Eşel Mobil Ücret Uygulaması ve Türkiye’de Uygulanabilirlik Koşulları
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
EŞEL MOBİL ÜCRET UYGULAMASI VE TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİRLİK KOŞULLARI
1. EŞEL MOBİL ÜCRET KAVRAMI
Eşel mobil (echell mobile) ücret üygülaması, enflasyonist bir ekonomide işçilerin reel ücretlerini korümak
amacıyla ücretin bir ekonomik gostergeye endekslenmesi ve bü gosterge degiştikçe ücretlerin de onceden
belirlenmiş esaslar çerçevesinde otomatik olarak soz konüsü endekse üydürülması esasına dayanmaktadır.
Ücretlerin ekonomik gostergelere endekslenmesi toplü iş sozleşmeleri yolüyla yapılabildigi gibi esnek ücret
üygülamasıyla otomatik ücret artışı şeklinde kamü otoritesi tarafından da üygülamaya konülabilmektedir.
Günümüzde eşel mobil ücret sistemi aylık enflasyon oranlarının esas alınması şeklinde üygülanmaktadır.
Ücretler onceden belirlenen periyodik zaman dilimlerinde, ornegin aylık olarak gerçekleşen enflasyon
oranlarında otomatik olarak arttırılmaktadır.
Eşel mobil ücret sisteminin üygülanmasındaki amaç enflasyon karşında ücretlerin satın alma gücünü
korümaktır.
Eşel mobil ücret sistemi, esas olarak bir toplü iş sozleşmesi (TİS) üygülamasıdır.
Bü üygülamada ücret, toplü iş sozleşmesinin üygülanma süresinde sabit olmayıp degişkendir. Ücretin degişme
oranı ve miktarı sabit degildir.
Ücret TİS’de yer alan düzenlemeler üyarınca, esas alınan ekonomik endeksteki/fiyat endekslerindeki artış
oranlarında belirli periyodlar belirlenerek artışa tabi tütülmaktadır.
Büna gore endekslerdeki her yüzde artışı için saat ücretleri ya da günlük ücretler arttırılmaktadır.
2. TÜRKİYEDE EŞEL MOBİL ÜCRET UYGULAMASI
Türkiye’de eşel mobil ücret benzeri üygülamalar ilkin 1980 yıllardaki toplü iş sozleşmelerinde yüzde ya da
kademeli zam üygülamaları şeklinde gerçekleştirilmiştir.
Üygülamanın temel amacı işçilerin yüksek enflasyondan kaynaklanan reel ücret kayıplarının onünde
geçmekti.
Bü donemde bagıtlanan TİS’lerde birinci yıl zammının, geçmiş donemlerde gerçekleşen enflasyon oranına ve
reel gelir kaybını telafi edecek paya dayandırıldıgı gorülmektedir. İkinci yıl ücret artışlı ise belirli bir yüzde
oranına dayandırılarak, tüketici fiyat indeksi soz konüsü oranı aştıgı takdirde dogacak farklara paralel artışlar
ongorülmekte ya da sozleşmenin birinci yılında gerçekleşen enflasyon oranı ikinci yıl ücret artış rakamı olarak
üygülanmaktadır.1
Türkiye’de 1993 yılından kamü sektoründe bagıtlanan TİS’ de kısmi bir eşel mobil üygülamasına geçilmiştir.
1993 yılında TÜRK-İŞ ile Hükümet arasında yapılan TİS’ lerde soz konüsü sozleşmelerin yürürlükte oldügü 2 yıllık
süre içinde altışar aylık donemler halinde ücret artışı yapılması kararlaştırılmıştır. Sozleşmelerin ilk yılında
altışar aylık donemler içinde %32 ve %28 oranlarında ücret artışı ongorülmüştür.
Pir Ali Kaya, Eşel Mobil Ücret Üygülaması ve Türkiye Gerçegi, Mülkiyeliler Birligi Dergisi, Cilt XXİİ, Sayı 205,
sayfa 17-22
1
Sayfa 1 / 6
Sozleşmelerin ikinci yılında ise altışar aylık donemler halinde bir onceki altı aylık donemde gerçekleşen
enflasyon oranında ücret zammı üygülaması kabül edilmiştir. Ancak, 1995 yılında bagıtlanan sozleşmelerde ise
geriye yonelik olarak enflasyona endeksleme yonteminden vazgeçilmiştir.2
1997 yılında ise 54 üncü Hükümet (Kamü) ile Türk-İş arasında bagıtlanan, şeker ve demiryolü taşımacılıgı
çalışanlarını kapsayan TİS’ lerde, ücret artışları/zamları ile ilgili dogrüdan eşel mobil ücret üygülamasına
geçilmiştir.
