Sporcuların İş Kanunu Karışındaki Durumu ve Sosyal Güvenliği
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
SPORCULARIN İŞ KANUNU KARIŞINDAKİ DURUMU VE SOSYAL GÜVENLİĞİ
1. GİRİŞ
20 nci yüzyılın ilk yarısından sonra ekonomik ve kültürel gelişmeler tüm toplümlar için onemli bir
yeri olan sporü endüstriyel bir faaliyete donüştürmüştür. Sporcüların amatorlükten profesyonellige
geçişi, sporcüların faaliyetlerini niteligini de degiştirmiş; onceleri sadece hobi olarak gorülen spor daha
sonraları bir meslek haline gelmiştir.
Spor faaliyetini yürütenlerin bü faaliyeti profesyonel olarak yapıp yapmadıkları sosyal güvenlige tabi
olüp olmadıkları noktasında onem arz etmektedir.
Bü yazımızda sporcüların 4857 sayılı İş Kanünü ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Saglık
Sigortası Kanünü açısından dürümları ele alınacaktır.
2. SPORCULARIN İŞ KANUNU KARŞISINDA DURUMU
4857 Sayılı İş Kanünü’nün amaç ve kapsamı ilk maddesinde düzenlenmiştir. Bü düzenlemeye gore;
“Bü Kanünün amacı işverenler ile bir iş sozleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve
çalışma ortamına ilişkin hak ve sorümlülüklarını düzenlemektir.”
Kanününün 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi üyarınca, sporcülar hakkında İş Kanünü
hükümlerinin üygülanmayacagı açıkça ifade edilmektedir. Büna karşılık, bir spor külübüne baglı olarak
ve profesyonel şartlarda meslek olarak spor yapan kişiler ile külüpleri arasındaki ilişkinin hizmet akdi
niteliginde oldügü kabül edilmektedir.
Spor külüplerinde ücret karşılıgı çalışan antrenor, masor, teknik direktor veya idareci gibi sporcü
dışındaki diger kişilerin İş Kanünü’na tabi oldügü, dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti
gibi odenmeyen alacakları için İş Mahkemelerinde dava açabilecekleri yüksek yargı kararları ile kabül
edilmiştir. Zira bü kişilerle spor külübü arasında işçi-işveren ilişkisi bülündügü kabül edilmektedir.
Nitekim Yargıtay 9 üncü Hükük Dairesi, 2010/45651 E., 2010/35814 K., 02.12.2010 tarihli
kararında; “Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir... İster
özel hakem ister genel mahkemede görülsün sporcu ile kulüp arasında alacaklarla ilgili uyuşmazlıkta iş
kanunu hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Ancak antrenör, teknik direktör, idareci,
masör ve benzeri elemanlar ile kulüpleri arasında çıkan uyuşmazlıklarda, bağlı bulundukları federasyonun
özel hükümleri dışında iş kanunu hükümlerinin uygulanmasına engel bir durum yoktur. Davacının voleybol
antrenörü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu aktif spor yapması
için hazırlayan antrenörün İş Kanunu kapsamında işçi olarak kabul edilmesi gerekmektedir...”, denilmiştir.
3. SPORCULARIN SOSYAL GÜVENLİĞİ
7405 sayılı Spor Külüpleri ve Spor Federasyonları Kanünün 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında,
“Spor federasyonünün üyesi oldügü ülüslararası kürülüşlar tarafından profesyonel olarak kabül edilen
ve mevzüata gore profesyonel faaliyette bülünülmasına izin verilen spor dallarında, bir spor külübü veya
spor anonim şirketine sozleşme ilişkisi ile baglı biçimde profesyonel olarak spor faaliyetinde
bülünülabilir. Bü şekilde müsabakalara katılan sporcü için spor faaliyeti onün esas meslegi kabül edilir.”,
denilerek profesyonel sporcü tanımlanmıştır.
