"Kötü Niyet Tazminatı ve Koşulları" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Kötü Niyet Tazminatı ve Koşulları
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
KÖTÜ NİYET TAZMİNATI VE KOŞULLARI
1. GİRİŞ
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar öneli tanınarak ya da ihbar tazminatı ödenerek her
zaman feshi mümkündür.
Buna karşın, bu hakkın her hak gibi Medeni Kanun’un 2 nci maddesindeki dürüstlük ve objektif iyi
niyet kurallarına uygun bir biçimde kullanılması gerekmektedir.
Aksi durumda fesih hakkı kötüye kullanılmış olarak kabul edilmektedir.
Bu makalenin konusunu, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 17 nci maddesinde düzenlenmiş olan kötü
niyet tazminatının Yüksek Mahkeme kararları çerçevesinde incelenmesi oluşturmaktadır.
2. KÖTÜ NİYET TAZMİNATI VE MİKTARI
İşverenin belirsiz süreli iş sözleşmesini önel vererek veya peşin para ödeyerek yahut hiçbirisine
başvurmadan fesih hakkını Medeni Kanun’un 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ve objektif iyi
niyet kurallarına aykırı düşecek tarzda kullanması durumunda kötü niyetli bir fesih söz konusudur.
Bu durumda fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 17 nci maddesi
uyarınca bildirim sürelerinin 3 katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminat
uygulamada kötü niyet tazminatı olarak adlandırılmaktadır. Bu tazminat götürü bir tazminat olup
işçinin zarara uğraması koşuluna bağlı değildir.
Kötü niyet tazminatı ihbar ve kıdem tazminatında olduğu gibi giydirilmiş son brüt ücret üzerinden
hesaplanır.
Yüksek mahkeme tarafından belirtildiği üzere, söz konusu yasal tazminat yerine toplu iş
sözleşmesinde düzenlenen fesih bildirimi süresinin iki katı tutarındaki kötü niyet tazminatı geçerli
olarak kabul edilemez.1
Kötü niyet tazminatı 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 17 nci maddesi dışında, 854 Sayılı Deniz İş
Kanunu’nun 16/D maddesinde ve 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 434 üncü maddesinde de (Feshe
Karşı Koruma) düzenlenmiştir.
Yargıtay’a göre diğer kanunlardaki boşluklar İş Kanunu ile doldurulacağından, 5953 Sayılı Basın
İş Kanunu’nda düzenlenmeyen kötü niyet tazminatı konusunda İş Kanunu hükümlerinin
uygulanması yoluna gidilecektir.2
1
Y.9.HD. T.25.12.2003, E.2003/21909, K.2003/22733
Prof. Dr. Nuri Çelik, Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu, Prof. Dr. Talat Canbolat İş Hukuku Dersleri Beta Yayınları Yenilenmiş 30.
Bası S.440 (Dipnot 1261)
2
Sayfa 1 / 5
3. KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA HAK KAZANMA KOŞULLARI
Bir olayda kötü niyetli feshin bulunup bulunmadığının belirlenmesi yetkisi konuyla ilgili olarak
açılan dava sürecinde yargıca aittir.3
Kötü niyet tazminatı talebinde bulunan işçi bunu ispatla yükümlüdür.
İş Kanunu’nun 17 nci maddesinin 6 ncı fıkrasına (6098 S.K. Madde 434’e) göre, “18 inci maddenin
birinci fıkrası uyarınca, bu kanunun 18,19,20 ve 21 inci maddelerinin uygulama alanı dışında kalan
işçilere iş sözleşmesinin fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda, işçiye
bildirim süresinin 3 katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca
dördüncü fıkra uyarınca tazminat (ihbar tazminatı) ödenmesini gerektirir.
Bu hükme göre, iş güvencesine tabi olmayan işçiler, iş sözleşmelerinin kötü niyetle feshedilmesi
halinde bildirim önellerinin 3 katı tutarında kötü niyet tazminatına hak kazanır.
İş güvencesi kapsamında olan işçiler diğer koşullar gerçekleşmiş olsa da kötü niyet
tazminatından yararlanamazlar.
