"İşçinin Verdiği Zarar Nedeniyle İş Sözleşmesinin Feshi ve Zararın Tazmini" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
İşçinin Verdiği Zarar Nedeniyle İş Sözleşmesinin Feshi ve Zararın Tazmini
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
İŞÇİNİN VERDİĞİ ZARAR NEDENİYLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ VE ZARARIN
TAZMİNİ
1. GİRİŞ
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasının ı bendi, işçinin
meydana getirdiği zarar nedeniyle işverene haklı nedenle iş sözleşmesini fesih imkanını
tanımıştır.
Buna karşın, “İşçinin Sorumluluğu” başlığını taşıyan 6098 Sayılı Türk Borçlar
Kanunu’nun 400 üncü maddesi uyarınca, işveren yönünden işçinin meydana getirdiği
zarar nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için işçinin kusurun derecesinin göz
önüne alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, işçinin meydana getirdiği zararın ücretinden takas edilerek tazmini
konusunda da Borçlar Kanunu’nun 407 nci maddesi uyarınca kasıt ve bu konuda
mahkeme kararı bulunması şartları gerekmektedir.
İşçinin işverene verdiği zarar nedeniyle gerek iş sözleşmesinin tazminatsız feshinde
gerekse söz konusu zararın tazmininde, Yüksek Mahkemenin son dönemlerde verdiği
kararlar; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca değerlendirme yapılarak
kusurun derecesi ve kasıt durumu belirlenerek sonuca gidilmesi gerektiği
doğrultusundadır.
2. İŞÇİNİN VERDİĞİ ZARAR NEDENİYLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II nci fıkrasının ı bendi uyarınca, “İşçinin kendi isteği
veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya
malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri
otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması”
halinde işveren iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini
beklemeksizin haklı nedenle feshedebilecek ve işçi bu durumda kıdem tazminatına hak
kazanamayacaktır.
Maddede sözü edilen ücret dar anlamda ücrettir. İkramiye, prim, fazla çalışma ücreti
vb. ödemeler bu maddede yer alan otuz günlük ücret içerisinde değerlendirilemez.
Ancak, ücretin garanti ücret üzerine yapılan işe göre ilave ücret veya satış primi
olarak belirlendiği hallerde gerçek ücret bu ödemeler toplamı olarak
değerlendirilmelidir. Örneğin, uygulamada ülkeler arası yük taşıyan tır şoförleri asgari
ücret ve sefer primi karşılığında çalışmaktadır. Sefer primi olarak adlandırılan kısım da
dar anlamda ücrettir. Bu durumda maddenin uygulanması anlamında otuz günlük ücret,
tır şoförleri yönünden her iki ödemenin toplamına göre belirlenecektir.1
1
Şahin Çil, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay Uygulaması, Yetkin Yayınları, Ankara 2020, s.111
Sayfa 1 / 5
Zararın ortaya çıktığı tarih ile işçinin iş sözleşmesinin fesih tarihi arasında ücretin
değişmiş olması halinde ise işveren tarafından iş sözleşmesinin fesih hakkının
kullanıldığı tarihte işçinin almakta olduğu ücret esas alınarak bir değerlendirme
yapılacaktır. 2
2.1. TAZMİNATSIZ FESİHTE KUSURUN DERECESİNİN BELİRLENMESİ
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “İşçinin Sorumluluğu” başlığı altında
düzenlenen 400 üncü maddesinde, “İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan
sorumludur. Bu sorumluluğun belirlenmesinde; işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlığı
ve eğitimi gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi
gereken yetenek ve nitelikleri göz önünde tutulur.” hükmü yer almaktadır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 400 üncü maddesinde yer alan, işçinin
sorumluluğunun sınırlandırılması ile ilgili ikinci fıkradaki düzenleme uyarınca kusurun
derecesi; işin tehlikeli olup olmaması, zararın yüksekliği, riskin sigorta edilebilirliği,
işçinin işletmedeki konumu, ücretinin seviyesi, kıdemi, yaşı, ailevî ilişkileri ve zarar
anına kadarki davranışları göz önünde bulundurularak belirlenecektir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 400 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki
düzenleme ile işçinin kusur oranına göre verdiği zarar /hasar otuz günlük ücretini aşsa
da kusurun daha çok işverende veya başka bir etkende olduğu, işçinin kusurunun daha
az ve hafif olduğu durumlarda sorumlu tutulmamasına karar verilecektir.
İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı
olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli oran olarak saptanmışsa; zararın
miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına
bakılmalıdır.3
İşçinin kusuru ve verdiği zarar, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir.4
2.2. İŞÇİNİN VERDİĞİ ZARAR NEDENİYLE HAKLI FESİH VEYA GEÇERLİ FESİH
AYIRIMI
İşveren, verdiği zararla iş sözleşmesine aykırı davranışta bulunan işçiye yaptığı
eylemle orantılı bir yaptırım uygulamalıdır. Yapılan eylemle orantılı olmayan ve ölçüsüz
olarak nitelendirilebilecek bir yaptırım kabul edilemez.
Ölçülülük ilkesi uyarınca, uygulanacak
gerçekleştirmeye elverişli olmalıdır.
önlem,
ulaşılmak
istenen
amacı
Yüksek Mahkeme’ye göre, yargıç feshin geçerli olup olmadığını kararlaştırırken,
işçinin davranışının ağırlığını dikkate alarak, her olayın özelliğine göre işçinin davranışı
ile işverence uygulanan fesih türü arasında bir orantısızlık (ölçüsüzlük) olup olmadığını
takdir edecektir. İşçinin davranışının haklı fesih olarak değerlendirilmesi ağır ve
gerekli olmayan bir sonuç ise geçerli neden, işveren açısından iş ilişkisinin devamını
2
A.g.e., s.112
Y.22.HD.25.04.2018, E.2017/12521, K.2018/9815
4
Y.9.HD.06.11.2017, E.2017/6818, K.2017/17408
3
Sayfa 2 / 5
önemli ölçüde çekilmez hale getirmeyecek ve işçiye fesih dışında başka bir disiplin
cezası ile geçiştirilebilecek bir davranış ise, geçersiz neden kabul edilecektir.5
İşçinin İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasının ı bendi uyarınca, kendi
isteği veya savsaması yüzünden işverene 30 günlük ücreti tutarında bir zarar vermesi
durumunda, söz konusu zararın meydana gelmesinde TBK’nun 400 üncü maddesinin
ikinci fıkrasına göre işçinin hafif kusurlu olması durumunda iş sözleşmesinin feshi,
ölçülülük ilkesine uygunluk bulunmadığı için haksız fesih olarak nitelendirilecektir.
Ancak, işçinin bu davranışı işyerinde olumsuzluklara yol açtığında geçerli nedenle fesih
olarak kabul edilecektir.
Kuşkusuz geçerli nedenle fesih değerlendirmesi de ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun
18 inci maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği; en az 6
ay süreyle, belirsiz süreli iş sözleşmesinin söz konusu olduğu ve işyerinde 30 ve daha
fazla işçinin çalıştığı bir işyerinin söz konusu olması şartlarına bağlı olacaktır.
İşçinin işyerinde 30 günlük ücreti tutarında bir zararın meydana gelmesinde ağır
kusurunun söz konusu olması halinde ise iş sözleşmesinin tazminatsız ve bildirimsiz
olarak feshi söz konusu olacaktır.
Yüksek mahkeme, işçinin söz konusu madde uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle
tazminatsız feshini; 30 günlük ücret tutarında işyerine verilen zarar yanında; bilerek
(kasten) veya savsama (ağır kusur) sonucu oluşan bir zararın bulunması şartına
bağlamış bulunmaktadır.
Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının
herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Örneğin, işverene ait iş makinesi paletlerine kasten
cisim sokmak suretiyle zarar veren işçinin ve trafik kazası sonucu işvereni zarara
uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdirilebilir.6
Yüksek Mahkeme konuyla ilgili yakın tarihli bir kararında ise, “Zarara neden olan
olayda işverenin daha fazla kusurlu olması halinde, TBK’un 400/2 maddesi kapsamında
davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulü ölçülülük ilkesine aykırı
düşer” şeklinde hüküm kurmuştur.7
3. ZARARIN TAZMİNİ
İşçinin işverene zarar vermesi durumunda ücretinden “tazminat karşılığında” kesinti
yapılması, yani zararın tazmini konusunda 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 407 nci
maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Nitekim ,6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 407 nci maddesinin 2 nci fıkrasında,
“İşveren işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez.
Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar,
ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir.” denilmektedir.
5
Y.9.H.D.E.2015/1642, K.2014/10040, T.11.03.2015
Şahin Çil, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay Uygulaması, Yetkin Yayınları, Ankara 2020, s.111
7
Y.9.HD.24.06.2019, E.2019/4548, K.2019/14050
6
Sayfa 3 / 5
Türk Borçlar Kanunu takas yasağına iki istisna getirmiştir.
İlkin, işçi işverene kasten bir zarar vermiş olmalıdır. Bu takdirde işveren, kasten
verilen zarardan doğan alacağını, işçinin rızasını aramaksızın ücret borcu ile takas
edebilir. Ancak, işverenin takas olanağı, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 35 inci maddesi
uyarınca ücretin haczedilebilir olan dörtte birlik kısmı ile sınırlıdır.
İkinci olarak, işverenin uğradığı zararın işçinin kasıtlı davranışının yol açtığı yargı
kararıyla kesinleşmiş olmalıdır.
Takas yasağının kasten verilen zararlar dışındaki istisnası işçinin takasa olan rızası
oluşturmaktadır. İşçinin bu konuda onayının bulunması halinde takasta herhangi bir
sınırlamaya yer verilmemiştir.
Ücretin takasına ilişkin düzenlemeler sadece 6098 Sayılı Kanun kapsamındaki hizmet
ilişkilerinde değil tüm iş ilişkilerinde uygulanır.
İşveren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-ı uyarınca doğan haklı nedenle fesih hakkını
kullanmayıp, yalnızca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 400/1 inci maddesi uyarınca
uğradığı zarar nedeniyle işçiden tazminat talebinde bulunabilir.8
Aynı şekilde işverence zarar tutarının işçiden talep edilmemiş olması işverenin fesih
hakkını ortadan kaldırmaz. 9
4. SONUÇ
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasının ı bendi, işçinin
meydana getirdiği zarar nedeniyle işverene haklı nedenle iş sözleşmesini fesih imkanını
tanımıştır.
Buna karşın, 6098 Sayılı TBK’ nun 400 üncü maddesinde yer alan, “İşçinin
Sorumluluğu” başlığını taşıyan düzenleme uyarınca; işveren yönünden meydana
getirdiği zarar nedeniyle işçinin iş sözleşmesinin feshinde, hafif veya ağır kusur bulunup
bulunmadığının da göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
İşçinin ağır kusurlu olması durumunda, iş sözleşmesi tazminatsız olarak
feshedilebilecektir.
İşçinin hafif kusurlu olması durumunda ise geçerli feshin hükümleri uygulanacaktır.
İşçiye şartları oluşmuşsa, 4857 Sayılı İş Kanunu hükümleri uyarınca ihbar ve kıdem
tazminatı ödenerek iş sözleşmesi geçerli nedenle feshedilecektir.
İşçinin meydana getirdiği zararın ücretinden takas edilerek tazmin edilebilmesi için,
Borçlar Kanunu’nun 407 inci maddesi uyarınca; söz konusu zararın bilerek ve istenerek
yani kasten meydana getirilmiş olması ve konuyla ilgili mahkeme kararı olması şartları
gerekmektedir.
8
9
Y.22.HD. T.15.06.2016,5264/17911
Sarper Süzek, İş Hukuku, Yenilenmiş 21 inci Baskı, Beta Yayınevi Sayfa 706
Sayfa 4 / 5
Bu durumda, işçinin her ay hak ettiği ücretinden 4857 Sayılı İş Kanunun 35 inci
maddesi uyarınca dörtte birlik kısmı, verdiği zarara karşı takas edilebilecektir.
İşçinin verdiği zarar karşılığında takasa onay vermesi durumunda ise, takasta
herhangi bir sınırlamaya yer verilmemiştir. İşçinin takasa onay vermesi durumunda
verdiği zararın tamamının hak ettiği ücretinden karşılanması söz konusu olacaktır.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Sayfa 5 / 5