Denkleştirme Süresi Uygulamasının Etkisi ve Sonuçları
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
DENKLEŞTİRME SÜRESİ UYGULAMASININ ETKİSİ VE SONUÇLARI
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Tarafların anlaşması ile haftalık
normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak koşulu ile
farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal
haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.”
Denkleştirme, belirli bir zaman dilimi içerisinde, işçinin ortalama haftalık çalışma süresi normal
haftalık çalışma süresini aşmayacak şekilde uygulanan esnek çalışma yöntemidir.1
Haftalık İş Günlerine Bölünemeyen Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nin 5 inci maddesinin üçüncü ve
dördüncü fıkrasına göre, bir çalışma dönemi içindeki haftalık iş süresi 45 saatten az ya da çok olarak
belirlenebilir. Ancak kararlaştırılan çalışma dönemindeki çalışma süresinin bir iş haftasına düşen
ortalaması 45 saati geçemez. Yoğunlaştırılmış iş haftası veya haftalarından sonraki dönemde işçinin
daha az sürelerle çalıştırılması suretiyle, toplam çalışma süresi, çalışması gereken toplam normal süreyi
geçmeyecek şekilde denkleştirilir.
Yani, denkleştirme süresi, işverenin işçiye bazı haftalarda 45 saatin üzerinde, bazı haftalarda ise bu
sürenin altında çalışma yaptırarak ortalama haftalık çalışma süresini dengelemesi anlamına gelir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesine göre; denkleştirme süresi iki ayı geçmemek üzere
uygulanabilir. Ancak toplu iş sözleşmesiyle bu süre en fazla dört aya kadar uzatılabilir. Bu süre
içerisinde işçiye ortalama olarak haftalık 45 saatten fazla çalıştırılmaması kaydıyla, fazla çalışma ücreti
ödenmesine gerek kalmaz.
Denkleştirme süresi, işverenin tek taraflı düzenlemesiyle yürürlüğe girebilir gibi görünse de
uygulamada işçi onayı, işin niteliği ve çalışma koşullarının işçiye bildirilmesi gibi unsurlar önem taşır.
Hukuki açıdan değerlendirildiğinde bu sistem, işverenin organizasyon serbestisi kapsamında
değerlendirilmekle birlikte işçilerin fazla çalışma karşılığı olan ücret ve dinlenme haklarını etkileme
potansiyeli taşıdığı için işçi lehine yorum ilkesinin dikkate alınmasını zorunlu kılar.
Bu nedenle, denkleştirme süresi uygulamasının hukuka uygunluk denetimi hem mevzuat
hükümlerine hem de yargı kararlarına göre titizlikle yapılmalıdır.
1. İŞÇİ AÇISINDAN DENKLEŞTİRME SÜRESİ UYGULAMASININ ETKİLERİ VE SONUÇLARI
Denkleştirme süresi uygulaması, işçinin haklarını zedelemeden esnek çalışma saatlerinin
yönetilmesine olanak tanır. Ancak, uygulama sırasında işçi haklarının korunması kritik öneme sahiptir.
Özellikle fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, işçinin dinlenme hakkının ihlali veya çalışma sürelerinin
aşılması gibi durumlar, hukuki sorunlar yaratabilir. Bu nedenle, denkleştirme süresinin uygulanması
sırasında işçilerin onayı alınmalı ve çalışma süreleri kanuni çerçevede denetlenmelidir.
Ayrıca, denkleştirme süresi uygulamasında işçinin çalışma sürelerinin dengeli bir şekilde
düzenlenmesi, uzun vadede işçilerin sağlığını ve verimliliğini olumlu yönde etkileyebilir. İşverenin,
1 AKYİĞİT, s.1911.
Sayfa 1 / 4
çalışanların sağlıklı bir iş-yaşam dengesi kurmalarını sağlaması, motivasyonlarını artırabilir ve
işyerinde huzurlu bir çalışma ortamı yaratabilir.
