isverenim.com
Yayınlar

Fiilen Çalışmanın Bulunmadığı Dönemde Yapılan Ücret Ödemeleri Sigorta Primine Tabi Midir?

  • Tarih
  • Hazırlayan
"Fiilen Çalışmanın Bulunmadığı Dönemde Yapılan Ücret Ödemeleri Sigorta Primine Tabi Midir?" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Ekli belgeler

PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗
Ekli belgenin metni: Makale (PDF)

FİİLEN ÇALIŞMANIN BULUNMADIĞI DÖNEMDE YAPILAN ÜCRET ÖDEMELERİ SİGORTA PRİMİNE

TABİ MİDİR?

1. GENEL ÇERÇEVE

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/1-a maddesi uyarınca, kısa ve

uzun vadeli sigorta kolları bakımından “hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından

çalıştırılanlar” sigortalı sayılmaktadır.

Bu düzenleme, sigortalılığın temelini hizmet akdine dayalı fiili çalışmaya bağlamaktadır. Dolayısıyla

sigortalı sayılmanın asli unsuru, hizmet akdine istinaden çalıştırılmadır. Ücret ödenmesi tek başına

sigortalılık için yeterli olmayıp, hizmet sözleşmesinin kurucu unsurlarının birlikte gerçekleşmesi

gerekmektedir.

2. HİZMET AKDİNİN UNSURLARI

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393 üncü maddesinde hizmet sözleşmesi; işçinin işverene

bağımlı olarak belirli veya belirsiz süreyle iş görmeyi, işverenin de buna karşılık ücret ödemeyi

üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır.

Benzer şekilde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 8 inci maddesinde iş sözleşmesi; bir tarafın bağımlı olarak

iş görmeyi, diğer tarafın ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşme şeklinde düzenlenmiştir.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde hizmet akdinin temel unsurları şunlardır:

İş görme edimi (hizmet),

Ücret,

Hukuki bağımlılık (tabiiyet),

Zaman unsuru

Hizmet akdini vekâlet ve istisna sözleşmelerinden ayıran en belirleyici unsur hukuki bağımlılıktır. İşçi,

işverenin emir ve talimatları doğrultusunda ve onun organizasyonu içinde faaliyet gösterir. Bu

bağımlılık ilişkisi, sigortalılığın da temel dayanağını oluşturur.

Hizmet akdinde önemli olan, belirli bir sonucun elde edilmesi değil, emeğin işverenin emrine tahsis

edilmesidir. Ücret, bu emeğin karşılığıdır; başka bir ifadeyle emeğin kirası niteliğindedir.

3. FİİLİ ÇALIŞMA VE SİGORTALILIK İLİŞKİSİ

Sigortalılığın doğabilmesi için hizmet akdinin unsurlarının fiilen mevcut olması gerekir. Özellikle iş

görme edimi ile hukuki bağımlılık unsurları, sigortalılık bakımından belirleyici niteliktedir.

Sayfa 1 / 3

İşçi, işveren iş vermese dahi çalışmaya hazır durumda ise ve hukuki bağımlılık ilişkisi devam ediyorsa

hizmet akdinin sürdüğü kabul edilir. Bu durumda sigortalılık da devam eder. Ancak fiilen çalışmanın

tamamen ortadan kalktığı ve hizmet akdinin askıya alındığı dönemlerde, kural olarak sigortalılıktan söz

edilmesi mümkün değildir.

Bu bağlamda;

Sigortalının fiilen çalışmadığı,

İş görme ediminin yerine getirilmediği,

Hizmet akdinin unsurlarının gerçekleşmediği

dönemler bakımından prim gün sayısı bildirilmesi hukuken mümkün görünmemektedir.

Dolayısıyla yalnızca “ücret ödenmiş olması”, yapılan ödemenin sigorta primine tabi tutulması için tek

başına yeterli değildir. Esas olan, ödemenin hizmet akdine dayalı bir fiili çalışmanın karşılığı olup

olmadığıdır.

Ancak, uygulamada bazı durumlarda fiili çalışma bulunmasa dahi sigortalılık kabul edilmekte ve prim

bildirimi yapılmaktadır. Bu haller istisnai niteliktedir:

1. İstirahatli Olunan Dönemde Ücret Ödenmesi

İşçinin raporlu olduğu dönemde işveren tarafından ücret ödenmesi halinde, ödenen ücret prime tabi

tutulmakta ve ilgili süreler hizmetten sayılmaktadır.

2. İşe İade Kararına Bağlı Boşta Geçen Süre

İşe iade davası sonucunda hükmedilen en çok dört aylık boşta geçen süre için sigortalılık kabul

edilmekte ve bu döneme ilişkin primlerin ödenmesi gerekmektedir.

3. Görevden Uzaklaştırma veya Açığa Alma Halleri

Özellikle kamu personeli bakımından, idari düzenlemeler doğrultusunda boşta geçen bazı sürelerin

hizmetten sayıldığı ve yapılan ödemelerin prime tabi tutulduğu görülmektedir.

Bu örnekler, fiili çalışma bulunmamasına rağmen kanuni veya idari düzenlemeler nedeniyle

sigortalılığın devam ettiği istisnai halleri oluşturmaktadır.

4. UYGULAMADAKİ TARTIŞMALI HUSUSLAR

Uygulamada özellikle iş sözleşmesinin feshi sonrasında ödenen kullanılmamış yıllık izin ücretlerinin,

fiili çalışmanın bulunmadığı fesih ayına mal edilerek prime tabi tutulduğu görülmektedir. Bu yaklaşımın

arka planında, idari para cezası uygulanmasının önlenmesi amacı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Sayfa 2 / 3

Ancak hizmet akdinin unsurları gerçekleşmeden yalnızca ödeme yapılmış olması, kural olarak

sigortalılık sonucunu doğurmamalıdır. Aksi yorum, sigortalılık kavramını fiili çalışma ilkesinden

uzaklaştırarak, salt ödeme esaslı bir sisteme dönüşmesine yol açabilir. Bu durum ise sosyal sigorta

hukukunun yapısal mantığı ile bağdaşmayacaktır.

5. SONUÇ

Sigortalılık, hizmet akdine dayalı fiili çalışma esasına bağlıdır. Ücret ödenmesi tek başına sigortalı

sayılma sonucunu doğurmaz. Hizmet akdinin unsurlarının, özellikle iş görme ve hukuki bağımlılık

şartlarının gerçekleşmediği dönemlerde yapılan ödemelerin kural olarak sigorta primine tabi

tutulmaması gerekir.

Bununla birlikte, açık kanuni düzenleme veya istisnai idari uygulama bulunan haller bu genel ilkenin

dışındadır.

Sonuç olarak, fiilen çalışmanın bulunmadığı bir dönemde yapılan ödemelerin sigorta primine tabi olup

olmadığı değerlendirilirken, ödeme olgusundan ziyade hizmet akdinin unsurlarının gerçekleşip

gerçekleşmediği esas alınmalıdır. Sosyal güvenlik hukukunda belirleyici olan, ödemenin varlığı değil,

hizmet ilişkisinin hukuki ve fiili devamlılığıdır.

BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ

Sayfa 3 / 3

2.180 okunma
Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://isverenim.skyside.com.tr/makale/8901