isverenim.com
Yayınlar

Yemek Bedelinin Prime Esas Kazanca Dahil Edilmesi: Yargı Sürecinin Gölgesindeki Yeni Düzenleme

  • Tarih
  • Hazırlayan
"Yemek Bedelinin Prime Esas Kazanca Dahil Edilmesi: Yargı Sürecinin Gölgesindeki Yeni Düzenleme" başlıklı makalemize aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Ekli belgeler

PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗
Ekli belgenin metni: Makale (PDF)

YEMEK BEDELİNİN PRİME ESAS KAZANCA DAHİL EDİLMESİ:

YARGI SÜRECİNİN GÖLGESİNDEKİ YENİ DÜZENLEME

1. GİRİŞ

Yemek yardımı, işverenlerce sigortalı çalışanlara fiilen çalışılan günler esas alınarak beslenme

ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sağlanan sosyal nitelikteki bir yardımdır. Bu yardımın sigorta

primine esas kazanç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği meselesi, 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 2008 yılından bu yana tartışmalı

olmaya devam etmektedir.

Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, yemek yardımının ayni olarak yapılması halinde

tamamının, nakdi olarak yapılması halinde ise Kurumca belirlenen tutarı aşmayan kısmının prime esas

kazanç dışında tutulacağını öngörmektedir. Bu temel ayrım uygulamada genel kabul görmekle birlikte,

işyerinde yemek verilmemesi durumunda üçüncü kişilere yapılan faturalı ödemeler ile yemek

kartı/çeki/kuponu gibi araçlar üzerinden sağlanan yardımların hangi kategoriye gireceği tartışması,

meseleyi kronik bir mevzuat sorununa dönüştürmüştür.

Tartışmanın fiilen alevlenmesi, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nde (SSİY) Kasım 2022'de

yapılan değişiklik ve buna dayalı 2022/22 sayılı SGK Genelgesi ile başlamıştır.1 Bu düzenlemelerle işyeri

dışı yemek yardımları sınırlamaya tabi tutulmuş; Danıştay'ın ardından verdiği iptal kararı ve kararın

kesinleşmesiyle süreç yeni bir boyut kazanmıştır.2 Aralık 2024'te yapılan yönetmelik ve genelge

değişiklikleri3 kısmen düzelten adımlar içermekle birlikte, Nisan 2026'da hem kanun hem de

yönetmelik düzeyinde yeni bir düzenleme yapılmıştır.4

Bu çalışmada söz konusu sürecin hukuki değerlendirmesi yapılacak, mevcut düzenlemenin

doğurduğu pratik sorunlar ele alınacak ve işverenler açısından uygulamaya ilişkin tespitler ortaya

konacaktır.

2. DEĞERLENDİRME

A. Temel Hukuki Çerçeve: Ayni/Nakdi Yardım Ayrımı

5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi, prim matrahı dışında tutulacak kalemleri belirlerken "ayni

yardımlar" ile "nakdi yardımlar" arasında köklü bir ayrım yapmaktadır. Ayni yardımlar; çalışanın

doğrudan mal veya hizmet olarak yararlandığı, eline nakit geçmediği ödemelerdir. Kanun metninde bu

tanımın herhangi bir mekan kısıtı içermediği açıktır: yemeğin işyerinde, müştemilatında ya da üçüncü

kişilere ait bir lokantada sağlanması, yardımın ayni niteliğini değiştirmez.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2025 tarihli kesinleşmiş kararında5 bu ilkeyi tescil etmiştir:

İşverenin yemek yardımını, sigortalının nakit olarak kullanamayacağı bir araçla- doğrudan üçüncü

kişiye fatura karşılığı ödeme ya da yalnızca yemek ödemesinde kullanılabilen yemek

kartı/çeki/kuponu- sağlaması halinde, söz konusu yardım ayni niteliktedir ve tamamı prime esas

kazanç dışında tutulmalıdır.

B. 2022-2025 Dönemi: Yönetmelik, Genelge ve Yargı Süreci

Kasım 2022 tarihli SSİY değişikliğiyle işyeri dışı yemek yardımları kapsam içine alınmış; sigortalılar

için üçüncü kişilere yapılan her türlü ödemeler -yemek kartı dahil- günlük prime tabi olmayan tutarla

sınırlandırılmıştır. 2022/22 sayılı Genelge bu düzenlemeyi uygulamaya taşımış ve söz konusu tutarın

günlük brüt asgari ücretin %23,65'i olduğunu belirlemiştir.

