş akdinin geçici

olarak askıya alınması değil, Kanunun 31 nci maddesinin son fıkrasında hükme bağlanmış

olan yukarıda belirtilen nedenlerle feshedilmiş diğer deyişle sona ermiş iş akdinin yeniden

kurulması zorunluluğudur.12

Askerlik yükümlülüğünü tamamlayan işçinin, bu kanuni ödevin sona ermesini takip

eden iki ay içinde aynı işyerinde işe başlamak için işverene başvurması halinde, Kanunda

belirtilen şartlar çerçevesinde işveren o işçiyi tekrar işe almak zorundadır.

İşveren, kanuni ödevi sona eren işçiyi benzer işlerde boş yer varsa derhal, yoksa

boşalacak ilk işe o andaki koşullarla almak zorundadır. İşe alınan işçi eski işinde veya benzeri

bir işte çalıştırılacaktır.

Askeri veya kanuni ödevi biten işçinin işe alınması halinde, iş isteme tarihi ile işe

alınma tarihi arasında geçen sürede iş ilişkisi kurulmamış olduğundan, işçinin bu süre için

ücret talep hakkı ve işverenin de ücret ödeme yükümlülüğü yoktur.13

Yüksek mahkeme kararlarına göre, askerlik dönüşü işe alınmayan işçi İş Kanunu’nun

18 inci maddesi ve devamı maddeler hükümlerine dayanarak işe iade davası açamaz ve iş

güvencesinden yararlanamaz. Çünkü iş sözleşmesi askerlik nedeniyle sona erdirilmiştir,

muvazzaf askerlik döneminde sözleşme askıda değildir ve bu durumda askerlik dönüşü

mevcut olmayan bir iş akdinin işveren tarafından feshinden söz edilemez.14

Yargıtay yine benzer bir kararında, “…4857 sayılı İş Kanunu’nun 31/4 maddesinin,

işverene askerlik sonrası işçiyi işe alma konusunda bir yükümlülük getirmiş ve işe

başlatılmaması halinde cezai yaptırım olarak tazminat ödenmesini öngörmüş olduğunu,

davaya bakan iş mahkemesinin davacının (işçinin) işe iade talebiyle açtığı davanın reddi

gerekirken kabulü yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.15

Yargıtay’ın konuyla ilgili yukarıda yer alan kararlarından da anlaşılacağı üzere;

askerlik süresi sonunda işverene başvurduğu halde işveren tarafından işe başlatılmayan

işçiye Kanun yalnızca 3 aylık ücret tutarında tazminat isteme hakkı vermiş olup işçi, bu

konuda işe iade başvurusu yapamamaktadır.

BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ

12

Sarper Süzek, İş Hukuku, Beta Yayınları İstanbul, s.338

Haluk Hadi Sümer, İş Hukuku Uygulamaları, Seçkin Yayınları, Ankara 2019, s.185

14

Y.9.HD.06,11.2006,2046/29128

15

Y.22.HD.05.05.2014, E.2014/11565, K.2014/11387

13

Sayfa 5 / 5

1.625 okunma
Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://isverenim.skyside.com.tr/makale/8744