3996 ve 6428 Sayılı Kanunlar Kapsamında Kamu Özel İş Birliği Projelerinde Asgari İşçilik Uygulaması ve Sigorta Primi Teşvikleri
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi Aç ↗Ekli belgenin metni: Makale (PDF)
3996 VE 6428 SAYILI KANUNLAR KAPSAMINDA KAMU ÖZEL İŞ BİRLİĞİ PROJELERİNDE ASGARİ
İŞÇİLİK UYGULAMASI VE SİGORTA PRİMİ TEŞVİKLERİ
1. GİRİŞ
Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeli, Türkiye'de büyük ölçekli altyapı ve kamu hizmetlerinin finansmanı
ile yapım ve işletiminde giderek yaygınlaşan bir yöntem hâline gelmiştir. Toplam sözleşme değeri
itibarıyla havalimanı, karayolu, sağlık tesisi ve enerji sektörlerinde yüzden fazla tamamlanmış proje
bulunmaktadır.
Türkiye'de KÖİ projeleri, temelde iki ayrı yasal çerçeve altında gerçekleştirilmektedir. İlki, köprü ve
otoyol başta olmak üzere ulaştırma ve enerji altyapısına yönelik 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin
Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Gerçekleştirilmesi Hakkında Kanun'dur. İkincisi, Sağlık
Bakanlığınca yaptırılan şehir hastanelerine özgü 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği
Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınmasına İlişkin Kanun'dur. Her iki kanun da
kapsamındaki işlerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi
olmadığını açıkça hükme bağlamıştır.
Bu çerçeve farklılığı; 5510 sayılı Kanun kapsamındaki asgari işçilik araştırması, işyeri tescili ve
sigorta primi teşviki uygulamaları bakımından birbirinden ayrışan sonuçlar doğurmaktadır. Aşağıda
her iki yasal çerçeve ayrı ayrı ele alınarak karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılmıştır.
2. 3996 SAYILI KANUN KAPSAMINDAKİ YAP-İŞLET-DEVRET PROJELERİ
A. Hukuki Çerçeve
3996 sayılı Kanun; köprü, otoyol, tünel, liman, havalimanı ve benzeri altyapı yatırımlarının Yap-İşletDevret (YİD) modeliyle özel sektöre yaptırılmasını düzenlemektedir. 1915 Çanakkale Köprüsü ve
Otoyolu, Osmangazi Köprüsü ve Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul
Havalimanı ve Avrasya Tüneli bu kanun kapsamındaki başlıca projelerdir.
YİD modelinde kamu idaresi, 3996 sayılı Kanun'un kendi usulüne göre ihale yapar; ihaleyi kazanan
yüklenici finansmanı sağlar, yapım işini tamamlar, sözleşmede öngörülen süre boyunca işletir ve süre
sonunda tesisi ilgili kamu idaresine devreder. Sözleşme süresi boyunca yükleniciye geçiş ücreti geliri
veya bu gelirin garantisi karşılığında ödeme yapılır. Kanun, bu kapsamdaki iş ve işlemlerin 2886 ve
4734 sayılı kanunlara tabi olmadığını hükme bağlamıştır.
B. Asgari İşçilik Uygulaması
5510 sayılı Kanunun 85. maddesinin ikinci fıkrası, kamu idareleri ve benzeri kuruluşlar tarafından
"ihale mevzuatına göre" yaptırılan işlerde asgari işçilik araştırması yapılmasını öngörmektedir.
Buradaki "ihale mevzuatı" kavramı, "ihale usulü" kavramından daha geniş bir anlam taşımakta; kanun,
tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve genel talimat gibi tüm yazılı düzenlemeleri kapsamaktadır. Bu
nedenle 3996 sayılı Kanun kapsamındaki YİD işleri, ihale usulleri arasında sayılmasa da 5510 sayılı
Kanunun 85. maddesi anlamında "ihale mevzuatına göre yaptırılan işler" kapsamında
değerlendirilmeli; Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 110. maddesi uyarınca ihale konusu iş
mekanizmasına tabi tutulmalıdır.