1SSİY m. 97/7-(a), 11.11.2022 tarih ve 32010 sayılı Resmî Gazete; 2022/22 sayılı SGK Genelgesi, 02.12.2022.

2Danıştay

10. Dairesi, E: 2023/170, K: 2024/1853, 08.05.2024; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E:

2024/2809, K: 2025/539, 06.03.2025.

3SSİY m. 97/7-(a) değişikliği, 02.12.2024 tarih ve 32740 sayılı Resmî Gazete; 2024/17 sayılı SGK Genelgesi,

31.12.2024.

47577 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 10, 17.04.2026 tarih ve 33227 sayılı Resmî

Gazete; SSİY m. 97/7-(a) değişikliği, 18.04.2026 tarih ve 33228 sayılı Resmî Gazete.

5Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E: 2024/2809, K: 2025/539, 06.03.2025.

Sayfa 1 / 3

Bu düzenlemeler normlar hiyerarşisi açısından ciddi bir sorun taşımaktaydı: 5510 sayılı Kanun'un

80. maddesi yardımın mekanını değil ayni ya da nakdi niteliğini belirleyici kılmaktaydı. Yönetmelik ise

mekansal bir ayrım getirerek işyeri dışını ayrı bir kategoriye oturtmuş ve kanunun öngörmediği bir

prim yükümlülüğü yaratmıştı.

Danıştay 10. Dairesi Mayıs 2024'te bu düzenlemeleri iptal etmiş, karar Mart 2025'te İdari Dava

Daireleri Kurulu'nca oybirliğiyle onanmıştır.6 Kararın özü şudur: İşverenin yemek bedelini sigortalıya

nakit olarak değil, yalnızca yemek ödemesinde kullanılabilen bir araç üzerinden sağlaması halinde,

ödemenin üçüncü kişiye veya işyeri dışına yapılması bu yardımı nakdi kılmaz.

İptal kararının ardından SGK Aralık 2024'te yönetmelik ve genelgeyi güncellemiştir.7 2024/17 sayılı

Genelge ile işyeri dışında üçüncü kişilerden fatura karşılığı alınan yemek hizmetinin tamamının prime

esas kazanç dışında tutulacağı açıklanmıştır. Yemek kartı/çeki/kuponu meselesinde ise yalnızca yemek

ödemesinde kullanılabilenler için tam istisna getirilmiş; nakit yerine geçebilecek kartlar için 158 TL'lik

günlük sınır korunmuştur. Bu yaklaşım doğru yönde bir adım olmakla birlikte, mekansal ayrım

sorununu kökten çözmemiştir.

C. Nisan 2026 Düzenlemeleri

17 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7577 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle, 5510 sayılı Kanun'un

80. maddesine doğrudan bir alt bent eklenmiştir.8 Buna göre, işverence işyerinde veya müştemilatında

yemek verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait günlük yemek bedelinin 300 TL'ye kadar olan kısmı

prime esas kazanç dışında tutulmaktadır. İstisna tutarının her yıl bir önceki yıla ilişkin yeniden

değerleme oranında artırılacağı da hükme bağlanmıştır. 18 Nisan 2026'da yayımlanan SSİY

değişikliğiyle de m. 97/7-(a) bendi bu kanuni düzenlemeyle uyumlu hale getirilmiştir.

Düzenlemenin olumlu yanları açıktır: İstisna tutarı 158 TL'den 300 TL'ye çıkarılmış, gelir vergisi

istisnasıyla eşitlenmiş ve tutarın belirlenmesi Kurum Yönetim Kurulu takdirinden çıkarılarak doğrudan

kanun metnine işlenmiştir.

D. Sorunlu Yönler

Bununla birlikte düzenleme birkaç açıdan eleştiriye açıktır.

En temel sorun düzenlemenin özüne ilişkindir. Danıştay'ın kesinleşmiş kararları, faturaya dayalı

üçüncü kişi ödemelerinin ve yalnızca yemek ödemesinde kullanılabilen araçların ayni yardım niteliği

taşıdığını ortaya koymuştur. İşyerinde kendi kantinini işleten işverenin tüm masrafları prim dışı

tutuluyorsa, aynı amacı fatura karşılığı üçüncü kişiye ödeme yoluyla gerçekleştiren işverenin yemek

giderlerinin de tamamının prim dışı tutulması gerekir; iki durum arasında ekonomik sonuç bakımından

hiçbir fark yoktur. 2026 düzenlemesi bu tutarsızlığı gidermek yerine 300 TL sınırıyla kalıcılaştırmakta,

Danıştay'ın yıllardır vurguladığı "mekan değil nitelik belirleyicidir" ilkesinden sapılmaktadır.