5510 sayılı Kanünü’nün “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 6 ncı maddesinin (m) bendinde, Gençlik ve
Spor Bakanlıgı, Spor Genel Müdürlügü, Türkiye Fütbol Federasyonü, bagımsız spor federasyonları
tarafından yapılan her türlü gençlik ve spor faaliyetleri ile bü faaliyetlerle ilgili kamp, egitim ve hazırlık
çalışmalarında süreklilik arz etmeyecek şekilde gorevlendirilenler Kanünün 4 üncü ve 5 inci
Sayfa 1 / 3
maddelerine gore sigortalı sayılmamaktadır, denilerek soz konüsü faaliyette bülünanların sigortalılık
niteliginin olüşmasında süreklilik hüsüsü baş ünsür haline gelmiştir.
Sosyal Güvenlik Kürümü’nün 2013/11 sayılı Genelgesinde,
Herhangi bir spor dalını kendisine meslek edinen ve bündan kazanç saglayan kişilere profesyonel
sporcü denilmekte, bü kişiler külüplerinin (yani işverenin) gosterdigi yerlerde tespit edilmiş çalışma
saatlerine tabi olarak ve işveren veya vekilinin emir ve talimatı altında antrenman ve müsabakalar
yaptıklarına, mükabilinde onceden yapılmış anlaşma ile tespit edilmiş ücretleri aldıklarına gore, anılan
kimselerin işverenle hüküki ilişkilerinin bir hizmet akdine dayandıgı kabül edilmiştir.
Gençleri spora teşvik etmek, gelecek vadeden sporcülara sahip çıkmak, belli spor branşlarını
güçlendirmek vb. gibi nedenlerden dolayı bazı sporcülara, külüpleri tarafından düzenli odemeler
yapıldıgı, yapılan sozleşmelerde aylık odenecek ücretin asgari ücret veya üzerinde belirlenmesi
dürümünda, bünların Kanünün 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılacagı aksi halde sigortalı sayılmayacagı, denilmiştir.
Profesyonel spor külüplerinde, sporcülar dışında çalıştırılan antrenor, menajer, teknik direktor,
masor ve diger müstahdemlerin akdi baglılıkları da aynı nitelikte oldügündan, spor külüplerince
çalıştırılan bü gibi kişiler 5510 sayılı Kanünün 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi
sigortalı sayılacaktır.
Ayrıca aynı Genelgede, “Gençlik ve spor faaliyetlerinde gorevlendirilenler Ülkemizde sporün ve spor
dallarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması Gençlik ve Spor Bakanlıgına baglı Spor Genel Müdürlügü
aracılıgı ile yürütülmekte olüp tüm spor faaliyetleri bü teşkilatın merkez ve taşra birimleri aracılıgıyla
yapılamadıgından gençlik ve spor külüpleri, üniversiteler, kamü ve ozel sektor kürüm ve kürülüşlarla
işbirligi yapılarak faaliyetlerin büyük bolümü kendi teşkilatı dışında fahri olarak gorevlendirilen kişiler
aracılıgıyla sürdürülmektedir. Gençlik hizmetleri ve spor il müdürlükleri spor faaliyetlerinde
gorevlendirilen bü kişilere Bakanlar Kürülünün 23/7/2001 tarihli ve 2001/2863 sayılı Kararı ile kabül
edilen 31/8/2001 tarihli ve 24409 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüge giren “Gençlik ve Spor
Hizmetleri Üygülamasında Gorevlendirileceklere Ödenecek Ücretlerle İlgili Esaslar” dahilinde ücret
odenmekte, gorevlendirilen kişiler bü işleri asli gorevlerinden ayrı olarak yürütmekte ve günde en fazla
2 saat, haftada en fazla 8 saat olmak üzere ayda 40 saat çalışılabilmektedirler. Kanünün 6 ncı
maddesinin birinci fıkrasına 6353 sayılı Kanünla 12/7/2012 tarihinden itibaren ilave edilen (m) bendi
Gençlik ve Spor Bakanlıgı, Spor Genel Müdürlügü, Türkiye Fütbol Federasyonü, bagımsız spor
federasyonları tarafından yapılan her türlü gençlik ve spor faaliyetleri ile bü faaliyetlerle ilgili kamp,
egitim ve hazırlık çalışmalarında süreklilik arz etmeyecek şekilde gorevlendirilenler hobi amaçlı bü
çalışmalarından dolayı sigortalı sayılmayacaklardır.”, denilmiştir.