Sayfa 1 / 4
SSİY'nin 110. maddesinde öngörülen araştırma mekanizması KDV hariç toplam istihkak tutarı
üzerinden yürütülmektedir. YİD projelerinde kamu idaresi yükleniciye klasik anlamda istihkak ödemesi
yapmadığından bu tutarın belirlenmesi özel bir yöntem gerektirmektedir. Bu çerçevede öncelikle ilgili
ihale makamından işin yaklaşık maliyeti veya sözleşme bedeli yazılı olarak talep edilmeli; bildirilen
tutar araştırmanın matrahını oluşturmalıdır. Nükleer güç santrali inşaatı gibi standart birim maliyet
cetvellerinin uygulanamadığı projelerde de bu yolun öncelikle izlenmesi gerekmektedir.
İhale makamının maliyet bilgisini temin edememesi hâlinde Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurlarınca işverenin defter ve kayıtları üzerinden maliyet tespiti yapılır; bulunan
tutar araştırmanın matrahı olarak esas alınır. Standart yapı ruhsatına tabi inşaatlarda ise m² yüzölçümü
ile birim maliyet bedelinin çarpılması suretiyle hesaplanan yaklaşık maliyet, yukarıdaki yolların sonuç
vermediği durumlarda yedek yöntem olarak uygulanabilir. Araştırma her hâlükârda SSİY'nin 110.
maddesinde öngörülen oran ve usule göre tamamlanır.
C. İşyeri Tescili
YİD modelinde inşaat ve işletme yüklenici tarafından yürütülmektedir. Dolayısıyla 6428 sayılı Kanun
kapsamındaki sağlık projelerinde olduğu gibi inşaat ve işletme dönemleri için iki farklı işyeri dosyası
tescil edilmelidir; her aşama kapandığında ayrı bir asgari işçilik araştırması yürütülür.
İşletme aşamasında yüklenici kendi işçilerini çalıştırıyor ve bir kısım hizmetleri başka işverenlere
veriyorsa, bu işverenler alt işveren olarak yüklenicinin işyeri dosyasına bağlı tescil edilir. Yüklenicinin
hiç sigortalı çalıştırmaksızın tüm işletmeyi başkalarına devretmesi hâlinde ise asıl işveren sıfatı
oluşmayacağından hizmet üstlenen her firma bağımsız işveren olarak ayrı ayrı tescil edilmelidir.
D. Sigorta Primi Teşvikleri
Teşvik kanunlarındaki kısıtlayıcı hüküm, 2886 ve 4734 kapsamındaki işler ile 4734'ten istisna olan
alım ve yapım işlerini teşvik dışında tutmaktadır. 3996 sayılı Kanun kapsamındaki YİD işleri bu
kategorilerin hiçbirine girmemektedir. Söz konusu projeler uluslararası anlaşmaya da
dayanmamaktadır. Bu nedenle YİD kapsamında çalıştırılan sigortalılar bakımından sigorta primi
teşviklerinden yararlanılması gerekmektedir.
3. 6428 SAYILI KANUN KAPSAMINDAKİ SAĞLIK TESİSİ PROJELERİ
A. Hukuki Çerçeve
6428 sayılı Kanun kapsamında ihale üzerinde kalan yüklenici, sözleşme hükmü uyarınca özel amaçlı
bir anonim şirket kurar. Kurulan proje şirketi; hastanenin tasarım, finansman, inşaat, bakım-onarım ve
işletim süreçlerinin tamamından Sağlık Bakanlığına karşı sorumludur. Tesisler, Hazine taşınmazları
üzerinde bedelsiz üst hakkı tesis edilerek yaptırılır; sözleşme süresi sonunda - yapım süresi hariç en
fazla otuz yıl - tesis çalışır hâlde Bakanlığa devredilir.
