"Kıdem Tazminatı’nda Süre, Miktar ve Hesaplanma Şekli" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Kıdem Tazminatı’nda Süre, Miktar ve Hesaplanma Şekli
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
KIDEM TAZMİNATI’NDA SÜRE, MİKTAR VE HESAPLANMA ŞEKLİ
1. GİRİŞ
Kıdem tazminatı, düzenlendiği 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesi, 4857 Sayılı
İş Kanunu’nun 120’nci maddesinde yer alan hüküm ile halen yürürlükte bulunmaktadır.
Deniz İş Yasasının 20’nci maddesinde de İş Yasasına koşut bir düzenleme yer almakta
olup gemi adamına gerekli şartları taşıması halinde kıdem tazminatı ödenmesi öngörülmüştür.
Basın İş Yasasının 6’ncı maddesinde de gazetecilerle ilgili olarak kıdem tazminatı
düzenlemesi yer almaktadır.
Kıdem tazminatının koşullarını; İş Yasası, Deniz İş Yasası veya Basın İş Yasası
kapsamında bulunma, söz konusu yasalara tabi bir iş sözleşmesinin bulunması, sözleşmesinin
belirli sebeplerle sona ermesi ve kıdem koşulları olarak vurgulamak mümkündür.
4857 Sayılı İş Yasasının 4’üncü maddesinde sayılan istisnalar kapsamında kalan
çalışmalar ile Borçlar Yasasına tabi diğer çalışmalarda yukarıda yer alan yasalar kapsamında
olduğu üzere kıdem tazminatına hak kazanılması söz konusu olmaz.1
2. KIDEM KOŞULU
Kıdem tazminatı, işyerinde (gemide) en az bir yıllık çalışma süresini dolduran
işçiye/gemi adamına, iş sözleşmesinin yasada öngörülen nedenlerden biriyle son bulması
durumunda işverence ödenen paradır.
İş Yasası ve Deniz İş Yasasına göre, bir yıldan az süreli çalışan işçi ve gemi adamına
kıdem tazminatı ödenmez. Bir tam yıl yalnız çalışılan günleri içeren iş yılı olmayıp belirgin bir
biçimde iş sözleşmesinin devamına ilişkin yıldır. Eylemli olarak çalışmış olup olmadığına
bakılmaksızın, işçinin/gemi adamının işe başladığı tarihten iş sözleşmesinin hüküm ve gücünü
yürüterek 365 gün devam etmesiyle bir yıl tamamlanmış olmakta ve böylece yasanın
öngördüğü kıdem koşulu gerçekleşmektedir. 2
İşçinin fiilen çalıştığı ya da çalışılmış sayılan hizmet süresi, kıdem hakkı yönünden
belirleyici olacaktır. Bu kuralın istisnası sayılabilecek bir durum, kısmi süreli iş sözleşmesi
yönünden söz konusu olur. İşçinin kısmi süreli iş sözleşmesi kapsamında fiilen çalıştığı süreler
1
6098 Sayılı Borçlar Yasasının 438’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında işveren tarafından haklı sebebe
dayanmayan fesih halinde, bu yasa kapsamında bulunan işçilere ödenmek üzere bir tazminat düzenlemesi yer
almaktadır. Buna göre, söz konusu durumda hakim tarafından miktarı en çok işçinin 6 aylık ücretinden fazla
olmamak üzere belirlenecek bir tazminat işçiye ödenecektir. Aynı yasanın 437’nci maddesi uyarınca haklı feshin
söz konusu olduğu durumlarda da taraflar iş ilişkisine dayanan bütün haklar göz önünde tutularak sebep oldukları
zararı gidermekle yükümlüdür. Ayrıca diğer durumlarda hakim, bütün durum ve koşulları göz önünde tutarak
haklı sebeple feshin maddi sonuçlarını serbestçe değerlendirecektir.
2
Mustafa Çenberci İş Kanunu Şerhi Olgaç Matbaası 1986 Ankara Sayfa 424
Sayfa 1 / 10
değil, işe başlama ve fesih tarihleri arasında geçen süre takvim esasına göre belirlenerek kıdem
tazminatı hesabı Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.3
Basın İş Yasasının 6’ncı maddesinde belirli süre çalışma kavramı daha farklı bir şekilde
düzenlenmiştir.