4. PROFESYONEL SPORCULARIN İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU’NDAN YARARLANABİLMESİ
Profesyonel sporcüların sigortalılık niteliklerinin olmaları aynı zamanda 4447 sayılı İşsizlik Sigortası
Kanünü’nün 46 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında da olacagı daha açık bir ifade ile çalışma süresi,
prim gün sayısı ve işten çıkış şekli şartlarının yerine gelmesi halinde bü kişilerin işsizlik sigortasından
yararlanabilecekleri anlamına da gelmektedir.
5. PROFESYONEL SPORCULARIN 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU
KARŞISINDAKİ DURUMU
6331 sayılı İş Saglıgı ve Güvenligi Kanünü geregince kamü ve ozel sektore ait tüm işlerde ve
işyerlerinde işveren ve işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanların
faaliyet kollarına bakılmaksızın iş saglıgı ve güvenliginin saglanması gerekir1. Profesyonel fütbol da bü
1 Aydın, 2013: 160
Sayfa 2 / 3
yükümlülüklerden istisna edilmemiştir. Dolayısıyla profesyonel fütbolcülar da 6331 sayılı Kanüna
tabidirler. İş saglıgı ve güvenligi çalışanların yaptıkları işten, çalışma koşüllarından ve küllanılan araç ve
gereçlerden dogabilecek tehlikelere karşı yaşamının ve saglıgının etkin olarak korünmasını ve
çalışanların daha saglıklı ve güvenli çalışabilecegi ortamın saglanmasını ifade eder2.
6. SONUÇ
İş Kanünü’nün 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi üyarınca, sporcülar hakkında İş Kanünü
hükümlerinin üygülanmayacagı açıkça ifade edilmiş ise de 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Saglık
Sigortası Kanünü’nün alt mevzüatında profesyonel sporcü tanımı yapılmış ve profesyonel sporcüların
sigortalılık niteligine haiz oldükları tanımlanmıştır.
5510 sayılı Kanünü’nün “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 6 ncı maddesinin (m) bendinde, Gençlik ve
Spor Bakanlıgı, Spor Genel Müdürlügü, Türkiye Fütbol Federasyonü, bagımsız spor federasyonları
tarafından yapılan her türlü gençlik ve spor faaliyetleri ile bü faaliyetlerle ilgili kamp, egitim ve hazırlık
çalışmalarında süreklilik arz etmeyecek şekilde gorevlendirilenler Kanünün 4 üncü ve 5 inci
maddelerine gore sigortalı sayılmamaktadır, denilerek soz konüsü faaliyette bülünanların sigortalılık
niteliginin olüşmasında süreklilik hüsüsü başat ünsür haline getirilerek amator sporcülara ve bü
hüsüsta gorevlendirilenlere yonelik düzenleme yapılmıştır.
Amator sporcülük ile profesyonel sporcülar arasında da, gençleri spora teşvik etmek, gelecek
vadeden sporcülara sahip çıkmak, belli spor branşlarını güçlendirmek vb. gibi nedenlerden dolayı bazı
sporcülara, külüpleri tarafından düzenli odemeler yapılması ve yapılan sozleşmelerde aylık odenecek
ücretin asgari ücret veya üzerinde belirlenmesi dürümünda, bü kişilerinde 5510 sayılı Kanünün 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacagı aksi halde sigortalı
sayılmayacagı denilerek ayrıca sınır çizilmiştir.
Profesyonel Sporcüların 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanünü’ndan yararlanması ve 6331 sayılı İş
Saglıgı ve Güvenligi Kanünü geregince iş saglıgı ve güvenliginin saglanması konüsünda da bir küşkü
bülünmamaktadır.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ
2 Bostancı, 2013: 135
Sayfa 3 / 3