Yüksek Mahkemeye göre, “İşçi iş güvencesi kapsamında kalıyor ise, feshin geçersizliği ve
işe iade olanağından yararlandığından kötü niyet tazminatı isteminde bulunmayacaktır. İş
güvencesi uygulama alanı içinde olan ve feshin geçersizliğini ileri sürmeyen işçi kötü niyet
tazminatı isteyemez.4
Kötü niyetli bir fesihte aynı zamanda fesih bildirim önellerine de uyulmamışsa, bu durumda işçiye
ihbar tazminatı da ödenmesi gerekecektir. İşçi işyerinde 1 yılını doldurmuşsa ayrıca kıdem
tazminatına hak kazanacaktır.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 17 nci maddesindeki düzenleme belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan
işçileri kapsadığından, belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler bu haktan yararlanamaz.
“İş Kanunu’nun 17 nci maddesinin 6 ncı fıkrasında sadece işverenin fesih hakkını kötüye
kullanması hali düzenlenmiş, buna karşılık bu hakkın işçi tarafından kötüye kullanılması
konusunda özel bir hüküm öngörülmemiştir. Bununla beraber, kuşkusuz işçinin fesih hakkını
kullanırken dürüstlük ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranışı da bir kötüye kullanma sayılır.
Özellikle işçi tarafından zamansız yapılan fesihler bu niteliktedir…”5
İşçi tarafından fesih hakkının kötüye kullanılması halinde Medeni Kanun’un 2 nci maddesinin
ikinci fıkrası uygulanacak ve genel hükümlere göre tazminata hükmedilecektir.6
Ayrıca öğretide, işçi tarafından yapılan zamansız ve haksız fesihte 6098 Sayılı Borçlar
Kanunu’nun 439 uncu maddesi hükmünün (İşçinin Haksız Olarak İşe Başlamaması veya İşi
Bırakması) gündeme geleceği de savunulmaktadır.7
3
Prof. Dr. Ercan Akyiğit İş Hukuku Seçkin Yayıncılık 11. Basım S.274
Y.9.HD. T.25.09.2006, E.22213, K.24598
5
Prof. Dr. Sarper Süzek, İş Hukuku Beta Yayınevi 13. Baskı S.584
6
Prof. Dr. Sarper Süzek, İş Hukuku Beta Yayınevi 13. Baskı S.584
7
Prof. Dr. Ercan Akyiğit İş Hukuku Seçkin Yayıncılık 11. Basım S.276
4
Sayfa 2 / 5
Söz konusu düzenleme uyarınca; işçi, haklı sebep olmaksızın işe başlamadığı veya aniden işi
bıraktığı takdirde işveren, aylık ücretin dörtte birine eşit bir tazminat isteme hakkına sahiptir.
İşverenin, ayrıca ek zararlarının giderilmesini isteme hakkı da vardır.
Uzun bir süre bekledikten sonra işverenin işçiye en fazla ihtiyacı bulunduğu bir döneme
rastlayacak şekilde fesih bildirimi hakkının kullanılması dürüstlük kurallarına aykırıdır. İşçi
işverenin güç durumunu daha da güçleştirmek için fesih hakkını kullanmamalıdır.8
4. FESHİN KÖTÜ NİYETLİ SAYILMASINI GEREKTİREN DURUMLAR
Hangi olaylarda kötü niyetli fesih bulunduğunu önceden ve tüketici bir biçimde saymak mümkün
değildir. Bir olayda kötü niyetli bir fesih bulunup bulunmadığını; dava sürecinde mevcut delil
durumunu ve bu konuda ispat yükümlülüğünün kimde olduğunu göz önüne alarak hakim
belirleyecektir.9
“1475 Sayılı İş Kanunu döneminde ‘işçinin sendikaya üye olması, şikayet başvurması’ gibi sebepler
ileri sürülerek iş sözleşmesinin sonlandırılması, kötü niyetin varlığı açısından örnekseme biçiminde
sayıldığı halde, 4857 Sayılı İş Kanunu’nda genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz
edilmiştir. Söz konusu maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikayet etmesi,
aleyhine dava açması veya tanıklık yapması nedenlerine bağlı fesihlerin kötü niyete dayandığı
kabul edilmelidir. İşçinin işvereni Cumhuriyet Savcılığına şikayet etmesi üzerine gerçekleştirilen
fesih kötü niyet tazminatı ödenmesini gerektirir.”10
Yine Yüksek Mahkeme tarafından, iş akdinin, davalı işveren tarafından fazla mesai çalışmalarının
karşılığının ödenmediğine ilişkin olarak, davacı işçinin Bölge Çalışma Müdürlüğüne (Yeni ismiyle
Çalışma ve İş Kur İl Müdürlüğüne) yaptığı şikayet nedeniyle feshedilmesi halinde, bu fesih kötü
niyetli fesih olarak kabul edilmiştir. 11
İşverenin iş sözleşmesini dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturacak şekilde feshettiği diğer
durumlarda da kötü niyet tazminatı ödenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda örneğin kadın işçinin
evlenmeye karar vermesi sebebiyle iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi kötü niyetli fesih
kapsamında görülmelidir.12
Yine Yüksek Mahkeme tarafından; SGK primlerini yatırmayan işverenin şikayet edilmesi
nedeniyle iş sözleşmesinin feshi13, hizmet süreleri SGK’ya eksik bildirilen işverenin şikayet edilmesi
ve hizmet tespit davası açılması sebebiyle iş sözleşmesinin feshi14 ve kadın işçinin hamile olması
sebebiyle işten çıkarılması15 kötü niyetli fesihler olarak kabul edilmiştir.