4857 sayılı İş Kanunun 63 üncü maddesindeki “tarafların anlaşması” koşulu, tarafların, yapılan
haftalık ortalama çalışma süresi üzerindeki çalışmaların, fazla çalışma sayılmaksızın yapılacak daha az
çalışmalarla ya da verilecek boş günlerle denkleştirileceği hususunda anlaşmaları anlamındadır.2
Denkleştirme süresi, işçilerin hakları açısından önemli bir düzenlemedir. İşçinin çalışma süresindeki
değişiklikler, dinlenme hakkı ve fazla mesai ücreti gibi temel haklar üzerinde doğrudan etkiler
yaratabilir. Bu sebeple, tarafların anlaşması ile yazılı olarak yapılması ve işçinin onayının alınması önem
arz etmektedir. İşçiden onayı alınmadan, denkleştirme uygulamasına geçilmesi, İş Kanunu’nun 22 nci
maddesi uyarınca çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak değerlendirilecektir.
Kural olarak işçinin onayı/rızasının alınmasını içeren tarafların denkleştirme hususundaki yazılı
anlaşmasının her denkleştirme uygulaması öncesinde alınması zorunluluğunun olmadığı, anlaşmanın
ya da bu anlama gelen onayın/rızanın bireysel veya toplu iş sözleşmeleriyle veya usulüne uygun olarak
yürürlük kazanmış iç yönetmelikle ya da işyeri uygulamaları ile de alınabileceği öğretide
savunulmuştur.3
Toplu iş sözleşmesi ile işverene denkleştirme hususunda yetki verilmesi halinde ise söz konusu toplu
iş sözleşmesi hükmünün hangi işçileri kapsayıp kapsamayacağı öğretide tartışılmıştır. Söz konusu toplu
iş sözleşmesi hükmünün parasal bir nitelik taşımaması dolayısıyla işyerinde çalışan ancak toplu iş
sözleşmesinin uygulama alanı içine girmeyen işçileri de kapsayacağını ve denkleştirme uygulaması için
bu işçilerden ayrıca bir onay alınmasına gerek olmadığını savunan görüş karşısında, rızanın kişisel bir
tercih olması dolayısıyla toplu iş sözleşmesi uygulama alanı dışındaki işçinin bu şekilde onayının
alınmış olmayacağı savunulmuştur.4
Eğer denkleştirme süresi uygulaması işçinin haklarını ihlal ediyorsa, işçi bu durumu ihbarla işverene
bildirme hakkına sahiptir. Eğer işçi, sürekli fazla mesaiye zorlanıyorsa veya dinlenme süresi ihlal
ediliyorsa, işçi sözleşmesini haklı nedenle feshederek işten ayrılabilir. Bu durumda işçi, tazminat ve
diğer alacaklarına da hak kazanacaktır.
2. İŞVEREN AÇISINDAN DENKLEŞTİRME SÜRESİ UYGULAMASININ ETKİ VE SONUÇLARI
İş Kanunu’na İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre,
denkleştirme süresinin başlangıç ve bitiş tarihleri, günlük ve haftalık çalışma süreleri işverence
belirlenecektir.
Denkleştirme döneminin belirlenmesinde yetki kural olarak işverende olup söz konusu yetkinin tek
taraflı bir belirlemeden ziyade karşılıklı anlaşma zemininde kullanılacağı söylenebilir.5
Denkleştirme süresi uygulaması, işverenin işçi üzerinde belirli bir takdir yetkisi kullanmasını
gerektirir. İşveren, çalışma sürelerinin arttığı dönemde işçiyi daha fazla çalıştırarak ve diğer dönemde
2 ÖKTEM SONGU, “Çalışma Süresinin Örtülü Olarak Denkleştirilmesi Mümkün Müdür? Yargıtay’ın Bir Kararı
Üzerine Düşünceler”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2006, C. 8, S. 2, s.169-188.
