"Asgari Ücret Ödeme Yükümlülüğüne Uymamamın Doğurduğu Hukuki Sonuçlar" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Asgari Ücret Ödeme Yükümlülüğüne Uymamamın Doğurduğu Hukuki Sonuçlar
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
ASGARİ ÜCRET ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜNE UYMAMAMIN DOĞURDUĞU HUKUKİ
SONUÇLAR
1. GİRİŞ
Asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen ve ödenmesi
zorunlu en az ücrettir. Asgari ücret, çalışanın zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları
üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücrettir.
Asgari ücret, iş sözleşmesiyle çalışan ve 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında olan
veya olmayan her türlü işçinin çalıştığı bütün işkollarını kapsar. Asgari ücretin, bir
günlük ücret olarak belirlenmesi esastır.
Asgari ücret, kamu düzenine ilişkin emredici hukuk kuralı olup, bunun altında
ücret ödenmesi mümkün değildir. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun kararları kesindir.
Komisyonca belirlenen asgari ücret Resmi Gazete’de yayımlanır ve komisyon kararında
başka bir yürürlük tarihi belirtilmediği takdirde yayımlandığı tarihten itibaren
yürürlüğe girer.
Bu makalenin konusunu, asgari ücretin niteliği, eksik ödenmesi ya da
ödenmemesinin doğurduğu hukuki sonuçların incelenmesi oluşturmaktadır.
2. ASGARİ ÜCRET VE NİTELİĞİ
Asgari ücret, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39 uncu maddesi uyarınca çıkartılan
Asgari Ücret Yönetmeliğinin 4/d maddesinde, “İşçilere normal bir çalışma günü karşılığı
ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını
günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücrettir.” biçiminde
tanımlanmıştır.
Asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından, bütün iş kollarını
kapsayacak şekilde, en geç iki yılda bir olmak üzere belirlenir.
Son 7 yıldır asgari ücret yılda bir kez belirlenmiş iken, 2022 yılında Ocak ve
Temmuz aylarında olmak üzere iki kez belirlenmiştir.
4857 Sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari
ücret, iş sözleşmesiyle çalışan İş Kanunu, Deniz İş Kanunu, Basın İş Kanunu ve Borçlar
Kanununa tabi olan her türlü işçiyi kapsamaktadır. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 39 uncu
maddesi ve bu maddeye ilişkin olarak çıkartılan yönetmelik hükümleri, Anayasa’nın
çalışma hakkı ve ödevine ilişkin 49 uncu maddesi ile ücrette adaletin sağlanmasına
ilişkin 55 inci maddesi birlikte değerlendirildiğinde; asgari ücretin, kamu düzenine
ilişkin, sosyal adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun olarak belirlenen, güvence altına
alınıp korunan, çalışanlara ödenmesi gereken en az ücret olduğu ortaya çıkmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun asgari ücrete ilişkin hükmü emredici hukuk kuralı
niteliğindedir1.
1
N. Çelik, N. Caniklioğlu, T. Canbolat, E. Özkaraca, İş Hukuku Dersleri, Yenilenmiş 34.Bası, s.381
Sayfa 1 / 5
Asgari Ücret Yönetmeliğinin 6 ncı maddesine göre, asgari ücretin, bir günlük
ücret olarak belirlenmesi esastır. Aylık, haftalık, saat başına, parça başına veya yapılan iş
tutarına göre ücret ödenen durumlarda gerekli ayarlamalar buna göre yapılır.
Birden çok işyerinde kısmi süreli olarak çalışan işçinin asgari ücreti çalıştığı
gün veya saatler oranında hesaplanır. Yargıtay’a göre, günlük asgari ücret 7,5 saat
çalışmanın karşılığı olduğundan, kısmı süreli çalışmanın buna göre hesap edilmesi
gerekir2.
İşyerinde tam gün çalışmayan “kısmi süreli” çalışan işçi, asgari ücretin bir tam
günlük karşılığına hak kazanamaz.