Proje, hukuki niteliği itibarıyla iki ayrı aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada hastanenin inşaatı
gerçekleştirilmekte, yapım tamamlanmadan herhangi bir bedel ödenmemektedir. İkinci aşamada
hastane işletmeye açılmakta ve sözleşmede belirlenen kullanım bedeli ile mecburi hizmet bedeli proje
şirketine periyodik olarak ödenmektedir. Bu iki aşamanın her biri, SGK mevzuatı açısından ayrı hukuki
sonuçlar doğurmaktadır.
B. İnşaat Döneminde Asgari İşçilik Uygulaması
5510 sayılı Kanunun 85. maddesi ve SSİY'nin 110. maddesi çerçevesinde ihale konusu işlerde asgari
işçilik araştırması, kesin ya da geçici kabulün noksansız yapıldığı tarihten sonra, KDV hariç toplam
istihkak tutarına asgari işçilik oranının yüzde yirmi beş eksiği uygulanmak suretiyle yürütülür.
Sayfa 2 / 4
6428 kapsamındaki projelerde yapım aşamasında proje şirketine herhangi bir istihkak ödemesi
yapılmamaktadır. Bu durumda araştırmanın istihkak üzerinden kurgulanmış olan SSİY 110. madde
mekanizmasıyla işletilmesi fiilen mümkün olamayacağından öncelikle ihale makamından maliyetin ne
olduğu hususunun sorulması, maliyetin bildirilememesi hâlinde kayıt incelemesi yoluyla maliyet
tespitine gidilmesi, bunun da tespit edilememesi durumunda m² maliyet bedeli üzerinden tebliğdeki
işçilik oranının yüzde yirmi beş eksiğiyle hesaplama yapılması gerekmektedir. Yeterli işçilik bulunması
ve prim borcu bulunmaması hâlinde yapım işleri için ilişiksizlik belgesi düzenlenir.
C. İşletme Döneminde İşyeri Tescili ve Asgari İşçilik Araştırması
Yapım işyeri dosyasının kapatılmasının ardından hastane işletmesi için ayrı bir işyeri dosyası tescil
edilmesi gerekmektedir. İşletme döneminin tamamlanmasıyla bu dosya da kapatılarak asgari işçilik
araştırması yürütülür.
1. Proje Şirketinin Sigortalı Çalıştırmadığı Hâl
Proje şirketinin kendi bünyesinde sigortalı çalıştırmaksızın hastanenin işletilmesini bütünüyle ya da
bölümlere ayırarak başkalarına devrettiği durumda, iş alanlar ile proje şirketi arasında 5510 sayılı
Kanun anlamında asıl işveren–alt işveren ilişkisi kurulamaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre asıl
işveren–alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için asıl işverenin de işyerinde sigortalı çalıştırıyor olması
şarttır.1 Sigortalı çalıştırmayan iş sahibi "işveren" sıfatını kazanamayacağından, bu kişilerden iş alanlar
"aracı" sayılamaz; dayanışmalı sorumluluk da doğmaz.2
Aynı ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadında da pekiştirilmiştir: işin bütünü başka bir işverene
bırakıldığında alt işverenlik ve dayanışmalı sorumluluk söz konusu olmaz; işveren sigortalı
çalıştırmaksızın işi bölerek farklı kişilere verirse, iş sahibi kanunun tanımladığı anlamda asıl işveren
sayılamaz.3
Bu çerçevede, 4/1-(a) kapsamında sigortalı çalıştıran firmaların her biri bağımsız işveren olarak
kabul edilip adlarına ayrı işyeri dosyası tescil edilmeli; yeterli işçilik araştırması proje şirketinin
dosyasıyla birlikte bu dosyaların tamamı incelenerek yürütülmelidir.
2. Proje Şirketinin Kendisi de Sigortalı Çalıştırdığı Hâl
Proje şirketinin kendi bünyesinde sigortalı istihdam ederek bir kısım hizmetleri başka işverenlere
devrettiği durumda asıl işveren–alt işveren ilişkisi kurulabilir. Bu hâlde hizmet firmalarının proje
şirketinin işyeri dosyasına bağlı alt işveren olarak tescil edilmesi ve asgari işçilik araştırmasının bu
dosya üzerinden yürütülmesi gerekmektedir.