Gazetecinin kıdeminde işyerinde değil, meslekte geçirdiği çalışma süresi esas
alınmıştır. Kıdem hakkı, gazetecinin mesleğe ilk giriş tarihi üzerinden hesaplanır ve meslekte
en az 5 yıl çalışmış olan gazeteci kıdeme hak kazanır. Ancak bir kez kıdem tazminatı alan
gazetecinin kıdemi, yeni işe giriş tarihinden itibaren hesaplanır.
İşçi ve gemi adamları için kıdem süresi hesaplanırken bir yıldan artan süreler de dikkate
alınır. Buna karşın gazetecinin kıdemi hesaplanırken 6 aydan az bölümler göz önünde
bulundurulmaz. Sözleşmenin yapıldığı ilk yılda bu miktar hesaplanmaz.4
Kıdem tazminatına hak kazanma noktasında en az bir yıllık çalışma yönünde yasal koşul,
İş Yasası sistemi içinde nispi emredici bir hüküm olarak değerlendirilmelidir. Buna göre toplu
iş sözleşmesi ya da bireysel iş sözleşmeleri en az bir yıl çalışma koşulu işçi lehine
azaltılabilecektir. İşçinin işyerinde fiilen çalışmaya başladığı tarih en az bir yıllık sürenin
başlangıcıdır. Tarafların iş ilişkisi kurulması yönünde varmış oldukları ön anlaşma bu süreyi
başlatmaz.
3. KIDEM TAZMİNATININ HESABINDA KIDEMDEN SAYILMAYAN HALLER
Kıdem tazminatına hak kazanma yönünden doldurulması gereken bir yıllık sürede
aşağıda yer alan süreler kıdem süresinden sayılmamaktadır.
İstifa etmek suretiyle işyerinden ayrılan işçi kıdem tazminatına hak
kazanmayacağından, istifa yoluyla sona eren önceki dönem çalışmaları kıdem tazminatı
hesabında dikkate alınmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre
için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine
eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır.
İşçinin iş sözleşmesinin askıda olduğu süreler de kıdem süresinden sayılmamalıdır.
Örneğin ücretsiz izinde geçen süreler kıdem tazminatına esas süre bakımından dikkate
alınmaz.5
İşçinin işyerinde çalıştığı sırada almış olduğu istirahat raporları kıdem süresinde göz
önünde bulundurulacaktır. İşçinin çalıştığı sırada bir defada ihbar önelini 6 hafta aşan istirahat
raporu süresinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınamayacağı, kararlılık kazanmış
3
Şahin Çil Kıdem Tazminatı, Turhan Kıtabevi Ankara S.15
Bireysel Basın İş Hukuku Haluk Hadi Sümer, Seçkin Yayıncılık Sayfa 240 Dipnot 964- “…6 yıl 8 ay kıdemi olan
gazeteci diğer koşullar gerçekleşmişse kıdem tazminatı 6 yıl 8 ay üzerinden, 6 yıl 3 ay kıdemi olan bir gazetecinin
kıdem tazminatı ise 6 yıl üzerinden hesaplanacaktır. Yargıtay’a göre “Kıdemin hesabında 6 aydan fazla kesirler 1
yıl sayılır.” (Y.4.HD.4.3.1963,752/2065)
5
Y.9.HD.E.2004/5260, K.2004/18897, T.20.09.2004
4
Sayfa 2 / 10
Yargıtay uygulamasıdır. Buna karşın, Yargıtay’a göre farklı tarihlerdeki istirahat süreleri
toplanarak ihbar öneli ve 6 haftayı aşan tutarların indirilmesi doğru değildir.6
Kural olarak fesih bildirimi muhataba ulaştığı anda sonuçlarını doğur. Bildirimli fesihler
yönünden ise ihbar öneli süreye dâhil edilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120’nci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1475
sayılı Yasanın 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde
çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. Buna göre,
kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında da işçinin daha önceki
fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak
kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet birleştirmesi için gerekli bir koşuldur.
İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa
kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında
dikkate alınması mümkün olmaz.
Aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı
ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret
üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır.
Zamanaşımı definin ileri sürülmesi halinde önceki çalışma sonrasında ara verilen dönem
10 yılı aşmışsa önceki hizmet bakımından kıdem tazminatı hesaplanması mümkün olmaz.4857
Sayılı İş Yasasının Ek 3’üncü maddesiyle kıdem tazminatında zamanaşımı süresi 5 yıl olarak
belirlenmiştir. Bu düzenlemenin yapıldığı 12.10.2017 tarihinden itibaren söz konusu
düzenlemede yer alan zamanaşımı süresi dikkate alınacaktır.
İşçinin çıraklık ilişkisinde geçen süreler de kıdem tazminatına esas alınacak süre
yönünden değerlendirilemeyecektir. Buna karşın deneme süresi, kıdem süresine eklenir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasasının 67/3’üncü fıkrası uyarınca grev
ve lokavtta geçen süreler kıdem süresine eklenemez.
Tutukluluk ve hükümlülükte geçen süreler de kıdem tazminatına esas sürede dikkate
alınmaz.
İşçinin en az bir yıllık çalışması aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerinde geçmiş
olmalıdır. Kural olarak aynı gruba ya da holdinge bağlı farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen
hizmetlerin birleştirilmesi mümkün olmaz.
İşçinin alt işverende geçen hizmet süresinin, -işyeri devri ayrık olmak üzere- asıl
işverene ait işyerinde geçmiş olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
6
Y.9.HD.E.2004/8774,K.2004/24770, T.02.11.2004
Sayfa 3 / 10
İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında
yapılan ödemler avans niteliğinde sayılmalıdır, işçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem
tazminatına hak kazanılması durumunda işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine
göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle
birlikte mahsup edilmelidir.
Yargıtay uygulaması, kamu kurum ve kuruluşlarından emeklilik sebebiyle ayrılan işçi
yönünden borçlanılan askerlik süresinin de kıdem süresine ekleneceği şeklindedir. İşçinin
ölümü halinde de mirasçıların talep edebileceği kıdem tazminatı hesabında borçlanılan askerlik
süresinin dikkate alınması gerekir.
3. KIDEM TAZMİNATININ MİKTARI
3.1. İş Yasası ve Deniz İş Yasasında Kıdem Tazminatı Miktarı
Kıdem tazminatı kural olarak her kıdem yılı için 30 günlük ücret tutarında ödenir.
Tam yıldan arta kalan süreler de ise bu rakam orantılı olarak verilir.
Örneğin işyerinde 2 yıl 10 ay çalışmış olan işçi veya gemi adamına 85 günlük (30 gün +
30 gün + 25 Gün: 85 Gün) kıdem tazminatı ödenecektir. Bu tutar söz konusu yasaların koyduğu
alt sınırdır. Örneğin hizmet akitleri ve toplu iş sözleşmeleriyle her yıl için 40 günlük kıdem
tazminatı ödenmesi kararlaştırılabilir. Buna karşın, kıdem tazminatında İş Yasası ve Deniz İş
Yasasında kıdem tazminatının yıllık olarak ödenecek miktarına bir üst sınır (tavan)
getirilmiştir. Buna göre, iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleriyle belirlenen kıdem
tazminatının yıllık miktarı Devlet Memurlar Kanununa tabi en yüksek devlet memuruna
(Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı) 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine
göre bir iş yılı için ödenecek en çok emeklilik ikramiyesi tutarını geçemez.
Kıdem tazminatı miktarının belirlenmesinde geniş anlamda ücret (giydirilmiş
ücret) esas alınır. Söz konusu ücret, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki son brüt ücrettir.