3 SÜZEK, s.807, ASTARLI, s.300, EYRENCİ /TAŞKENT /ULUCAN, Bireysel İş Hukuku, 8.Baskı, İstanbul, Beta
Yayıncılık, 2017, s.277
4 ŞAHİN, Çalışma Sürelerinde Esneklik ve Denkleştirme Uygulaması, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2020
5 ASTARLI, s.296
Sayfa 2 / 4
bu süreyi azaltarak ortalama haftalık çalışma süresini dengeleyebilir. Bu esneklik, işverenin
organizasyonel ihtiyaçlarına göre düzenlemeler yapabilmesine olanak sağlar.
Ancak, işverenin bu takdir yetkisi, belirli yasal sınırlarla kısıtlanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nda,
denkleştirme süresi düzenlemeleri, işçinin çalışma sürelerinin belirli bir süreyi aşmaması ve fazla mesai
ücretinden mahrum kalmaması gerektiğini ifade eder. Dolayısıyla, işverenin denkleştirme süresi
uygulaması sırasında, işçilerin haklarını ihlal etmeyen bir dengeleme yapması önemlidir. İşveren,
denkleştirme süresi uygulamasını planlarken, işçi haklarına saygı göstermekle yükümlüdür ve işçinin
çalışma koşulları net bir şekilde belirlenmelidir.
Aynı zamanda işvereni de çeşitli hukuki sorumluluklar yükleyen bu uygulama, işyerindeki düzenin
sağlanması ve işçi haklarının korunması için dikkatlice uygulanmalıdır. İşveren, denkleştirme süresi
uygulamasının doğru şekilde yapıldığından emin olmalıdır. Eğer işveren, çalışma saatlerini yasal
sınırlar içerisinde düzenlemezse ve denetim eksiklikleri nedeniyle işçilerin fazla mesai ücreti alması
gereken durumlarda ödeme yapmazsa, işverene yasal sorumluluk yüklenir. Bu durumda, işçi haklı
sebeple iş sözleşmesini feshedebilir veya fazla mesai ücreti talep edebilir.
İşveren, bu tür uygulamalarda çalışma saatlerinin düzenli olarak izlenmesini sağlamalı ve işçileri
sürekli olarak bilgilendirmelidir. İşçinin fazla mesai yapmaya zorlanmaması ve çalışma saatlerinin
hukuki sınırlar içinde olması işverenin sorumluluğundadır.
Ayrıca, işverenin bu uygulamaları yazılı olarak belirtmesi ve işçiye bildirmesi gerekir. Eğer işveren,
denkleştirme süresi ile ilgili gerekli bilgilendirmeleri yapmazsa, işçi haklarını talep etme hakkına
sahiptir.
3. FAZLA MESAİ ÜCRETİNDEN MUAFİYETİN HUKUKİ SONUÇLARI
İşveren, denkleştirme süresi uygulayarak, fazla mesai ücreti ödeme yükümlülüğünden muaf
tutulmak isteyebilir. Ancak, bu durumun hukuki sınırları vardır. İş Kanunu'nun 41 inci maddesi
doğrultusunda, işçinin haftalık 45 saatten fazla çalışması durumunda, işveren hala fazla mesai ücreti
ödemek zorundadır. Denkleştirme süresi, işverene fazla mesai ödemelerinden kaçınma imkânı tanısa
da bu uygulamanın yasal sınırları dikkate alınmalıdır.
İşverenin fazla mesai yükümlülüğünden kaçınabilmesi için, denkleştirme süresi uygulaması
sırasında işçinin haftalık 45 saatlik çalışma süresinin aşılmaması gerekir. Eğer işveren, denkleştirme
süresi sonrasında işçiye fazla mesai ücreti ödeme yükümlülüğünü yerine getirmezse, işçi fazla mesai
talep edebilir ve işvereni mahkemeye verebilir.