Öte yandan SGK, nakit ödeme, yemek kartı ve fatura karşılığı üçüncü kişi ödemesi arasındaki

uygulamayı açıklığa kavuşturan bir genelge henüz yayımlamamıştır. Nisan 2026 dönemi MUHSGK

bildirimlerinin Mayıs 2026'da verilecek olması göz önüne alındığında, bu boşluğun bir an önce

doldurulması zorunludur.

Pratik bir not olarak belirtmek gerekir ki kanunun 17 Nisan 2026'dan geçerli olmak üzere yürürlüğe

girmesi, Nisan 2026 bordrosunun ikiye bölünmesini zorunlu kılmaktadır: ilk 16 gün için günlük 158 TL,

17'si dahil kalan günler için günlük 300 TL. Pek çok bordro yazılımı ay ortası tutar değişikliğini otomatik

desteklememekte; bu nedenle işverenlerin Nisan ayının tamamını 158 TL üzerinden işleme alarak

çalışanlar aleyhine sonucu kabullenmesi olasıdır.

Son olarak, 300 TL sınırının uygulamada sürdürülmesi halinde doğabilecek olumsuz bir sonuca da

dikkat çekmek gerekir. İşverenlerin, üçüncü kişilere fatura karşılığı yaptıkları yemek ödemeleri

6Danıştay 10. Dairesi, E: 2023/170, K: 2024/1853, 08.05.2024; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E: 2024/2809,

K: 2025/539, 06.03.2025.

7SSİY m. 97/7-(a) değişikliği, 02.12.2024 tarih ve 32740 sayılı Resmî Gazete; 2024/17 sayılı SGK Genelgesi,

31.12.2024.

87577 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 10, 17.04.2026 tarih ve 33227 sayılı Resmî

Gazete; SSİY m. 97/7-(a) değişikliği, 18.04.2026 tarih ve 33228 sayılı Resmî Gazete.

Sayfa 2 / 3

üzerinden prim yükü doğması durumunda, sosyal niteliğini koruyan bu yardımı sürdürmek yerine

çalışanlara günlük prim ve vergiden istisna tutar kadar nakdi ödeme yapmayı tercih etmeleri kuvvetle

muhtemeldir. Bu tercih, hem yemek yardımının sosyal amacını ortadan kaldıracak hem de işçi-işveren

arasındaki sektörel uygulamaları tekdüzeleştirecektir.

3. SONUÇ

Yemek bedelinin prime tabi tutulup tutulmayacağı meselesi, 2022'den bu yana art arda gelen

yönetmelik ve genelge değişiklikleri, iki Danıştay kararı ve nihayet kanun metninin değiştirilmesiyle

izlenmesi güç bir hal almıştır. Asıl sorun başından beri ortadadır: 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi,

yardımın mekanını değil niteliğini -ayni mi, nakdi mi- belirleyici kılmaktadır. Bu temel ayrım

uygulamaya doğru biçimde yansıtılsaydı tüketilen yargı ve idari kaynakların büyük bölümüne ihtiyaç

duyulmayacaktı.

7577 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme, istisna tutarını 300 TL'ye yükseltmesi ve tutarı doğrudan

kanun metnine işlemesi bakımından olumlu bir adımdır. Ancak faturaya dayalı üçüncü kişi ödemeleri

ile yalnızca yemek ödemesinde kullanılabilir araçların ayni yardım niteliği taşıdığı Danıştay tarafından

kesinleşmiş kararlarla tescil edilmiş iken, bu ödemeler bakımından 300 TL sınırının hukuki dayanağı

tartışmaya açık olmayı sürdürmektedir.

İşverenler açısından en güvenli yol, yemek yardımını işyerinde fiilen sağlamak ya da yalnızca yemek

ödemesinde kullanılabilen araçlar üzerinden gerçekleştirmektir. Fatura karşılığı üçüncü kişi ödemesi

yapan işverenler ise şimdilik 300 TL sınırını uygulayacak; ancak ileride yargıya taşınacak olası bir

süreçte ayni yardım argümanını ellerinde bulunduracaklardır.

Sürecin tekrar Danıştay'a taşınıp taşınmayacağı, SGK'nın yayımlayacağı uygulama genelgesinin

içeriğine ve 300 TL sınırının faturaya dayalı üçüncü kişi ödemeleri bakımından nasıl uygulanacağına

bağlıdır.

BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ

Sayfa 3 / 3

2.033 okunma
Bu belgenin yazdırılabilir sürümü ücretli üyelere özeldir — https://isverenim.skyside.com.tr/makale/8908