Asıl (çıplak) ücretten başka para ve parayla ölçülebilen sözleşmeden ve kanundan doğan
ikramiye, prim, yakacak yardımı, gıda yardımı, giyim, ulaşım, yemek, aile, çocuk ve konut
yardımı gibi ödemeler de kıdem tazminatının miktarının belirlenmesinde göz önünde
bulundurulur. Bu para ve parayla ölçülebilen menfaatlerin sözleşmeden ve kanından
doğması ve sürekli bir nitelik taşıması gerekmektedir.7
İşçiye ve gemi adamına sağlanan menfaatlerin asıl ücrete eklenerek kıdem tazminatı
hesabına dahil edilebilmesi için; bir menfaat sağlanmış olması, sağlanan bu menfaatin para veya
para ile ölçülebilir nitelikte olması, akitten veya kanundan doğması ve arızi nitelikte olmaması
gerekmektedir.8
7
8
Şahin Çil Kıdem Tazminatı, Turhan Kıtabevi Ankara S.51
Osman Usta, İş Hukukunda Akdin Feshinden Doğan Tazminatlar ve Uygulamaları (Kendi Yayını) S.484
Sayfa 4 / 10
Yüksek Mahkeme konuyla ilgili bir kararında, “Kıdem tazminatına esas alınacak olan
ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32’nci maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek
olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre
ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis
yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye
sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası prim ödemeleri de para ile
ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış
rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de kıdem tazminatı
hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir. …” denilmektedir. 9
Genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, evlenme–doğum yardımı, ölüm
yardımı gibi süreklilik niteliği bulunmayan ödemeler ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı
gereğinde verilen iş elbisesi, ayakkabısı, gömleği, iş gözlüğü gibi iş araç ve gereçleri (toplu iş
sözleşmesinde hüküm bulunsa bile), sosyal yardım niteliğinde bulunmayan temizlik
malzemeleri kıdem tazminatına esas ücret belirlenirken göz önünde bulundurulamaz.
Kıdem tazminatının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte derhal ve tamamıyla ödenmesi
esastır. Buna karşın, Yüksek Mahkeme tarafların kıdem tazminatının taksitle ödenmesi
konusunda yaptıkları anlaşmaları kabul etmektedir. İşçi, taksitler halinde ödenen kıdem
tazminatı için geç ödemeden dolayı geçmiş günler için faiz isteyebilir. Ancak bu istemde
bulunabilmek için, ödemelerin ihtirazi kayıt konularak alınmış olması gerekir. 10
3.2. Basın-İş Yasasında Kıdem Tazminatı Miktarı
Basın İş Yasasının 6’ncı maddesine göre meslekte en az 5 yıl çalışmış olan gazetecilere
kıdem hakkı tanınır. Gazeteciye her hizmet yılı ve küsürü için bir aylık ücreti tutarında kıdem
tazminatı ödenir. Gazetecinin kıdem tazminatı miktarının belirlenmesinde dar anlamda ücret
(çıplak ücret) esas alınmalıdır. Yüksek mahkeme Basın-İş Yasası yönünden kıdem tazminatının
hesaplanmasında çıplak ücretin esas alınması gerektiği görüşündedir.11 Buna karşın, sözleşme
ile açıkça kararlaştırılmış olması halinde gazeteciye kıdem tazminatı giydirilmiş ücrete göre
hesaplanabilir.12 Basın İş Yasasında herhangi bir tavan söz konusu değildir.13
Basın İş Yasası 6’ncı maddesinde kıdem tazminatının işveren tarafından gazeteciye
bir defada ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Eğer işveren maddi olanaksızlık sebebiyle gazetecinin kıdem tazminatını bir defada
ödeyemiyorsa bir yıl içinde 4 taksitte ödemek zorundadır. Ancak, bu konuda maliye şubesinden
işletmenin zararda olduğu kararının alınması gerekir.
9
Y.9 HD.E.2014/36962 K. 2016/8135 T. 04.04.2016
Y.9.HD. E.92/196-K.92/5126 T.11.05.1992
11
Y. 9. HD. 20058/15437 T.2.12.2011
12
Y.9. HD. 2771/15686 T.30.09.2003
13
Y.9.HD. E.9745, K.16261. T.23.09.1997
10
Sayfa 5 / 10
4. KIDEM TAZMİNATININ HESAPLANMASI
Kıdem tazminatına esas ücret, saat ücretinin önce yedi buçuk ile sonra da otuz ile
çarpımı sonucu belirlenir. Kıdem tazminatı işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil,
sigorta primi, vergi, sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın belirlenen brüt ücret göz
önünde tutularak hesaplanır.