“Günlük asgari ücret 7,5 saat çalışmanın karşılığı olduğuna göre, öncelikle 1
saate düşen bölümü bulunmalı, sonra da 4 saat karşılığı miktar belirlendikten sonra
davacıya ödenen meblağla karşılaştırılarak aleyhe fark olduğu takdirde, bu fark baz
alınarak eksik ödenen dönem için hesaplama yapılmalıdır. Günlük asgari ücret 7,5 saat
çalışmanın karşılığı olduğu için kısmi çalışmalarda günlük asgari ücret baz alınarak
sonuca gidilmesi hatalıdır.”3
Yukarıda yapılan açıklamalar ve yargı kararı kendi iradesiyle kısmi süreli çalışan
işçi için söz konusudur. Eğer işveren işçisini kendisi fiilen günlük çalışma süresinden
daha az çalıştırma yoluna gitmişse, bu takdirde asgari ücretten bir indirim yapamaz,
tamamını ödemek zorundadır.4
Asgari Ücret Yönetmeliğinin 12 nci maddesi uyarınca, işçilere Komisyonca
belirlenen asgari ücretten düşük ücret ödenemez. İşverenler tarafından, işçilere
sağlanan sosyal yardımlar sebebiyle asgari ücretten herhangi bir indirim yapılamaz.
İşçi açıkça muvafakat etse bile, ödenecek ücret konusunda asgari ücretin altında
bir anlaşma geçerli olamaz.
Mahkemeye intikal eden ve işverenin işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle işlerin
düzelmesine kadar ücretin indirilmesini işçinin kabul ettiği bir olayda, Yüksek
Mahkeme, “…İndirilerek tespit edilen aylık ücret miktarı asgari ücretin hizasında veya
onun üstünde olmalıdır. Eğer tespit edilen ücret asgari ücretin de altında ise, bu kalem
anlaşma geçerli olamaz ve davacıyı da bağlamaz.” şeklinde hüküm kurmuştur.5
Asgari ücret üzerinden ödeme yapılan işyerlerinde, maktu ücret uygulamasının
olması halinde, ayın 28, 29, 30 ve 31 çekmesine bağlı olmaksızın, asgari ücretli işçiye,
günlük asgari ücretin 30 ile çarpılması suretiyle ücret ödenmesi kabul edilen bir
uygulamadır.
Bu nedenle, maktu ücret uygulaması olan işyerlerinde 31 gün süren aylarda 1
günlük eksik asgari ücret ödenmesi nedeniyle bir kabahatin oluşması ve idari yaptırım
uygulanması mümkün değildir.
2
3
4
5
N. Çelik, N. Caniklioğlu, T. Canbolat, E. Özkaraca, İş Hukuku Dersleri, Yenilenmiş 34.Bası, s.380
Y.9.HD.03.07.1996, E.9759, K.15333
Ü. Narmanlıoğlu, İş Hukuku Ferdi İş İlişkileri I, Beta Yayınları, İstanbul 2014, S.289
Ü. Narmanlıoğlu, İş Hukuku Ferdi İş İlişkileri I, Beta Yayınları, İstanbul 2014, S.288(Y.9.HD.07.06.1968, E.4545, K.8736)
Sayfa 2 / 5
Nitekim Yüksek Mahkeme, “Davacı işçinin 31 gün çeken aylarda kendisine 30 gün
üzerinden ücret ödendiği, buna göre bir günün eksik hesaplandığını ileri sürerek açtığı
alacak davasında; taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir hizmet akdinin mevcut
olmadığı, ücret bordrolarından ücretin günlük ve haftalık ödendiği sonucunun
çıkarılamadığı, bordroların aylık düzenlendiği, bu durumda ücretlerin aylık ödendiği ve
aylık miktarın maktu olduğu, bazı ayların 30 bazı ayların 31 ve bazı ayların daha az
günden oluşabileceği, bu bakımdan 31 çeken aylar için bir gün eksik ücret ödendiği
sonucuna varılamayacağına” hükmetmiştir.6
Yüksek Mahkeme ücretin fazla çalışma ücreti de içinde olmak üzere belirlendiği
uyuşmazlıklara ilişkin olarak oluşturduğu içtihatta ise; brüt aylık asgari ücrete yine
asgari ücret üzerinden aylık 22,5 saat dikkate alınarak brüt zamlı ücret eklenmesi
koşuluyla ortaya çıkan ücreti işçinin fazla çalışma ücreti dahil taban ücreti olarak kabul
etmektedir.
“İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde
kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu
hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Buna göre aylık 22,5 saat haftalık 5,2
saat fazla çalışma ücretinin temel ücret içinde ödendiği sonucuna varılmaktadır.
Sözleşmedeki kuralın geçerli olabilmesi için kararlaştırılan ücretin, asgari ücrete ilave
olarak aylık 22,5 saat fazla çalışmanın zamlı kısmını aşacak şekilde belirlenmesi
gerekir.7
10.09.2014 tarih ve 6552 sayılı yasa ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Ek
madde 9 uyarınca, bu yasanın 2 nci maddesinde sayılan 4 üncü grup madenlerden linyit
ve taş kömürü çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan işçilere ödenecek ücret
miktarının İş Kanununun 39 uncu maddesi uyarınca belirlenen asgari ücretin iki
katından az olamayacağı hükme bağlanmıştır.
3. ASGARİ ÜCRETİN ÖDENMEMESİ VEYA NOKSAN ÖDENMESİ
Asgari ücret kamu düzeni ile ilişkilendirilen kavramların başında gelmektedir8.
Konuyla ilgili Yüksek Mahkeme kararında “Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 33,
99 ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39 uncu ve 102 nci maddelerinin içeriğinden elde edilen
hukuki veriler gözetildiğinde, işçinin taban ücretini belirleyen asgari ücretin, işçilerin
yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam seviyesini sağlamaları için
gerekli olan en az ücreti ifade etmektedir. Adil bir ücret elde edilmesini, böylece
çalışanların ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesi amacına yönelik olarak
Yargıtay 9.HD. E.14351, K.16856, T.30.10.2001.
Y. 9. HD. T. 13.01.2020, E.2017/13141, K.2020/68
8
Y.HGK E.2004/10-24 K.2004/47 T.28.01.2004: “…Kamu düzeni; kamunun ( toplumun) her bakımdan genel
çıkarlarını koruyucu hükümlerin tümü; bir ülkede kamu hizmetlerinin iyi yapılmasını, devletin güvenliğini ve
düzenini ve bireyler arasındaki ilişkilerde hukuku, huzuru ve ahlak kuralılarına uygunluğu sağlamaya yarayan
kurum ve kuralların tümü; devletin ve devlet yapısının korunmasını hedef tutan, toplumun her alanındaki
düzenin temelini oluşturan bütün kuralları ifade eder..”.
6
7
Sayfa 3 / 5
yapılmakta olan asgari ücret değişikliklerinin kamu düzeni düşüncesi ile ilgili olduğunda
tereddüt bulunmamaktadır” şeklinde hüküm kurulmuştur.9
Nitekim, kanun koyucu 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 102 nci maddesinde; aynı
kanunun 32 nci maddesinde belirtilen ücretin eksik ödenmesi veya ödenmemesi
durumunda kasıt unsurunun (bilerek ve isteyerek kabahat işleme eylemi) araştırılması
gerektiğini düzenlemişken, aynı kanunun 39 uncu maddesinde yer alan asgari ücretin
eksik ödenmesi ya da ödenmemesi durumunda, söz konusu düzenlemenin kamu
düzenine ilişkin emredici bir hukuk kuralı olması nedeniyle “kasıt unsuruna” yer
vermemiş, bu durumda işveren veya işveren vekili hakkında doğrudan idari para cezası
uygulanması gerektiğini düzenlemiştir.
Buna göre, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 32 nci maddesi uyarınca işçi ücretinin
kanun, iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle asgari ücretin üzerinde belirlenmiş
olduğu hallerde; ücretin eksik ödenmesi veya ödenmemesi durumunda, 4857 Sayılı İş
Kanununun 102/a maddesi uyarınca idari para cezası uygulanırken işverenin veya
işveren vekilinin “kasıtlı” davranıp davranmadığının araştırılması gerekmektedir.