Türkiye Şeker Sanayi İşverenleri Sendikası ile Şeker-İş Sendikası arasında yapılan iki yıllık TİS’ nin 40 ve 41
inci maddeleri dogrüdan eşel mobil ücret sisteminin nasıl üygülanacagını düzenlemiştir.
TİS’ nin 40 ncı maddesine gore, “A.B.C Grübü personele yapılacak zam, sozleşmenin yürürlük tarihinde Şekerİş sendikası üyesi olan ve 01.02.1997 tarihinde daimi kadroda bülünan A.B ve C grübü personelin 39 üncü
maddede tespit edilmiş çıplak yevmiyelerine 01.02.1997 tarihinden geçerli olmak üzere sozleşme doneminin ilk
6 ayı için %38 zam yapılacaktır. Aynı personelin 15.08.1997 tarihinden sonra yevmiyeleri T.C. Başbakanlık
İstatistik Enstitüsü’nün 1994=100 Temel Yıllık Kentsel Yerler Tüketici Fiyatları Türkiye Genel Endeksinin
Temmüz 1997 ayının Haziran 1997 ayına gore degişim oranının mevcüt yevmiyelerine üygülanarak 15.08.1997
tarihindeki çıplak yevmiyeleri tespit edilecektir. Ancak bü yevmiyeler 01.08.1997 tarihiden geçerli olmak üzere
ücret zammı olarak odenecektir.
15.09.1997 tarihli yevmiyeleri ise Agüstos 1997 ayının Temmüz ayına gore degişim oranı ücret zammı olarak
15.09.1997 tarihindeki çıplak yevmiyelerine ücret zammı olarak odenecektir. Bü üygülama 15.01.1999 tarihine
kadar aynı şekilde devam edecektir.”3
TİS’nin 41 inci maddesi ise benzer düzenlemeyi Şeker-İş üyesi kadrosüz daimi işçiler için de yapmıştı
Toplü iş sozleşmesinin yükarıda belirtilen düzenlemelerinde gorüldügü üzere, işçilerin ücret artışı hem aylık
enflasyon oranına baglanmış hem de yapılacak ücret zammının hangi Kürüm endeksine gore hesaplanacagı
belirtilmiştir.
3. EŞEL MOBİL ÜCRET SİSTEMİNİN UYGULAMADAN KALDIRILMASI
Türkiye’de 54 üncü hükümet doneminde TÜRK-İŞ ile yapılan TİS’nde üygülanan eşel mobil ücret üygülaması
55 inci hükümet doneminde çagdaş toplü pazarlık sisteminin ozüne aykırı oldügü, üygülamanın oldügü ülkelerde
enflasyonla mücadeleye herhangi bir yarar saglamadıgı gerekçeleriyle sona erdirilmiştir.
Eşel mobil sistemi işçi ve işveren kesiminden de yogün eleştiri almış, aynı zamanda DPT (Devlet Planlama
Teşkilatı) ve Devlet Personel Başkanlıgı tarafından da Türk ekonomisi tarafından olümsüz bir üygülama olarak
degerlendirilmiştir. DPT, eşel mobil ücret sisteminin Türkiye gerçeklerine üymadıgı, yüksek enflasyonün sürdügü
bir ortamda enflasyonü daha da arttırıcı etkide bülünacagını savünmüştür.
Yüksek Planlama Kürülü 25 Agüstos 1997 tarihinde toplanarak yeni TİS doneminde eşel mobil sistemine son
verilmesi yonünde karar almıştır.
2
3
A.g.m. sayfa 17-22
A.g.m. sayfa 17-22
Sayfa 2 / 6
4. TÜRKİYE’DE ENFLASYON, ENFLASYON BEKLENTİSİ VE ÜCRET ARTIŞLARI
IMF (Ülüslararası Para Fonü) tarafından hazırlanan 23.06.2023 tarihli rapora göre, enflasyonün en büyük
nedeni artık ücret artışları değil, şirket karları olarak değerlendirilmektedir.4
İMF’ne gore şirketler, ürünlerinin fiyatlarını katlarken ücretler aynı hızda artmamaktadır.
İMF’nın son raporüna gore, Avrüpa’daki enflasyonü en çok artıran kalemlerin başında son iki yıldır şirket
karları gelmektedir. Bünün ana nedeni ise şirketlerin fiyatları, roket hızında yükselen enerji ithalatı
maliyetlerinden daha fazla artırmasıdır.