Denkleştirme, yoğunlaştırılmış iş haftası uygulamasının bitiminden sonraki dönemde işçinin haftalık
çalışma süresinin altında süreler ile çalıştırılması suretiyle yapılabileceği gibi işçiye boş zaman
verilmesi veya işyerinin tatil edilmesi suretiyle de yapılabilir.6 Önemli olan husus, denkleştirme
dönemindeki ortalama çalışma süresinin haftalık kırk beş saatlik çalışma süresini aşmamasıdır.7
Aynı şekilde, İş Kanunu’nun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre günlük çalışma süresi hiçbir
şekilde on bir saati aşamayacağından bu sürenin aşılması halinde de aşan süreler için işçinin fazla mesai
ücreti talep hakkı doğacaktır. Ayrıca, gece döneminde kural olarak, 7,5 saatten fazla çalışma yasak
olduğu için bazı haftalar 45 saatten fazla bazı haftalar da daha az çalışılmak suretiyle çalışma sürelerinin
6 DEMİR, s.251; SÜZEK, s.806 ncı
7 SÜZEK, s. 806 ncı
Sayfa 3 / 4
denkleştirilmesi söz konusu olmaz.8 Duruma göre, turizm, sağlık, güvenlik ile Petrol araştırma, arama
ve sondaj işlerinde de işçinin yazılı onayının alınması kaydıyla, gece 7,5 saatten daha fazla çalışma
yapılabileceği için bu işler için gece döneminde denkleştirme çalışması yapılması mümkündür.9
4. İŞÇİNİN DİNLENME HAKKI VE İŞVERENİN SORUMLULUĞU
İşçinin fazla mesai ücreti talep etme hakkı, yalnızca belirli bir süre içerisinde geçerli olmayıp, işçinin
dinlenme hakkı ve sağlık hakları açısından da önemlidir. Eğer işçi, uzun çalışma sürelerinin sağlıksız bir
etki yarattığını düşünüyorsa, dinlenme süreleri ihlal edilirse sağlık problemleri ile karşılaşabilir ve
işvereni hukuki yoldan sorumlu tutabilir. Eğer işçi, işverenin ihmali nedeniyle ciddi sağlık sorunları
yaşarsa, işçi tazminat hakkını talep edebilir. Ayrıca, bu durum olası bir iş kazası veya meslek hastalığı
halinde işverenin kusur oranını ve yükümlülüklerini arttırabilir.
İşveren, işçinin dinlenme hakkını ihlal etmemelidir. İş Kanunu, işçilerin günlük ve haftalık dinlenme
sürelerine dair açık hükümler içerir. Denkleştirme süresi uygulamasında, işçinin çalışma süreleri uzasa
da işverenin işçiye yeterli dinlenme süresi sağlamak zorunluluğu vardır. Denkleştirme süresi
uygulaması, işçinin psikolojik ve fiziksel sağlığını tehdit etmeyecek şekilde düzenlenmelidir.
5. SONUÇ
Tüm bu veriler ışığında, denkleştirme süresinin iş hukukunun temel ilkeleri olan işçinin korunması,
eşitlik ve dürüstlük kuralı çerçevesinde ele alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda, öncelikle
denkleştirme uygulaması işçinin de bilgisi ve onayı dahilinde uygulanmalı ve denkleştirme
uygulamasında ortalama haftalık çalışma süresinin normal haftalık çalışma süresini (maksimum kırk
beş saat) aşmaması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Haftalık çalışma süresinin kırk beş saati, günlük
çalışma süresinin 11 saati veya gece çalışma süresinin 7,5 saati aşması halinde fazla çalışma ücreti
ödenmelidir.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK İŞ HUKUKU EKİBİ
8 MÜLAYİM, İş Hukukunda Gece Çalışması, Ankara 2016, 169.
9 CANİKLİOĞLU/ CANBOLAT/ ÖZKARACA, İş Hukuku Dersleri, Yenilenmiş 36 ncı Bası, Beta Yayınları,
İstanbul 2023, S.756
Sayfa 4 / 4