8
Prof. Dr. Sarper Süzek, İş Hukuku Beta Yayınevi 13. Baskı S.584
Prof. Dr. Ercan Akyiğit, İş Hukuku Seçkin Yayıncılık 11. Basım S.274
10
Y.9. HD.T.08.01.2019, E.2016/461, K.2019/294, Y.9.HD.T.03.12.2018,E.2015/27110,K.2018/22088
11
Y.9.HD. T.03.12.2018, E.2015/27110, K.03.12.2018
12
Prof. Dr. Nuri Çelik, Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu, Prof. Dr. Talat Canbolat İş Hukuku Dersleri Beta Yayınları
Yenilenmiş 30. Bası S. 441
13
Y.9. HD.T. 08.04.1993, E.1992/10345, K.1993/5395
14
Y.9.HD. T.11.06.1997, E.7577, K.11538
15
Y.9. HD.15.09.1987, E.7104, K.7858
9
Sayfa 3 / 5
5. FESHİN KÖTÜ NİYETLİ SAYILMASINI GEREKTİRMEYEN DURUMLAR
İşverenin işletmenin veya işyerinin ekonomik, mali ve teknik gerekleri gibi nedenlere
dayanarak süreli fesih hakkını kullanması kural olarak bir hakkın kötüye kullanılması
sayılmaz. Bunun gibi İş Kanunu’nun 25 inci maddesinde belirtilen ve işverene derhâl fesih yetkisi
veren haklı fesih nedenleri ağırlığında olması gerekmemekle birlikte, işyerinin gerektiği şekilde
işletilmesini engelleyen veya işyerindeki uyumu ve huzuru bozabilen, işçinin yetersizliği ve
davranışlarından doğan nedenlerle iş akdinin süreli fesih yoluyla sona erdirilmesi de dürüstlük
kurallarına uygun sayılır. 16
Yargıtay, örneğin işletme gereklerinden ortaya çıkan tenkisat (kadro daraltılması)
zorunluluğunun bir hakkın kötüye kullanılması sayılmayacağını hükme bağlamıştır. Aynı
şekilde, yüksek mahkemeye göre işletme gerekleri arasında yer alan hammadde yokluğu
nedeniyle iş akdinin süreli feshi de bir hakkın kötüye kullanılması sayılmaz.17
Hamilelik nedeniyle işin verimliliği noktasında işverenin takdirine dayanan ve işverene
fesih hakkı tanıyan hallerde, işverenin kötü niyetli olduğu söylenemez ve kötü niyet kavramı
genişletilemez. Ancak işverenin evli kadın işçiyi sırf hamile kalması ve rapor alması üzerine işten
çıkarması kötü niyetli feshi oluşturur.18
“…(işyerinden) Bir olayda çok sayıda işçinin çıkarılıp yine çok sayıda yeni işçi alındığı
söylendiğine göre, eğer durum böyle ise davacının sözleşmesinin feshinin kötü niyete dayandığının
kabulü gerekir. Buna karşılık, işverenin zarar etmesi nedeniyle işçi tenkisatı yapmak zorunda
kalması ve öncelikle işçileri mağdur etmemek için emeklilik hakkını kazanmış olanların işine
son verilmesi kötü niyetli feshi oluşturmaz.” 19
“Mücerret kıdem süresinin dolmasına kısa bir süre kala sözleşmenin bozulması kötü niyetin
delili sayılamaz. Feshin sadece kıdem hakkından mahrum bırakmak amacıyla bozulduğunun ispatı
gerekir.”20
“…Davacının iş akdinin feshi davalıya yüklenebilecek kötü niyeti oluşturan somut olaylar
belirlenip ispat edilmiş değildir. Ücretlerin geç ödenmesinden dolayı çıkan uyuşmazlık kötü niyet
halini oluşturmaz.”21
6. KÖTÜ NİYET TAZMİNATINDA ZAMANAŞIMI VE FAİZ
4857 Sayılı İş Kanunu’nun Ek 3 üncü maddesinde, kötü niyet tazminatında zamanaşımı süresi
5 yıl olarak düzenlenmiştir. Kötü niyet tazminatında, zamanaşımı süresi iş sözleşmesinin feshinin
gerçekleştiği tarih, yani hakkın ilişkin bulunduğu, kaynaklandığı olay tarihi dikkate alınarak