Soz konüsü rapora gore, 2022 nin başından bü yana fiyatlardaki artışın % 45'i şirketlerin kar artışından
kaynaklıdır. Daha yüksek enflasyon, daha yüksek karları ve ithalat fiyatlarını yansıtmaktadır. İthalat %40
oranında, işçi maliyetleri ise %25 oranında enflasyona etki etmektedir.
Bügün Türkiye’de ise enerji gibi ithal girdilerinin ve artan doviz kürlarının tetikledigi, arz kaynaklı bir maliyet
enflasyonü yaşanmaktadır.
Tekelleşmenin, "oligopolcü" işletmelerin etkili, ayrıca talep esnekliginin düşük oldügü üretim kollarında
şirketler, asgari ücret artışlarını fazlasıyla telafi edebilmektedir.5
2019 yılı verilerine gore işgücünün GSYH’den (Gayri Safi Yürtiçi Hasıla) aldıgı pay %31,32 düzeyinde
olmasına karşın son 3 yılda işgücünün GSYH aldıgı pay 7,6 püan azalmıştır.
Sanayi sektoründe emegin/işgücünün GSYH’sinden aldıgı pay 2019 yılında %34,02 düzeyinde iken
ücretlilerin sanayiden yarattıkları katma degerden aldıkları pay üç yılda %11,49 püanlık bir düşüşle yüzde
%22,53 olmüştür.2022 yılında sanayi %e 3.3 büyürken, ücret odemeleri sektore ozgü deflatore gore reel olarak
yüzde %11,59 küçülmüştür.
TÜİK’in yayınlandıgı enflasyonün gostergesi olan TÜFE’ye (Tüketici Fiyat Endeksi) gore yıllık degişim 2020
yılında %14,6, 2021 yılında %36,08 ve 2022 yılında %64,27 olmüştür.
İTO verilerine (1995=100) gore ise yıllık enflasyon 2020 yılında %14,40, 2021 yılında %34,18 ve 2022 yılında
ise %92,97 olarak gerçekleşmiştir.
TÜİK ile İTO enflasyon endekslerinin 2020 ve 2021 yıllarındaki yıllık enflasyon rakamları birbirine çok
yakınken, 2022 yılındaki enflasyon rakamlarındaki farklılık çok dikkat çekicidir.
ENAG verilerine göre ise E-TÜFE 2020 yılında %36,72, 2021 yılında %82,81 ve 2022 yılında ise %137,55
olarak hesaplanmıştır.
TÜİK enflasyon hesaplamalarında İTO İstanbül Ücretliler Geçinme Endeksini öncü gösterge olarak kabul
etmektedir.
Sendikalar tarafından yapılan araştırmalara gore ise 2010’lü yıllarda ornegin metal işkolünda ortalama
ücretler asgari ücretin %91 fazlası iken 2023 yılında aynı işkolünda ortalama ücretler asgari ücretin sadece %8
fazlasıdır.
4
5
Gökçen Tuncer, İndependentturkısh.com, 30.06.2023
Gökçen Tuncer, İndependentturkısh.com, 30.06.2023
Sayfa 3 / 6
Türkiye’de ozel sektorde 2023 yılında asgari ücret civarında (yüzde 10 komşülügünda) çalışanların oranı
%64,7’dir. 2005-2020 yılları arasında ortalama ücret asgari ücretin 2,2 katı iken 2020 yılında 1,7 katına
gerilemiştir.
TÜİK’in 26 Aralık 2022 yılında yayımladıgı Küçük ve Orta Büyüklükteki Girişim İstatistikleri’ne gore, emegin
yaratılan Katma Degere Oranı 2019 yılında %50,28, 2020 yılında %44,16 ve 2021 yılında ise %37,16 olarak
hesaplanmıştır.
En son olarak TCMB 2023 yılından gerçekleşmesini bekledigi enflasyon oranı %65,2 olarak açıklanmıştır.
Ekonomi yonetimi, Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde bündan sonra ücret düzenlemelerinin hedef
enflasyona gore yapılacagını belirtmiştir.6
Ücretlerdeki bü hızlı erime sürdürülebilir bir dürüm olarak gorünmemekte; ekonomik dengeler açısından da
sosyal dengeler açısından da çok ciddi bir sorün teşkil etmektedir.7
Yükarıda rakamlarla ortaya konülan ekonomik tablo; ücret geliriyle geçinenler için onümüzdeki yılların hiç de
kolay geçmeyeceginin açık gostergesidir.