Ancak idari para cezası, ücreti asgari ücret seviyesinde olanlar için farklı bir
kriterle belirlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39 uncu maddesi uyarınca asgari
ücretin noksan ödenmesi ya da ödenmemesi durumunda, asgari ücret kamu düzenine
ilişkin bir düzenleme olduğundan “kast unsuru aranmaksızın”, yine 102/a maddesi
uyarınca doğrudan işveren veya işveren vekili hakkında idari yaptırım uygulanması
gerekmektedir.10
Asgari ücreti ödemeyen veya noksan ödeyen işverene karşı işçinin ödenmeyen
ücret tutarını, konuyla ilgili idari mercilere başvurarak ya da 5521 sayılı İş Mahkemeleri
Kanunu hükümleri uyarınca iş davası açarak talep hakkı bulunmaktadır.
Asgari ücretinin ödenmemesi ya da noksan ödenmesi nedeniyle, işçinin 4857
sayılı İş Kanunu’nun 24 üncü maddesinin e bendi uyarınca, iş sözleşmesini haklı nedenle
feshetme hakkı da bulunmaktadır.
4. SONUÇ
Asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen ve ödenmesi
zorunlu en az ücrettir.
Asgari ücret, çalışanın zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak üzere günlük olarak
belirlenmektedir. Aylık, haftalık, saat başına, parça başına veya yapılan iş tutarına göre
ücret ödenen durumlarda gerekli ayarlamalar buna göre yapılmaktadır.
Asgari ücret tüm iş sözleşmesiyle (İş Kanunu, Deniz İş, Basın İş Kanunu ve
Borçlar Kanunu’na tabi çalışanları) çalışanları kapsamaktadır.
9
Y.HGK E.2004/10-24, K.2004/47 T. 28.01.2004
Buna karşın, konuyla ilgili idari para cezası uygulama yetkisi olan idari merciler, ücretle ilgili idari para cezası
uygularken işyerinde uygulanan ücret asgari ücret de olsa, Kanunun 39 uncu maddesi değil,32 inci maddesini
esas alarak idari para cezası uygulamaktadır.
10
Sayfa 4 / 5
Asgari ücret; kamu düzenine ilişkin emredici hukuk kuralı olup, bunun altında
ücret ödenmesi mümkün değildir. Bunun altındaki ücretler asgari ücret miktarına
yükseltilir.
İşverenler tarafından işçilere sağlanan sosyal yardımlar sebebiyle asgari ücretten
herhangi bir indirim yapılamaz.
Asgari ücretin noksan ödenmesi ya da ödenmemesi durumlarında, 4857 sayılı İş
Kanunu’nun 102/a maddesi uyarınca işverenler hakkında idari yaptırım
uygulanmaktadır.
Bizim görüşümüz burada asgari ücretin kamu düzenine ilişkin bir düzenleme
olması nedeniyle kasıt unsuru aranmadan doğrudan 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 39 uncu
maddesine muhalefetten işveren ya da işveren vekili hakkında idari para cezası
uygulanması gerektiği yönündedir.
Buna karşın idari merciler tarafından asgari ücret de dahil olmak üzere ücretin
noksan ödenmesi ya da ödenmemesine ilişkin herhalde kasıt unsurunun bulunup
bulunmadığı değerlendirilerek işveren ya da işveren vekili hakkında 4857 Sayılı İş
Kanunu’nun 32 nci maddesine muhalefetten idari para cezası uygulanmaktadır.
Asgari ücreti ödemeyen veya noksan ödeyen işverene karşı işçinin, ödenmeyen
ücret tutarını, konuyla ilgili idari mercilere başvurarak ya da 5521 sayılı İş Mahkemeleri
Kanunu hükümleri uyarınca iş davası açarak talep hakkı bulunmaktadır.
Asgari ücretin ödenmemesi ya da noksan ödenmesi nedeniyle işçinin, 4857 sayılı
İş Kanunu’nun 24 üncü maddesinin e bendi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle
feshetme hakkı da bulunmaktadır.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Sayfa 5 / 5