Aylık ücretin tespitinde işçinin fiilen çalıştığı gün sayısı üzerinden hesaplanması doğru
olmaz.14Aylık maktu ücret ödenen hallerde ise, 30 gün esasına göre ödenen ücret bir aylık ücret
olarak esas alınmalıdır. Feshin gerçekleştiği takvim ayının 30 günden daha az ya da fazla olması
bu ayrı bir hesap yöntemini gerektirmez. Örneğin feshin şubat ayının 28 gün çektiği bir ay
içinde yapılması durumunda dahi, kıdem tazminatı 30 günlük maktu ücrete göre
hesaplanmalıdır.15Ücret haftada bir ödendiğinde alınan ücret yediye, on beş günde bir
ödendiğinde on beşe bölünmelidir. 16
“…Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son ücretidir. Başka bir
anlatımla, iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan ücrettir. İhbar öneli tanınmak
suretiyle yapılan fesihte önelin bittiği tarihte fesih gerçekleştiğinden, önelin bittiği tarihteki
ücret esas alınmalıdır. Bildirim öneli tanınmaksızın ve ihbar tazminatı da ödenmeden (tam
olarak ödenmeden) işverence yapılan fesih durumunda ise, bildirim öneli sonuna kadar
işyerinde uygulamaya konulan ücret artışından, iş sözleşmesi feshedilen işçinin de
yararlanması ve tazminatının bu artan ücret esas alınarak hesaplanması gerekir. …Son ücret
kavramı, işçinin iş ilişkisi kapsamında iş gördüğü ve ücrete hak kazandığı en son ücreti ifade
eder. Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32'nci
maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen
menfaatler göz önünde tutulur…”17
Yüksek Mahkemeye göre, ücret dışındaki para ve para ile ölçülebilen menfaatlerin
tazminata yansıtılmasında son bir yıl içinde yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi
suretiyle bir güne düşen miktarın belirleneceği kabul edilmektedir.
“…Dönemsel bir niteliği olmayan parasal haklar bakımından, yıl içinde yapılan
ödemelerin 365 güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarın belirlenmesi yerindedir.
Örneğin tır şoförünün yıl içinde aldığı sefer (yol) primi sürekli değişiklik gösterebilir ve belli
bir dönemin hesaplamada esas alınması zorluk taşıyabilir. Öte yandan, işçiye dini bayramlarda
yılda iki kez ödenen harçlığın belli bir dönem için yapıldığını söylemek pek olası değildir.
Burada yıllık ödeme tutarının 365 rakamına bölünmesi yerinde olur. Son olarak belirtmek
gerekir ki, yılda bir kez yapılan parasal yardımların (yakacak yardımı gibi) tazminata esas
ücrete yansıtılacağı ve yıllık tutarın 365’e bölünmesi suretiyle gerçekleştirileceği
tartışmasızdır. Yıl içinde düzenli ve belirli periyotlarla ödenen parasal haklar bakımından ise,
kıdem tazminatının son ücrete göre hesaplanması gerekir. Gerçekten işçinin son ücreti
üzerinden kıdem tazminatı hesaplandığına ve yıl içinde artmış olan ücretlerin ortalaması
alınmadığına göre, ücretin ekleri bakımından da benzer bir çözüm aranmalıdır…” 18
14
Şahin Çil Kıdem Tazminatı, Turhan Kitabevi Ankara S.40
A.g.e. S.41
16
A.g.e.S.41
17
Y.7. HD. Esas No. 2015/6012Karar No. 2016/5580Tarihi: 07.03.2016
18
Y.9 HD. Esas No. 2014/36962 Karar No. 2016/8135 Tarihi: 04.04.2016
15
Sayfa 6 / 10
“Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, sendikal tazminat, ayrımcılık
tazminatı, iş güvencesi tazminatı gibi ücret niteliğinde olmayan tazminat alacaklarında net
tutar bulunurken, 5510 Sayılı Yasanın 80. maddesi uyarınca %14 oranında sosyal güvenlik
primi ve %1 oranında işsizlik sigortası kesintisi yapılmaz, sadece vergi kesintisi yapılır. Ayrıca
kıdem tazminatından gelir vergisi de kesilmez. Ancak gazetecilerin 24 aylık kıdem süresini aşan
kısım için hesaplanan kıdem tazminatı tutarı üzerinden gelir vergisi kesilmelidir. Gemi
adamlarının hem tazminat niteliğindeki hem de ücret niteliğindeki alacaklarından ise gelir
vergisi kesilmez. Bütün işçilik alacakları damga vergisine tabidir.”19
Kıdem tazminatından binde 7,59 damga vergisi kesilecektir.