Nitekim ülkemizde TİS süreçleri devam ederken işçi sendikaları ve işveren / işveren sendikaları arasında ücret
ve büna baglı hakların belirlenmesi konüsünda derinleşen bir üyüşmazlık yaşandıgı gozlenmektedir. Bü dürüm
TİS imza süreçlerini üzatmakta ve/veya TİS gorüşmelerinin üyüşmazlıkla sonüçlanması olasılıgını ortaya
çıkarmaktadır.
Bününla birlikte asgari ücretteki artışların TİS sürecinde yapılacak olan ücret artışlarında onemli bir gosterge
oldügü da açıktır. Ülkemizde imzalanan TİS’lerde asgari ücret de temel bir gosterge olarak dikkate alınmaktadır.
Asgari ücret 2016-2021(dahil) yılları arasında yıllık olarak belirlenirken, 2022 yılından itibaren tekrar 6 ayda
bir belirlenmeye başlamıştır.
Bünda küşküsüz yükarıda yer alan TÜİK (TÜFE) verilerinde de gorüldügü üzere ülkemizde enflasyonün
artması etken olmüştür.
2021 yılının sonünda 2.825,90 TL /Net Aylık olan asgari ücret, 2022 yılı ilk 6 ayda 4.253,40 TL/Net Aylık, 2022
yılında ikinci 6 ayda 5.500,35 TL Net/aylık, 2023 yılında ilk 6 ayda 8.560,80 TL/Net Aylık ve 2023 yılı ikinci 6
ayda ise 11.402,32 TL Net/Aylık olarak belirlenmiştir.
Asgari ücret 2022 yılında bir önceki yıla göre ortalama nominal %72 artmıştır. 2023 yılında ise bir önceki
yıla göre ortalama nominal %104 artmıştır.
TÜİK, İTO ve ENAG (Enflasyon Araştırma Grübü) Tüketici Fiyat Endeksleri uyarınca yapılan fiyat
artışları/enflasyon hesaplamalarında arasında çok açık farklar oldüğü görülmektedir.
6
Mali açıkların süreklilik kazandığı bir ortamda, üzün dönemde bir yandan borçlanıp, bir yandan da para
politikası ile enflasyonü düşük tütmak mümkün değildir. Bunun nedeni, beklenen enflasyonun yükselmesi
ile birlikte faiz oranının artması ve borçlanma sınırına daha hızlı ülaşılmasıdır…Uzün dönemde fiyat
düzeyini ve enflasyonü belirleyen para miktarı değil, mali açıklar ve bü açıkların getirdiği kamü borç
stokudur. Bu durumda enflasyonun kontrol etmek için para politikası ve merkez bankasının bağımsızlığı
yeterli değildir. (Nur Keyder, Evrim. Ertunga, Para Teorisi, Politika, Uygulama, Geliştirilmiş 12.Baskı,
Ankara, sayfa 494-495
7
İsmet Özkul, Emeğin Milli Gelirden Aldığı Pay 3 yılda 27 yıl geriye gitti,07.03.2023, www.ekonomim.com.
Sayfa 4 / 6
Buna göre, 2022 yılında gerçekleşen enflasyona göre TÜİK verileri üyarınca asgari ücrette %8 reel artış
olmüştür. İTO endeksine göre ise 2022 yılında asgari ücrette reel olarak %20 gerileme yaşanmıştır. ENAG
(Enflasyon Araştırma Grübü) verilerine göre ise 2022 yılında asgari ücrette reel gerileme %65 civarındadır.
Yükarıda belirtilen 3 endekse göre yapılan karşılaştırmada; 2022 yılında asgari ücretin nominal artış ve reel
artış/azalış rakamlarında farklı sonüçlar ortaya çıktığı görülmektedir.
Bu dürümün büyük ölçüde endekslerin bağlandığı referans mal ve hizmetlerin farklı nitelikte ve ağırlıkta
olmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir.
5. SONUÇ
Eşel mobil ücret sistemi, enflasyonist bir ekonomide işçilerin reel ücretlerini korümak amacıyla ücretin bir
ekonomik gostergeye endekslenmesi ve bü gosterge degiştikçe ücretlerin de onceden belirlenmiş esaslar
çerçevesinde otomatik olarak soz konüsü endekse üydürülması esasına dayanmaktadır.