hesaplanacaktır.22
16
Prof. Dr. Sarper Süzek, İş Hukuku Beta Yayınevi 13. Baskı S.580
A.g.e.S.580
18
Prof. Dr. Nuri Çelik, Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu, Prof. Dr. Talat Canbolat İş Hukuku Dersleri Beta Yayınları
S.441 Yenilenmiş 30. Bası
19
A. g. e. S.441
20
Y.9.HD. T.30.03.1984, E.3371, K.3293
21
Y.9. HD.T.12.05.1987, E.4545, K.4848
22
Y.9.HD. T.06.02.1997, E.1996/19426, K.1997/1958
17
Sayfa 4 / 5
İş Kanunu’nda kötü niyet tazminatı için özel bir faiz oranı öngörülmediğinden, anılan tazminat için
hükmedilecek faiz “yasal faiz”dir.
Kötü niyet tazminatı davayla elde edilebilecek bir tazminat türü olduğundan, faizin başlangıç
tarihi, akdin feshedildiği tarih değil-eğer dava dilekçesinde talep edilmişse- dava tarihi olmalıdır.23
7. KÖTÜ NİYET TAZMİNATINDA SİGORTA PRİMİ İLE GELİR VERGİSİ KESİNTİSİ
4857 Sayılı İş Kanunu’nun Ek 3 üncü maddesinde kötü niyet tazminatına ismen açıkça yer
verilmiştir. Kötü Niyet Tazminatı, iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle ödendiğinden ve iş sonu
tazminatı sayılması nedeniyle 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve ilgili
mevzuat hükümleri uyarınca sigorta primine tabi değildir.
Buna karşın, Kötü Niyet Tazminatı 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca gelir
vergisine ve damga vergisine tabidir. 24
8. SONUÇ
İşverenin, belirsiz süreli iş sözleşmesini önel vererek veya peşin para ödeyerek yahut hiçbirisine
başvurmadan fesih hakkını Medeni Kanun’un 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ve objektif iyi
niyet kurallarına aykırı düşecek tarzda kullanması durumunda kötü niyetli bir fesih söz konusudur.
Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 17 nci maddesi uyarınca bildirim
sürelerinin 3 katı tutarında kötü niyet tazminat ödemek zorundadır.
Bu tazminat götürü bir tazminat olup işçinin zarara uğraması koşuluna bağlı değildir.
Kötü niyet tazminatı ihbar ve kıdem tazminatında olduğu gibi giydirilmiş son ücret üzerinden
hesaplanır.
Kötü niyet tazminatı, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 17 nci maddesindeki düzenleme, belirsiz süreli iş
sözleşmesiyle çalışan işçileri kapsadığından, belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler ve iş
güvencesi kapsamında bulunan işçiler bu haktan yararlanamaz.
Hangi olaylarda kötü niyetli fesih bulunduğunu önceden ve tüketici bir biçimde saymak mümkün
değildir. Bir olayda kötü niyetli bir fesih bulunup bulunmadığını; dava sürecinde her somut delili
değerlendirerek ve bu konuda ispat yükümlülüğünün kimde olduğunu gözeterek hakim
belirleyecektir.
Kötü niyet tazminatı talebinde bulunan işçi bunu ispatla yükümlüdür.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
23
Osman Usta İş Hukukunda Akdin Feshinden Doğan Tazminatlar ve Uygulamaları (Kendi Yayını) ,1. Baskı S.916,
Y.9.HD. T.21.10. 1996, E.9720, K.19818
24
Müjdat Şakar, Ayşe Y.Şakar, İşçiye Ödenecek Tazminatlar, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara 2011, S.108
Sayfa 5 / 5