Kıdem tazminatına esas ücretin belirlenmesinde, yemek ve yol yardımları da önem arz
etmektedir. Nakit olarak yapılan yemek yardımı kıdem tazminatına esas ücrete yansıtılacaktır.
Aynı şekilde işyerine ulaşımın sağlanması için verilen nakit ya da nakit yerine geçen (akbil vb.)
yardımlar kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacaktır. Ayni olarak yapılan yemek, gıda ve
erzak yardımının parasal değeri de tazminata dahil edilir. Yol yardımı, yemek yardımı (Yemek
yardımı olarak verilen yemek kartı, yemek çeki veya aylık olarak ödenen yemek parası)
giydirilmiş ücrete dâhil edilecektir. Giyecek yardımı da aynı şekilde giydirilmiş ücret
hesaplamasına dâhildir. Ancak verilen giyeceklerin işyerinde kullanılacaksa yapılan yardımlar
tazminat hesaplamasında dikkate alınmaz.
İşçiye son bir ay içinde çalıştığı gün sayısı kadar yemek yardımı yapılmış olmakla,
çalışılan gün sayısı ile bir günlük yemek bedeli çarpılır ve 30 güne bölünerek bir güne düşen
yemek bedeli belirlenir. İşverence servis hizmeti sağlanması yoluyla ulaşım yardımı yapılması
halinde de söz konusu yardımın parasal değeri tazminat hesabına eklenmelidir. Burada da
işçinin ay içinde işe gelip gittiği günler bakımından hesaplama yapılmalı ve 30 güne bölünerek
bir güne düşen tutar belirlenmelidir.
“İşverence işçiye işyerine gidiş ve gelişler hatta özel yaşamında kullanmak üzere özel
araç tahsis edilmesi halinde söz konusu ayni yardımın da parasal bir değerinin olduğu açıktır.
Bu halde de aracın işçi yaşamına maddi katkısı ortalama olarak belirlenmeli ve tazminat
hesabına eklenmelidir. İşverence araç yakıtı giderinin de karşılanması halinde yakıt bedeli
maddi bir menfaat olarak tazminata yansıtılmalıdır. Ancak işçiye tahsis edilen aracın şoförlü
olması ayrıca bir ilaveyi gerektirmez…”20
“Kıdem ve ihbar tazminatına esas giydirilmiş ücretin hesabında; fesih tarihinden geriye
doğru bir aylık sürede fiilen çalışılan günler için işverence işçiye sağlanan servis ve
yemek yardımı karşılığının aya diğer bir deyişle 30 güne bölünerek günlük brüt ücrete
eklenmesi gerekirken bu yardımların fiilen bir ay çalışmış gibi giydirilmiş ücrete yansıtılması
doğru değildir.”21
19
Y.9.HD.Esas No. 2011/48488Karar No. 2012/27544Tarihi: 05. 09.2012
Şahin Çil Kıdem Tazminatı, Turhan Kıtabevi Ankara S.47
21
Y.9.HD. E.2004/8452, K. 2004/ 24241, T.27.10.2004
20
Sayfa 7 / 10
İşçiye nakit olarak sağlanan kira yardımının tamamı tazminata esas ücrette dikkate
alınmalıdır. İşçiye kullanmak üzere konut tahsisinde ise bir aylık kira değeri tazminata
yansıtılmalıdır.