D. Sigorta Primi Teşvikleri
6428 sayılı Kanun, kapsamındaki işlerin 2886 ve 4734 sayılı kanunlara tabi olmadığını açıkça hükme
bağlamıştır. Bu işler ayrıca 4734'ten istisna tutulan işler kategorisine de girmemekte; uluslararası
anlaşmaya da dayanmamaktadır. Bu nedenle 6428 kapsamındaki projelerde çalıştırılan sigortalılar
bakımından sigorta primi teşviklerinden yararlanılması gerekmektedir.
4. KARŞILAŞTIRMALI DEĞERLENDİRME
Her iki yasal çerçeve de teşvik uygulaması bakımından aynı sonuca ulaşmaktadır: 2886 ve 4734
kapsamı dışında kalan KÖİ projeleri sigorta primi teşvikinden yararlanabilir. Bu sonuç, YİD modeli
açısından 6486 sayılı Kanun döneminden bu yana yerleşik biçimde uygulanmaktadır.
1
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 14/11/2012 tarih, 2011/12805 E., 2012/21908 K.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 05/05/2004 tarih, 2004/10-233 E., 2004/262 K.
3
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 06/06/2012 tarih, 2012/21-135 E., 2012/346 K.
2
Sayfa 3 / 4
Asgari işçilik araştırması mekanizması her iki çerçevede de aynı şekilde yürütülmektedir. 3996
kapsamındaki YİD projeleri ile 6428 sayılı KÖİ projelerinde "ihale mevzuatı" kavramının geniş yorumu
nedeniyle SSİY'nin 110. maddesi uygulanmalı; araştırmanın matrahı sırasıyla ihale makamından
alınacak maliyet bilgisi, denetmen defter tespiti ve bu yollarla tespit yapılamaması hâlinde m² birim
maliyet yöntemiyle belirlenmelidir.
İşyeri tescili bakımından iki model arasında fark bulunmamaktadır. Her iki proje türünde de inşaat
ve işletme aşamaları ayrı işyeri dosyalarıyla takip edilmeli; her aşama kapandığında ayrı bir asgari
işçilik araştırması başlatılmalıdır.
Yüklenicinin ya da proje şirketinin sigortalı çalıştırıp çalıştırmaması meselesi her iki çerçevede de
belirleyici unsur olmaya devam etmektedir. Sigortalı çalıştırmayan taraf "asıl işveren" sıfatını
kazanamayacağından, hizmet üstlenen firmalar bağımsız işveren olarak tescil edilmek durumundadır.
5. SONUÇ
3996 sayılı Kanun kapsamındaki YİD projeleri ile 6428 sayılı Kanun kapsamındaki sağlık tesisi
projelerinde asgari işçilik araştırması, "ihale mevzuatı" kavramının geniş yorumu çerçevesinde SSİY'nin
110. maddesi uyarınca ihale konusu iş mekanizmasıyla yürütülmelidir. Araştırmanın matrahı sırasıyla
ihale makamından alınacak maliyet bilgisi, denetmen defter tespiti ve maliyet tespitinin bu yollarla
yapılamaması durumunda m² birim maliyet yöntemiyle belirlenir. Her iki proje türünde de işyeri tescili
inşaat ve işletme aşamaları için ayrı ayrı yürütülür; teşvik uygulaması bakımından bu işler sigorta primi
teşvikine tabidir.
İşletme döneminde yüklenicinin ya da proje şirketinin sigortalı çalıştırıp çalıştırmadığı, asıl işveren–
alt işveren ilişkisinin kurulup kurulamayacağını ve araştırmanın hangi dosya ya da dosyalar üzerinden
yürütüleceğini belirleyen kritik unsurdur.
Her iki modelde de ortak nokta teşvik uygulamasıdır: 2886 ve 4734 kapsamı dışında kalan KÖİ
projelerinde çalıştırılan sigortalılar bakımından sigorta primi teşviklerinden yararlanılması
gerekmekte olup bu husus mevzuat ve uygulama açısından yerleşik bir ilke hâlini almıştır.
BARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ
Sayfa 4 / 4