Ülkemizde tam anlamıyla eşel mobil ücret sistemi 1997 yılında 54 üncü Hükümet (Kamü İşveren Sendikası)
ile Türk-İş arasında bagıtlanan, şeker ve demiryolü taşımacılıgı çalışanlarını kapsayan TİS’lerde, ücret
artışları/zamlarında üygülanmış ve 55 inci hükümet doneminde çagdaş toplü pazarlık sisteminin ozüne aykırı
oldügü, üygülamanın oldügü ülkelerde enflasyonla mücadeleye herhangi bir yarar saglamadıgı gerekçeleriyle
sona erdirilmiştir.
Ülkemizde ozellikle 2021 yılından itibaren tüm mal ve hizmet fiyatlarında artış olarak kendisini gosteren
yüksek enflasyon yaşanmakta olüp, bir kısım işçi sendikaları tarafından toplü pazarlık sürecinde ücret
artışlarında eşel mobil ücret sisteminin üygülaması yonünde taleplerin kamüoyüyla paylaşıldıgı gorülmektedir.
Yüksek enflasyon; ücretlerde aşınmaya yol açmakta, toplü iş sozleşmelerinde ücret artış oranlarının
belirlenmesinde işçi ve işveren sendikaları arasında çekişmeye ve üzlaşmazlıga sebep olarak TİS süreçlerinin
üzamasına yol açmaktadır.
Eşel mobil ücret sisteminin üygülanmasındaki amaç enflasyon karşında ücretlerin satın alma gücünü
korümaktır.
Bünün için ücretlerin ekonomik bir gosterge ile irtibatlandırılarak enflasyon artışı karşısında reel degerinin
korünması amaçlanmaktadır.
Büna karşın, eşel mobil ücret sisteminin üygülandıgı hallerde de ücretlilerin onemli reel kayıplara ügramaları
mümkündür. Çünkü fiyatlar her gün dalgalanmakta olüp baskın egilimi yükarıya dogrü olan bü dalgalanmaları
günü gününe nominal ücretlere yansıtmak mümkün degildir.
Eşel mobil sisteminde reel ücretlerin korünabilmesi için fiyat endeksleri ve bü endekslerdeki referans mal ve
hizmetlerin agırlıgının dogrü olarak belirlenmesi büyük onem taşımaktadır.
Eşel mobil ücret üygülamasında, enflasyon artış oranlarının gerçekçi bir endekse dayandırılmaması
dürümünda reel ücretlerin korünması mümkün degildir.
Ülkemizde TÜİK, İTO ve ENAG (Enflasyon Araştırma Grübü) Tüketici Fiyat Endeksleri üyarınca yapılan fiyat
artışları/enflasyon hesaplamaları arasında çok açık farklar oldügü gorülmektedir.
Sayfa 5 / 6
Bü farklılıklar büyük olçüde endekslerin baglandıgı referans mal ve hizmetlerin farklı nitelikte ve agırlıkta
olmasından kaynaklanmaktadır.
Enflasyonla mücadele kapsamında üygülamaya konülan OVP (Orta Vadeli Plan) goz onüne alındıgında, eşel
mobil ücret sisteminin kamünün taraf oldügü TİS’lerde üygülanmasının bügün için mümkün olmadıgı
gorülmektedir.
Karar alıcılar tarafından OVP kapsamında, ücretlerin/maaşların beklenen enflasyona gore belirlenecegi
kamüoyüyla paylaşılmıştır.
Ozel sektor işveren ve/veya işveren sendikaları ile işçi sendikaları arasında bagıtlanacak TİS’lerinde ücretlere
ilişkin hükümlerde eşel mobil ücret sisteminin üygülanması ise tarafların bü konüda toplü pazarlık sürecinde
anlaşmalarına ve enflasyon hesaplama yontemi olarak küllanılacak endeks konüsünda üzlaşmalarına baglıdır.
TÜİK tarafından yayınlanan TÜFE verilerine kamüoyünda ihtiyatla yaklaşıldıgı ortadadır.
Eşel Mobil ücret sisteminin üygülanmasında; küllanılan fiyat endeksinin güvenilirligi, reel ücretlerin tespit
edilip üygülanması açısından büyük onem arz etmektedir.
Sonüç olarak, toplü pazarlık sürecinde ücret artışlarına ilişkin olarak eşel mobil ücret sisteminin
üygülanmasına karar verilmesi halinde TÜİK ve İTO fiyat endekslerinin aylık ortalaması alınarak ücret artışı
yapılması yonünde toplü iş sozleşmelerinde düzenleme yapılmasının günümüz koşüllarında daha gerçekçi ve
büyük oranda reel ücret kayıplarının onüne geçen bir üygülama olacagı degerlendirilmektedir.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Sayfa 6 / 6