Devamlılık gösteren prim ödemeleri kıdem tazminatının hesabına katılır. Her ay ödenen
prim miktarının değişlik göstermesi halinde son bir yılda ödenene toplam prim miktarı 365’e
bölünerek bir güne isabet eden miktar bulunur.
Yüksek Mahkeme yine bir kararında, “…ücret dışındaki para veya para ile ölçülebilen
menfaatlerin tazminata yansıtılmasında son 1 yıl içindeki ödemeler toplamının 365’e
bölünmesi esas kural olarak kabul edilmekle birlikte, yıl içinde düzenli ve belirli periyotlarla
ödenen parasal haklar bakımından tazminatın son ücrete göre hesaplanması gerektiği gerçeğe
uygun bir çözümdür. Böylece yılda 4 ikramiyenin ödenmesi durumunda her bir ikramiye 3 aylık
bir dönem için uygulanacağından, işçinin artmış olan ikramiyenin ait olduğu 90 güne bölünmesi
halinde bir güne düşen ikramiye tutarının hesaplamada esas alınması kıdem tazminatının son
ücretten hesaplanmasına ilişkin yasal kurala uygun düşer. Aynı uygulamayı yol ve yemek
yardımı gibi ödemler için de yapmak olanaklı olup bunların son ay için ödenen kısmının 30
güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarı tespit olunabilir.” denilmektedir.
Her yıl 30 günlük ücret esas alınarak kıdem tazminatı hesabı şu şekilde formüle edilebilir.
A: Kıdemi oluşturan yıl sayısı x 30 günlük brüt giydirilmiş ücret
B: Artan Süre (Gün Olarak) x 30 Günlük brüt giydirilmiş ücret/365
A + B: Ödenmesi gereken Brüt Kıdem Tazminatı – Damga Vergisi = Ödenmesi Gereken
Net Kıdem Tazminatı22
5. KIDEM TAZMİNATINDA FAİZ
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim,
gecikme süresi için ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faize hükmeder.
Kıdem tazminatına uygulanacak faizin başlangıcı iş sözleşmesinin sona erme veya işçinin ölüm
tarihidir.
Deniz İş Yasasında, İş Yasasında açıkça düzenlendiği gibi kıdem tazminatı için
bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı öngörülmediğinden kıdem
tazminatı için yasal faiz yürütülecektir.23 Söz konusu faiz iş sözleşmesinin feshi tarihinden
itibaren işletilecektir. 24
“Basın İş Kanunu’nda da kıdem tazminatına yürütülecek faiz özel bir düzenlemeye bağlı
tutulmamıştır. Bunun sonucu olarak faiz bakımından uygulanacak yasa kuralı Borçlar
22
A.g.e. S.59
Bektaş Kar İçtihatlarla ve Mevzuata ile Deniz İş Hukuku Yetkin Yayınları Ankara 2011 sayfa 157
24
A.g.e. Sayfa 158
23
Sayfa 8 / 10
Kanunu’nda öngörülendir. Faizin başlangıç tarihi de akdin feshi tarihi olmayıp daha önce
temerrüt söz konusu değilse dava tarihi olmalıdır.”25
Yüksek Mahkeme konuyla ilgili bir kararında, “Faiz başlangıcı fesih tarihidir. İş
sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak,
yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı
bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da
anılan belgenin işverene verildiği tarihtir. Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene
bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih, bakiye kıdem
tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz
başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir. İşe iade davası sonrasında
işçinin süresi içinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmadığı tarih, fesih tarihi
olduğundan kıdem tazminatı bakımından faiz başlangıcı da, işçinin işe alınmayacağının
açıklandığı tarih ya da bir aylık işe başlatma süresinin sonudur.…Bu durumda kıdem
tazminatı için uygulanması gereken faiz, ödeme gününün kararlaştırıldığı ya da
temerrüdün gerçekleştiği zamanda bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek
faiz oranı olmalıdır….Kıdem tazminatının taksitler halinde ödenmesini kabul eden işçi,
bu konuda iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürüp, kanıtlamadığı sürece faiz
hakkından vazgeçmiş sayılır. Taksitlerin zamanında ödenmesi durumunda ayrıca faize
hak kazanılamaz.”26 denilmiştir.
Yüksek Mahkeme yine konuyla ilgili bir kararında, iş sözleşmesinin feshinde işçi ve
işveren arasında kıdem tazminatının ileri tarihli çekler verilerek bir tür taksitli ödeme
anlaşması yapılmasının mümkün olduğunu ve çeklerin öngörülen keşide tarihlerinde ödenmesi
halinde işçinin faiz talep edemeyeceğini de kabul etmiştir.27
Kıdem tazminatı gecikme faizi, bir faiz alacağı olduğundan faize faiz yürütülmesi
mümkün olmaz. Yargıtay kararları bu yönde istikrar kazanmıştır.28
6. KIDEM TAZMİNATINDA ZAMANAŞIMI
4857 Sayılı İş Yasasının Ek 3’üncü maddesinin a bendine göre, iş sözleşmesinden
kaynaklanmak kaydıyla hangi yasaya tabi olursa olsun kıdem tazminatı 5 yıllık zamanaşımı
süresi tabidir. Buna göre işçi, gemi adamı ve gazetecinin hak ettiği halde kıdem tazminatının
işveren tarafından ödenmemesi halinde, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl
içinde dava açarak kıdem tazminatı talebinde bulunması gerekmektedir.
7. SONUÇ
Kıdem tazminatı, işyerinde (gemide) yasada belirtilen en az bir yıllık çalışma süresini
dolduran işçiye/ gemi adamına, hizmet sözleşmesinin yasada öngörülen nedenlerden biriyle
son bulması durumunda ödenen paradır.
25
Haluk Hadi Sümer Bireysel Basın İş Hukuku Seçkin Yayınları Sayfa 246 (Dipnot 996 Y9HD.10010/11241
T.22.06.22.06.1999)
26
Y.9.HD. Esas No. 2010/29003 Karar No. 2012/41844 Tarihi: 10.12.2012
27
Y.9HD.E.2004/13272,K.2005/14579, T.21.06.2004
28
Şahin Çil Kıdem Tazminatı, Turhan Kıtabevi Ankara S.67
Sayfa 9 / 10
Basın İş Yasasına göre meslekte en az 5 yıl çalışmış olan gazetecilere kıdem hakkı tanınır.
Kıdem hakkı, gazetecinin mesleğe ilk giriş tarihi üzerinden hesaplanır.
Gazeteciye her hizmet yılı ve küsürü için bir aylık ücreti tutarında kıdem tazminatı
ödenir. Gazetecinin kıdem tazminatı miktarının belirlenmesinde dar anlamda ücret (çıplak
ücret) esas alınmalıdır.
Kıdem tazminatı her kıdem yılı için 30 günlük ücret tutarında ödenir. Tam yıldan arta
kalan süreler de ise bu rakam orantılı olarak verilir. Buna karşın gazetecinin kıdemi
hesaplanırken 6 aydan az bölümler göz önünde bulundurulmaz. Sözleşmenin yapıldığı ilk yılda
bu miktar hesaplanmaz.
Kıdem Tazminatı son brüt giydirilmiş ücret göz önünde tutularak hesaplanır. Kıdem
tazminatına esas ücret, saat ücretinin önce yedi buçuk sonra da otuz ile çarpımı sonucu
belirlenmelidir. İşçilerin ve gemi adamlarının kıdem tazminatından gelir vergisi kesintisi
yapılmaz. Kıdem tazminatından yalnızca binde 7,59 damga vergisi kesilecektir.
Gelir Vergisi Yasasına göre, kıdem tazminatı, gazetecinin ancak 24 aylık ücretini aştığı
takdirde 24 ayı aşan bölümünden vergi kesintisi yapılacaktır. Ayrıca damga vergisi de
kesilecektir.
İş Yasası ve Deniz İş Yasasında kıdem tazminatının yıllık olarak ödenecek miktarına bir
üst sınır (tavan) getirilmiştir. Basın İş Yasasında herhangi bir tavan söz konusu değildir.
İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun kıdem
tazminatı 5 yıllık zamanaşımı süresi tabidir.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Sayfa 10 / 10